YENİLER >

Kedimin Dilinde Benim Adım - Emek Ekşi

Kedimin Dilinde Benim Adım - Emek Ekşi

Köfte, koca göbeğini sağa sola savurarak yanıma koştu. Islak mamanın poşetinin çıkardığı inanılmaz “leziz” ses, onu keyifli öğlen kestirmelerinden uyandırmış, bir telaş mutfağa doğru çekmişti. Kocaman kocaman gözleriyle oturur pozisyona geçip beni ilgiyle izlemeye başladı. Her hareketime dikkat ediyor, ne zaman bu canım ziyafeti tabağa boşaltacağımı sabırsızlıkla yalanarak bekliyordu. Nihayet dört gözle beklenen ödül önüne konulduğunda, daha önce ondan hiç duymadığım cırtlak bir “miyav” sesiyle yemeğine atıldı. Kelimelere dökmek istediğimde bu sesin “miyav” a hiç benzemediğini, daha çok “mıycıyk!” gibi bir tepki olduğunu fark ettim. Bu fark ediş beni derin düşüncelere daldırdı. Elimde ıslak mamanın poşetiyle mutfak sandalyelerinden birini çekip oturdum ve Köfte’nin bir anda gözüme gizemli görünen varlığını sorgulamaya başladım.

Kelimeler! Onlar nedir ki? Her millet ve insan farklı şekiller ve sesler bir araya getirip derdini anlatmaya gayret eder. Sonra ortaya çıkan bu dil zenginliği içerisinde birbirinden farklı olanlar anlaşmanın bir yolunu bulur ve kurdukları iletişimin önündeki sis perdesi yavaş yavaş ortadan kalkar. Güzel ve uzun bir yolculuktur bu. Başka bir milletin deyimlerini atasözlerini keşfetmek dünyaya, yaşama onların gözlerinden tanıklık etmektir aynı zamanda…

Bunları hızla geçirirken zihnimden, kullandığım kelimelerin ne seslerde olursa olsun bir anlam ifade ettiğini fakat bunun biz insanların kurmaca yarattıkları soyut bir olay olduğunu fark ettim. O anda ismim, anlamını kaybetmişti. Sıradan bir ses olup çıkmıştı ağzımdan. İsmimi birkaç kez art arda tekrar ettim. Öyle ki bir süre sonra boşlukta sallanan, kendi halinde cascavlak bir nidadan ibaret kalıverdi. Köfte, leziz mamasından başını kaldırmış benim aynı sesi neden çıkardığıma meraklı bir şekilde kulak kabartmıştı. “Sen beni nasıl çağırıyorsun sevgili Köfte? Ben seni kendi dilimde, yiyeceğe düşkünlüğünden esinlenerek isimlendirdim. İznik köftelerini ne kadar sevdiğini bilirim. Sevdiğin, hoşlandığın bir şeyle çağrılmak, onunla ilişkilendirilmek bence hoşuna gidiyor olmalı… Peki, ben Köfte? Sen bana nasıl sesleniyorsun? Benim adımı ne koydun? Ah, ne kadar güzel! Aslında hepimizin birkaç tane ismi var öyle değil mi? Sana göre belki mamaları getiren, oyun oynayan eğlenceli bir insan olduğumdan ben huzur ve mutluluk dolu bir miyav’ı hak ediyorum. Ama karşı komşumuz ne yazık ki senden biraz çekiniyor, tavırlarındaki gerginlik sende de huzursuzluk yaratıyor olmalı. Bu sebeple onun adını daha nahoş bir “miyav” sesi koyduğundan eminim…”

Bu gizemli canlıya baktıkça zihnimdeki tozlu, örtülü kısımlar da bir bir aydınlanıyor, ferah bir açıklığa kavuşuyordu. Her gün, sıra dışı yaratılışını anlamaya biraz daha yaklaşmamın yanı sıra hayatı da çözümlediğimi; dünya denen bu muazzam yaratıklarla dolu gezegende tek başına bir insan soyunun olmadığını kavramaya başladığımı hissediyordum. Ancak bir kedi öğretebiliyordu böyle bir görüş açıklığını insan topluluğuna… Ondaki o başına buyruk karakter, özgürlüğüne düşkünlük ve yönetilmeye, yönlendirilmeye karşı olan doğuştan gelme isyancı tavrı insanı şaşalatıp, bir anlığına kendisi dışında süregiden hayatı görmesini sağlıyordu. Ve işte beni, kullandığım kelimeleri ve kendi ismimi bile sorgulatacak hale getiren sevgili Köfte, onlardan yalnızca birisiydi… Şu bir gerçek ki kediler, insanlara canlılar arasındaki bütünlüğü görebilmeleri için birer yol gösterici… Ne şanslıyız ki biz Kediciler, hayatlarımızı bu rehberlerle birleştirmişiz, onların eşsiz gözleriyle dünyayı farklı açılardan izleyebiliyoruz…

Nice güzel kedili günlere. Onlar, iyi ki varlar!

Keditörün Önerisi

Kedi Nefesi - Ferhan Yüksel

04.05.2020

Yeryüzündeki bütün hayvanlar gibi kediler de diyafram nefesi ile solurlar. Ömrümüzün ilk ...

Kediler Alemi

Kahin Kedi Achilles

12.06.2021

St Petersburg kentindeki ünlü Hermitage Müzesi'nin bahçesinde yaşayan kahin kedi Achilles, A ...

KEDİCİ AŞKINA ARA

EN YENİLER

TÜRKİYE'NİN KEDİ HASTANESİ

KEDİCİ FACEBOOK

KEDİCİ TWITTER