5.000 İnsan, Onlara Hayatlarını Geri Verebilmek İçin İstanbul’da Bir Arada… - Pınar Tuncer
29.01.202030 Eylül 2012’de… saat 14’ü gösteriyor. İstiklal Caddesi Tünel’den Meydan’a kadar ...
“Kediler bana, bir fotoğrafı ne kadar titizlikle
planlarsanız planlayın, hafızanızda en çok yer eden karelerin çoğu zaman hiç
beklemediğiniz anlarda ortaya çıktığını öğretti.”
Kediler, Nils Jacobi’nin objektifinde yalnızca birer
fotoğraf karesinin öznesi değil; her biri kendine özgü karakteri, ifadesi ve
hikâyesiyle öne çıkan karakterler. “The Catographer” olarak tanınan Alman
fotoğrafçı, yıllardır kedilerin en doğal anlarını kendine özgü bakış açısıyla
ölümsüzleştiriyor.
Endüstriyel tasarım eğitiminin ardından hobi olarak
başladığı fotoğrafçılık, zamanla onu uluslararası alanda tanınan bir kedi
fotoğrafçısına dönüştürdü. Bu yıl ilk kez İstanbul’u ziyaret eden Jacobi,
şehrin sokak kedilerini ve onlarla aynı yaşamı paylaşan insanları da
objektifine taşıdı.
Kedilerle çalışmanın inceliklerinden fotoğrafçılık
anlayışına, İstanbul’un kendisinde bıraktığı izlenimlerden ilham kaynağı olan
ilk kedisi Fritz’e uzanan bu söyleşide, Nils Jacobi’nin hem mesleğine hem de
kedilere bakışını yakından keşfediyoruz.
“The Catographer” bugün dünyanın dört bir yanında
tanınan bir isim. Peki sizi kedilere adanmış bir kariyere götüren yol nasıl
başladı?
Kedi fotoğrafçılığı yolculuğum, 2011 yılında Endüstriyel
Tasarım bölümünden mezun olduktan kısa bir süre sonra başladı. Fotoğrafçılığı
hobi olarak keşfetmek istediğim için bir fotoğraf makinesi satın almıştım. Çok
geçmeden bu alana büyük bir tutkuyla bağlandım ve aklıma gelen neredeyse her
fotoğrafçılık türünü denemeye başladım. Özellikle insan portreleri çekmeyi
seviyordum ve çalışmalarımı düzenli olarak Flickr’da paylaşıyordum.
O dönemde 2008 yılından beri benimle yaşayan kedim Fritz de
hayatımın önemli bir parçasıydı. Onun fotoğraflarını paylaştığımda ilginç bir
şey fark ettim: Fritz’in fotoğrafları, diğer çalışmalarımdan çok daha fazla
ilgi görüyordu.
Zaten kedileri çok seviyor ve onları fotoğraflamaktan büyük
keyif alıyordum. Bunun üzerine odağımı giderek daha fazla bu alana yöneltmeye
karar verdim.
Başlangıçta tamamen kişisel bir ilgi olarak başlayan bu
süreç zamanla uzmanlık alanıma dönüştü. Yıllar içinde bir fırsat diğerini
getirdi ve sonunda kariyerimi tamamen kedi fotoğrafçılığı üzerine inşa etmiş
oldum. Dönüp baktığımda, her şeyin yalnızca kendi kedimin daha güzel
fotoğraflarını çekme isteğiyle başlamış olması bana hâlâ oldukça ilginç
geliyor.
Kediler, fotoğrafçının planlarına her zaman uymayan
canlılar. Bir çekimde kontrolü bırakıp kedinin sizi yönlendirmesine izin
verdiğiniz anlar oluyor mu?
Kedileri ilk fotoğraflamaya başladığım yıllarda onları büyük
ölçüde özgür bırakıyor, ilginç anların kendiliğinden ortaya çıkmasını
bekliyordum.
