YENİLER >

Gezgin Kedi Pushkar’da - Arzu Özgen

Gezgin Kedi Pushkar’da - Arzu Özgen

Pushkar Gölü’nün kıyısındaki ghatlardan birine kısa süreliğine bırakılmış olan kilitli sepetimden bir an önce çıkmam gerekiyordu; çünkü göl kıyısına toplu bir şekilde konup havalanan kuşları sepetin parmaklıkları arkasından izlemek çok zordu. Hızla aralarına dalıp, ortalığı talan etmek varken, hapis bir şekilde onları izliyordum. Patimi, parmaklıklar arasından uzatıp kilidi didikleyip durdum ama nafile. Var gücümle sepetin içinde tepinmeye başladım, çıkardığım sesler o anda oraları süpüren kadının dikkatini çekti ve uzanıp sepetimin kilitli kapağını açtı.

Çok meraklı bir canlı olmama rağmen, bu yerleri hayatımda ilk kez gördüğümden, korkak korkak çıktım sepetten. Kuyruğumu yere yapıştırıp bir müddet ortalığı kokladım, emniyette olduğumu anladıktan sonra yavaş yavaş gezinmeye başladım. Aman tanrım, kutsal Pushkar Gölü burasıydı demek!

İlginçlikten yana dedikleri kadar vardı! Pushkar’la ilgili birçok efsane bulunuyor ama en yaygın olanı tanrı Brahma’nın elindeki nilüfer çiçeğini düşürmesi sonucu bu gölün oluştuğu. Gölün etrafında 52 tane “bathing ghat”, yani göle uzanan merdivenler var. Hindular, buralarda dini ayinler düzenleyip ibadet ediyorlar. Gölün sularında arınmak amacıyla yıkanıyorlar. Aynı Varanasi’de olduğu gibi ölmeden bir kere buraya gelip hacı olmak onlar için çok önemli. Bu arada, 52 ghatın da özel bir ismi ve işlevi bulunuyor. Mesela, Naga Kund doğurganlık ghatı ve burada yıkananların doğurganlıklarının arttığına inanıyorlar. Bir kısım ghatların da özel bir önemi var. Varah Ghat’da tanrı Vishnu’nun bir domuz şeklinde göründüğüne, Brahma Ghat’da Brahma’nın yıkandığına, Gandhi Ghat’da Gandhi’nin küllerinin savrulduğuna inanıyorlar ve bu inançlar bu ghatları Hindular için daha özel kılıyor. Buralarda düzenlenen törenlere isterseniz siz de katılabilirsiniz, ghatları gezmeye başlamadan önce buralar kutsal yerler olduğundan ayakkabılarınızı mutlaka çıkarıyorsunuz. Sigara içmek, tören sırasında fotoğraf çekmek gibi faaliyetler yasak. Hep birlikte dualar ediliyor, kutsal göle gül yaprakları ve hindistan cevizi armağan ediliyor. Bununla birlikte bir Hindistan klasiği olarak, bağış adı altında küçük bir miktar ücret talep ediliyor. Sabah çok erken bir saat değilse, ghatlara inmeden önce, o civardaki cümbüş de hoşunuza gidebilir. Zencefilli çay satıcıları, ritmik davul sesleri eşliğinde meydanda kurulmuş bir ip üzerinde yürüyen cambazlar, turistik eşya satanlar, dilenciler, müzik yapanlar, etrafta gördüğünüz her şey buraya renk katıyor.


Bana gelince, Pushkar Gölü’nün etrafındaki ghatlardan benim en çok sevdiğim Ram Ghat oldu çünkü buradaki kuşçunun verdiği yemler sayesinde hayatımda hiç görmediğim kadar kuşu bir arada gördüm ve ne yapacağımı şaşırdım. Bıyıklarımı titrete titrete pusuya yatıp hangi birine atlayacaktım, sayıları o kadar çoktu ki, bir araya gelseler beni döverlerdi. Gezgin bir kedi olarak, en iyisi artık ghatlardan çıkıp, kasabayı keşfetmeye koyulmaktı.

