Tüy Bakımı Nasıl Olmalı?
04.01.2022Bir kediyle evini paylaşan herkes bilir ki yılda iki kez yoğun olmakla birlikte kediler her ...
Bir insan kedisine “kızım”
diyebilir.
Köpeğine “oğlum” diyebilir.
Bir başkası “ben onun annesiyim”
der.
Bu cümleler bazılarını rahatsız
eder. Çünkü kelimelere takılırlar. Ama asıl mesele kelime değil, bağdır.
İnsan ile evcil hayvan arasında
kurulan ilişki, dışarıdan bakıldığında çoğu zaman hafife alınır. “Abartı”,
“duygusallık”, “yerine koyma” gibi tanımlarla küçültülmeye çalışılır.
Oysa işin içine biraz daha
dikkatle bakıldığında, burada sıradan bir ilişki olmadığı çok net görülür.
Bu bağ gerçek.
2014 yılında Massachusetts
General Hospital araştırmacıları tarafından yapılan ve PLOS ONE dergisinde
yayımlanan bir çalışmada, insanların kendi çocukları ve kendi köpeklerinin
fotoğraflarına baktıklarında beyinlerinde hangi bölgelerin aktive olduğu incelendi.
fMRI ile yapılan bu çalışmada,
evcil hayvanlara bakıldığında beynin duygu, ödül, bağlılık ve sosyal
etkileşimle ilgili bölgelerinin aktif hale geldiği gösterildi.
Yani insan, evcil hayvanını
“önemsiz bir canlı” olarak algılamıyor.
Beyin bunu ciddiye alıyor.
Ama aynı çalışma şunu da açıkça
ortaya koyuyor:
Çocukla kurulan bağ ile evcil
hayvanla kurulan bağ birebir aynı değil.
İşte bütün tartışmanın yanlış
kurulduğu yer burası.
Bir şeyin aynı olmaması, onun
değersiz olduğu anlamına gelmez.
Bir bağın güçlü olması için başka
bir bağın kopyası olması gerekmez.
İnsan sadece insanla bağ kuran
bir varlık değil.
İnsan, bağ kurma ihtiyacı olan
bir varlık.
Ve bu bağ bazen başka bir
insanla,
bazen bir kediyle,
bazen bir köpekle kurulur.
Bu bağın doğası farklı olabilir.
Ama gerçekliği tartışılmaz.
Evcil hayvanla kurulan ilişki,
bakım içerir.
Sorumluluk içerir.
Devamlılık içerir.
Bir kediyle yaşamak, sadece onu
sevmek değildir.
Onun açlığını, susuzluğunu,
hastalığını, stresini takip etmektir.
Onun konforunu düşünmektir.
Onun hayatını, kendi hayatının
bir parçası haline getirmektir.
Bir köpekle yaşamak, sadece
birlikte vakit geçirmek değildir.
Onunla yürümek, onun enerjisini
yönetmek, onun güvenliğini sağlamak, onun dünyasını anlamaktır.
Bu ilişkide emek vardır.
Ve emek olan yerde bağ oluşur.
Veteriner hekimler bunu en çıplak
haliyle görür.
Klinikte sadece hastalar yoktur.
Hastanın yanında bir hikaye
vardır.
Endişe vardır.
Uykusuzluk vardır.
Umut vardır.
Bazen çaresizlik vardır.
Bir kedi için günlerce uğraşan,
bir köpeğin tedavisi için elinden geleni yapan insanlar vardır.
Bu insanlar bir “hayvana” mı
böyle davranıyor? Yoksa hayatlarında anlamlı bir yere sahip olan bir canlıya
mı? Bu sorunun cevabı dışarıdan değil, içeriden verilir.
Kediler bu bağın en özel
tarafıdır.
Çünkü kediyle kurulan ilişki
zorla kurulmaz.
Kedi itaat etmez, razı olur.