Ancak zamanla bunun çoğu zaman beceriden çok şansa dayalı
bir yöntem olduğunu fark ettim. Elbette spontane anlar harika kareler ortaya
çıkarabiliyor, fakat her zaman en güçlü fotoğrafları vermiyor.
Deneyim kazandıkça, kedilerin dikkatini ve davranışlarını
onları strese sokmadan yönlendirebilmenin yollarını öğrendim. Kediler oyun
oynamaya, merak duygusuna ve bazen de ödül mamalarına doğal olarak ilgi duyar.
Ben de bu içgüdülerden yararlanarak onları belirli bir noktaya yönlendiriyor,
istedikleri yöne bakmalarını ya da fotoğraf için uygun olacak şekilde
çevreleriyle etkileşim kurmalarını sağlıyorum.
Bugün çekimlerim çok daha planlı ilerliyor. Çoğu zaman
zihnimde oluşturmak istediğim kareyi önceden tasarlıyorum ve yıllar içinde
geliştirdiğim yöntemlerle kedileri doğal bir şekilde belirli pozlara ya da
hareketlere teşvik edebiliyorum. Elbette kediler hâlâ bu sürecin aktif bir
parçası. Ancak artık ilginç bir anın ortaya çıkmasını beklemek yerine, o anı
birlikte oluşturuyoruz.
Fotoğrafçılık size kediler hakkında çok şey öğretmiş
olabilir. Peki kediler size fotoğrafçılık hakkında ne öğretti?
Kediler bana, bir fotoğrafı ne kadar titizlikle planlarsanız
planlayın, hafızanızda en çok yer eden karelerin çoğu zaman hiç beklemediğiniz
anlarda ortaya çıktığını öğretti.
Bir fotoğrafçı olarak ışığı, kompozisyonu ve teknik
detayları önceden hazırlayabilirsiniz. Ancak bir kedinin bakışını, yüz
ifadesini ya da çevresine vereceği tepkiyi tamamen planlamak mümkün değildir.
Yıllar içinde en sevdiğim fotoğrafların bazılarının tamamen
beklenmedik anlarda ortaya çıktığını fark ettim. Bir kedinin aniden sıra dışı
bir ifade takınması, çevresindeki bir şeye beklenmedik bir tepki vermesi ya da
daha önce hiç görmediğim bir davranış sergilemesi… İşte bu anlar, fotoğrafları
benim için gerçekten özel ve unutulmaz kılıyor.
Bu yüzden kediler bana sürprizlere açık olmayı öğretti.
Elbette hazırlık yapmak ve deneyim sahibi olmak çok önemli. Ancak fotoğrafçılık
yalnızca zihninizdeki görüntüyü kusursuz şekilde hayata geçirmekten ibaret
değil.
Asıl mesele, karşınıza çıkan beklenmedik anları fark
edebilmek ve onları değerlendirebilmek. Bir fotoğrafı gerçekten benzersiz yapan
da çoğu zaman bu sürpriz anlardır.
Yıllar boyunca sayısız kedi fotoğrafladınız. Buna
rağmen hâlâ peşinden gitmek istediğiniz, henüz çekemediğinizi düşündüğünüz bir
kare var mı?
Kesinlikle var. Sayısız kedi fotoğraflamış olsam da hâlâ
yakalamayı hayal ettiğim pek çok an var. Aslında fotoğrafçılığı benim için hâlâ
heyecan verici kılan şey de tam olarak bu. Kediler beni şaşırtmayı hiç
bırakmıyor.
Daha önce de bahsettiğim gibi, en özel kareler çoğu zaman
beklenmedik anlarda ortaya çıkıyor. Kediler zıplarken inanılmaz şekiller
oluşturabiliyor, yüz ifadeleri ise saniyenin çok küçük bir bölümünde tamamen
değişebiliyor. En sevdiğim anlardan biri de bir kedinin başını ya da tüm
vücudunu silkelediği anlar. Ortaya çıkan fotoğraflar çoğu zaman hem çok komik
oluyor hem de beni her seferinde gülümsetiyor.
