Antalya'da "Sahipsiz Hayvan Çalıştayı"
04.04.2023Antalya'da, kentteki sahipsiz hayvanlara ilişkin sorunları tespit etmek ve kamuoyunda ...
Bir fincan kahvenin peşine takılıp kaç ülke gezebilirsiniz? Peki ya “en sevdiğim renk kırmızı hem de Londra kırmızısı“ deyip yollara düşer misiniz?
Biz kedilerin bir araya geldiğimizde konuşmaktan en keyif aldığımız şeylerden biri aynı evi paylaştığımız ev arkadaşlarımızın nam-ı diğer sahiplerimizin hikâyeleri... Ne yerler, ne içerler, kimlerle dedikodu yaparlar, ne zaman uyurlar, neye gülerler, takıntıları var mıdır? Konu ev arkadaşlarımıza geldiğinde en gözde hikâyeler şüphesiz benden çıkar. İlginçtir “bizim evin halleri”. Her sabah güne bir fincan bol sütlü kahve ile merhaba deyip, yine bir fincan kahve ile günü bitiren turuncu saçlı kadın, makineleri, objektifleri şimdilerde yeni tutkusu olan, evde oradan oraya koşturup uçurmak için hazırlıklarını tamamlamaya çalıştığı maket uçaklarıyla fotoğrafçı adam iyi birer malzemedir bizim kedici sohbetlerimize.
Kahve... Bol sütlü kahve bizim evin belki de en olmazsa olmazıdır. Dedim ya turuncu saçlı kadın için sabah demek mis gibi kokan kahve demektir... Özellikle erken uyanılan yaz sabahlarında balkonda sardunyaların hemen yanı başında içilen kahve benim bile vazgeçemediğim bir yaz ritüeli olmuştur.
Turuncu saçlı kadının bu kahve tutkusu birçok seyahatlere, yeni yerler gezip görmemize sebep oldu... İşte geçtiğimiz günlerde koştura koştura yaptığımız Londra seyahati de “bir fincan kahvenin peşi sıra kalkıp gittiğimiz” yerlerdendi.
Dünya mutfağının tüm lezzetlerinin yer aldığı birbirinden şık restoranları, her köşe başında karşınıza çıkan bohem kafeleri, yıllara meydan okuyan tarihi binaları, tiyatroları, köprüleri ve doğanın her rengini barındıran uçsuz bucaksız parkları ve kentin simgesi olmuş kırmızı otobüsleriyle Londra...
Bu şehir ile ilgili ilk öğrendiklerimi yine evdeki koca ekrana borçluyum. İzleyip, dinlediğime göre Londra, uzun hem de çok uzun yıllardır İngiliz Kraliyet Ailesi’ne ev sahipliği yapıyormuş. Bu Aile’nin her şeyleri biz kediler için konuşma malzemesiymiş. Oğulları, kızları, gelinleri, damatları, gelenleri, gidenleriyle ne hikâyeler ne efsaneler...
Hani bir kente gitmeden önce okursunuz, araştırırsız, nerede ne göreceğinize karar verirsiniz ya bu kent Londra olduğunda kesinlikle siz de benim gibi ezber bozacaksınız. Çünkü Londra, patinizi attığınız her sokakta, bir arkadaş bulur muyum acaba diye bakındığınız her kaldırımda şaşırtıyor sizi!
Tower Bridge, British Museum, Naturel History Museum, Madame Tussoud ve eğer ziyarete açık zamanını yakalayabilirseniz Buckhingam Sarayı bu kente gelindiğinde görülmesi gereken önemli yerlerden. Londra’ya kuşbakışı bakmak için en iyi adres ise London Eye.
Alışveriş meraklıları için Oxford ve Bond Caddeleri yüzlerce seçenekle dolu... Gittiği hiçbir seyahatte yerel hediyelik eşya, peynir, şarap gibi şeylerin dışında alışveriş tutkusu olmayan turuncu saçlı kadın bile bu
kentte kendini kaybedip birbirinden renkli mağazaları, alışveriş merkezlerini ziyaret etti. Yanlış anlaşılmasın peşinde koştuğu şeyler ne bir çift ayakkabı, ne yılan derisi çantaydı... Rengârenk kırtasiye malzemeleriyle dolu mağazalardan kalemler, renkli kâğıtlar, notluklar, envai çeşit defterler dolduruldu çantaların gizli bölmelerine...
