Kedicilerin Yapması Gerekenler
13.12.2021Kediciler her daim kedilerinin sağlıklı, mutlu ve uzun ömürlü olmalarını isterler. Onlar, ...
Hayvan hakları meselesi, masabaşında konuşulacak bir konu değil. Sahayı bilmeyen, mevzuatı ezberden okuyan, pratiğin yükünü taşımamış isimlerle bu ülkenin hayvan sorununu anlamak da çözmek de mümkün değil. O yüzden bu söyleşiyi yaparken, karşımda yalnızca bir hukukçu değil; yıllardır mücadelenin tam ortasında durmuş, bedel ödemiş, dosya taşımış, kurul odalarında hayvanların sesi olmaya çalışmış bir isim olmasını özellikle istedim.
Avukat ve Arabulucu Deniz Tavşancıl, 26 yıllık avukatlık pratiğinin neredeyse 20 yılını hayvan hakları mücadelesine gönüllü olarak adamış bir hukukçu. İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi’nde uzun yıllar yöneticilik yapmış, başkanlık görevini üstlenmiş, Hayvan Hakları Yasası’nın hazırlanma sürecinde fiilen çalışmış bir isim. Sadece mevzuatı bilen değil; mevzuatın nasıl delindiğini, nerede çöktüğünü, sahada neye karşılık gelmediğini de bilen biri.
Bu söyleşide amacımız polemik yapmak değil. 5199 Sayılı Kanun’un bugün geldiği noktayı, masabaşı düzenlemelerle sahadaki gerçeklik arasındaki uçurumu ve bunun hem hayvanlar hem insanlar hem de ekosistem üzerindeki sonuçlarını, hukukun içinden ama hayatın tam ortasından konuşmak.
-5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu, 2004 yılında yürürlüğe girdi. O günden bugüne baktığınızda sizce nasıl bir süreç yaşandı, bugün nereye geldik?
2004 yılında yürürlüğe giren 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu, 2021 yılında 7332 Sayılı Kanun ile güçlendirilmişti. Ancak bu düzenlemeler sahada uygulanamadığı için bugünlere gelindi. 2 Ağustos 2024’te yürürlüğe giren 7527 Sayılı Kanun ile maalesef 20 yıllık emek, süreç, birikim ve hayvan hakları alanındaki kazanımlar heba edilmiş oldu.
-Bu noktada özellikle 6. madde çok tartışılıyor. Bu maddenin eski hali ve yeni hali arasındaki farkı nasıl okumak gerekir?
Kanunun bel kemiği olan 6. madde, “Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların en hızlı şekilde yerel yönetimlerce kurulan veya izin verilen hayvan bakımevlerine götürülmesi zorunludur. Bu hayvanların öncelikle söz konusu merkezlerde oluşturulacak müşahede yerlerinde tutulması sağlanır. Bakımevlerine alınan hayvanlar bakanlık veri sistemine kaydedilir ve rehabilite edilen köpekler, sahiplendirilinceye kadar hayvan bakımevlerinde barındırılır.” şeklinde değiştirilmiştir.
Önceki düzenlemede yer alan “…Müşahede yerlerinde kısırlaştırılan, aşılanan ve rehabilite edilen hayvanların kaydedildikten sonra, öncelikle alındıkları ortama bırakılmaları esastır.” hükmü tamamen kaldırılmıştır.
-Bu değişiklik köpekler açısından ne anlama geliyor?
Köpekler için geri salınma yasağı getirilmiş ve bu fiil idari cezaya tabi tutulmuştur. Bu çok net bir kırılma noktasıdır.
-Peki kediler bu düzenlemenin neresinde duruyor?
Kediler açısından zorunlu toplama ve barınakta barındırma şartı bulunmamaktadır. Ancak yönetmelikte, kediler için uygun alan yapılmışsa barınakta kalabileceklerinden bahsedilmektedir.
Fakat şunun altını çizmek gerekir: hiçbir köpek barınağı kediler için uygun alan sağlayamaz. Bu nedenle bu düzenleme de saha gerçeklerinden uzak, tamamen masa başında yapılmış bir düzenleme olarak kalmaktadır.
-Kedilerin kısırlaştırma amacıyla toplanması ve geri bırakılması konusunda da değişiklikler var. Burada durum nedir?
Kedilerin kısırlaştırılmak üzere toplanması halinde “alındığı yere geri bırakılması” kuralı da kaldırılmıştır. Ancak burada çok önemli bir hukuki sınır var.