Ancak bu anlar o kadar kısa sürüyor ki onları bilinçli
olarak yakalamak neredeyse imkânsız.
Siz ne olduğunu fark edip deklanşöre basana kadar o an
çoktan geçmiş oluyor. Çoğu zaman bu kareleri tamamen şans eseri
yakalayabiliyorsunuz. Sanırım onları bu kadar değerli kılan da tam olarak bu.
Bu durum özellikle çalışmalarımın büyük bölümünü
gerçekleştirdiğim stüdyo çekimleri için geçerli. Ancak açık havada çalışırken
işin içine çok daha fazla değişken giriyor. Çevre, hava koşulları, ışık ve arka
plan bazen hiç beklenmedik şekilde mükemmel bir araya gelebiliyor. Örneğin
İstanbul gibi bir şehirde, gün batımında arka planda Sultanahmet Camii
yükselirken tam doğru noktada duran bir kediyle karşılaşabilirsiniz. Böyle
anları planlamak neredeyse imkânsızdır. Bu yüzden her zaman çekebileceğim daha
iyi bir fotoğraf olduğuna inanıyorum. Sanırım beni üretmeye devam ettiren şey
de bu sonsuz ihtimal duygusu.
İstanbul’da kediler ve insanlar arasında sessiz bir
anlaşma varmış gibi hissediliyor; kediler özgür, insanlar ise onlara yaşam
alanı açıyor. Bir fotoğrafçı olarak bu ilişkiyi nasıl gözlemlediniz ve bu durum
çalışmalarınızı nasıl etkiledi?
Aslında itiraf etmeliyim ki bu yıl İstanbul’u ilk kez
ziyaret ettim. Gelmemin en önemli nedeni ise uzun zamandır buranın “dünyanın
kedi başkenti” olarak anıldığını duymuş olmamdı. Beklentilerim zaten oldukça
yüksekti, ancak şehir buna rağmen beni şaşırtmayı başardı.
Beni en çok etkileyen şey, kedilere gösterilen ilginin
günlük yaşamın doğal bir parçası hâline gelmiş olmasıydı. Gittiğim her yerde
insanların kedilere mama ve su bıraktığını, onları sevdiğini ya da onlarla aynı
alanı doğal bir şekilde paylaştığını gördüm. Fakat beni asıl etkileyen,
kedilerin insanlara karşı sergilediği rahat tavırlardı. Bana göre hayvanların
insanlara nasıl tepki verdiği, onlara nasıl davranıldığını anlamanın en iyi
göstergelerinden biridir. İstanbul’daki kediler son derece sakin, kendinden
emin ve insanlarla iletişim kurmaktan çekinmeyen hayvanlardı. Bu da şehirde
yaşayan insanların kedilerle kurduğu güçlü bağı açıkça gösteriyordu.
Daha önce sokak kedilerinin insanlara karşı çok daha
temkinli davrandığı pek çok yer gördüm. İstanbul’daki atmosfer ise gerçekten
farklıydı. Bir fotoğrafçı olarak bu durum benim işimi de büyük ölçüde
kolaylaştırdı. Kedileri günlük yaşamlarının doğal akışı içinde, insanlarla aynı
şehri paylaşırken gözlemleme ve fotoğraflama fırsatı buldum.
Ne yazık ki ziyaretim çok kısa sürdü. Şehir hakkında ilk
izlenimimi edinmek ve gerçekten anlatıldığı kadar özel olup olmadığını görmek
için yalnızca üç gece kaldım. Bu kısa sürede çok sayıda fotoğraf çektim, ancak
döndüğümde hâlâ keşfetmem gereken çok fazla şey olduğunu fark ettim. Hatta bu
seyahat bana tek bir şeyi kesin olarak gösterdi: İstanbul’a mutlaka yeniden
dönmeliyim ve bir dahaki gelişimde çok daha uzun süre kalmayı planlıyorum.
Dünyanın farklı şehirlerinde kediler fotoğrafladınız.
