Kedilerin Oynamaması Gereken Nesneler
17.11.2022İpler, kumaşlar, lastik saç bantları, paket lastikleri ve kurdeleler ortada ...
Önümüzdeki hafta YKS sonuçları açıklanacak. ÖSYM takvimine göre adaylar 22 Temmuz’da puanlarını öğrenecek. Ardından binlerce genç, yalnızca okuyacağı okulu değil, hayatı boyunca taşıyacağı mesleği seçmeye başlayacak.
Tıp, diş hekimliği, eczacılık, mühendislik, veteriner hekimlik…
Her biri uzun eğitim, ağır sorumluluk, disiplin ve ciddi bir akademik altyapı gerektiren meslekler.
Tam da bu günlerde, yıllardır içime sinmeyen, düşündükçe öfkelendiğim ve artık susmanın mesleğime ihanet olacağını düşündüğüm bir gerçeği açıkça konuşmak istiyorum:
Türkiye’de veteriner fakültelerine girebilmek için hiçbir başarı sıralaması şartı bulunmuyor.
Yanlış okumadınız.
Tıp fakültesine girişte başarı sıralaması var.
Diş hekimliğinde var.
Eczacılıkta var.
Mühendislikte var.
Gıda mühendisliğinde var.
Ama veteriner hekimlikte yok.
Geçtiğimiz yıl özel bir kontenjana **807 bininci sıradaki** bir aday veteriner fakültesine yerleşti. Yaklaşık 230 puanla, akademik seçiciliğin neredeyse tamamen ortadan kalktığı bir seviyeden, beş yıllık ağır bir sağlık eğitiminin kapısı açıldı.
Bunu yazarken hedefimde o öğrenci yok.
Öğrenciye sunulan bir hak varsa, elbette kullanır. Onu suçlamak kolaycılık olur.
Asıl sorumlular, 807 bininci sıradaki bir adayı veteriner hekimlik eğitimi almaya yeterli gören sistemi kuranlardır.
Bu bir görüş meselesi değildir.
Bu bir kişisel saldırı değildir.
Bu, rakamlarla önümüzde duran ağır bir eğitim ve meslek skandalıdır.
Ben bu mesleğe ömrümün büyük bölümünü verdim. Otuz yılı aşkın süredir klinikteyim. Sayısız kedinin yaşamına dokundum, ameliyat yaptım, yoğun bakım yönettim, zor kararlar verdim, acı haberler verdim, hayat kurtarmanın sevincini yaşadım.
Veteriner hekimliğin ne kadar ağır bir sorumluluk olduğunu kitaplardan değil, hayatın içinden biliyorum.
Veteriner hekimlik alelade bir üniversite bölümü değildir.
Veteriner hekim tanı koyar.
Ameliyat yapar.
Anestezi uygular.
Yoğun bakım yönetir.
İlaç kullanır.
Salgın hastalıklarla mücadele eder.
Zoonozları kontrol eder.
Gıda güvenliğinin en kritik halkalarından birinde görev alır.
Doğrudan halk sağlığını korur.
Bir veteriner hekimin yaptığı hata, sınav kâğıdındaki yanlış cevap gibi silinip düzeltilemez.
Yanlış bir doz bir canı alabilir.
Yanlış bir tanı bir hastalığı ilerletebilir.
Yanlış bir salgın yönetimi binlerce hayvanı etkileyebilir.
Yanlış bir gıda güvenliği kararı toplum sağlığını tehdit edebilir.
Böylesine ağır bir sorumluluk taşıyan mesleğe girişte hiçbir akademik alt sınırın bulunmamasını aklım almıyor.
Daha acı olanı ise şu:
Ziraat Fakültesi bünyesindeki **Gıda Mühendisliği** programları dahi 300 bin başarı sıralaması şartına tabi tutuluyor.
Devlet, gıda mühendisliğini belli bir akademik yeterlilik sınırıyla koruyor.
Peki o gıdanın kaynağındaki hayvanın sağlığını yöneten veteriner hekimlik neden korunmuyor?
Hayvan hastalıklarını önleyen kim?
Zoonozlarla mücadele eden kim?
İlaç kalıntılarını, salgınları, üretim sağlığını ve hayvansal gıda güvenliğini yöneten kim?
Veteriner hekim.
O hâlde açıkça soruyorum:
Gıda mühendisliğine 300 bin başarı sıralaması sınırı koyan devlet, veteriner hekimliğin 807 bininci sıraya kadar düşürülmesine nasıl izin verebilir?