Hiçbir site yönetimi kedileri toplayamaz. Kedileri yalnızca belediye yetkilileri, kısırlaştırmak amacıyla toplayabilir. Site güvenliği, site yönetimi ya da yöneticinin herhangi bir temsilcisi sitedeki kedilere dokunamaz.
-Sitelerdeki kedi yaşam alanlarının kaldırılması konusu da çok tartışılıyor. Hukuken bu mümkün mü?
Sitelerde kedi yaşam alanlarının kaldırılması ancak genel kurulda site yönetimine bu alanın kaldırılması için “ortak alana müdahalenin ya da tecavüzün önlenmesi davası” açma yetkisi verilmesi halinde mümkündür.
Bunun dışında, özel mülklerde oluşturulmuş alanlara dava dışı şekilde herhangi bir vatandaşın keyfi müdahalesi kesinlikle mümkün değildir. Böyle bir müdahale açıkça yasaya aykırılık teşkil eder.
-Bu mesele yalnızca hukukla sınırlı değil, ekolojik sonuçları da var. Sahada neler gözlemliyorsunuz?
Sitelerde zamanında kurulmuş kedi yaşam evlerinin bozulmaması ekolojik sistem açısından da esastır. Bugün özellikle İstanbul’da bazı semtlerde sokaklarda kedi ve köpeklerin bulunmaması nedeniyle binaları fare, sıçan ve böceklerin basmaya başladığını görüyoruz.
Bazı bölgelerde küçük yılanların görülmeye başlandığına dair bildirimler de var. Emlak fiyatları açısından şimdilik bölge ismi vermemek daha doğru olur.
-Sokak hayvanlarının ekosistemdeki rolü çoğu zaman göz ardı ediliyor. Siz bu tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sokaklardaki insana yakın hayvanlar, diğer hayvanları o bölgeden uzak tutar. Bu hayvanlar toplandığında hem yaban hem de yabani hayvanlar yerleşim merkezlerine gelir.
Bu durum, kuduz risk sayılarının artışı yerine, kuduz vakalarının fiilen artmasına neden olur. Çünkü boşalan yere mutlaka ekosistemin bir başka parçası gelir. Aslında kedi ve köpeğe tahammül edemeyen insanlık, kendi sonunu hazırlamaktadır.
-Elbette ideal olan her hayvanın bir yuvası olması. Ama bu her zaman mümkün mü?
Elbette arzumuz her hayvanın sahiplenilmesi ve sıcak bir yuvasının olmasıdır. Ancak bu arzu bizi kendi kültürümüzden, gelenek ve göreneklerimizden koparmamalıdır.
İstanbul’un sokak kedileri, tekiriyle sarmanıyla dünya çapında belgesellere, filmlere ve yazılara konu olmuştur. Sokak kedileri bu ulusun en renkli özelliklerinden biridir ve Türk insanının dünyaya verdiği en güzel insanlık dersidir. Yeryüzünü bütün canlılarla paylaşmayı bilmek önemlidir.
-Sahiplenme ve kimliklendirme konusuna da gelirsek, okurlarımız için burayı netleştirelim isterim.
Bu konu bizi Kedi, Köpek ve Gelinciklerin Kimliklendirilmesi ve Kayıt Altına Alınmasına Dair Yönetmelik’e getiriyor.
Sahipli kedi ve köpeklerin dijital kimliklendirme ile kayıt altına alınması için verilen süre 31.12.2025 tarihine kadar uzatılmıştı. Bu süre dolmuştur.
-Bu tarihten sonra ne olacak?
31.12.2025’ten sonra sahipli olup dijital kimliklendirme ile kayıt altına alınmamış her hayvan için il ve ilçe tarım müdürlükleri tarafından hayvan başına 10.423 TL idari para cezası uygulanacaktır ve hayvan çiplenerek kayıt altına alınacaktır. Ancak hayvana kesinlikle el konulmayacaktır.
-Son olarak terk edilen çipli hayvanlarla ilgili yaptırımları da sormak isterim.
Sokakta bulunan ancak adınıza kayıtlı çipli bir hayvan, hakkında önceden kayıp ilanı veya ihbarı yoksa terk edilmiş sayılır. Bildirimden sonra 72 saat içinde hayvan teslim alınmazsa, hayvanını terk etmekten dolayı 108.370 TL idari para cezası uygulanır.