Size yaklaşırsa kendi isteğiyle
yaklaşır. Sizi kabul ederse, o bağın içinde karşılıklı bir seçim vardır.
Kediyle yaşayan biri bilir:
Bir kedinin gelip yanınıza
uzanması küçük bir olay değildir. Bu, bir güven ilişkisidir.
Köpek daha görünür sever.
Kedi daha derinden.
Ama ikisinde de ortak olan şey
şudur: İnsan, kendisi dışındaki bir canlıyla gerçek bir ilişki kurar.
Bu ilişkiyi küçümsemek kolaydır.
Ama anlamak için biraz durmak
gerekir.
İnsan yalnız kalmak istemez.
Anlaşılmak ister.
Birine temas etmek ister.
Bir şeyle bağ kurmak ister.
Evcil hayvanlar bu ihtiyacın
karşılandığı en saf alanlardan biridir.
Çünkü beklentileri sade,
tepkileri doğrudan,
varlıkları nettir.
Bir kedi sizin kim olduğunuzla
ilgilenmez.
Ne kazandığınızla, ne
giydiğinizle, ne söylediğinizle…
Orada olmanız yeterlidir.
Bir köpek sizi sorgulamaz.
Sizi ölçmez.
Sizi olduğu gibi kabul eder.
Bu ilişkide hesap yoktur.
Belki de bu yüzden bu kadar
güçlüdür.
Şimdi tekrar soruya dönelim:
Bir insanın kedisine ya da
köpeğine “çocuğum” demesi doğru mu?
Bu sorunun cevabı bilimsel değil,
duygusaldır.
Çünkü burada bir tanım
yapılmıyor,
bir his ifade ediliyor.
Kimse biyolojik bir iddiada
bulunmuyor.
Kimse türler arası bir eşitleme
yapmıyor.
İnsanlar sadece yaşadıkları bağı,
bildikleri en güçlü kelimeyle
anlatmaya çalışıyor.
Bu kadar.
Ve bu ifade biçimi kimseye zarar
vermez.
Ama bu bağı küçümsemek,
bu bağı aşağılamak,
bu bağı alaya almak…
işte bu zarar verir.
Çünkü merhameti küçümsemek,
insanın kendisine zarar verir.
Hayvan sevgisi, insan sevgisinden
bağımsız bir şey değildir. Tam tersine onun bir uzantısıdır.
Bir insanın daha zayıf,
daha korunmasız bir canlıya karşı
gösterdiği şefkat,
onun vicdanının genişliğini
gösterir.
Merhamet bölünemez.
Bir canlıya gösterilen şefkat,
diğerinden eksiltmez.
Bir insan kedisini seviyorsa,
bu insanı daha az insan yapmaz
Tam tersine,
daha fazla insan yapar..
Evet, bir kedi insan değildir.
Evet, bir köpek insan değildir.
Ama mesele bu değil.
Mesele şu:
İnsan, kendisi dışında bir
canlıya nasıl davranıyor?
İşte bütün değer orada.
Bir kediyle kurulan bağ,
bir köpekle kurulan ilişki,
hayatın içinde küçük bir detay
gibi görünür.
Ama aslında insanın kendini nasıl
konumlandırdığını gösteren çok güçlü bir aynadır.
Kimi görmezden gelir.
Kimi sever.
Kimi sahip çıkar.
Kimi yanında taşır.
Bu seçimler tesadüf değildir.
Sonuçta kelimeler değişebilir.
Birisi “kedi” der,
birisi “canım” der,
birisi “evladım” der.
Ama kelimeden bağımsız bir gerçek
vardır:
Bu bağ sıradan değildir.
Ve bu bağ,
insanın en saf taraflarından
birine dokunur.
Adına ne derseniz deyin.
Ama küçümsemeyin.
Çünkü bu bağ,
anlatılandan daha gerçek,
tanımlanandan daha derindir.
Ve anlaşılmayı hak eder.
