YENİLER >

Kara McCormack ile Söyleşi – Doğa Şimşek

Kedileri ile Birlikte Birçok Ülke ve Şehir Gezen Profesör

İki kedisiyle birlikte birden fazla ülke ve birçok şehiri gezen Kara McCormack, şu an Bilkent Üniversitesi Amerikan Kültür ve Edebiyatı bölümünde Asistan Profesör olarak ders veriyor. Pandemi süresince evden verdiği derslerine kedilerini de konuk eden McCormack ile kedileriyle olan hikayesini anlatması için bir söyleşi hazırladık.

Öncelikle kedileri bizim için üç kelime ile tanımlar mısınız?

Eğlenceli, sevgi dolu ve çılgın.

Kediler size ne ifade ediyor?

Bu iki kedi uzun yıllardır benimle birlikte. Benimle önce New Mexico’dan California’ya, ordan Massachussetts’e ve ordan tekrar New Mexico’ya ve en sonunda da Türkiye’ye taşındılar. Covid-19 pandemi döneminde bana muazzam bir şekilde eşlik ettiler, onlar olmasaydı yapayalnız olurdum.

Kaç kediniz var ve hayatınıza nasıl girdiler?

İki kedim var: Ruby 13 yaşında, onu 2009 yılında Albuquerque, New Mexico’da bir tanıdığım sayesinde tanıdım, o zamanlar 2 yaşındaydı ve tanığım eğer onu almazsam barınağa bırakacağını söylemişti. Tanıdığım bu kediyi almamı istediğinde ilk kedim olan Freida’yı yeni kaybetmiştim ve hala onun yasını tutuyordum. Yeni bir kediye evimi açmak için çok erken olduğunu ve bu insanın ne bana ne de kediye herhangi bir sempati duyduğunu hissediyordum. Ama kedinin barınağa bırakılma tehlikesini düşününce onu alma mecburiyeti hissettim. İlk geldiğinde çok gergindi ve bir hafta boyunca yatağın altında saklandı. Aynı zamanda çok yalnız görünüyordu (bir önceki evinde bir sürü hayvanla beraber yaşıyordu). Onun için üzgün hissediyordum ve bağlanmamız biraz uzun sürdü. Çok komik bir kedi; yalamayı seven, çok sert ve acıtan “sevgi ısırıkları” veren çok iyi bir avcı (verandadan dışarı çıkmasa da böcekleri ve kedi oyuncakları çok seviyor), her zaman beni takip ediyor ve ben hiçbir şeyle meşgul değilken daha çok seviyor. Sürekli ilgi isteyen, çok sevgi dolu güzel bir kedi.

Freddie 8 yaşında. Onu 2011’de Albuquerque’deki bir bira fabrikasında çok soğuk bir Aralık gecesi yavru bir kediyken buldum. Daha 3 aylıktı. Onu çağırdığım anda yanıma geldi ve yalnız başına bırakılamayacak kadar tatlıydı. Aynı zamanda Ruby genelde yalnız göründüğünden bir arkadaşa ihtiyacı olduğunu hissettim ve onu eve getirdim. Çok sevimliydi ve sevimli olmaya devam etti (şimdi 7. Kg’lık kocaman bir kedi olmasına rağmen), birazcık  hırçın olduğunu da zamanla kanıtladı. Ruby’i dairemin etrafında aralıksız kovaladı ve sanki sürekli kendisiyle oynanılmasını istiyormuş gibi bir dert edindi. Ancak Ruby ona bildiği her şeyi öğretti, ona karşı çok sabırlıydı ve onun çılgın olmasına izin verdi. Ruby, Freddie büyüyene kadar onla oyun oynarken hiç agresif davranmadı. Şimdi onlar küçük bir takım; beraber uyuyorlar, beraber oynuyorlar ve birbirlerini tarıyorlar. Ruby artık yaşlandığı için eskiden oynadığı gibi oynayamıyor ancak Freddie hala deli bir kedi. Ama kesinlikle birbirlerine bayılıyorlar. Ruby, Freddie’nin sevdiği tek kedi.

İki kediye birden sahip olmak gerçekten de en iyisi. Ruby bazen Freddie’ye gıcık olsa da, onun da Freddie gibi hissettiğine eminim.

Hayvanlar her zaman hayatınızın bir parçası mıydı?

Ben küçükken, Heidi adında Alman Çoban Köpeğimiz ve Cat adında bir kedimiz vardı ama ilk kedimi yetişkin olduğum zamanda aldım. Freida benim ilk kedimdi. Onu 3 yaşındayken almıştım, ve benden başka herkese kaba davranıyordu. Benimle Albuquerque’den Boston’a 2006 yılında taşındı. 2008 yılının sonuna doğru sağlık problemleri çıkmaya başladı ve hayatını kaybetti. Ondan sonra Ruby ve Freddie hayatıma girdi.

Kedilerinizi Amerika’da mı yoksa Türkiye’de mi sahiplendiniz, prosedür hakkında bilgi verebilir misiniz, ulaşım sağlarken herhangi bir problem ile karşılaştınız mı?

Kedilerimi New Mexico’dayken sahiplendim, herhangi bir sahiplenme süreci yaşamadık çünkü üstte anlattığım gibi onlarla tesadüfen karşılaştım ve bu şekilde hayatıma girdiler. Onları Türkiye’ye getirmek gerçekten çok fazla iş gerektirdi. Her ikiside iğnelerini oldular ve Boston’dan buraya uçmak inanılmaz derecede hepimiz için stresliydi. Freddie havaalındayken kaçtı ve bu gerçekten berbat bi durumdu ama sonunda hep beraber Türkiye’ye varabildik.

Kedileriniz hakkında en çok sevdiğiniz şeylerden bahsedebilir misiniz?

Ruby çok güzel ve tatlı (ısırmadığı zamanlar) ve çok sevecen. Okşanmayı ve taranılmaya çok seviyor. Freddie ise inanılmaz derecede sarılmayı seven bir kedi ve bana sokulup kucağımda uyumaya bayılıyor.

Ruby gri ve beyaz olan, Freddie ise tekir olan.

Fotoğraflar: Kara McCormack