Kedilerde Su Tüketimi - Hidayet Ünal
22.07.2022Su tüm canlılarda yaşamın temelini oluşturan bir bileşendir, memelilerin vücut ...
“Kedici olmak aşkın başka bir yüzünü keşfetmektir” Kedici Olmak isimli kitabı kaleme alırken bu cümle en sevdiğim başlıklardan biri olmuştu. Malum kedici olmak için kadın olmak gerekmiyor ama Kedici kadınların sayısının da erkek kedicilerden çok daha fazla olduğu kimsenin itiraz edemeyeceği bir gerçek. Ayrıca kadınlar bence duygularını ifade etmekte erkeklere göre çok daha cesurlar. Birçok erkek eşine ben kedimi senden daha çok seviyorum demez, diyemez, cesaret edemez. Nerden mi biliyorum şimdilik kendimden ve yakın çevremden. En azından Kedici Erkeklerin de dahil olduğu yeni bir bilimsel çalışma yapılana kadar…
Son yıllarda kadınların eşimden çok kedimi seviyorum cümlesi artık sosyal medyada bir espriden öteye geçti. İşin içinde kedi varsa şaka bile ciddi bir gerçeğe dönüşüyor olabilir. Çünkü bilimsel araştırmalar, kadınların kedilerle kurduğu bağın erkeklerden farklı ve daha güçlü olduğunu söylüyor.
Çeşitli çalışmalar, kadınların erkeklere kıyasla daha fazla evcil hayvan sahibi olduğunu ve özellikle kedileri tercih etme olasılıklarının yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Dahası, kediler de bu yakınlığa karşı boş değil. Gözlemler, kedilerin kadın sahiplerine daha çok seslendiğini, daha uzun süre göz teması kurduğunu, onlara daha sık yanaştığını gösteriyor. Yani mesele tek taraflı platonik bir sevgi değil, karşılıklı bir aşk var.
Bilimin Söyledikleri
2003’te Turner ve arkadaşlarının yaptığı bir araştırma, Kedi–Kedici ilişkilerini incelemiş ve kadınların kedilerle daha yoğun etkileşim kurduğunu saptamıştı. 2011’de Wedl ve ekibinin 41 kedi ve onlara tutku ile bağlı kedici yaptığı gözlem çalışması ise bunu daha net ortaya koydu: Kediler kadınlara daha çok yaklaşma davranışı gösteriyor, daha sık etkileşim başlatıyor. Özellikle dışa dönük kadınlarla genç ve enerjik kedilerin ilişkileri çok daha güçlü.
Daha yakın tarihlerde Xu Zhang’ın yürüttüğü bir anket çalışması (2024, Preprints), kadınların kedi sahipliğine daha yatkın olduğunu ve motivasyonun en önemli ayağının “duygusal destek” ihtiyacı olduğunu belirledi. Bu, kedinin sadece bir evcil hayvan değil, aynı zamanda psikolojik bir dayanak noktası olduğunu doğruluyor.
Buna ek olarak, kedi sahipliği ile kişilik özellikleri arasındaki bağ da incelenmiş. Paluska’nın araştırması (2018) kadınların daha yüksek empati, duygusal duyarlılık ve düşük risk alma eğilimleriyle kedi sahipliğine daha çok yöneldiğini ortaya koydu. Kedilerin yuvarlak yüzleri, iri gözleri ve bebeksi görünümleri Lorenz’in “baby schema” teorisini hatırlatıyor (ki önümüzdeki günlerde yazmayı planladığım bir başka konu). Bu özellikler kadınlarda koruma ve bakım dürtüsünü daha güçlü tetikliyor olabilir.
İlginç bir bulgu da bizi çok kıskanan Almanya’dan geliyor. Schulz ve arkadaşlarının yaşlı yetişkinlerde yaptığı çalışmada, köpek sahipliği genelde özsaygıyı artırırken, kadın kedi sahiplerinde özsaygının biraz daha düşük ifade edildiği görülmüş. Bu, kedinin sağladığı sevginin yanı sıra toplumsal algı, yalnızlık ya da sosyal beklentilerin de işin içinde olduğunu gösteriyor. Yani kedi sevgisi tek başına huzur değil, bazen de başka sosyal ve psikolojik dinamiklerin yansıması olabiliyor.
Kadın – Kedi Bağının Ardındaki Nedenler
Kadınların empati kapasitelerinin erkeklerden yüksek olduğu bilinen bir gerçek. Kediler ise en küçük duygusal ipuçlarını bile yakalayan canlılar. Kadının şefkat eğilimiyle kedinin duyarlılığı birleştiğinde bağın güçlü olması kaçınılmaz. Üstelik kediler, köpekler gibi sürekli dışarı çıkarılmaya ihtiyaç duymadan bağımsız yaşayabilen ama aynı zamanda ilgiye açık hayvanlar. Modern şehir hayatında bu özellik kadınlar için büyük avantaj.
İlişkilerde duygusal tatminsizlik yaşandığında kediler, güvenli bir liman haline geliyor. Çünkü kediyle ilişki beklentisiz, çatışmasız ve tamamen şefkat odaklı. Bu yüzden “eşten çok kediyi sevmek” ifadesini çok da abartmamak, erkekleri de daha fazla alındırmamak lazım. Aslında bu durum insana yöneltilen sevgiyle kıyaslanamaz; farklı türden, daha yalın bir huzuru anlatır.