Dr. Tarkan Özçetin
Veteriner Hekim
Bir kediyle evini paylaşan herkes bilir ki yılda iki kez yoğun olmakla birlikte kediler her ...
Polonya’da gönüllü ekiplerin ve bazı yerel oluşumların termal dronelar ile kar altında ...
Diye yazdım Facebook’a! Keşke yazmaz olaydım. Hepsi birbirinden duygu yüklü yüzlerce ...
Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından 93 bin metrekare alan üzerine inşa edilen Avrupa ...
Türkiye’de yapılan araştırma, kedici olan her 4 kişiden 1’inin kedi alerjenlerine karşı ...
Bir kedi sever olarak duyduğum an kanımı donduran bir cümle var, “kedi nankördür”. ...
Sultangazi'de, kimliği belirsiz iki kişi, sokaktan geçerken dairenin açık olan penceresinden ...
Konuşmasıyla, insanları taklit etmesiyle bilinen papağanlar dikkatleri üzerlerine ...
İzmir'de, 17 yıl önce henüz yavruyken tarihi Kızlarağası Hanı'nı mesken tutan sokak ...
Trabzon’daki hayvan hakları savunucularının ve derneklerin katılımıyla gerçekleşen ...
Ehlen ve Sehlen! Bir tarafta Antik çağdan günümüze hala sırlarını koruyan ünlü Giza ...
Bir kedinin gözünden hikayesini takip ettiğimiz bu oyun oldukça ilginç bir anlatıma sahip. ...
Kedilere ilgi duymak, onları doyurmak, tedavi etmek bende çocukluk yaşlarında başladı. Oysa ...
Sertab Erener, Meslis'te kabul edilen ve "katliam yasası" olarak da anılan yasa değişikliğine ...
Kediler genellikle iştahlı canlılardır. Ancak bazı dönemlerde iştahları kesilebilir, bir ...
Kediler bizim alamadığımız bazı tatları algılayabilirler mi? Bu sorunun yanıtı “evet”. ...
Evinizi bir kediyle paylaşıyorsanız bu soru mutlaka aklınızdan geçmiştir. Eve biraz geç ...
Bir ABD şirketi, alerji yapmayan kedi yaratma yolunda ilk adım olarak kedi hücrelerinde alerjiye ...
İstanbul Esenler'de yoldan geçen köpek ve insanların üzerine atılmasıyla sosyal medyada ...
Sevdiğim insanlar var, sevmediğim insanlar var ama sevmediğim kedi yok. Ben bütün hayvanları ...
Tokat'ın Almus ilçesinde bir lisenin öğretmen ve öğrencileri tarafından yaklaşık 5 aydır ...
Kedim beni kötü bir şekilde ısırır ya da tırmalarsa ne yapmalıyım? Böyle bir durum ...
ABD'nin Rhode Island eyaletinde bir huzurevinde sahiplenilen kedi yaşlıların ölümünü tahmin ...
Pushkar Gölü’nün kıyısındaki ghatlardan birine kısa süreliğine bırakılmış olan ...
Sokak hayvanlarına ‘ötanazi’ öngören kanun teklifini protesto etmek için TBMM önünde ...
10 yaşında olan Kedi Thomas, bir marketten rulo pasta ve pide dahil olmak üzere ...
Kediler yükseğe zıpladığında, dar bir pencere kenarında yürüdüğünde veya mobilyalardan ...
Kimi kart sesiyle dosdoğru haykırıyor sevdasını, kimi kısık kısık, kaçamak, hicranlı, ...
Kediler birçok ses çıkarır ve bu seslerin her biri, farklı bir ton ve ...
Yeni bir kedi sahibi olduğunuzda, sadece onun için en iyisini istersiniz. Hem siz hem de kediniz ...
Yapılan araştırmalara göre birçok kedici, kedisinin su kabını ayda sadece 1 defa temizliyor! ...
Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? - Merhaba ben Serjen Altuğ. Love Different markasının ...