İstanbul’u diğer şehirlerden ayıran en belirgin şey neydi?
Açıkçası kendimi dünyanın dört bir yanında sokak kedileri
fotoğraflayan biri olarak tanımlamam doğru olmaz. Çalışmalarımın büyük bölümü
stüdyo fotoğrafçılığı üzerine kurulu olduğu için bu konudaki bakış açım biraz
farklı.
İstanbul’u benim için özel kılan yalnızca şehirde yaşayan
kedi sayısı değil; kedilerin günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası hâline gelmiş
olması. İnsanların onlara duyduğu sevgi her yerde hissediliyor. Şehrin dört bir
yanında mama ve su istasyonları, kedi temalı dükkânlar ve hediyelik eşyalar
görmek mümkün. Hatta insanların sokak kedileri için mama bağışında
bulunabildiği otomatlarla bile karşılaştım. Bu da bana kedilerin yalnızca hoş
görülen canlılar olmadığını, gerçekten şehrin kimliğinin bir parçası olarak
benimsendiğini hissettirdi.
Bende güçlü bir izlenim bırakan bir diğer konu ise
insanların sıcaklığı ve yardımseverliğiydi. Kedileri fotoğraflarken birçok kişi
yanıma gelip ne yaptığımı merak etti. Otel sahipleri, restoran işletmecileri ve
mahalle sakinleri benimle sohbet etti; daha fazla kedi bulabileceğim yerleri
tarif etti, hatta bazıları kedileri fotoğraflayabilmem için mama getirerek bana
yardımcı oldu. Bu küçük karşılaşmalar İstanbul deneyimimi çok daha samimi ve
unutulmaz kıldı.
Benim için İstanbul’u farklı kılan yalnızca kediler değil,
kediler ile insanlar arasında kurulmuş bu özel bağ. Şehir, sokakta yaşayan
kedilere özen göstermeyi adeta kültürünün bir parçası hâline getirmiş. Sanırım
İstanbul’u dünyada gerçekten eşsiz yapan da tam olarak bu.
Son olarak, bir fotoğrafçı olarak değil sadece Nils
olarak cevaplayın: Kediler hayatınıza ne kattı?
Kedilerin hayatıma kattıklarını düşündüğümde aklıma ilk
gelen isim Fritz oluyor. O benim ilk kedimdi, marka adım FurryFritz’e ilham
veren dostumdu ve bir hayvanı ne kadar derinden sevebileceğimi bana öğreten ilk
canlıydı.
Ne yazık ki Fritz’i, 17. yaş gününe yalnızca iki gün kala,
Eylül 2025’te kaybettim. Artık benimle olmasa da bugün yaptığım her şeyin
arkasındaki en büyük ilham kaynağı hâlâ o. Eğer Fritz hayatıma girmeseydi,
büyük ihtimalle hiçbir zaman kedi fotoğrafçılığına yönelmeyecek ve bugün
kariyerimin önemli bir parçası hâline gelen fotoğraflarım milyonlarca insana
ulaşmayacaktı.
Yıllar içinde Kleine, Lissy ve Frederic de ailemizin bir
parçası oldu. Her biri kendine özgü karakteriyle hayatıma mutluluk, ilham ve
unutulmaz anılar kattı. Onlar yalnızca çalışmalarımı değil, beni ben yapan
kişiyi de şekillendirdi.
Kediler hayatımı kökten değiştirdi. Bana dostluk, ilham ve
her gün yeniden hissedebildiğim bir mutluluk kazandırdılar. Aynı zamanda
hayatın en değerli anlarının çoğu zaman en küçük ve en sıradan görünen anlar
olduğunu hatırlatıyorlar. Bugün hayatımı kediler olmadan hayal etmem gerçekten
mümkün değil.
Işıl Aykan Atmaca
Keditör
30 Eylül 2012’de… saat 14’ü gösteriyor. İstiklal Caddesi Tünel’den Meydan’a kadar ...
Atakum Belediyesi, Atakum Kent Konseyi ve STK’ların iş birliği ile “Atakum’da bu kış ...