Bunun bilimsel bir açıklaması yoktur.
Bunun eğitim politikasıyla açıklanabilir bir tarafı yoktur.
Bunun vicdani bir savunması hiç yoktur.
Veteriner hekimlik, ziraat ve gıda alanlarından daha önemsiz değildir. Tam tersine, bu alanların güvenli biçimde işlemesinin temel taşlarından biridir.
Hayvan sağlığı olmadan güvenli hayvansal üretim olmaz.
Güvenli hayvansal üretim olmadan gıda güvenliği olmaz.
Zoonozlarla etkin mücadele edilmeden halk sağlığı korunamaz.
Buna rağmen veteriner hekimliği başarı sıralaması şartının dışında bırakmak, bu mesleği yalnızca sıradanlaştırmak değildir.
Bu, veteriner hekimliği açıkça değersizleştirmektir.
Daha da ağır olan başka bir gerçek var:
Bu ülkede onlarca veteriner hekim odası var. Dernekler var. Fakülteler var. Dekanlıklar var. Merkezi meslek örgütleri var.
Peki bu meslek nasıl oldu da 807 bininci sıraya kadar geriledi?
Nasıl oldu da böylesine ağır bir tablo karşısında bütün meslek örgütleri aynı anda ayağa kalkmadı?
Nasıl oldu da bu konu ülkenin gündemine taşınmadı?
Bir internet sitesine açıklama koymakla meslek savunulmaz.
Bir çalıştay raporunun arasına iki cümle yazmakla sorumluluk yerine getirilmez.
Yılda bir kez “kontenjanlar azaltılsın” demek mücadele değildir.
Mücadele, sonuç alıncaya kadar sürdürülür.
YÖK’ün kapısına gidilir.
Kamuoyu oluşturulur.
Meclise taşınır.
Akademisyenler, odalar, dernekler ve veteriner hekimler aynı talebin arkasında durur.
Çünkü bir mesleğin temsilcileri, o meslek değersizleştirilirken sessiz kalamaz.
Bugün yalnızca YÖK’e değil, mesleğimizi temsil eden bütün kurumlara soruyorum:
**Veteriner hekimlik 807 bininci sıraya kadar gerilerken siz neredeydiniz?**
Tıp için başarı sıralaması belirleyen devlet, veteriner hekimliği neden korumuyor?
Diş hekimliği için sınır koyan devlet, veteriner hekimlik için neden aynı hassasiyeti göstermiyor?
Eczacılığı, mühendisliği ve gıda mühendisliğini akademik yeterlilikle koruyan sistem, veteriner hekimliği neden kontenjan doldurma alanı olarak görüyor?
Veteriner fakülteleri boşta kalan öğrencilerin yazacağı bölümler değildir.
Veteriner hekimlik, “bir yere yerleşeyim de neresi olursa olsun” mantığıyla tercih edilecek bir meslek değildir.
Veteriner fakülteleri, üniversitelerin öğrenci sayısını artırmak için kullanacağı kontenjan depoları değildir.
Hele hele YÖK’ün kontenjan çöplüğü hiç değildir.
Bu meslek canlı yaşamını, toplum sağlığını ve gıda güvenliğini omuzlarında taşıyan bir sağlık mesleğidir.
Artık nazik cümleler kurmanın, rica etmenin, temennide bulunmanın zamanı geçmiştir.
Açık ve net söylüyorum:
Veteriner fakültelerine başarı sıralaması şartı derhâl getirilmelidir.
Özel kontenjanlar dâhil bütün giriş yolları aynı akademik yeterlilik ölçütlerine bağlanmalıdır.
Kontenjanlar ülkenin gerçek ihtiyacına göre azaltılmalıdır.
Yeni veteriner fakültesi açılması durdurulmalıdır.
Mevcut fakültelerin akademik kadrosu, hastanesi, laboratuvarı ve eğitim altyapısı ciddi biçimde denetlenmelidir.
Çünkü veteriner hekim diploması yalnızca bir üniversite diploması değildir.
O diploma, canlıların yaşamı hakkında karar verme yetkisidir.
O diploma, cerrahi yapma yetkisidir.
O diploma, ilaç kullanma yetkisidir.
O diploma, halk sağlığı sorumluluğudur.
Bu kadar ağır bir yetki, akademik yeterliliğin neredeyse hiç aranmadığı bir sistemle dağıtılamaz.
