Düşünce güzel ancak… - Seda Tuncel
15.04.2021ABD Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA), 20 yılı aşkın sürede Uluslararası Uzay ...
Bazen bir toplumun günlük hayatında çok sıradan görünen bir davranış, dışarıdan bakıldığında bilim insanlarının dikkatini çekecek kadar ilginç olabilir.
Türkiye’de insanlar ile kediler arasındaki ilişki tam olarak böyle bir olgudur. İstanbul sokaklarında, Ankara’nın mahallelerinde ya da İzmir’in sahil kasabalarında kedilerin insanların gündelik yaşamının bir parçası haline gelmiş olması son yıllarda antropologların, sosyologların ve hatta biyologların dikkatini çekmektedir.
Son dönemde sosyal medyada dolaşıma giren bazı paylaşımlar bu ilgiyi bir antropoloğun Türkiye ziyareti üzerinden anlatmaya çalıştı. Ancak bu anlatı çoğu zaman abartılı veya eksik bilgilerle sunuldu. Gerçek olan şu ki Türkiye’deki kedi-insan ilişkisi gerçekten bilimsel çalışmaların konusu olmuştur; fakat bu konu tek bir gözleme değil, farklı disiplinlerde yapılan birçok araştırmaya dayanmaktadır.
İstanbul’daki sokak hayvanları üzerine çalışan antropolog Kimberly Hart, şehirdeki kedileri ve köpekleri yalnızca “sahipsiz hayvanlar” olarak değil, kentin kültürel yapısının bir parçası olarak ele alır. Hart’ın 2019 yılında yayımlanan çalışması, İstanbul’daki sokak hayvanlarının “kentsel kültürel mirasın yaşayan bir unsuru” olarak değerlendirilebileceğini öne sürer. Ona göre insanlar ile hayvanlar arasındaki bu gündelik ilişki, Osmanlı döneminden bugüne uzanan bir şehir kültürünün devamıdır.
Benzer şekilde sosyolog ve antropolog Tuğba Tanyeri Erdemir de Türkiye’deki insan-hayvan ilişkilerini inceleyen çalışmalarında, şehir hayatında hayvanların yalnızca pasif varlıklar olmadığını, insanlar ile birlikte “çok türlü bir yaşam alanı” oluşturduklarını vurgular. Bu yaklaşım günümüzde antropolojide “multispecies ethnography” olarak adlandırılan ve insan dışı canlıları da toplumsal yaşamın aktörleri olarak kabul eden yeni bir araştırma alanının parçasıdır.
Bu ilgi yalnızca antropoloji ile sınırlı değildir. Kedilerin evrimsel geçmişi ve insanlarla kurduğu ilişkinin kökeni de uzun yıllardır biyologların araştırma konusu olmuştur.
Evcil kedinin atası olarak kabul edilen Felis lybica, yaklaşık on bin yıl önce Yakın Doğu’da başlayan tarım toplumlarıyla birlikte insan yerleşimlerinin çevresinde yaşamaya başlamıştır.
Bu konuda en önemli çalışmalardan biri genetikçi Carlos Driscoll ve arkadaşlarının 2007 yılında Science dergisinde yayımlanan araştırmasıdır. Bu çalışma, modern ev kedilerinin kökeninin Afrika yaban kedisine dayandığını ve kedilerin insan toplumlarına köpeklerden farklı bir biçimde, daha çok karşılıklı fayda ilişkisiyle dahil olduğunu göstermiştir.
Daha yakın tarihli genom araştırmaları da benzer sonuçlara işaret etmektedir. Paleogenetik alanında çalışan Claudio Ottoni ve ekibinin 2017 yılında Nature Ecology & Evolution dergisinde yayımladığı çalışma, evcil kedilerin dünya geneline iki büyük yayılma dalgası ile dağıldığını ortaya koymuştur.
İlk yayılma Neolitik dönemde tarım toplumlarıyla birlikte gerçekleşmiş, ikinci büyük yayılma ise Akdeniz ticaret yolları sayesinde özellikle Roma ve Orta Çağ dönemlerinde hız kazanmıştır.
Bu bilimsel çalışmalar bize önemli bir şeyi gösteriyor: Kediler insan tarafından tamamen “evcilleştirilmiş” hayvanlar değildir. Köpeklerde olduğu gibi yoğun seçilim baskısıyla şekillenmemişlerdir. İnsan yerleşimlerine yaklaşmış, kemirgenleri avlayarak insanlara fayda sağlamış ve zaman içinde insanlarla birlikte yaşamayı öğrenmişlerdir.
Yani kedinin evcilleşmesi büyük ölçüde karşılıklı bir uyum sürecidir.
Türkiye’deki kedi kültürü de tam olarak bu ilişki biçimiyle örtüşür. Kediler burada tamamen sahiplenilmiş hayvanlar değildir; aynı zamanda tamamen yabani de değillerdir. İnsanlarla birlikte yaşayan ama kendi bağımsızlığını koruyan canlılardır.