Toplumsal Dönüşümün İpucu
Bugün kadınların bağımsızlaşması, yalnız yaşamayı daha rahat tercih etmeleri, evcil hayvanlarla kurdukları bağı daha da güçlendiriyor. Kediler artık sadece evcil hayvan değil; evin sırdaşı, stresin panzehiri, sosyal hayatın sessiz tamamlayıcısı. Sosyal medyada “eşimden çok kedimi seviyorum” cümlesinin sıkça karşımıza çıkması tesadüf değil; bu, aynı zamanda toplumsal değişimin de küçük bir göstergesi.
Sonuçta mesele, kadınların gerçekten kedilerini eşlerinden daha çok sevip sevmedikleri değil mesele, kedilerin sunduğu huzurun, çoğu zaman insan ilişkilerinden daha saf, çıkarsız ve daha tatmin edici olması. Kedicilerin yıllardır bildiği bu gerçeği artık bilim de söylüyor. Günlük hayatta ve sosyal medyada da bunu sıklıkla gözlemliyoruz.
Kedici sevgi ve saygılarımla
Dr.Tarkan Özçetin
Su tüm canlılarda yaşamın temelini oluşturan bir bileşendir, memelilerin vücut ...
Londra Manchester seferini yapacak hızlı trendeki kedi tüm yetkililere heyecanlı anlar ...
Yapılan yeni bir araştırmaya göre, gün boyu sahipleriyle oyun oynayan ve et bakımından ...
Eğer yetişkin bir kedi ile beraber yaşama kararı alıyorsanız, ona sosyalleşmesi konusunda ...
Bir kediyi diğer evcil hayvanlardan farklı kılan en önemli davranış özelliği, ...
Romanya 2013 yılında köpeklerin sokaklardan toplanmasını içeren yasayı onayladı. O dönem ...
Polonya'da dağcılık yapan bir grup ülkenin en yüksek dağı olan Tatras Dağı'nın zirvesine ...
Kedici olmak gerçek kişiliğinizi ortaya çıkarabilir mi? Yeni araştırma; Kediciyseniz ...
Kediler Güçlü Algılarıyla Dinamik ve Meraklı Özellikleriyle Tiyatro’ya Çok Uygundur.Kedi ...
Kediler doğduktan sonra ortalama 3 ay annelerinin yanında kalırlar. 3 ay boyunca annelerinden ...
The Independent'ın haberine göre, kedi videoları izlemenin insanlarda olumlu duyguları ...
Selin Işın Maldonado: Kedinin ruhu başka dünyalara dönüktürKedilere olan ilginizin kaynağı ...
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nde Öğretim Üyesi olan Göksel ...
Ben Serra Karabaş.Bursa'da yaşıyorum. 16 yaşında bir lise öğrencisiyim.Küçüklüğümden ...
Belfast Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, hayvanlar da insanlar gibi, ...
Yıllarca Ayasofya’da yaşayan ve turistlerin ilgi odağı haline gelen ve Ayasofya’nın ...
Florida Üniversitesi’nde (UF) kampüsün sevilen kedisi Tenders, öğrencilere eşlik eden ...
AKP tarafından Meclis’e sunulan sokak hayvanlarının katliamının önünü açan kanun ...
Kediler yalnızca evimizin bir parçası değil, sinemanın da en ilham verici karakterlerinden ...
Eveeet! Veterinerinizden elinizde kediniz, reçeteniz ve ilaçlarınızla eve döndünüz. Şimdi ...
Brezilya’da yapılan bir araştırma, her 10 kediden 1'inin yalnız bırakıldığında sorunlu ...
Kedilerde doğum ve doğumun ardından emzirme dönemi oldukça hassas bir süreçtir. Özellikle ...
Japonya’da bazı sahiplendirme süreçlerinde karşılaşılan küçük bir detay, aslında çok ...
Kedilere özel geliştirilen GLP-1 temelli yeni tedavi, kilo yönetimi kadar etik ve yaşam biçimi ...
Günümüzde birçok araştırmanın hayvan sevgisinin insana iyi geldiğini ortaya koyduğunu ...
Kediler insanları gerçekten seviyor mu yoksa onları yalnızca karınlarını doyurmaları, ...
Kedicilerin kedilerinin yaşlarını hesaplamak konusunda kafaları biraz karışık. Kedilerin ...
İskoçya’da 5 yıl önce kaybolan tek gözlü kedi Dexter, açık deniz petrol platformunda ...
Size herhangi bir şekilde kötü davranan ya da zarar veren bir yabancıya köpeğinizin ...
ABD’nin Arizona eyaletinde yer alan Mesa şehri, kedi kısırlaştırma programı başlatmak ...
Kedi çene aknesi, kedilerde oldukça yaygın bir cilt sorunudur. Çene aknesi, bir kerelik bir ...
İnsanların büyük çoğunluğu gün içinde az ya da çok olsa da müzik dinlemektedir. Peki ya ...
Hava koşulları tıpkı insanların ruhsal durumlarını değiştirebildiği gibi, kedileri de ...