İyilik Kötülüğü Yendi: Havrita Kapatıldı
23.08.2022Sokak köpeklerinin harita üzerinde yerini gösteren Havrita uygulamasına tepkiler çığ gibi ...
Kamuoyunun Bilgisine ve Dikkatine,
Geçtiğimiz hafta Şanlıurfa'daydım. Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelen yaklaşık altmış veteriner hekimle bir araya geldik. Meslek toplantılarının en önemli tarafı, sahada yaşanan gerçek sorunların resmi raporlardan çok daha önce konuşulmaya başlanmasıdır. Gün içinde birçok konu gündeme geldi. Ancak bir süre sonra sohbetlerin ortak bir başlık etrafında toplandığını fark ettim.
Farklı şehirlerden gelen meslektaşlarımın önemli bir bölümü, Hindistan menşeli Raksharab isimli kuduz aşısı sonrasında karşılaştıkları ciddi reaksiyonlardan söz ediyordu.
Bazıları anafilaktik şok vakaları gördüğünü anlatıyor, bazıları ise aşı uygulamasını takip eden kısa süre içinde kaybettikleri kedi ve köpeklerden bahsediyordu.
Bu konuyu Mayıs ayında sosyal medyada duymuştum. İlk anda bunun bölgesel bir sorun ya da birkaç münferit olay olabileceğini düşünmüştüm.
Ancak Şanlıurfa'da duyduklarım ve aynı hikâyeyi birbirinden bağımsız birçok meslektaşımdan dinlemem, konuyu yeniden ele almama neden oldu.
Otuz yılı aşkın süredir veteriner hekimlik yapıyorum. Bu süre içinde sayısız ilaç, aşı ve ürün tartışmasına tanıklık ettim. Bu nedenle duyduğum her iddiaya hemen inanmak yerine araştırmayı tercih ederim. Şanlıurfa dönüşünde ben de bunu yaptım. Önce internet üzerinde kısa bir tarama gerçekleştirdim. Karşıma çıkan tablo beklediğimden çok farklıydı. Çünkü ortada birkaç sosyal medya paylaşımından çok daha büyük bir dosya bulunuyordu.
İlk dikkatimi çeken konu, hayvan sahiplerinin yaptığı şikâyetler oldu.
Şikayetvar platformunda Raksharab ile ilgili çok sayıda kayıt bulunuyordu.
Daha da önemlisi bu kayıtlar yalnızca Mayıs ayı ve sonraki haftalara ait değildi. Tarihler geriye doğru incelendiğinde benzer şikâyetlerin aylar öncesine kadar uzandığı görülüyordu.
Kusma, solunum güçlüğü, aşırı halsizlik, bayılma, şok tablosu ve ölüm iddiaları farklı şehirlerden gelen başvurularda tekrar tekrar karşımıza çıkıyordu. Elbette internet üzerindeki her şikâyet doğru kabul edilemez. Ancak yüzlerce benzer anlatımın aynı ürün etrafında toplanması artık göz ardı edilemeyecek bir durumdu.
Araştırmayı derinleştirdikçe konunun yalnızca hayvan sahipleri arasında konuşulmadığını gördüm.
Veteriner Hekimler Derneği ve Bursa Veteriner Hekimler Odası tarafından yapılan açıklamalarda, Raksharab uygulamalarını takiben gelişen anafilaktik şok vakalarına ilişkin bildirimlerin arttığı belirtiliyor ve Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan açıklama talep ediliyordu. Ardından konunun ulusal basına taşındığını gördüm.
Daha sonra ise Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne verilen soru önergesine ulaştım. Artık karşımızda birkaç sosyal medya paylaşımı değil, meslek örgütlerinin, basının ve milletvekillerinin gündemine girmiş ciddi bir kamuoyu tartışması vardı.
İşte tam bu noktada benim için asıl soru ortaya çıktı: Eğer ortada bu kadar yoğun bir tartışma varsa, neden kamuoyu yeterince bilgilendirilmemişti? Kaç advers etki bildirimi yapılmıştı? Bu bildirimlerin kaçı değerlendirilmişti? Kaç ölüm vakası resmi kayıtlara geçmişti? Kaç nekropsi gerçekleştirilmişti? Ürünlerin lot numaraları üzerinden bir inceleme yapılmış mıydı?
Türkiye'ye giren seriler üzerinde bağımsız analizler gerçekleştirilmiş miydi? Şüpheli olduğu öne sürülen serilerle ilgili herhangi bir tedbir alınmış mıydı? Bu soruların hiçbirine kamuoyunun ulaşabildiği net cevaplar bulamadım.
Daha da önemlisi, aylar boyunca biriken şikâyetler, veteriner hekimlerin bildirimleri, meslek örgütlerinin çağrıları ve TBMM'ye kadar taşınmış bir dosya ortadayken, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın kamuoyunu aydınlatacak kapsamlı bir açıklama yapmamış olması kabul edilebilir değildir.