Bunun yanı sıra, adınıza çipli kayıtlı hayvanın başkalarına verebileceği zararlardan dolayı Borçlar Kanunu kapsamında tazmin sorumluluğu bulunur. Hayvanın fiziksel zarar vermesi halinde ise Türk Ceza Kanunu’ndaki hayvan bulunduranın cezai sorumluluğu kapsamında 6 aya kadar hapis veya adli para cezası öngörülebilir.
Kediciler her daim kedilerinin sağlıklı, mutlu ve uzun ömürlü olmalarını isterler. Onlar, ...
Kediler hassas hayvanlardır. İnsanların ruh hali değişikliklerini bile hissedebilirler ve ...
Son günlerde medyada Hantavirüs ile ilgili ciddi bir panik havası oluşturuluyor. Öncelikle ...
İlk görüşte aşk!Kedici için yaptığımız her röportaj sürprizlerle dolu geçer… ...
"Türk Milletinin istikbali bugünkü çocukların isabetli görüşü ve yorulmak istidadında ...
Modern dünyanın getirisi kaçınılmaz stresle başa çıkmak bir kedi kadar yakınınızda. ...
Flamingolar uzun ince bacaklara sahip ve esnek uzun bir boynu olan, genelde pembe tüylü ...
Pasif sigara içicilerin yani kendileri içmese de sigara içilen ortamda bulunan insanların da ...
Kediler yüksek yerlerde dolaşmaya bayılırlar. Ucunda bir de sevdiği yiyecek varsa tüm ...
Ceva Health Animal tarafından oluşturulan marka Feliway, kedilerin mutluluğuna ve kediler ile ...
Kulak uyuzu Otodectes Cynotis adı verilen, derinin alt kısımlarına yerleşerek kaşıntılı ve ...
İngiltere’de bir aile, öldüğünü ve gömdüklerini düşündükleri Squeak isimli tekir ...
Yeni bir araştırma, kedilerin yaşlandıkça beyinlerinde görülen atrofi ve bilişsel ...
Oturur pozisyonda bir kolunu kaldırmış, pençesiyle müşteri veya kısmet çağırdığına ...
Kediler sadece kedicileri değil, evdeki eşyaları da sıklıkla tırmalar. Tırmalama, kediler ...
Araştırmanın yazarlarından McComb, “Hem hayvan davranışları üzerine çalışan hem de ...
Manisa'nın Şehzadeler ilçesindeki 160 mevcutlu Karaoğlanlı İlkokulundaki öğrenciler, ...
Kediler bağımsız ve esrarengiz doğalarıyla tanınırlar, ancak tıpkı insanlar gibi ...
Şirket sahibi, kedilerin moral ve ekip bağlarını geliştirdiğini, çalışanların ...
Kanada'nın Ontario eyaletinde yaşayan Christine De Castro, yaklaşık 12 yıl ...
Kedilerle ilgili harika şeylerden biri, her kediyi benzersiz kılan çok çeşitli ...
Ayasofya’da Dede Kılıç Yerine Torun Seymen Atandı! "Uzun tüylü kedilerin atası" olarak ...
Kedicilerin birçoğunu istemeden yaptıkları hatalar mevcuttur. Bilmeden kedinize karşı ...
Müzik açıkken, kediler bu durumdan rahatsızlık duyar mı? Ya da müzik onları rahatlatır ...
Köşk ilçesinde tarım işçiliği yapan Sultan Deniz, tarlada çalışırken bile kedisini ...
Bildiğiniz gibi havalar soğudu, yağmuru, karı, rüzgarı… E bu durumda bir kedici ne yapar? ...
Kediler sevimli oldukları kadar bıyıkları sayesinde karizmatik halleriyle de dikkat ...
Amerikan New York Times gazetesinin geçen hafta içinde yayımladığı makaleye ...
Merhaba sevgili Kediciler, Şimdiye kadar sizlere mesleğimden hiç bahsetmedim. ...
Hamilelik süresi 57 ile 67 gün arasında değişiklik gösteren kedilerin, hamile kalma yaşı ...
Hatay Yanıyor… Hatay’da sadece ormanlar değil, ormanlarda yaşayan canlılar , masum canlar ...
Rusya'nın, Ukrayna'ya yönelik savaş ilan etmesiyle ve harekatın başlamasıyla birlikte can ...
Gazetecilik Nedir? Gazetecilik, esasen “araştırmacı gazetecilik” bir sorgulama işi ...