Kotor ve Sokağın Kedileri

Kotor ve Sokağın Kedileri

Taş sokaklarda zamanı yavaşlatan, mırlamayla yön bulan bir yolculuk...

Bazı şehirler vardır; daha adımını atar atmaz sana kendini gösterir. Bazılarıysa seni sınar. Acele edenleri eleyip, kalanlara yavaş yavaş açılır. Kotor, bu ikinci gruptandır. Adriyatik’in kıyısında, dağların arasına sıkışmış bu eski şehir, kendini yüksek sesle anlatmaz. Fısıldar. Ve o fısıltıyı en iyi anlayanlar kedilerdir.

Kotor’un eski şehrine girerken, taş kapıdan yalnızca insanlar geçmez. Zaman da geçer. Sokaklar daralır, sesler kısılır, gökyüzü yukarıda ince bir şerit hâline gelir. İşte tam bu noktada, yerde kıvrılmış bir kediyle göz göze gelirsin. Ne ürker ne de yaklaşır. Sadece bakar. Sanki “burada işler böyle yürür” der gibi.

Kotor kedileri acele etmez. Bir yere yetişmez, bir şey istemez. Bir dükkânın önünde saatlerce oturabilir, bir pencere pervazında günü izleyerek geçirebilirler. İnsanların koşuşturması onların ritmini bozmaz; aksine, onlar şehrin gerçek ritmini belirler. Bu yüzden Kotor’da yürürken insan farkında olmadan yavaşlar. 

Taş sokakların serinliği, yaz sıcağında kediler için doğal bir sığınaktır. Öğle saatlerinde gölgeyi, akşamüstü hâlâ sıcaklığını koruyan duvar diplerini seçerler. Şehrin ısısını, rüzgârını, nemini bizden önce hissederler. Kotor’u gerçekten tanıyanlar onlardır.

Eski şehrin içinde dolaşırken her köşe küçük bir sahne gibidir. Bir merdivenin başında güneşe yüzünü dönmüş bir kedi, sur dibinde birbirine sokulmuş iki kardeş, dar bir geçitte uyuklayan yavrular… Hiçbiri poz vermez ama hepsi oraya aittir. Kediler burada süs değil; hafızadır.

Kotor Körfezi’ne yakın sokaklarda yaşayanlar daha meraklıdır. Balıkçı teknelerini izler, denizin kokusunu tüylerinde taşır, dalgaların sesine kulak verirler. Akşamüstü güneş alçaldığında, gün boyunca kaybolmuş gibi duran kediler birer birer ortaya çıkar. Sanki görünmez bir işaret verilmiştir.

Bu şehirde insanlar ve kediler arasında yazılı olmayan bir anlaşma vardır. Kimse kimseye sahip değildir ama herkes birbirinin alanına saygılıdır. Bir kafede sandalyenin altına uzanmış bir kedi kimseyi rahatsız etmez; aksine mekânın ruhunu tamamlar. Bir dükkânın kapısında uyuyan kedi, tabeladan daha güvenilir bir işaret gibidir.

Kotor’da yürürken insan bir süre sonra yön duygusunu kaybeder. Sokaklar birbirine benzer, köşeler tekrar eder, taş duvarlar aynı serinliği taşır. Ama kediler kaybolmaz. Onlar için her köşe ayrı bir anlam, her duvar ayrı bir duraktır. Hangi sokak günün hangi saatinde güneş alır, hangi merdiven rüzgârı keser, hangi eşik gece daha sıcak olur… Kediler bunları bilir. Şehri ezbere değil, hissederek yaşarlar.

Kotor’da sokaklar insanlara göre çizilmemiş gibidir. Burada şehir, önce kedilere anlatılmış; insanlar sonradan eklenmiştir. Taş duvarların gölgesinde yaşayan bu sessiz sakinler, kenti haritasız ama kusursuz bir biçimde okur.

Kotor’da kediler yalnızca gündüz değil, gecenin de sahibidir. Akşam saatlerinde sokak lambaları yandığında, taş duvarların gölgeleri uzar. Gündüz sakin olan sokaklar gece daha sessiz hâle gelir. İşte o saatlerde kediler şehrin gerçek yüzünü ortaya çıkarır. Sessiz adımlarla dolaşır, boş meydanları geçer, kapalı dükkânların önünde durup etrafı dinlerler. Şehir uyurken, kediler uyanıktır.

Gece Kotor’da bir kediyle karşılaşmak, gündüzkünden daha farklı bir his bırakır. Gözleri ışığı yansıtır, hareketleri daha kontrollüdür. İnsan bu anlarda kendini gerçekten misafir gibi hisseder. Çünkü şehir, artık tamamen onlara aittir.

Kotor’un duvarları kalındır, taşları eskidir. Yüzyıllar boyunca sayısız ayak bu sokaklardan geçmiştir. Ama kedilerin bakışı değişmemiştir. Aynı sakinlik, aynı mesafe, aynı özgüven. Sanki şehir, her nesilde onlara kendini yeniden anlatmış gibidir.

Kotor’dan ayrılmaya hazırlanırken, şehir ardında güçlü bir cümle bırakmaz. Büyük bir final yapmaz. Onun vedası da gelişi gibidir: sessiz. Limana doğru yürürken, taş duvarların dibinde yine bir kedi görürsünüz. Yanından geçersiniz. O belki başını kaldırır, belki kaldırmaz.

Ama siz bilirsiniz.

Bu şehir size kendini anlatmıştır.

Bunu kelimelerle değil, kedilerle yapmıştır.

Ve bazı şehirler vardır ki, onları terk etmezsiniz.

Sadece yavaşça uzaklaşırsınız.

Gezgin Kedici’nin Notu: Kotor’da yürürken şehirden çok kedileri izledim. Çünkü bu şehir, acele edenlere değil; duranlara kendini anlatıyor. Taş duvarların gölgesinde uyuyan her kedi, bana Kotor’un haritasını sessizce çizdi. Bu yolculuktan da manzaralardan çok mırlamaları hatırlayarak ayrıldım...


Işıl Aykan Atmaca

Keditör

08/07/2026

Keditörün Önerisi

Kedi - Maurice Carame

12.10.2020

Kedi gözlerini açtı, Güneş girdi içeri. kedi gözlerini kapadı, Güneş içerde ...

Kediniz Hangi Renk?

05.02.2023

Kedilerle ilgili harika şeylerden biri, her kediyi benzersiz kılan çok çeşitli ...

Kediler Alemi

Kediler Nasıl Sevilir?

13.04.2023

Kedilerin vücut dilleri onları ne zaman ve nasıl sevebileceğimiz ile ilgili önemli bilgiler ...

'Arthur' Annesine Kavuştu

09.11.2020

İzmir depreminde zarar gören Egemen Apartmanı’nın ilk iki katı enkaz haline gelmişti. ...

KEDİCİ AŞKINA ARA

EN YENİLER

TÜRKİYE'NİN KEDİ HASTANESİ