Kamuoyu bugün hâlâ kaç advers etki bildirimi yapıldığını bilmiyor. Kaç ölüm vakasının incelendiğini bilmiyor. Kaç nekropsi gerçekleştirildiğini bilmiyor. Hangi serilerin mercek altına alındığını bilmiyor. Çünkü bu bilgiler paylaşılmıyor.
Şimdi sıkı durun; araştırma sırasında dikkatimi çeken ikinci konu ise aynı üretici çevresiyle ilişkili insan kuduz aşısı Abhayrab oldu.
Türkiye'de yıllarca kullanılan bu ürünle ilgili olarak 2025 yılında Hindistan'da sahte seri soruşturmaları yürütülmüş, uluslararası sağlık otoriteleri çeşitli uyarılar yayımlamıştı.
Ancak kuduz aşıları gibi hayati öneme sahip ürünlerde ortaya çıkan her güvenlik tartışmasının son derece ciddiyetle ele alınması gerektiğini göstermesi açısından dikkat çekicidir.
Türkiye, aynı üreticinin insan kuduz aşısı Abhayrab'ını yıllarca kullanmış ve hatta dünyadaki en büyük ithalatçılarından biri olmuştur.
2025 yılında Hindistan'da sahte Abhayrab serileri nedeniyle uluslararası sağlık uyarıları yayımlanmışken, bugün Raksharab ile ilgili yüzlerce şikâyet ve çok sayıda veteriner hekim bildirimi karşısında kamuoyunun ayrıntılı biçimde bilgilendirilmemesi soru işaretlerini daha da artırmaktadır.
Burada özellikle altını çizmek istediğim bir nokta var. Bu yazı bir aşı karşıtlığı yazısı değildir. Kuduz aşıları hem hayvan hem insan sağlığı açısından vazgeçilmezdir. Aynı şekilde bu yazı herhangi bir ülkeye ya da üretici firmaya yönelik peşin hüküm de içermemektedir.
Ancak ortada çok sayıda veteriner hekimin dile getirdiği, hayvan sahiplerinin şikâyet ettiği, meslek örgütlerinin açıklama yaptığı ve TBMM'ye kadar taşınmış bir dosya varsa, bunun görmezden gelinmesi de mümkün değildir.
Bugün cevap bekleyen soru Raksharab'ın suçlu olup olmadığı değildir. Bugün cevap bekleyen soru, bu kadar yoğun şüphe ve bildirim karşısında hangi incelemelerin yapıldığı ve sonuçlarının neden kamuoyu ile paylaşılmadığıdır. Eğer ürün güvenliyse bunun bilimsel verilerle ortaya konulması gerekir. Eğer bir sorun varsa bunun da gecikmeden açıklanması gerekir.
Şayet yapılan incelemeler varsa kamuoyu bunları bilmelidir. Şayet inceleme yapılıyorsa hangi aşamada olduğu açıklanmalıdır. Şayet herhangi bir risk bulunmadığı düşünülüyorsa bunun bilimsel dayanakları paylaşılmalıdır.
Bu nedenle yalnızca Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan değil, Sağlık Bakanlığı'ndan da açıklama bekliyoruz.
Çünkü araştırmamız sırasında aynı üretici çevresiyle ilişkili insan kuduz aşısı Abhayrab hakkında da dikkat çekici bilgilere ulaştık.
Raksharab ile ilgili tartışmalar kamuoyunun gündemine girmiş, basında yer bulmuş ve TBMM'ye kadar taşınmış durumdadır.
Buna karşılık, Türkiye'de yıllarca kullanılmış insan kuduz aşısı Abhayrab ile ilgili olarak Hindistan'da yürütülen sahte seri soruşturmaları ve uluslararası sağlık otoritelerinin yayımladığı uyarılar ise kamuoyunda neredeyse hiç tartışılmamıştır.
Elbette Abhayrab ile Raksharab aynı ürün değildir ve birinde yaşanan bir sorun diğerinin de sorunlu olduğu anlamına gelmez. Ancak aynı üretici çevresine ilişkin ortaya çıkan güvenlik tartışmalarının hem veteriner hem de beşeri sağlık açısından bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle Tarım ve Orman Bakanlığı'nın Raksharab ile ilgili, Sağlık Bakanlığı'nın ise Abhayrab ile ilgili bildirimler, incelemeler, analizler ve ulaşılan sonuçlar konusunda kamuoyunu ayrıntılı biçimde bilgilendirmesi artık bir tercih değil, sorumluluktur.
Çünkü güven, ancak şeffaflıkla sağlanır.
Ancak hiçbir şey olmamış gibi davranmak, sessiz kalmak ve zamanın sorunu unutturmasını beklemek kabul edilemez.
Çünkü burada söz konusu olan şey bir ticari ürün değil, canlıların hayatıdır.
