Edirne'de bir çift, kedi ve köpekler için ev kiraladı
07.06.2024Memur çift, sahiplendikleri 9 köpek ve 3 kedinin daha iyi şartlarda yaşaması için bahçeli ...
Bugüne kadar Van Kedilerinin tarihi ile ilgili en eski belgeye II. Abdülhamid’in 1885 yılındaki fermanında rastladık. Osmanlı arşivlerinden bulduğum belgelerin günümüz Türkçesine çevrilmesini sağlayan ve güzel bir makale ile biz Kedicilere aktaran tarihçi dostum Doç. Dr. Ahmet Özcan’a tekrar teşekkürlerimi sunuyorum. Tabii ki Van Kedisinin Anadolu topraklarındaki ve ismini aldığı Van şehrindeki tarihi 133 yıl öncesinden olmamalıydı. Bu kadar tanınmış olmasına rağmen daha eski hiçbir belge ya da çalışmada Van kedisi'nin Van’daki izlerine rastlanmıyordu.
Bu bilgiler ışığında yapımcılığını yaptığım İzTV’de yayınlanan “Kedici Belgeseli”nin çekimleri için yönetmenimiz Barış Kılınç ile beraber Van’a gittik. Amacımız ülkemizin doğal hazinelerinden biri olan Van Kedisini yerinde görüp incelemek, izleyicilerimize tanıtmak ve tabii ki geçmişten Van Kedisine dair izler bulmaktı. Üzülerek tanık olduk ki şehirde bırakın Van Kedisini, kedi görmekte bile zorlandık. Yıllar içinde ticari amaçlarla Van Kedilerinin sokaklardan toplanıp yurtiçi ve yurtdışına kaçırıldığını üzülerek öğrendik. Burada Vanlılar gerçek Van Kedilerinin tüylerinin beyaz, gözlerinin ise mutlaka farklı renkte olması gerektiğine inanıyorlar. Bunun aynı sağırlık gibi genetik bir problem olduğunu, istenilen bir özellik olmaması gerektiğini, beyazdan farklı tüylerde ve aynı renkte gözlere sahip Van Kedileri olabileceğini anlatsak da (ki burada en büyük görev enstitüye düşüyor) çok ikna edici olduğumuzu söyleyemem. Hem Van hem de Ankara Kedisi için yıllardır yerleşmiş bu yanlış önyargıların hem halk için hem de bilim çevreleri için değişmesi çok zor görülüyor. Sonuçta Van sokaklarında Van Kedisi yok denecek kadar az. Van Kedilerini ancak Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinin kampüsündeki araştırma merkezinin kedi evinde veya şehirdeki bir hediyelik eşya satıcısının bahçesindeki kafeste görebiliyorsunuz.
Bir umut Van Kalesi ve hemen yakınındaki müzede Van Kedisi ve ona dair izler bulmayı düşündük. Kalede bir kedi bile görememiş olmanın hayal kırıklığının yanında uzun zamandan beri inşaatı devam eden estetikten uzak, hiç olmaması gereken yerde ve yapıda, garip bir mimaride, güya modern, plaza benzeri, cam ve metal yığını olan müzedeki eserleri görememenin üzüntüsüyle Van Kalesinden ayrıldık.
Artık tek umudumuz Akdamar Adası kalmıştı. Belki orada bir kedi veya kediye dair bir izler bulabilecektik. Akdamar adasına gitmek için Van merkeze 50 km mesafedeki Gevaş ilçesinden kalkan feribotlara binmek gerekiyor. 40 dakikalık seyahat sonrasında Gevaş’ta makus talihimizi kırdık. Arabadan iner inmez feribot iskelesinde 2 tane birbirinden güzel yaklaşık 2 aylık Minnak bizi karşıladı. Biri beyaz diğeri siyah beyaz dünya tatlısı kediler. Biraz sonra anneleri de geldi ama o minnaklar kadar insancıl değildi. Oradaki bir marketin sahibi tarafından bakılıp besleniyorlarmış. Kedileri sevip oynayıp, market sahibine de siyah beyaz olanın “Gevaş Kedisi” olduğunu söyledikten sonra İranlı turist kafilesi ile Akdamar adasına doğru yola çıktık. Van gölü, muhteşem manzarası ile seyahatimize eşlik etti. Yaklaşık 20 dakika sonra adaya ayak bastık. Tüm görevlilere sorduk adada hiç kedi var mı? diye maalesef cevap hepsinde aynı “yok”...
