Kediler Neden Marul Yer? - Başak Nur Gökçam
26.04.2022Kedinizin marula olan sevdasına hiç şahit oldunuz mu? Lavaboda yıkanmayı bekleyen ...
Hayvan hakları meselesi, masabaşında konuşulacak bir konu değil. Sahayı bilmeyen, mevzuatı ezberden okuyan, pratiğin yükünü taşımamış isimlerle bu ülkenin hayvan sorununu anlamak da çözmek de mümkün değil. O yüzden bu söyleşiyi yaparken, karşımda yalnızca bir hukukçu değil; yıllardır mücadelenin tam ortasında durmuş, bedel ödemiş, dosya taşımış, kurul odalarında hayvanların sesi olmaya çalışmış bir isim olmasını özellikle istedim.
Avukat ve Arabulucu Deniz Tavşancıl, 26 yıllık avukatlık pratiğinin neredeyse 20 yılını hayvan hakları mücadelesine gönüllü olarak adamış bir hukukçu. İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi’nde uzun yıllar yöneticilik yapmış, başkanlık görevini üstlenmiş, Hayvan Hakları Yasası’nın hazırlanma sürecinde fiilen çalışmış bir isim. Sadece mevzuatı bilen değil; mevzuatın nasıl delindiğini, nerede çöktüğünü, sahada neye karşılık gelmediğini de bilen biri.
Bu söyleşide amacımız polemik yapmak değil. 5199 Sayılı Kanun’un bugün geldiği noktayı, masabaşı düzenlemelerle sahadaki gerçeklik arasındaki uçurumu ve bunun hem hayvanlar hem insanlar hem de ekosistem üzerindeki sonuçlarını, hukukun içinden ama hayatın tam ortasından konuşmak.
-5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu, 2004 yılında yürürlüğe girdi. O günden bugüne baktığınızda sizce nasıl bir süreç yaşandı, bugün nereye geldik?
2004 yılında yürürlüğe giren 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu, 2021 yılında 7332 Sayılı Kanun ile güçlendirilmişti. Ancak bu düzenlemeler sahada uygulanamadığı için bugünlere gelindi. 2 Ağustos 2024’te yürürlüğe giren 7527 Sayılı Kanun ile maalesef 20 yıllık emek, süreç, birikim ve hayvan hakları alanındaki kazanımlar heba edilmiş oldu.
-Bu noktada özellikle 6. madde çok tartışılıyor. Bu maddenin eski hali ve yeni hali arasındaki farkı nasıl okumak gerekir?
Kanunun bel kemiği olan 6. madde, “Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların en hızlı şekilde yerel yönetimlerce kurulan veya izin verilen hayvan bakımevlerine götürülmesi zorunludur. Bu hayvanların öncelikle söz konusu merkezlerde oluşturulacak müşahede yerlerinde tutulması sağlanır. Bakımevlerine alınan hayvanlar bakanlık veri sistemine kaydedilir ve rehabilite edilen köpekler, sahiplendirilinceye kadar hayvan bakımevlerinde barındırılır.” şeklinde değiştirilmiştir.
Önceki düzenlemede yer alan “…Müşahede yerlerinde kısırlaştırılan, aşılanan ve rehabilite edilen hayvanların kaydedildikten sonra, öncelikle alındıkları ortama bırakılmaları esastır.” hükmü tamamen kaldırılmıştır.
-Bu değişiklik köpekler açısından ne anlama geliyor?
Köpekler için geri salınma yasağı getirilmiş ve bu fiil idari cezaya tabi tutulmuştur. Bu çok net bir kırılma noktasıdır.
-Peki kediler bu düzenlemenin neresinde duruyor?
Kediler açısından zorunlu toplama ve barınakta barındırma şartı bulunmamaktadır. Ancak yönetmelikte, kediler için uygun alan yapılmışsa barınakta kalabileceklerinden bahsedilmektedir.
Fakat şunun altını çizmek gerekir: hiçbir köpek barınağı kediler için uygun alan sağlayamaz. Bu nedenle bu düzenleme de saha gerçeklerinden uzak, tamamen masa başında yapılmış bir düzenleme olarak kalmaktadır.
-Kedilerin kısırlaştırma amacıyla toplanması ve geri bırakılması konusunda da değişiklikler var. Burada durum nedir?
Kedilerin kısırlaştırılmak üzere toplanması halinde “alındığı yere geri bırakılması” kuralı da kaldırılmıştır. Ancak burada çok önemli bir hukuki sınır var.
