184 Yıllık Mesleğin İtibarı Bu Kadar Ucuz Mu?

184 Yıllık Mesleğin İtibarı Bu Kadar Ucuz Mu?

Gün geçmiyor ki kutsal olduğuna inandığım mesleğimle ilgili bir skandalla daha karşılaşmayalım.

Aslında uzun yıllardır meslek politikalarının içinde olmayı özellikle tercih etmedim. Sonuçta bu mesleğin 72 veteriner hekim odası ve onların bağlı olduğu bir Türk Veteriner Hekimleri Birliği var. Mesleğin haklarını savunmak, sorunlarını dile getirmek ve geleceğini planlamak öncelikle onların görevi.

Üstelik ne herhangi bir koltukta gözüm var ne de meslek siyasetinde bir kariyer hedefim.

Ama derler ya; konuşsan olmuyor, sussan gönül razı değil.

Son zamanlarda genç meslektaşlarımdan gelen mesajların sayısı da giderek arttı. Yaşadıkları haksızlıkları, gelecek kaygılarını ve emeklerinin nasıl değersizleştirildiğini daha sık benimle paylaşmaya başladılar.

Bir noktadan sonra insan kendine şu soruyu sormadan edemiyor:

Bu kadar yanlış karşısında susmaya devam mı edeceğiz?

Bu kadar mantıksızlığa, plansızlığa ve boş vermişliğe artık “dur” demeyecek miyiz?

Yazık değil mi bu mesleğe?

Yazık değil mi yıllarını vererek veteriner hekim olmaya çalışan gençlere?

Bugün tartıştığımız konu da maalesef bunlardan biri.

YÖK'ün uyguladığı 34 yaş üstü kadın kontenjanı kapsamında tıp, diş hekimliği, eczacılık, hukuk, mimarlık, mühendislik ve öğretmenlik gibi birçok alan özel olarak korunurken, veteriner hekimlik fakülteleri bu koruma kapsamına alınmamıştır.

Burada açıkça sorulması gereken soru şudur:

Tıp fakültesinde uygulanmayan bir sistem neden veteriner fakültesinde uygulanmaktadır?

Bu soruyu sormak kadınların eğitim hakkına karşı çıkmak değildir. Her yaştan insanın eğitim alma hakkı vardır. İtiraz edilen nokta yaş değil, mesleki standartlardır.

Veteriner hekimlik; biyoloji, anatomi, fizyoloji, farmakoloji, cerrahi, epidemiyoloji, halk sağlığı ve gıda güvenliği gibi son derece ağır bir eğitim sürecini gerektiren sağlık mesleklerinden biridir. Hayvan sağlığını, toplum sağlığını ve gıda güvenliğini doğrudan ilgilendirir. Buna rağmen yıllardır başarı sırası barajı olmayan, kontenjanları plansız artırılan ve farklı istisnalarla akademik standartları aşındırılan bir alan haline getirilmiştir.

Bugün YÖK'ün bu uygulaması nedeniyle bazı veteriner fakültelerinde, genel kontenjanlardan yerleşen adaylara göre çok daha düşük başarı sıraları ve puanlarla öğrenci kabulü mümkün hale gelmiştir.

Oysa veteriner hekimlik de tıpkı diğer sağlık meslekleri gibi yoğun bilimsel eğitim, yüksek akademik yeterlilik ve ciddi mesleki sorumluluk gerektiren bir alandır.

Gördüğüm kadarıyla bu konuda sessiz kalmayanlar da olmuştur.

Bursa Veteriner Hekimler Odası açık bir duruş sergileyerek veteriner fakültelerinde 34 yaş üstü kadın kontenjanının kaldırılmasını, başarı sırası barajı getirilmesini ve mesleki niteliğin korunmasını talep etmiştir.

Adana Veteriner Hekimleri Odası da benzer şekilde başarı barajı ve özel kontenjan uygulamalarına ilişkin eleştirilerini kamuoyuyla paylaşmıştır.

Meslek adına kendilerine teşekkür ediyorum. Çünkü bazen doğruyu söylemek popüler olmaktan daha değerlidir.

Ancak burada başka bir soru daha sormak gerekiyor.

72 veteriner hekim odası, çok sayıda dernek ve meslek örgütünün bulunduğu bir ülkede, mesleğin geleceğini ilgilendiren böylesine önemli bir konuda, yalnızca kamuoyuna yansıyan güçlü itirazların iki oda ile sınırlı kalmış olması ayrıca sorgulanması gereken bir durum değil midir?

Peki ya Türk Veteriner Hekimleri Birliği?

Ne yazık ki bu konuda beklenen ağırlıkta bir duruş göremiyoruz.

TVHB çeşitli açıklamalarında veteriner fakültelerine başarı sırası getirilmesi ve kontenjanların yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etmektedir. Bu yaklaşım doğrudur ancak yeterli değildir.

Mesleğin geleceğini ilgilendiren bu kadar kritik bir konuda daha net, daha kararlı ve daha güçlü bir ses beklemek biz veteriner hekimlerin en doğal hakkıdır.

Çünkü mesele yalnızca birkaç kontenjan meselesi değildir.

Mesele veteriner hekimliğin Türkiye'de nasıl görüldüğüdür.

Eğer veteriner hekimlik bir sağlık mesleğiyse, eğitim standartları da diğer sağlık meslekleri kadar ciddiye alınmalıdır.

Eğer veteriner hekimlik halk sağlığının ayrılmaz bir parçasıysa, fakültelere giriş kriterleri de buna göre belirlenmelidir.

Eğer veteriner hekimler “hekim” ise, eğitim politikalarında da hekim muamelesi görmelidir.

Bugün sessiz kalınan her taviz, yarın mesleğin değerinden biraz daha eksiltmektedir.

184 yıllık bir eğitim ve bilim geleneğine sahip veteriner hekimlik mesleği, çok daha fazla saygıyı hak etmektedir.

Bu meslek; hayvan sağlığını, halk sağlığını ve gıda güvenliğini koruyan on binlerce veteriner hekimin emeği üzerine kurulmuştur.

Ayrıca veteriner hekimlerin istihdamı, özlük hakları ve çalışma koşullarına ilişkin sorunların kalıcı çözümlerle ele alınması, mesleğin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır.

Ne bu meslek, ne de geleceğimizi emanet edeceğimiz genç meslektaşlarımız, plansız kararları ve günübirlik uygulamaları hak etmemektedir.

Veteriner hekimlik fakülteleri ikinci sınıf sağlık okulları değildir.

184 yıllık bir mesleğin itibarı, günübirlik kararlarla zedelenemeyecek kadar değerlidir ve bu meslek kimsenin üzerinde eğitim politikaları deneyeceği bir alan değildir.


Dr. Tarkan Özçetin

22/06/2026

Keditörün Önerisi

Elma ve Kedinin Faydaları

13.03.2021

1-Anti-Kanser Vücudu hayat emici kanserli hücrelerden koruyan güçlü anti-kanser yeteneklerine ...

Kediler Alemi

Kediniz İle Tatil Planı

19.07.2021

Tatile çıkmaya karar verdiniz ancak kedinizle ne yapacağınızı düşünüyorsunuz. Onunla ...

BİR MUCİZEDİR PATİLER

02.09.2023

Kedilerin fizyolojik özellikleri insanlarda ilgi uyandırır. Esnek ve atletik vücut yapıları ...

Hatay'da İnsanlık Yanıyor

10.10.2020

Hatay Yanıyor… Hatay’da sadece ormanlar değil, ormanlarda yaşayan canlılar , masum canlar ...