İstikamet, Vaspurakan Kralı 1. Gagik tarafından 915-921 yıllarında aynı zamanda mimar olan Keşiş Manuel’e yaptırılan Akdamar, Ahtamar, Ağtamar veya Ahtamara Kilisesi. İsmi ne olursa olsun kilisenin bizim için önemi, dış yüzündeki kabartmalar, daha doğrusu 30’a yakın farklı hayvanın olduğu söylenen hayvan kabartmalarıydı. Amacım belki bunların içinde bir kedinin olabileceğini ispatlamaktı. Aslında Van 100. Yıl Üniversitesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Özdemir Adızel, ‘Akdamar Tarihi Kilisesi’ne Biyolojik Bakış’ adı altında yaptığı araştırma kapsamında kilisenin duvarlarındaki kabartmalarını (rölyef) 2 (iki) yıl boyunca incelemiş ve içlerinde Anadolu Parsının da olduğu 30’a yakın farklı hayvanın olduğu bir çalışmayı okumuştum ama bu çalışmada kediden bahsedilmiyordu. Ama ümidim vardı, bir de Kedici gözüyle kilise yüzeyindeki rölyeflere bakılmalıydı. Bu duygular içinde kilisenin duvarlarındaki hayvan kabartmalarını taramaya başladım.
Kilisenin dış duvarlarına yakından uzaktan, önden yandan bakarken, fotoğraflarını tekrar tekrar çekerken, santim santim tüm detayları incelemeye çalıştım. 1 saat sonrasında nihayet kediye benzer bir kabartmayı bulduğumu düşündüm. Önce şüpheyle yaklaşmaya çalıştım. O kadar çok kedi bulma arzusu duyuyordum ki yanılmış olabilirdim. Gördüğüm kabartma heykel başka bir hayvan veya kedigiller ailesinden vahşi bir kedi de olabilirdi. Vücudunu, başını, kulağını, patilerini, kuyruğunu dikkatlice inceledim. Evet bu rölyef kesinlikle kedi olmasa da kediye çok benzer olduğu kanısı ben de gittikçe güçlendi. Arkeolojik bulgularda evcil kedilerle daha büyük kedigillerin çok karıştırıldığını biliyorum ve aynı hataya tersten de olsa düşmek istemiyordum. Ankara’ya döndüğümde daha detaylı incelemeler, karşılaştırmalar yaptım. Meslektaşlarıma ve Kedici dostlarıma danıştım.
Kuyruktan başa rölyefin tüm detaylarını sorgulamaya çalıştım. Bu kadar uzun tüylü kuyruğa kediden başka hangi hayvanın sahip olabileceğini sorguladım. Ancak kabartmadaki hem uzun tüylü kuyruğa kediden başka hangi hayvanların olabileceği sonucuna vardım. Çünkü diğer kedigiller ailesinden hiçbir hayvanın bu uzunlukta tüylü yapıda kuyruğu yoktur. Sonraki inceleme bölgem, kabartmanın ayakları, patileri ve zemine basış şekli. Evet bunlar da hem anatomik hem de duruş olarak günümüz evcil kedileriyle örtüşen yapıdalar. Genel anatomik bakışla kabartmanın vücudunu tutuşunun evcil kedi görünümüyle çok örtüştüğü yönündeki düşüncem gittikçe kuvvetlendi. Son olarak başını, kulağını, başını tutuş şeklini ve vücut dilini inceledim. Hepsini bir bütün olarak değerlendirdikten sonra Akdamar Kilisesinin doğu duvarında gördüğüm, fotoğrafını çektiğim, günlerce araştırdığım kabartmanın günümüzden 1100 yıl öncesine bir kediye ait olabileceğine dair görüşüm çok daha netleşti.
Bu kedi, gerçekten ünü ülkemiz sınırlarını aşan Van Kedimizin atası olabilir. Tabii ki ortaya attığım bu teorinin başka bulgularla doğrulanması için daha birçok kanıta ihtiyaç var. Birçok bilim dalından, uzman bilim insanlarınca desteklenmesi ve daha fazla sayıda araştırmanın yapılması gerekiyor. Böylece kedilerin anavatanının Anadolu olduğu gerçeğine bir adım daha yaklaşacağımızı düşünüyorum...