Hiçbir site yönetimi kedileri toplayamaz. Kedileri yalnızca belediye yetkilileri, kısırlaştırmak amacıyla toplayabilir. Site güvenliği, site yönetimi ya da yöneticinin herhangi bir temsilcisi sitedeki kedilere dokunamaz.
-Sitelerdeki kedi yaşam alanlarının kaldırılması konusu da çok tartışılıyor. Hukuken bu mümkün mü?
Sitelerde kedi yaşam alanlarının kaldırılması ancak genel kurulda site yönetimine bu alanın kaldırılması için “ortak alana müdahalenin ya da tecavüzün önlenmesi davası” açma yetkisi verilmesi halinde mümkündür.
Bunun dışında, özel mülklerde oluşturulmuş alanlara dava dışı şekilde herhangi bir vatandaşın keyfi müdahalesi kesinlikle mümkün değildir. Böyle bir müdahale açıkça yasaya aykırılık teşkil eder.
-Bu mesele yalnızca hukukla sınırlı değil, ekolojik sonuçları da var. Sahada neler gözlemliyorsunuz?
Sitelerde zamanında kurulmuş kedi yaşam evlerinin bozulmaması ekolojik sistem açısından da esastır. Bugün özellikle İstanbul’da bazı semtlerde sokaklarda kedi ve köpeklerin bulunmaması nedeniyle binaları fare, sıçan ve böceklerin basmaya başladığını görüyoruz.
Bazı bölgelerde küçük yılanların görülmeye başlandığına dair bildirimler de var. Emlak fiyatları açısından şimdilik bölge ismi vermemek daha doğru olur.
-Sokak hayvanlarının ekosistemdeki rolü çoğu zaman göz ardı ediliyor. Siz bu tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sokaklardaki insana yakın hayvanlar, diğer hayvanları o bölgeden uzak tutar. Bu hayvanlar toplandığında hem yaban hem de yabani hayvanlar yerleşim merkezlerine gelir.
Bu durum, kuduz risk sayılarının artışı yerine, kuduz vakalarının fiilen artmasına neden olur. Çünkü boşalan yere mutlaka ekosistemin bir başka parçası gelir. Aslında kedi ve köpeğe tahammül edemeyen insanlık, kendi sonunu hazırlamaktadır.
-Elbette ideal olan her hayvanın bir yuvası olması. Ama bu her zaman mümkün mü?
Elbette arzumuz her hayvanın sahiplenilmesi ve sıcak bir yuvasının olmasıdır. Ancak bu arzu bizi kendi kültürümüzden, gelenek ve göreneklerimizden koparmamalıdır.
İstanbul’un sokak kedileri, tekiriyle sarmanıyla dünya çapında belgesellere, filmlere ve yazılara konu olmuştur. Sokak kedileri bu ulusun en renkli özelliklerinden biridir ve Türk insanının dünyaya verdiği en güzel insanlık dersidir. Yeryüzünü bütün canlılarla paylaşmayı bilmek önemlidir.
-Sahiplenme ve kimliklendirme konusuna da gelirsek, okurlarımız için burayı netleştirelim isterim.
Bu konu bizi Kedi, Köpek ve Gelinciklerin Kimliklendirilmesi ve Kayıt Altına Alınmasına Dair Yönetmelik’e getiriyor.
Sahipli kedi ve köpeklerin dijital kimliklendirme ile kayıt altına alınması için verilen süre 31.12.2025 tarihine kadar uzatılmıştı. Bu süre dolmuştur.
-Bu tarihten sonra ne olacak?
31.12.2025’ten sonra sahipli olup dijital kimliklendirme ile kayıt altına alınmamış her hayvan için il ve ilçe tarım müdürlükleri tarafından hayvan başına 10.423 TL idari para cezası uygulanacaktır ve hayvan çiplenerek kayıt altına alınacaktır. Ancak hayvana kesinlikle el konulmayacaktır.
-Son olarak terk edilen çipli hayvanlarla ilgili yaptırımları da sormak isterim.
Sokakta bulunan ancak adınıza kayıtlı çipli bir hayvan, hakkında önceden kayıp ilanı veya ihbarı yoksa terk edilmiş sayılır. Bildirimden sonra 72 saat içinde hayvan teslim alınmazsa, hayvanını terk etmekten dolayı 108.370 TL idari para cezası uygulanır.
