“Onların Teminatı Biz Veteriner Hekimleriz”
06.10.2021Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ender Yarsan dergimize yaptığı ...
Pet Terapi Üzerine Doç. Dr. Eda Küçüktülü ile Söyleşi
Röportaj: Işıl Aykan – Kedici Dergisi
Son günlerde bazı uzmanların, kedi ve köpeklerin evde beslenmemesi gerektiğini, bunun sağlık açısından riskli olduğunu savunan açıklamalarına sıkça rastlanıyor. Oysa tam da aynı dönemde, bir hastane kapısından içeri bir terapi köpeği giriyor; doktoruna, hemşiresine, hastasına umut taşıyarak…
Tıp bilimi her geçen gün yenileniyor, görüşler farklılaşıyor. Ama değişmeyen bir gerçek var: Hayvanlarla insanlar arasında kurulan o özel bağ, bazen bir ilacın bile yapamadığını yapabiliyor.
İşte bu yüzden, Türkiye’de kanser hastalarına yönelik ilk terapi köpeği uygulamasını hayata geçiren Doç. Dr. Eda Küçüktülü ile bir araya geldik. Çünkü bazen kapınızı bir doktor çalar, bazen de bir pati…
Işıl Aykan: Hocam, köpeklerin hastane koridorlarında dolaştığı bir projeyi ilk duyduğumda gerçekten şaşırdım. Bu fikir nasıl ortaya çıktı?
Eda Küçüktülü: Dünyada uzun süredir bilinen bir uygulama bu. Amerika’da, Avrupa’da onkoloji servislerinde hastaların stresini ve kaygısını azaltmak için terapi köpekleri düzenli olarak kullanılıyor. Araştırmalar bu ziyaretlerin moral üzerindeki etkisini net şekilde ortaya koyuyor. Türkiye’de ise bu adımı atmak biraz cesaret gerektirdi ama sonuçları görünce buna değdi.
I.A.: Projede yer alan köpekler nasıl seçildi?
E.K.: En güzel tarafı da bu bence. Hepsi sokaktan kurtarılan canlar. Safiş ve Mochi… İkisi de önce sokakta bulundu, sonra bu proje için eğitildi. Yani terapi köpeği olmak için özel bir ırk olmanıza gerek yok. Önemli olan uygun karakter, insanla bağ kurma yeteneği ve doğru eğitim. Bu köpekler hem sıkı sağlık kontrollerinden hem de zorlu sınavlardan geçiyor.
I.A.: İnsanların aklına ilk gelen soru: Enfeksiyon riski yok mu?
E.K.: Çok hassas bir konu. Köpeklerimiz düzenli iç-dış parazit tedavisi alıyor, zoonoz hastalıklar için sürekli taramadan geçiyorlar. Hastaya gitmeden hemen önce antiseptik bir bakımdan geçiriliyorlar. Ayrıca ziyaretler yalnızca bağışıklığı güçlü, açık yarası olmayan, köpek korkusu veya alerjisi bulunmayan gönüllü hastalara yapılıyor. Tüm süreç etik kurul onaylı yürütülüyor.
I.A.: Ziyaretlerde unutamadığınız anlar oldu mu?
E.K.: Olmaz mı! Bir hemşire hastamız vardı mesela… Mochi ona patisini uzattığında gözyaşlarını tutamadı. “İlk defa hastalığımı kronik gibi hissettim, dışarıda hayatın sürdüğünü anladım” dedi. Bazen bir bakış, bir pati, bir ilacın yapamadığını yapabiliyor.
I.A.: Bu uygulama sadece hastalara mı iyi geliyor?
E.K.: Hayır. Bu ziyaretler, hastalar kadar onkoloji servislerinde çalışan sağlık ekibine de iyi geliyor. Çünkü onların işi sadece tedavi değil; aynı zamanda hastalara moral vermek, motivasyonu yüksek tutmak. Terapi köpekleriyle geçirilen birkaç dakika, onların üzerindeki stresi azaltıyor, yüzlerini gülümsetiyor.
I.A.: Bu uygulamanın amacı sadece moral vermek mi?
E.K.: Bundan çok daha fazlası var. İstiyoruz ki Türkiye’de kadrolu terapi köpekleri olsun. Belirli saatlerde hastaneye gelsinler, bahçede yürüsünler, çocuk servislerinde dolaşsınlar. Avrupa’da bu sistem oturmuş durumda. Bizim insanımızın hayvanlarla kurduğu duygusal bağ çok güçlü; bu yüzden burada etkisi çok daha büyük olabilir.
I.A.: Terapi köpeği olmak isteyen bir köpek nasıl hazırlanıyor?
E.K.: Önce karakter testi yapılıyor. Ardından Cihan Akın ve Şenay Kandemir gibi uzman eğitmenler sosyalizasyon eğitimini veriyor. Sonra köpekler bir dizi sınavdan geçiyor. Sürecin başında Arzu Önşen ve Göktan Eker gibi tecrübeli isimler var. Yani rastgele bir köpek değil; bu işi yapabilecek uygun karakterde bireyler seçiliyor.