Kediciler olarak evimizdeki, sokağımızdaki, şehrimizdeki ve dünya üzerindeki bütün ...
Trabzon'un Ortahisar ilçesinde yaşayan 63 yaşındaki Hatice Özkan'ın, torununa doğum ...
Antalya Kemer’de caretta carettalar denizle buluştu. Çıralı Sahili’ndeki görüntüler ...
ABD’de 2 yıldır kayıp olan 12 yaşındaki görme engelli bir kedi sosyal medya ve barınak ...
İngiltere'de evde bakılan kedilere mikroçip takılması ve sahibinin iletişim bilgilerinin ...
Kediler, vücutları ve ruhları kadar naif ve hassas bir sindirim sistemine sahiptirler. Sık sık ...
Evde yaşayan kediler günde ortalama 15 saat uyur, hatta bazı kediler günün yaklaşık 20 ...
Birçok evcil hayvan sahibi, özellikle yemek söz konusu olduğunda, evcil dostları için en ...
Rusya-Ukrayna savaşında 46 gündür askeri ve sivil can kayıpları yaşanırken, birçok hayvan ...
Tüm Türkiye, İzmir depreminde enkaz altında kalanlardan gelecek güzel haberleri bekliyor, umut ...
Bir kediyle bağ kuran herkes, onun güzelliğini ve çekiciliğini yüzlerinden çok daha derine ...
İlayda, babasının tayini çıktığı için başka bir okula gitmek zorunda kaldı. Eski ...
Kırıkkale’nin Delice ilçesinde hayata geçirilen proje kapsamında sokak hayvanlarını evlat ...
Tekir, sarman, bembeyaz Ankara kedileri ya da tarçın renkli kediler.. “Kedilerin tüy ...
Kedi Hastanesi Hekimlerinden Vet. Hek. Dr. Umut Fikret Korkmaz Kedici okurları için ...
İzmir Karşıyaka'da meydana gelen orman yangınları sonrası kurtarılan hayvanlar için hayvan ...
Son derece zeki ve meraklı canlılar olan kedileri çok seviyoruz! Peki bazı günlük ...
Banfield Evcil Hayvan Hastanesi tarafından yapılan yeni bir araştırmaya göre, ABD’de ...
Kediler ailenin bir üyesidir. En yakın dostlarımız için en iyisini istememiz ve onları ...
Kudüs'teki Sion Dağı'ndan çıkarılan kazı malzemelerini inceleyen arkeologlar, Abbasi ...
Ayasofya’da Dede Kılıç Yerine Torun Seymen Atandı! "Uzun tüylü kedilerin atası" olarak ...
Özel gereksinimli, görme engelli bir kedi, ABD Güney Carolina'daki bir barınağa açıklama ...
1983 yılında Eskişehir’de doğdum. Lisans eğitimimi İstanbul Teknik Üniversitesinde, ...
Şüphesiz, (Mısır’da) evcil hayvan pek çoktur. Ama eğer kediler bazı kazalara kurban ...
İzmir depreminde hasar gören binalardan biri de Bayraklı ilçesindeki Egemen Apartmanı. ...
Kendinizi kısaca tanıtır mısınız? -Ben Selcen Karakoç. Evli, mutlu, çocukluyum. Pati dostu ...
10 Kasım Atatürk'ü Anma Günü, 10 Kasım 1938 günü saat 09.05'te yaşamını yitiren, ...
Kamuoyuna yansıyan son düzenleme ile veteriner hekimlere yönelik bazı disiplin cezalarının ...
Fethiye'de yaşayan İngiliz Sherilee Francis, evinin "Cat House" adını verdiği bir odasında ...
Hamilelik süresi 57 ile 67 gün arasında değişiklik gösteren kedilerin, hamile kalma yaşı ...
Scottish Fold ırkı kediler, kıvrık kulakları ve uysal görünümleriyle insanların kalbini ...