807 bininci sıradan veteriner fakültesine öğrenci alınmasına izin veren bir sistem, yalnızca veteriner hekimliği değil; bilimi, eğitimi, hayvan sağlığını ve toplum sağlığını da ciddiye almıyor demektir.
Ben bu mesleğe gönül verdim.
Ömrümü verdim.
Ve bu mesleğin daha fazla aşağılanmasına, değersizleştirilmesine ve sahipsiz bırakılmasına sessiz kalmayacağım.
Dr. Tarkan Özçetin
Veteriner Hekim
17/07/2026
İpler, kumaşlar, lastik saç bantları, paket lastikleri ve kurdeleler ortada ...
Bir sevgi hareketinden fazlası. Kedi sahiplerinin çok iyi bildiği bir davranış vardır. ...
Kediler başına buyruk yapılarıyla bilinse de, bazı davranışları öğretmeniz mümkündür. ...
Kediler, ister evlerimizde bizimle isterse dışarıda tek başına yaşasın pusu kurma, takip ...
Marmara Belediyeler Birliği (MBB), belediyelerin sokak hayvanlarına yönelik çalışmalarını, ...
Eğer kediniz nefes almakta zorluk yaşıyorsa, alerjiden enfeksiyona birçok faktör buna neden ...
Ah yine sıkıntılı bir sabah. Duvar dibinden ağır ağır patilerimi sürüyerek yürümeye ...
1968 yılında İstanbul’da doğdu. Sırasıyla Işık Lisesi, Beşiktaş Lisesi ve Anadolu ...
Tüysüz kediler denildiğinde ilk akla gelen kedi kategorisindedir. Tesadüf eseri ortaya çıkan ...
World Atlas'ta yayınlanan bilimsel bir istatistikte, dünyada ki kedileri evcil hayvan olarak ...
Scottish Fold ırkı kediler, kıvrık kulakları ve uysal görünümleriyle insanların kalbini ...
Sosyal medyada bir kişinin, Cebrail Mahallesi Fatih Caddesi Saadet Apartmanı’nın 5’inci ...
“Kedici olmak aşkın başka bir yüzünü keşfetmektir” Kedici Olmak isimli kitabı kaleme ...
Yerin 80 metre altındaki Iğdır Tuz Mağaraları'nın koruyucusu "Duman" ...
TAT MI KOKU MU? Kediler benzersiz burunlara sahiptir. Hatta öyle ki her kedinin burnu birbirinden ...
Sağlık çalışanı olmak; sorumluluktur, özveridir, sabırdır, emektir, gece gündüz demeden ...
İzmir depreminde enkaz çalışmalarını sürdüren AKUT, ekibin K-9 arama köpeği ‘Bob’ ile ...
Bir kedinin güvenini kazanmak zaman alabilir. Çoğunlukla eve yeni gelen kediler ürkek ve ...
Sevimli bir genetik harikası: ABD'deki bir hayvan barınağı tarafından kurtarılan kedinin ...
Göz; başın ön kısmında bulunan, pek çok katman ve yardımcı yapılardan oluşan, ...
Herkes köpeklerin binlerce yıldır, insanın en iyi arkadaşlarından biri olduğunu bilir. ...
ABD’de 3 Kasım tarihindeki başkanlık seçimlerinde ipi göğüsleyen Demokrat aday Joe Biden ...
Behavioral Processes dergisinde yayınlanan yeni bir çalışma, iletişim sanatında usta olan ...
Eozinofilik granuloma nedir? Kedilerde görülen eozinofilik granuloma kompleksler bir çeşit ...
Dünya’nın havasıyla ilk karşılaşmam bir yol kenarındaydı. Annem, incecik sıska ...
Mars Petcare ve Royal Canin sevgi dolu bir yuvaya erişemeyen kedi ve köpeklerin sayısını ...
Hukukun üstünlüğünü sadece insanlar için değil çevre ve tüm canlar için savunan doğa ...
Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da, şehir kanallarının üzerinde konumlanan sıra dışı ...
200 kadar keşfedilmiş türü bulunan dünyanın en zehirli hayvanı; Ok ...
Kediniz hayatı boyunca, birkaç farklı hastalık türü için risk altında olacaktır. Cat ...
Kediciler her daim kedilerinin sağlıklı, mutlu ve uzun ömürlü olmalarını isterler. Onlar, ...
Veteriner hekimler tarafından görülen en yaygın durumlardan biri olan diş hastalıkları, ...
Kendimi bildim bileli kedileri çok seviyorum. Onların her halleri beni büyülüyor; ...