YENİLER >

Dostça Bir Uyarı…

Dostça Bir Uyarı…

2018 verilerine göre Türkiye’deki hanelerin %10’nunda en az 1 köpek ile %13’ünde ise en az 1 kedi bulunmaktadır. Bu rakamlara göre ülkemizde evlerde 5 milyondan fazla kedi köpek beslenmektedir (https://www.statista.com/statistics/517048/households-owning-cats-dogs-europe-turkey/). Ortalama olarak her hanede 4 kişinin yaşadığını düşünürsek, yaklaşık 20 milyon kişi, evlerini, hayatlarını; evlatları ve kardeşleri gibi sevdikleri evcil dostları ile paylaşmaktadır. Bu rakamlara, sokakta yaşayan, en az 2 milyon kedi köpek ve onlara gönüllü bakan hayvanseverlerin sayısı dahil değildir. Çeşitli nedenlerle evine kedi köpek alamayıp, sokaktaki canlara, karda kışta, dağda taşta, canla başla bakan, besleyen en az 500 bin gerçek hayvansever olduğunu da düşünüyorum. Yukarıdaki veriler 2018 yılından geliyor ve 2012 yılından beri devamlı artış gösteriyor.
Tüm bunları neden yazıyorum? Önce tam rakamı netleştirelim. Ülkemizde en az 20 milyon hayvansever var. Bunların dörtte birinin, yani 5 milyonunun 18 yaş altında olduğunu varsayalım. Evet, tablo yavaş yavaş netleşiyor… Ülkemiz topraklarında, 18 yaş üstünde, en az 15 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı hayvansever var. Bazılarının sadece hayvan olarak gördüğü canlarla beraber yaşayan, onlarla mutlu olan, onlarla üzülen “15 milyon seçme seçilme hakkı olan T.C. vatandaşı”… Toplam seçmen sayısının %25’i.
Gelelim sadede, koronavirüs tedbirleri doğrultusunda alınan önlemler kapsamında ( ki hiç tereddütsüz sonuna kadar destekliyoruz) sokağa çıkma yasağı alındı. Ancak yasakla beraber unutulan, göz ardı edilen bir kitle vardı. Hayvanseverler…

Bu süreçte birçok hayvansever, köpeğinin ihtiyacı için (ki sağlıkları için günde en az 2 kez çıkması gerekiyor) sokağa çıkmaktan çekindi. Çıkanlara cezalar kesildi. Yine sokaktaki canlar için besleme yapan, gerçekte çok önemli bir kamu hizmeti veren gönüllü hayvanseverler de çıkamadı. Gönüllü kamu hizmeti vermelerine rağmen, kamu görevlilerince engellendiler. Liste uzayıp gidiyor…
En katı karantina kurallarını uygulayan ülkelerde bile hep istisna bir grup vardı. Evet, hayvanseverler. Hiçbir gelişmiş ülke köpek sahiplerinin sokağa çıkmasını yasaklamadı. Bu durum, sırf sokağa rahat çıkmak için köpek sahiplenen kişilerce suistimal edilse de geri adım atmadılar. Neden acaba? Çünkü o ülkelerin siyasetçileri ve yöneticileri, hayvanseverleri karşılarına alırlarsa bir daha seçilemeyeceklerini çok iyi biliyorlar. Kimse evlatlarına yapılan haksızlığı unutmaz! Belki dünyaya göre biraz geriden geliyoruz ama biz hayvanseverlerin de ülke yönetiminde söz sahibi olacağına gönülden inanıyorum . Seçim öncesi bir iki kanun tasarısı, yalandan kedi köpekle çekilmiş fotoğraflar, videolar artık bu 15 milyonluk seçmen kitlesini tatmin etmeyecektir. Tüm bu söylediklerimin tehdit olarak algılanmasını istemem.
Sadece Dostça Bir Uyarı…

Saygılarımla
Dr.Tarkan Özçetin
KedVet Başkanı