Dr. Tarkan Özçetin OHHAD’daki Görevinden İstifa Etti
27.02.2023Veteriner Hekim Dr. Tarkan Özçetin kurucusu olduğu Özel Hayvan Hastaneleri Derneği’ndeki ...
Kamuoyunun Bilgisine ve Dikkatine,
Geçtiğimiz hafta Şanlıurfa'daydım. Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelen yaklaşık altmış veteriner hekimle bir araya geldik. Meslek toplantılarının en önemli tarafı, sahada yaşanan gerçek sorunların resmi raporlardan çok daha önce konuşulmaya başlanmasıdır. Gün içinde birçok konu gündeme geldi. Ancak bir süre sonra sohbetlerin ortak bir başlık etrafında toplandığını fark ettim.
Farklı şehirlerden gelen meslektaşlarımın önemli bir bölümü, Hindistan menşeli Raksharab isimli kuduz aşısı sonrasında karşılaştıkları ciddi reaksiyonlardan söz ediyordu.
Bazıları anafilaktik şok vakaları gördüğünü anlatıyor, bazıları ise aşı uygulamasını takip eden kısa süre içinde kaybettikleri kedi ve köpeklerden bahsediyordu.
Bu konuyu Mayıs ayında sosyal medyada duymuştum. İlk anda bunun bölgesel bir sorun ya da birkaç münferit olay olabileceğini düşünmüştüm.
Ancak Şanlıurfa'da duyduklarım ve aynı hikâyeyi birbirinden bağımsız birçok meslektaşımdan dinlemem, konuyu yeniden ele almama neden oldu.
Otuz yılı aşkın süredir veteriner hekimlik yapıyorum. Bu süre içinde sayısız ilaç, aşı ve ürün tartışmasına tanıklık ettim. Bu nedenle duyduğum her iddiaya hemen inanmak yerine araştırmayı tercih ederim. Şanlıurfa dönüşünde ben de bunu yaptım. Önce internet üzerinde kısa bir tarama gerçekleştirdim. Karşıma çıkan tablo beklediğimden çok farklıydı. Çünkü ortada birkaç sosyal medya paylaşımından çok daha büyük bir dosya bulunuyordu.
İlk dikkatimi çeken konu, hayvan sahiplerinin yaptığı şikâyetler oldu.
Şikayetvar platformunda Raksharab ile ilgili çok sayıda kayıt bulunuyordu.
Daha da önemlisi bu kayıtlar yalnızca Mayıs ayı ve sonraki haftalara ait değildi. Tarihler geriye doğru incelendiğinde benzer şikâyetlerin aylar öncesine kadar uzandığı görülüyordu.
Kusma, solunum güçlüğü, aşırı halsizlik, bayılma, şok tablosu ve ölüm iddiaları farklı şehirlerden gelen başvurularda tekrar tekrar karşımıza çıkıyordu. Elbette internet üzerindeki her şikâyet doğru kabul edilemez. Ancak yüzlerce benzer anlatımın aynı ürün etrafında toplanması artık göz ardı edilemeyecek bir durumdu.
Araştırmayı derinleştirdikçe konunun yalnızca hayvan sahipleri arasında konuşulmadığını gördüm.
Veteriner Hekimler Derneği ve Bursa Veteriner Hekimler Odası tarafından yapılan açıklamalarda, Raksharab uygulamalarını takiben gelişen anafilaktik şok vakalarına ilişkin bildirimlerin arttığı belirtiliyor ve Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan açıklama talep ediliyordu. Ardından konunun ulusal basına taşındığını gördüm.
Daha sonra ise Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne verilen soru önergesine ulaştım. Artık karşımızda birkaç sosyal medya paylaşımı değil, meslek örgütlerinin, basının ve milletvekillerinin gündemine girmiş ciddi bir kamuoyu tartışması vardı.
İşte tam bu noktada benim için asıl soru ortaya çıktı: Eğer ortada bu kadar yoğun bir tartışma varsa, neden kamuoyu yeterince bilgilendirilmemişti? Kaç advers etki bildirimi yapılmıştı? Bu bildirimlerin kaçı değerlendirilmişti? Kaç ölüm vakası resmi kayıtlara geçmişti? Kaç nekropsi gerçekleştirilmişti? Ürünlerin lot numaraları üzerinden bir inceleme yapılmış mıydı?
Türkiye'ye giren seriler üzerinde bağımsız analizler gerçekleştirilmiş miydi? Şüpheli olduğu öne sürülen serilerle ilgili herhangi bir tedbir alınmış mıydı? Bu soruların hiçbirine kamuoyunun ulaşabildiği net cevaplar bulamadım.
Daha da önemlisi, aylar boyunca biriken şikâyetler, veteriner hekimlerin bildirimleri, meslek örgütlerinin çağrıları ve TBMM'ye kadar taşınmış bir dosya ortadayken, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın kamuoyunu aydınlatacak kapsamlı bir açıklama yapmamış olması kabul edilebilir değildir.