Antropologların Türkiye’de en çok dikkatini çeken noktalardan biri de bu denge durumudur. İnsanlar kedileri besler, tedavi eder, onlara barınak sağlar; fakat aynı zamanda onların özgürce dolaşmasına da izin verir. Bu nedenle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi şehirlerde kediler yalnızca sokak hayvanları değil, şehir yaşamının doğal sakinleri olarak görülür.
Belki de Türkiye’nin kedi hikayesini ilginç kılan şey tam olarak budur. Bu topraklarda insanlar kedileri evlerine kapatmadan, onlarla birlikte yaşamayı öğrenmiştir. Kediler ise insanın hayatına dahil olurken doğalarını tamamen kaybetmemiştir.
Bilim insanlarının dikkatini çeken de tam olarak bu ilişki biçimidir: Sahiplikten çok birlikte yaşamaya dayanan bir ilişki.
Ve belki de bu yüzden Türkiye, bugün dünyanın en dikkat çekici kedi kültürlerinden birine sahip ülkelerden biri olarak görülmektedir.
Dr. Tarkan ÖZÇETİN
ABD Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA), 20 yılı aşkın sürede Uluslararası Uzay ...
Kedici olmak gerçek kişiliğinizi ortaya çıkarabilir mi? Yeni araştırma; Kediciyseniz ...
İstanbul'da bir geminin çalışanları tarafından sahiplenilen "Lolipop" isimli kedi, tayfanın ...
Sekiz yıldır beslediği kedisinde bir keyifsizlik fark etti. Şimdiye kadar hiç hasta olmayan, ...
Ne yazık ki oluşan batıl inançla, pek çok kişi ‘kara kediler şanssızlık getirir’ ...
Bizim gibi elleri, ayakları, iç organları, beyinleri, kulakları, burunları, gözleri, ...
Ciddi yaralanmalardan kaçınmak için kavga eden kedileri mümkün olan en kısa sürede ...
Kedi ve köpek mamalarına gelen zamla, ihtiyaçların lüks tüketim olarak kabul edilmesi ...
Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerden etkilenen Adıyaman'da ...
Hollanda’daki hayvan refahı müfettişleri, ülkede geçen yıl sağlığı, bakımı ve genel ...
Kediler kulaklarını 180 derece döndürebilirler. Dik, kıvrık, düşük şekilden şekile giren ...
Antalya Kemer’de caretta carettalar denizle buluştu. Çıralı Sahili’ndeki görüntüler ...
Yıllarca Ayasofya’da yaşayan ve turistlerin ilgi odağı haline gelen ve Ayasofya’nın ...
Son günlerde, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanlığına bilim insanı veteriner ...
Son günlerde kedilere karşı yürütülen karalama kampanyasında yeni bir iddia ortaya ...
Yapılan yeni bir araştırmaya göre, gün boyu sahipleriyle oyun oynayan ve et bakımından ...
Kedim geceleri çok miyavlıyor, oradan oraya koşturuyor diyorsanız kesinlikle yalnız ...
Evlerimizi paylaştığımız kedilerimiz bizimle birlikte oda oda gezebiliyorlar. Peki bu takipçi ...
Evcil dostumuz bazen çok düşünceli gözükebiliyor, ne düşündüğünü merak ediyorsanız ...
Neredeyse 10 kg ağırlığında olan bir kedi, birkaç kilo vermek için yüzme derslerine ...
Kedilerin uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmeleri için yiyeceğe, suya ve sevgiye ihtiyacı ...
Stres, hayatımızın her alanında bizimle olan bir olgudur. Biz insanlar yaşadığımız birçok ...
Kediler başına buyruk yapılarıyla bilinse de, bazı davranışları öğretmeniz mümkündür. ...
Çoğu ev kedisi yaşamının neredeyse tamamını evde geçiriyor. Bu alanı onlar için konforlu ...
Akvaryumlar rengarenk oluşuyla, bulundukları yere muhteşemlik katan, içerisinde birbirinden ...
Kediler neden dizüstü bilgisayarlar üzerine yatar ya da mırıldar? Kedilerde sık sık ...
Kelebekler; narin, sevimli ve rengarenk halleriyle görenleri kendilerine hayran bırakan o güzel ...
Bu soruyu en çok iki grup kedici sorar. Birincisi kedi ile yaşamını paylaşmaya yeni başlayan ...
Sarman kedilerin genellikle erkek olmasının genetik kodlarındaki bir eksiklikten ...
Bugüne kadar görülmemiş bir olay Kocaeli’nde yaşandı. Bir mektup ve bir kedi veteriner ...
Eozinofilik granuloma nedir? Kedilerde görülen eozinofilik granuloma kompleksler bir çeşit ...
Evcil dostlarımızın ısırabildiklerini ve tırmalayabildiklerini biliyoruz. Bunlar yüzünden ...