Kedici sevgi ve saygılarımla
Memur çift, sahiplendikleri 9 köpek ve 3 kedinin daha iyi şartlarda yaşaması için bahçeli ...
Kedilerin adeta çığlığı andıran fazla yüksek sesle miyavlamalarına ‘vokalizasyon’ ...
Kediler için akan su güven verir. Akan taze suyu, minik dostlarımız lıkır lıkır içerler. ...
Tenyalar hayvanlardan insanlara geçen parazitler içinde en bilinen ve sonuçları itibarı ile en ...
Kediler tüm yıl boyunca tüy dökeceklerdir, ancak yaz ve sonbaharda daha fazla tüy kaybetme ...
İşim gücüm oturmak benim, ya küçük odadaki kanepede ya da camın önünde. Bir parça da ...
Amasya Fatih İlkokulu öğrencileri, okulun bahçesinde bulup besledikleri yavru kediye Karamel ...
Pandemi nedeniyle, geçen yılın başlarında insanlar evde kaldı ve evcil hayvanlar her ...
Çinli mühendis Wang Xi, kedileri o kadar çok seviyor ki onlar için yüksek teknolojili, ...
OHHAD üyesi Aorta Hayvan Hastanesi ekibi İstanbul’dan, Isparta’ya harekete geçti. Veteriner ...
Kedilerde iştahsızlık; yaygın görülen, genellikle kendiliğinden geçen, uzun sürdüğü ...
Her yıl ülkedeki barınaklar binlerce terk edilmiş kediyi kabul ediyor. Bu kediler kaç ...
Bu dükkanda kediciler itina ile şımartılır!İstanbul Ortaköy’de şirin mi şirin bir ...
Eski İpekyolu’nun bulunduğu yerde Kazakistan’da yapılan yeni bir kazı sırasında bütün ...
Kedilerin yaşam kalitesini belirleyecek olan bizler, yani kedicileriz. Yavru bir kedi dünyaya ...
Sokak köpeklerine ötanaziyi içeren kanun teklifi bugün saat 14.00’te TBMM Genel Kurulu’nda ...
Aşık olmak insanlara has bir duygu mudur? Hayvanlar aşık olabilir mi? Bilim insanları ...
Emekli Deniz Kurmay Albay, emekli SAT komandosu, aikido ve su sporları ustası, hayvansever, ...
Evcil hayvanları sokağa terk edilmekten kurtaracak mikroçip uygulaması zorunlu hale geldi. ...
Yapılan araştırmalara göre birçok kedici, kedisinin su kabını ayda sadece 1 defa temizliyor! ...
Kedinizin oyun oynamadığını ve uzun saatler uyuduğunu fark ettiniz. Elbette bu davranışı ...
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın partisinin sokak köpeklerine ...
Sivas Belediyesi örnek bir olaya imza atarak, şehrin birçok noktasına ‘Kedi çıkabilir’ ...
Rusya'da Andrey, Anastasia ile yaşayan Maine Coon cinsi kedi Vincent, fenomen oldu. Siyah bir ...
Kedici olmanın, onlarla birlikte yaşamanın “faydalarını” kedicilere anlatmaya gerek yok. ...
30 Ağustos Zaferi milli birlik ve beraberlik ruhu içerisinde bağımsızlık meşalesinin ...
İzmir'de, 60 yaşındaki Sevgi Uslu, kızının sahiplendiği kedi sayesinde edindiği hayvan ...
Bu masal Japonya’nın Tohoku’dan Chugoku ve Shikoku’ya kadar uzanan orta kesimlerinde ...
Herkese merhaba ben Mini... 9 yaşında güzeller güzeli bir kız çocuğuyum... ...
Ankara Esenboğa Havalimanı’nda araç içerisinde sahibi tarafından kilitli bırakılan kedi, ...
Bugüne kadar görülmemiş bir olay Kocaeli’nde yaşandı. Bir mektup ve bir kedi veteriner ...
Current Biology'de yayınlanan bir araştırmaya göre köpekler mutlu ve öfkeli insan yüzleri ...
Dünyaca ünlü bir yardım kuruluşu, kiraladıkları kargo uçağıyla Afganistan’a gidip terk ...