Birbirinden ilginç hediyelik eşyalar, el işi malzemeler için Camden Town atlanmaması gereken adreslerden...
Londra’yı benim için en anlamlı kılan ise uçsuz bucaksız parkları oldu. Hem de ne parklar! Özellikle bizimkileri bırakıp tek başıma gittiğim ve ilk kez gerçek bir sincap görüp heyecanlandığım, koştura koştura ağaçların arasından onunla oyunlar oynadığım Hyde ve Regent’s Park muhteşemdi... Tek sıkıntı bu kentte yağmur her zaman başrolde... Kaldığımız süre boyunca yağmur hiç durmadan devam etti. Ama ne yağan yağmur ne de bitmeyen ve bizim kedi arkadaşların yaşadığı ve birkaç kez ziyaretlerine gittiğimde şahit olduğum İstanbul’u aratmayan trafik burada hayatın akışına engel oluyor! Yağan yağmura rağmen sokaklar hep cıvıl cıvıl, her yer hareketli, insanlar telaşsız koşturmasız... Hem ne olacak yağmur yağdığında en güzel çözüm kırmızı otobüslerden birine atlayıp gezintiye onunla devam etmek oluyor! Bizim kadının tabiriyle “Londra kırmızı otobüsler bu kentte yağmuru tamamlıyor”
Neredeyse birkaç güne sığdırdığımız Londra seyahatinde gezip gördüklerim inanılmazdı doğru ama en çok aklımda kalan eve döndüğümde mahalleye yeni taşınan gurme pisi Efe’ye, yıldız dişimiz Minnoş’a defalarca anlattığım şey, tadına doyamadığım yemeklerdi. Kentin sokaklarını birkaç kez gezip burada benim gibi dört patili hiç kimse evet evet hiç kedi olmadığını görünce sokaklarda dolaşmaktan vazgeçip bu seyahati “yemek” üzerinde yoğunlaştırmaya karar verdim... Pişman oldum mu? Asla! Şunu bütün kedi dürüstlüğümle söyleyebilirim ki bu kentte dünya mutfağının tüm lezzetlerini tadabilir, damak zevkinize uygun mutlaka bir şeyler yiyerek keyif yapabilirsiniz. Lübnan mutfağı, Hint, Çin ve İtalyan mutfağı neredeyse her köşe başında rastlayacağınız önemli lezzet durakları. Ama asıl biz kedilerin de damak tadına uygun bir yemek vardı ki bahsetmeden edemeyeceğim. Bu yemek, bir akşam bizim adamın peşine takıldığımda ara bir sokakta girdiğimiz klasik bir “Londra pub” ında (bu cümle fotoğrafçı adama aittir) yediğim fish&chips oldu. Mama kabıma konulan ton balığı dışında balığı hiç bu kadar keyifle yememiştim. Bizim fotoğrafçının iştahla yediğimi görüp “yanında elmalı bira da ister misin” sözlerine kulak asmadan kocaman bir fish&chips’i bir çırpıda bitiriverdim.
Yağmurun dışarıda gezmeme imkân vermediği bir diğer günde turuncu saçlı kadın ile dolaştım. Onunla da bu kentte saatler beşi gösterdiğinde başlayan “beş çayı” ritüeline katıldım. Nasıl mıydı? Benden başka hiç kedi yoktu!
“Thames Nehri kıyısında beş çayı” Londra’ya gelen tüm konukların yapılacaklar listesinde yer alırmış. Onyedinci yüzyılda gümüş külçeler karşılığında Çin’den getirilen çay, sadece ülkenin zenginlerinin saraylarında konuklara ikram edilirmiş. Şık porselen fincanlarda gelen çaya birbirinden lezzetli sandviçler, kekler eşlik ediyor.
Gelelim kahve konusuna...
Eğer siz de turuncu saçlı kadın gibi bir kahve tutkunuysanız, Londra’da şanslısınız. Kentin bilinmeyen saklı köşelerini keşfederken, gezmekle bitmeyecek kitapçılar arasında mekik dokurken ya da şansınıza güneş azıcık yüzünü gösterdiyse ve siz de bunu fırsat bilip bir parkta otururken, enfes kokusuyla bir fincan kahve eşlik edecektir Londra seyahatinize.