I.A.: Bu uygulama köpeklerle ilgili önyargıları da kırar mı?
E.K.: Kesinlikle. “Köpek hastaneye girer mi?” diyen pek çok kişi, bir köpeğin bir hastayla nasıl bir bağ kurduğunu görünce fikrini değiştiriyor. Bu sadece tıbbi bir katkı değil; toplumsal bir dönüşüm de yaratıyor. Özellikle sokaktan kurtarılan köpeklerin bu rolde olması, toplumsal barışı da güçlendirebilir.
I.A.: Sizi en çok etkileyen geri bildirim neydi?
E.K.: Bir profesör hastamız şöyle demişti: “İlaçların etkisi ayrı ama sizi anlayan, yanınıza sokulan bir canlı varsa, en iyi tedavi odur. Nereden geldiği değil, nasıl yaklaştığı önemli.”
Belki de umut dediğimiz şey, kapının dışında aradığımız kadar uzak değil; burnumuzun ucunda, bir pati kadar yakın.
Kedici Dergisi olarak, bu değerli röportaj için Doç. Dr. Eda Küçüktülü’ye, Safiş’e, Mochi’ye ve bu yolu açan herkese teşekkür ederiz
Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ender Yarsan dergimize yaptığı ...
İnsanların çok sevdiğimiz bazı yiyecekler onlar için faydalı olmadığı gibi aksine ...
Tanınmış Amerikalı bilim yazarı Alan Weismann’ın, “The World Without Us” (Bizsiz ...
Türk Hava Yolları (THY), yolcuların beraberinde götürdüğü evcil hayvanları için ...
Tıpkı Fikret Kızılok’un şarkısındaki gibi: “Uyku kardeşim ver elini, usul usul damla ...
Kedici, yedi yıllık sessizliğin ardından yeniden okurunun karşısına çıkıyor. Ama bu ...
Tüm Kediciler evin asıl sahibinin kediler olduğunu bilir. Biz de bu durumdan pek şikayetçi ...
Londra’nın ünlü Savoy Oteli, 1889’daki açılışından beri inceliğin ve lüks yaşam ...
Mısır (Egyptian) Mau Kedisi, küçük-orta boylu, kısa tüylü bir kedi ırkıdır. Aynı ...
Bilecik’te Ertuğrulgazi Lisesi’nin bahçesinde yaşayan ‘Gece’ isimli kedinin dünyaya ...
Zayıflama merkezinden kaçmaya çalışan şişman bir kedinin başarısız girişimi, ayakkabı ...
"Bu bir zihniyet devrimi ve gerçekleştirmek hiç kolay olmadı." Geçtiğimiz sene 12. Yılını ...
Diyarbakır Galeria İş Merkezi’nde ayakta kalan bloklarda mahsur kalan 14 hayvan günlerdir ...
ABD’de 2 yıldır kayıp olan 12 yaşındaki görme engelli bir kedi sosyal medya ve barınak ...
“Ev sahibim kedimi istemiyor, sitedekiler köpeğimi ve kedimi şikayet ediyor'' diyorsanız, ...
Mersin Yenişehir Belediyesi Geçici Hayvan Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde misafir ...
Cat Hospital Kedi Hastanesi veteriner hekimlerinden Burak Şimşek, kedilerde üriner sistem ...
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde büyük Türk Milleti'nin kanı, canı ve sonsuz ...
Tasarımlarıyla Türk ve Dünya sanatında büyük yer edinmiş Doğan Gürbüz Ekşioğlu, ...
Elbette herkesin bildiği gibi bir kap su, bir kap mama kapımızın önüne koymalıyız. Bu en ...
Türkiye'de nesli tehlike altındaki türlerden olan saz kedileri üzerine yapılan araştırmalar ...
Sahibi Kate Felmet'in Esme ismini verdiği kedi, yaşadığı mahallede ne bulursa çalıyor! ...
Ankara Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Şube Müdürü Mustafa Şener; "Yakında hayvan ...
Sokak köpeklerinin harita üzerinde yerini gösteren Havrita uygulamasına tepkiler çığ gibi ...
Kedilerin 'nankör' olduklarına ilişkin inanışa, bilim insanlarından itiraz geldi. Biz ...
Hepimiz, çevremizden defalarca kez kedilerin ''nankör'', köpeklerin ise ''sadık'' olduklarını ...
Kırıkkale’nin Delice ilçesinde hayata geçirilen proje kapsamında sokak hayvanlarını evlat ...
Rusya'da geçtiğimiz hafta bir fabrika işçisinin atık işleme tesisindeki çöplerin içinde ...
Bir kedi ile aynı hayatı paylaşmaya karar verip onu evinize alıyorsanız, bu ömür boyu ...
Bugün öğle saatlerinde İstanbul Bakırköy durağında yürekleri ısıtan bir olay yaşandı. ...
Artvin’in Yusufeli ilçesi Dereiçi köyünde yaşayan Ahmet Şahin, kar nedeniyle yolları ...
11 yılı aşkın süredir Suriye’de yaşanan savaş insanları etkilediği kadar, hayvanların ...