YENİLER >

Hayvan Partisi

Bu partiye üye olmak için hayvanları sevmeniz şart değil

Türkiye’nin ilk ve tek Hayvan Partisi faaliyetlerine başladı. Kedici Ailesi olarak biz de Hayvan Partisi’ni gönülden destekliyoruz.

• Evinizde bir hayvanla yaşıyor olmak zorunda değilsiniz.

• Sokakta gördüğünüz kedilerin gıdısını, köpeklerin göbeğini okşamak durumunda da değilsiniz.

• Hatta genel olarak hayvanları hiç de o kadar çok sevme mecburiyetiniz yok.

• Hayvan Partisi’nin sizden beklediği tek şey, insan odaklı gözlüklerinizi çöpe atıp dünyayı sadece sizin türünüz için değil tüm türler için adaletin olması gereken bir yer olarak algılamanız.

• İneklerin size özel süt kaynakları olduklarına inanmıyorsanız,

• Tavukların sizin için çalışan yumurta fabrikaları olduklarını ve günde normalden kat kat fazla yumurtlamaları için istiflenmelerinin normal olduğunu düşünmüyorsanız,

• Maymunların doğanın bize sunduğu deney tahtaları olduğuna dair derin şüpheleriniz varsa

• bir insanın ölümüyle bir kedinin, bir eşeğin, bir fesleğen bitkisinin ölümü arasında aslında perspektif haricinde pek de fark olmadığını görebiliyorsanız,

• Hakaret etmek için “Hayvan herif!”, “Eşşoğlu eşşek!”, “İt!”, “Nankör kedi!” gibi ifadeler kullanmıyorsanız Hayvan Partisi’ne kolayca üye olabilirsiniz.

Bu bilgiler Hayvan Partisi’nin resmi web sitesinden alınmıştır.

Partinin duruşu web sitesinde şöyle anlatılıyor;

“Biz hayvanları sevelim, sevdirelim amacıyla toplanmış bir grup değiliz.”

Amacımız, insan merkezli işleyen dünyada unuttuğumuz, görmezden geldiğimiz, zarar verdiğimiz diğer canlıları gündeme taşımak.

İneklerin yaşama hakkını savunmak adına kimseyi vejetaryenliğe davet etmiyoruz.

Hedefimiz, size sebze yemeklerinin güzelliklerini anlatmak değil; kesimhanelerde hiçbir etik değere göre açıklanamayacak durumda acı çeken ineklerin hayatlarını iyileştirebilecek politikalar üretmek.

Evet, çoğumuz hayvanları çok seviyoruz. Ama bunu bir ön şart olarak önünüze koymuyoruz.

Tek istediğimiz, hepimizin dünyaya fırlatılmış varlıklar olduğumuzu ve biçimlerimizin varlığımızın önemini ya da değerini belirlemediğini herkese hatırlatmak.

Sonuçta, kendimiz için istemediğimizi bir başka varlık için de istemiyoruz ve uğradıkları kötü muameleye, haksızlığa karşı seslerini Türkçe, İngilizce ya da herhangi bir insan dilinde ifade edemeyenlerin adına diğer insanlarla yaşam kontratları yapmaya yelteniyoruz.