Kamuoyu bugün hâlâ kaç advers etki bildirimi yapıldığını bilmiyor. Kaç ölüm vakasının incelendiğini bilmiyor. Kaç nekropsi gerçekleştirildiğini bilmiyor. Hangi serilerin mercek altına alındığını bilmiyor. Çünkü bu bilgiler paylaşılmıyor.
Şimdi sıkı durun; araştırma sırasında dikkatimi çeken ikinci konu ise aynı üretici çevresiyle ilişkili insan kuduz aşısı Abhayrab oldu.
Türkiye'de yıllarca kullanılan bu ürünle ilgili olarak 2025 yılında Hindistan'da sahte seri soruşturmaları yürütülmüş, uluslararası sağlık otoriteleri çeşitli uyarılar yayımlamıştı.
Ancak kuduz aşıları gibi hayati öneme sahip ürünlerde ortaya çıkan her güvenlik tartışmasının son derece ciddiyetle ele alınması gerektiğini göstermesi açısından dikkat çekicidir.
Türkiye, aynı üreticinin insan kuduz aşısı Abhayrab'ını yıllarca kullanmış ve hatta dünyadaki en büyük ithalatçılarından biri olmuştur.
2025 yılında Hindistan'da sahte Abhayrab serileri nedeniyle uluslararası sağlık uyarıları yayımlanmışken, bugün Raksharab ile ilgili yüzlerce şikâyet ve çok sayıda veteriner hekim bildirimi karşısında kamuoyunun ayrıntılı biçimde bilgilendirilmemesi soru işaretlerini daha da artırmaktadır.
Burada özellikle altını çizmek istediğim bir nokta var. Bu yazı bir aşı karşıtlığı yazısı değildir. Kuduz aşıları hem hayvan hem insan sağlığı açısından vazgeçilmezdir. Aynı şekilde bu yazı herhangi bir ülkeye ya da üretici firmaya yönelik peşin hüküm de içermemektedir.
Ancak ortada çok sayıda veteriner hekimin dile getirdiği, hayvan sahiplerinin şikâyet ettiği, meslek örgütlerinin açıklama yaptığı ve TBMM'ye kadar taşınmış bir dosya varsa, bunun görmezden gelinmesi de mümkün değildir.
Bugün cevap bekleyen soru Raksharab'ın suçlu olup olmadığı değildir. Bugün cevap bekleyen soru, bu kadar yoğun şüphe ve bildirim karşısında hangi incelemelerin yapıldığı ve sonuçlarının neden kamuoyu ile paylaşılmadığıdır. Eğer ürün güvenliyse bunun bilimsel verilerle ortaya konulması gerekir. Eğer bir sorun varsa bunun da gecikmeden açıklanması gerekir.
Şayet yapılan incelemeler varsa kamuoyu bunları bilmelidir. Şayet inceleme yapılıyorsa hangi aşamada olduğu açıklanmalıdır. Şayet herhangi bir risk bulunmadığı düşünülüyorsa bunun bilimsel dayanakları paylaşılmalıdır.
Bu nedenle yalnızca Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan değil, Sağlık Bakanlığı'ndan da açıklama bekliyoruz.
Çünkü araştırmamız sırasında aynı üretici çevresiyle ilişkili insan kuduz aşısı Abhayrab hakkında da dikkat çekici bilgilere ulaştık.
Raksharab ile ilgili tartışmalar kamuoyunun gündemine girmiş, basında yer bulmuş ve TBMM'ye kadar taşınmış durumdadır.
Buna karşılık, Türkiye'de yıllarca kullanılmış insan kuduz aşısı Abhayrab ile ilgili olarak Hindistan'da yürütülen sahte seri soruşturmaları ve uluslararası sağlık otoritelerinin yayımladığı uyarılar ise kamuoyunda neredeyse hiç tartışılmamıştır.
Elbette Abhayrab ile Raksharab aynı ürün değildir ve birinde yaşanan bir sorun diğerinin de sorunlu olduğu anlamına gelmez. Ancak aynı üretici çevresine ilişkin ortaya çıkan güvenlik tartışmalarının hem veteriner hem de beşeri sağlık açısından bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle Tarım ve Orman Bakanlığı'nın Raksharab ile ilgili, Sağlık Bakanlığı'nın ise Abhayrab ile ilgili bildirimler, incelemeler, analizler ve ulaşılan sonuçlar konusunda kamuoyunu ayrıntılı biçimde bilgilendirmesi artık bir tercih değil, sorumluluktur.
Çünkü güven, ancak şeffaflıkla sağlanır.
Ancak hiçbir şey olmamış gibi davranmak, sessiz kalmak ve zamanın sorunu unutturmasını beklemek kabul edilemez.
Çünkü burada söz konusu olan şey bir ticari ürün değil, canlıların hayatıdır.
