YENİLER >

Doğan Gürbüz Ekşioğlu ile Söyleşi – Doğa Şimşek

Tasarımlarıyla Türk ve Dünya sanatında büyük yer edinmiş Doğan Gürbüz Ekşioğlu, “Benim Kedilerim” adlı sergisiyle 2017 yılında açılışını yaptı ve 2018 yılında birçok kültür merkezinde yer aldı. Şu an Yeditepe Üniversitesi’nde Grafik Tasarım Bölümü’nde dersler veriyor. Kedilere olan sevgisini öne sürerek onunla bir röportaj hazırladık.

Kediler sizin için ne ifade ediyor?

Doğayı bütün olarak algılar ve saygı duyarım, insan, hayvan ve bitki bir zincir halkası gibi birbirine bağlıdır, hayvanlardan bazıları  evcilleşmiş ve insanla birlikte yaşam sürmektedir, bunların başında kedi ve köpek gelir. Kedi bağımsız ve özgür karakterlidir , insanla birlikte yaşadığında bakımı zahmetli değildir, modern hayatın koşturmasını, belki yalnızlığı içinde kedi insanin evini paylaşabildiği bir arkadaşı konumundadır. Sanatçılar , yazarlar bağımsızlıklarına ve özgürlüklerine düşkün olduklarından kedi ile yaşamayı çok sevmişlerdir, kedi hayatını en güzel şekilde yaşamak için dünyaya gelen belkide tek canlıdır, kişiliği, hassastır, gururludur, özgürlüğüne düşkündür, kedi ile birlikte yaşayanları onlar fark etmeden eğitir.

Benim Kedilerim adlı serginizin ilhamı nedir?

Kedi resimlerime başlamam 1991 yılında New Yorker dergisine kapak yapmamla başlamıştır, New Yorker dergisinde yayınlanan  7 adet kapağımın 4 adedi kedili kapağımdır. Tükiye’nin en önemli reklamcılık dergisi Media Cat dergisine belki 15’ten fazla kedi resmi olan kapak yaptım, kedi ile ilgili grup sergilerine katıldım, yıllar içinde kedi resimlerim birikti, 2018 yılında küratör İbrahim Karaoğlu  Eskişehir Odunpazarı Belediyesinin Çağdaş Sanatlar Merkezinde sergimi yapmak istediğinde kedi resimlerimden oluşan bir sergi açma kararı verince Benim Kedilerim adını taşıyan ilk kedi resimlerimden oluşan sergimi açtım, ilham bir anda gelip de yaptığım  kedi resimlerimden değil de zaman içinde biriken kedi resimlerimden oluşan sergiydi, aynı sergimin beşincisini 19 Mart’ta İstanbul’da, altıncısını 11 Nisan’da Belçika’da açacaktım ki pandemi nedeniyle sergiler iptal oldu, umuyorum bu süreci atlatırız ve ben de sergilerimi açabilirim.

 

Kediniz var mı? Varsa kedinizle olan hikayeniz nasıl başladı?

Bundan 24 sene önce yağmurlu bir Eylül günü kesilmeyen ince miyavlama sesi üzerine eşim Sumru ile apartmanın arka bahçesine gittiğimizde çok küçük, çok zayıf, her tarafı yara bere içinde ve burnu akan bir kedi yavrusunu aldık, önce yıkayıp, pirelerini ayıklayıp veterinere götürdük, veteriner yaşaması zor dese de umudumuzu yitirmeden kediyi besledik ve kedi canlandı, iyileşti, 19 yıl bizimle yaşadı, adını Nazlı koymuştuk, evin bir ferdi idi, hiç yanımızdan ayırmadık, çok anlayışlı, çok kibar bir kediydi, şimdi 5 yaşında kedimiz British Shorthair cinsi adını Küllü koyduğumuz kedimizle yaşıyoruz, o da çok güzel ve iyi huylu bir kedi, onu çok seviyoruz. 

Kedileri üç kelime ile tanımlayabilir misiniz?

Mükemmel estetik, özgürlük, gurur, temizlik, huzur ve mutluluk, hangisini saymazsam noksan tarif etmiş olurdum.

Serginizdeki resimlerden hangisini daha çok benimsediniz?

1991 yılından New Yorker dergisine kapak olan “Fincanın İçinde Kedi Kuyruğu Fincanın Kulpu Olmuş” kedi resmim en ünlü kedi resmimdir.