Bunun yanı sıra, adınıza çipli kayıtlı hayvanın başkalarına verebileceği zararlardan dolayı Borçlar Kanunu kapsamında tazmin sorumluluğu bulunur. Hayvanın fiziksel zarar vermesi halinde ise Türk Ceza Kanunu’ndaki hayvan bulunduranın cezai sorumluluğu kapsamında 6 aya kadar hapis veya adli para cezası öngörülebilir.
Kedinizin marula olan sevdasına hiç şahit oldunuz mu? Lavaboda yıkanmayı bekleyen ...
Rusya’da yaşam süren Yulia Minina’nın dev kedisi sosyal medyada gündem oldu. 12,5 kilogram ...
Malatya'da Caner Sarıgül, kaybolan kedisini buluna ya da haber verene 15 bin TL para ödülü ...
Kedilerin bazı hareketlerine ve ani davranış değişikliklerine alışmak biraz zordur. ...
İşim gücüm oturmak benim, ya küçük odadaki kanepede ya da camın önünde. Bir parça da ...
Kedinizle çok ilgilenmek istiyor, onu çok seviyorsunuz ama bazen doğru olduğunu düşünürken, ...
Genç bir Japon yapımcı olan Satoru Tsuda iki aylık olmuş kedi yavrularının kendi kız ...
Macaristan'daki bir araştırma, kedilerin sıvıların bazı özelliklerini sergilerken kendi ...
Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde yaşananlar, mesleğin etik sınırlarını ...
Kediciler merhametli ve özverili insanlardır. Zor durumda olan hayvanlara asla duyarsız ...
Kediler de tıpkı insanlar gibi dönem dönem bazı hastalıklar geçirebilir. Bunu fark etmek biz ...
Kedinizin fotoğrafları, videolarıyla dolu bir galeriniz var biliyoruz! Kediciler, onun her ...
Başta Kedici Ziraat Mühendisleri olmak üzere tarım, gıda, insan, sağlık ve tüm canlılara ...
Bir İngiliz bilim insanı, kedilerin sahiplerini ‘daha büyük bir kedi olarak gördüğünü’ ...
Yeni bir kedi sahibi olduğunuzda, sadece onun için en iyisini istersiniz. Hem siz hem de kediniz ...
Kedicilere göre evcil dostlar ailenin bir bireyi gibidir. Sevgimizi esirgemediğimiz gibi hatta ...
Elazığ'da bir kedi, tarihi Harput Mahallesi'ndeki 500 yıllık Ahmet Bey Camisi'nin minberinin ...
Sivil Toplum Kuruluşları, Hayvanları Koruma Kanunu’nun maddelerinin, hayvanları korumak için ...
Zayıflama merkezinden kaçmaya çalışan şişman bir kedinin başarısız girişimi, ayakkabı ...
Dünya üzerinde 34 değişik ırktan 500 milyondan fazla evcil kedi bulunmaktadır. Her ...
Polonya'da dağcılık yapan bir grup ülkenin en yüksek dağı olan Tatras Dağı'nın zirvesine ...
Her yıl dünyanın çeşitli şehirlerinde aynı anda düzenlenen CatVideoFest (Kedi Videoları ...
Sokak hayvanlarıyla ilgili 'ötanazi' de içeren kanun teklifine karşı tepkiler sürerken, ...
Kedici Dergisi; 2008 yılında, günümüzden tam 12 yıl önce, kedilerle ilgili doğru ve ...
Meksika Devlet Başkanı Andres Manuel López Obrador, hükümetin binasında dolaşan kedileri ...
Merkez üssü Ege olan ve başta İzmir, Seferihisar olmak üzere birçok ilimizde de ...
Ankara Barosu Hayvan Hakları Merkezi, sahiplenilmeyen köpeklerin uyutulmasının gündeme ...
İlk görüşte aşk!Kedici için yaptığımız her röportaj sürprizlerle dolu geçer… ...
Zaman içerisinde buluşların ardı ardına yapılması ile insan da çevresini sürekli olarak ...
Kedi kumu seçerken nelere dikkat etmeli ve temizliği nasıl yapılmalıdır? Kumun kokmaması ...
Sakarya Üniversitesi’nde güvenlik görevlileri sayesinde yağmur altında ölmek üzereyken ...
Tatil dönemi geldiğinde bir yanınız sevinç içindeyken bir yanınızın buruk kaldığını ...