Veteriner hekimler uyarıyor. Hayvan sahipleri cevap bekliyor. Meslek örgütleri açıklama istiyor. TBMM soru soruyor. Peki yetkililer ne yapıyor?
Bu nedenle bugün sorulması gereken soru şudur: Bu iddialar araştırılana kadar kaç hayvan daha ölecek? Ve eğer ortada gerçekten bir sorun varsa, neden hâlâ tedbir alınmamaktadır?
Şüphe varsa araştırma olmalıdır. Risk varsa tedbir olmalıdır. Kamuoyunun karşısına çıkıp gerçekleri açıklamak ise bir tercih değil, sorumluluktur.
Sessizlik hiçbir zaman çözüm değildir. Bazen sessizlik, sorunun kendisi haline gelir...
Dr. Tarkan Özçetin
Veteriner Hekim
16/06/2026
Veteriner Hekim Dr. Tarkan Özçetin kurucusu olduğu Özel Hayvan Hastaneleri Derneği’ndeki ...
Japonya'da üretilen giyilebilir fan, kedi ve köpeklerin tüylerine hava üfleyerek sıcak yaz ...
Kediniz sizinle "at-getir" oyununu oynuyor mu? Cevap evetse yalnız değilsiniz. Yeni bir ...
Kanada’da soğuktan donmak üzere olan kedi bir evin camını tırmalayarak yardım istedi. ...
Uzunköprü'de gelen bir ihbarı değerlendiren Uzunköprü Doğayı ve Sokak Hayvanları Koruma ...
Meclis 26-29 Temmuz günleri ziyaretçilere yasaklandı. Kararın, sokak hayvanlarına ilişkin ...
Kedim geceleri çok miyavlıyor, oradan oraya koşturuyor diyorsanız kesinlikle yalnız ...
Japon bilim insanlarının ortaya koyduğu yeni bir araştırmaya göre, kediler hem sahiplerinin ...
Araştırmanın yazarlarından McComb, “Hem hayvan davranışları üzerine çalışan hem de ...
Kediler adeta sporda üstünlük sağlamak için var olmuş canlılardır. Hız, hassasiyet ve ...
Bir kedici olarak, kediniz hakkında birçok garip şey fark etmişsinizdir ve muhtemelen onları ...
ABD'nin güneydoğusundaki Mississippi eyaletinde "bekçi kedisi", evinin soyulmasını önledi. ...
Deneysel çalışmalar, kedilerin sevgi dolu ve yavaş göz kırpmalarının gerçekten de insan ...
Kedilerin garip davranışlarına kediciler alışmış olsa da bazen öyle bir şey yaparlar ki ne ...
İstanbul Küçükçekmece'de 26 Mart 2019'da sitenin bahçesinde kedilere baktığı için ...
ABD'deki Johns Hopkins Hastanesi'nde görevli bilim insanı Robert Yolken liderliğinde yapılan ...
Kedi veya köpeklerin petshoplarda ne kadar zor şartlar altında satışa sunulduklarının çoğu ...
Kedinizin yabancılara karşı neden utangaç olduğunu merak ediyorsanız veya korkmuş bir ...
Kitty’i özel kılan belki de ağzının olmamasıdır. Tasarımcısı Yuko Yamaguchi diyor ki: ...
Kediciler, aşırı tüy dökme, cilt sorunları ya da hava sıcaklıklarındaki değişimlerin ...
Ordu'nun Ünye ilçesinde lise öğrencileri, odun külü sirkesinin kedi kumundaki antimikrobiyal ...
Diye yazdım Facebook’a! Keşke yazmaz olaydım. Hepsi birbirinden duygu yüklü yüzlerce ...
İyi günde, kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta, canım sıkılana dek yanında duracağım ...
Bilim insanları insanlar tarafından sergilenen bazı davranışları, kasıtlı veya ...
Doğanın ortasında yürek ısıtan bir hikaye... Dağda bir tavşan yavrusunu bulan Selami Amca, ...
Osmaniye’de kontrollü olarak yıkılan bir binanın enkazından 5 günlük bir yavru kedi ...
University of Georgia’dan hayvan davranışları konusunda uzman olan Sharon Crowell-Davis, ...
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı sokak köpeklerini ‘uyutma’yı öngören kanuna ...
ABD'nin New York eyaletine bağlı Long Island bölgesinde, 2012 yılında kaybolan bir kedi, 10 ...
Kediciler, internette bu kediyi gördüğünüzde bunun bir fotoğraf hilesi olduğunu ...
İngiliz Kısa Tüylü kedisi, 2001 yılında Kedi Yetiştiricileri Birliği Yönetimi tarafından ...
"Türk Milletinin istikbali bugünkü çocukların isabetli görüşü ve yorulmak istidadında ...
Massachusetts'te gölün ortasında bir buz parçası üzerinde mahsur kalan 20 yaşındaki kör ...