Pushkar’ın, Rajasthan eyaletinin hiçbir yerinde olmayan, kendine özgü bir çekiciliği var çünkü burası kutsal göl etrafındaki 52 ghatla, tanrı Brahma’nın ünlü Brahma Tapınağıyla Hinduların hacı olmaya geldikleri kutsal bir kasaba. Özellikle, gün batımından sonra her köşeden yükselen davul ve ayin sesleri, kasabayı dev bir tapınak havasına sokuyor. Bir ana cadde üzerinde turistlere çekici gelebilecek rengarenk sariler, kumaşlar, deri çantalar, ayakkabılar, terlikler, gümüş takılar satan çok sayıda dükkan bulunuyor. Lokantaların çoğu teraslarda ve göl manzaralı. Avrupa mutfağından, Hindistan mutfağına kadar her çeşit yemeği sunuyorlar. Kasabanın merkezi oldukça hareketli ama Hindistan’ın diğer şehir ve kasabalarıyLa karşılaştırdığınızda burası sessiz kalıyor. Ayrıca, kasabada her keseye uygun ve kalınabilecek nitelikte çok sayıda yer var. Göl kenarında güzel bir otel de bulabilirsiniz, kasaba içinde başka yerler de bulabilirsiniz. Sessiz ve sakin bir yer olsun istiyorsanız, kasabanın birkaç kilometre dışında da kalacak güzel yerler bulabilirsiniz.

Kasabanın içerisinde dolanırken, ünlü Brahma Tapınağı’na geldiğimi farkediyorum. Pek çok kutsal mekânda olduğu gibi, ayakkabıyla içeriye girmek ve fotoğraf çekmek yasak. Tapınağın girişinde, Brahma dört yana bakan dört kafasıyla bir nilüfer çiçeğinin içinde oturmuş görünüyor. Aldıkları bahşişlerle geçinen ayakkabı emanetçileri ve tapınağın içindeki Brahma’ya götürmek için çanaklarda gül yaprakları satanlar etrafı sarıyor. Tapınağın içi, oldukça sade ve sessiz, ibadet edenleri bir köşeden seyrediyorum.

Kediler keşfetmeyi çok severler bilirsiniz. Ben de kasabayı daha fazla keşfetmek için ana caddeden aşağıya doğru yürüyorum ve birden önüme küçük bir alanda toplanmış develer çıkıyor. Pushkar’da develeri dolmuş olarak kullanıyorlar. Kasabanın etrafındaki minik bir tepede bulunan Saraswati Tapınağı’na bu deve dolmuşlarıyla gidilebiliyor ya da yürüyerek bir saatte bu tepeye varılabiliyor. Tepedeki manzara harika, Pushkar’ı ve gölü tepeden seyredebilirsiniz.

Deve demişken aklıma Pushkar’da yılda bir defa Ekim veya Kasım ayında düzenlenen deve panayırı geliyor. Hindistan’ın en büyük ve en renkli etkinliklerinden biri olduğu söyleniyor. Binlerce deve, süslenip hazırlanıp çeşitli etkinliklerle satışa çıkarılıyormuş. Ben Mart ayında burada olduğumdan bunu izleyemedim.

Küçük kasabanın sokaklarında merakla dolaşırken, ellerinde beni taşıdıkları sepetle annem ve babam karşıma çıktı. Beni kaybettikleri için çok endişeliydiler. Hemen onlara doğru koşup, sepetime girerek endişelenecek bir şey olmadığını gösterdim. Ayrıca, kasabayı ve gölü keşfetmekten yorulmuştum. Sepetim, o anda girebileceğim en güvenli yerdi, çok mutlu olmuştum. Acaba onlar da Pushkar’ı benim kadar keşfedebilmişler miydi?

KEDİCİ AŞKINA ARA

EN YENİLER

TÜRKİYE'NİN KEDİ HASTANESİ

KEDİCİ FACEBOOK

KEDİCİ TWITTER