Londra’dan sevgilerle!
Fotoğraf: Murat Solakoğlu
Antalya'da, kentteki sahipsiz hayvanlara ilişkin sorunları tespit etmek ve kamuoyunda ...
İnsanlarla kedileri arasındaki bağ olağanüstü bir şeydir. Onlar kaotik hayatlarımızda ...
Cat Hospital Kedi Hastanesi tanıttığı yeni logosu ve kurumsal kimliği ile hastanenin 30. ...
İstanbul Büyükçekmece’de sahipleri tarafından sokağa terk edilen sokak köpekleri artık ...
Size yol arkadaşlığı yapan kedilerinizi stres anında kucağınızda nasıl taşıdığınız ...
Londra Manchester seferini yapacak hızlı trendeki kedi tüm yetkililere heyecanlı anlar ...
Kedilerin bazı hareketlerine ve ani davranış değişikliklerine alışmak biraz zordur. ...
Evinizi bir kedi ile paylaşmaya karar verdiğiniz andan itibaren onları tanımaya başlamanız ...
Kedilerin çok zeki olduğu aşikar. Ayrıca hayatı çok daha iyi bir hale de getiriyorlar. Bazen ...
Kedilerin muhteşemliklerini ve kedi kültürünü kutlamak için ilk defa düzenlenen Winnipeg ...
Kediler insanları gerçekten seviyor mu yoksa onları yalnızca karınlarını doyurmaları, ...
Bilecik’te Ertuğrulgazi Lisesi’nin bahçesinde yaşayan ‘Gece’ isimli kedinin dünyaya ...
Yazarların kediler hakkında yazdıkları nedir ki? Kedilemelerdir herhalde. İşte bizim sokak ve ...
Çocukluğumu hatırladığımda, kendimi, bahçe içinde iki katlı “kedilerle” dolu büyük ...
İzmir'de yaşayan hayvansever Hamide Kutlu, yaşadığı iş kazasından sonra tekerlekli ...
Mersin Büyükşehir Belediyesi, 'Yaşamı Sahiplen Destek Büyükşehir'den kampanyası ile 52 ...
Yaralı hayvanlara müdahalede geç kalınmaması için olay yerinde cerrahi müdahale yapma ...
Avustralya’nın Victoria eyaletinde yer alan Swan Hill Belediyesi'nin şehir konseyi, belediye ...
Sosyal medyaya düşen ve hızla yayılan maymuna benzer kedi birkaç günde 50 binden fazla yorum ...
Evdeki kedinizle güçlü bir duygusal bağ oluşturmak istiyorsanız, sokaktaki dostlarınızla ...
Kediler doğduktan sonra ortalama 3 ay annelerinin yanında kalırlar. 3 ay boyunca annelerinden ...
Kediler, evde yaşayan insanların her birine farklı şekilde davranırlar. Evdeki insanları ...
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, sahipsiz hayvanlarla ilgili yasa düzenlemesi hakkında ...
Her canlının ortalama bir yaşam süresi vardır. Evcil dostlarımızın da ortalama 16 yıldır. ...
Köpeklerin en bilinen özelliklerinden birisi ırkından bağımsız olarak sahiplerine karşı ...
İstanbul Sarıyer’de, denize düşen kediyi kurtarmak için vatandaşlar seferber oldu. ...
“Lütfen söyler misiniz bana, buradan hangi yola gitmem gerek?”“Bu nereye gitmek istediğine ...
Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesine her yıl Türkiye'nin birçok ilinden ...
Kediler neden dizüstü bilgisayarlar üzerine yatar ya da mırıldar? Kedilerde sık sık ...
Maskotun Özellikleri Atik, Çevik, Atletik, Enerjik ve Hınzır 2010 FIBA Dünya ...
Bu yıl Met Gala, moda dünyasının en ikonik isimlerinden biri olan ve 2019'da 85 yaşında ...
Türk Veteriner Hekimleri Birliği'nin de katkılarıyla Türkiye'de "ilk kez" evcil hayvan ...
İstanbul Arnavutköy’de dış kapıyı kısa süreliğine açık unutan ailenin 10 ay önce ...