Veteriner hekimler uyarıyor. Hayvan sahipleri cevap bekliyor. Meslek örgütleri açıklama istiyor. TBMM soru soruyor. Peki yetkililer ne yapıyor?
Bu nedenle bugün sorulması gereken soru şudur: Bu iddialar araştırılana kadar kaç hayvan daha ölecek? Ve eğer ortada gerçekten bir sorun varsa, neden hâlâ tedbir alınmamaktadır?
Şüphe varsa araştırma olmalıdır. Risk varsa tedbir olmalıdır. Kamuoyunun karşısına çıkıp gerçekleri açıklamak ise bir tercih değil, sorumluluktur.
Sessizlik hiçbir zaman çözüm değildir. Bazen sessizlik, sorunun kendisi haline gelir...
Dr. Tarkan Özçetin
Veteriner Hekim
16/06/2026
Sokak köpeklerinin harita üzerinde yerini gösteren Havrita uygulamasına tepkiler çığ gibi ...
Her apartman ve sitenin bir yönetmeliği vardır. Yönetmelik apartman inşaatının ...
Türkiye oldukça farklı sayıda kedinin yaşadığı, aynı zamanda kedi türleri açısından ...
Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesinde bir depoda yapılan aramada yasa dışı yollarla ...
Dişi kedilerin kızgınlık dönemi için yapmanız gerekenler şeyler vardır. Eğer yavru ...
Kurşun ve kadmiyumun böbrek üzerindeki etkileri biliniyor. Peki yıllarca süren düşük ...
Kediler hakkında bilinen birçok bilgi ne yazık ki yanlıştır. Kulaktan kulağa yayılan, ...
Bir eve ihtiyacı olan yaralı bir kedi yavrusu olduğunu öğrendiklerinde, onun mükemmel bir ...
Dondurucu soğukların etkisini gösterdiği Sivas Altınkale'de, termal suya patilerini sokarak ...
Polikistik böbrek hastalığı özellikle İran kedileri, Egzotik Shorthair cinsi ve melezlerinde ...
Tüm Türkiye, İzmir depreminde enkaz altında kalanlardan gelecek güzel haberleri bekliyor, umut ...
ABD'nin Oregon eyaletinde yaşayan Samm adındaki kedi "en yaşlı kedi" unvanını alarak Guinness ...
Kediler, vücutları ve ruhları kadar naif ve hassas bir sindirim sistemine sahiptirler. Sık sık ...
Üsküdar'da, görme engelli seyyar satıcı Mesut Sever ile baston sesini duyar duymaz tezgahın ...
İngiltere’nin Stevenage kentinde yıllarca tren istasyonunun maskotu olan Nala isimli kedi ...
Marilyn Monroe’ya benzerliğiyle dikkat çeken Melek Karahan, Mardin’de engelli ve bakıma ...
Bugüne kadar görülmemiş bir olay Kocaeli’nde yaşandı. Bir mektup ve bir kedi veteriner ...
Tayland'da batan bir gemide kalan dört yavru kedi, denizin ortasında kurtarılmayı bekledi. ...
Dilimize yerleşmiş bir söz kalıbı var. İki insan anlaşamazlarsa, “kedi köpek gibi” ...
Mamak’taki bir barınakta hayvanların açlıktan birbirini yediği iddiaları, hayvanseverleri ...
İnsanların hayvanlarla konuşabilme fikri uzun yıllar bilim kurguya ait bir hayal olarak ...
Tırnak makasını gördüğü an sizden kaçan bir kediniz mi var? Kedinizin tırnaklarını ...
Millet İttifakı'nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu, 18 yıl önce CHP Genel Merkezi'nde doğan ve ...
Mama kabının yerinin değişmesine dahi strese giren kediler, ev ortamı değiştirdiklerinde zor ...
Bütün bir yaz balkon köşelerinde, pencere önlerinde yatıp yuvarlandık... Yazın o sıcak ...
Tenyalar hayvanlardan insanlara geçen parazitler içinde en bilinen ve sonuçları itibarı ile en ...
Maya’nın hikâyesi 2011 yılında sitenin bahçesinde annesini kaybetmiş diğer kedilerin ...
Araştırmacılar Mısır’da bulunan kedi mumyasını, 3D tarama teknolojilerini kullanarak ...
AKP, sokak hayvanları ile ilgili yeni düzenleme için Hayvanları Koruma Kanunu’nda ...
Sizlere her yazımda sinir bozucu olaylardan bahsediyordum. Bu sefer böyle olmasın ve biraz ...
Türkiye'de depremde enkaz altında kalanları kurtarma çalışmalarını destek verirken ...
Ankara’ da ilk kedi konseptli bir kafe… Bir çok kediye ev sahipliği yapan, lezzetli ...
SurveyMonkey tarafından 9 - 25 Ocak tarihleri arasından gerçekleştirilen araştırma Türkiye, ...