Ormana Ağıt - Emek Ekşi

Ormana Ağıt - Emek Ekşi

Gölgemin, boyumla aynı olduğu bir vakitti. Gözlerimi kavurucu ışıktan hareket ettiremiyordum. Cırcır böceklerinin yoğun uğultusu içinde ferahlayacak bir yer arıyordum. Sıcaktan alev alev ısınmış bir dizi evi geçtikten sonra nihayet bir bakkal gördüm. Yerden yükselip, tüm bedenimi ve zihnimi kavuran ısının sarhoşluğuyla bakkalın kapısına ulaştım. Fakat kepenkler inmiş üzerine de sağlam bir kilit vurulmuştu. Bu öğle saatinde, gözlerime inanamayarak kapıyı zorladım, sanki insanın kendi eliyle yaptığı o demir yığını, benim kol kuvvetimle kolayca açılacakmış gibi...


"Su...", diye fısıldadım. Aslında haykırdığımı düşünüyordum. Fakat sesim anca bu kadar çıkabilmişti. Kapının sarsılarak açılamayacağını kabul edince çaresizce, kavrulan sokakta yürümeye geri döndüm.

Bütün sokaklar birbirinin aynısıydı. Evler, evler sonra yine beton evler... Betonlar sıcağı emiyor ama soğumuyorlardı. Sokağı, iki yandan sıcak bir tünele çevirmişlerdi.
İyi hissetmek istiyordum. Vücudum bu ısı dengesini sağlamaya çabalamaktan bitkin düşmüştü. Sonra orada, önümdeki küçük tepede onu gördüm. Kocaman ve tek başına dikilen bir çınar ağacı.

Yapraklarının ince hışırtısı, beni bu çöl kabusundan uyandırmaya çağırıyordu. Etraf sarı bir ışık oyunun içinde titreşirken, kalın gövdesi hiçbir çatının, şemsiyenin sunamayacağı huzuru sağlayacağını vaat ediyordu. Yanına vardım. Toprağa sıkıca tutunmuş köklerinin üzerine yığılıp kaldım. Başım yerde, yüzüm yapraklarına dönük, beni bir anne şefkatiyle sarmaladı. Çok gariptir ki birkaç adım ötede, evlerin gölgelerinde olmayan bir rüzgar çıkageldi. Özgürce ve kendinden emin bir dik duruşla Çınar ağacı kendi rüzgarını yaratıyor, altında, kovuğunda kim sakladıysa ona cömertçe analık ediyordu.

Bu şefkatli ev sahibinin gölgesinde birkaç dakika, kendime gelmem için yetti. Sırtımı kalın gövdesine yaslayıp ardımda bıraktığım, öğle güneşi altında kavrulan mahalleyi seyrettim. İnsanlar gitmişti. Ama gitmeleri önemli değildi. Önemli olan geride bıraktıkları bu bozuk düzenin aslında hiç de yararlı olmadığını fark etmekti.

Kendini bu denli doğadan soyutlayan, onu gördüğü yerde düşman belleyen insan ırkından gelen ben, bir çınarın merhametinde gölgeye çekilmiş ve yaşama geri dönmüştüm. Yaşlı kabuğuna usulca dokundum. Belki bir seraptı diyebilirsiniz veya yorgunluktan gördüğüm bir düştü uykum sırasında, ama duyumsadıklarım gerçekti bana göre.

Çatlakları ardından bir imge tufanına tutuldum. Birbiri ardına çeşitli hayaletler görünmeye başladı. Koca dallarıyla yıllara meydan okuyan ağaç belirdi usulca, ardından eteğine doluşan hayvanlar çıkageldiler. Onlara gölge oldu, yuva oldu, saklanılacak geçit oldu...
Her bir ruh kendi dilinde sohbet ediyordu. Kuşların şarkıları, doğanın ezgisini tamamlamaktaydı. Bu evde hayvanlar, kendi düzenleri içinde yaşayıp gidiyorlardı.

Sonra çığlıklarını duydum. İnsanların duymamazlıktan geldikleri bir sesti bu. Koca gövdesine koca bıçaklar getirdiler. Tutunduğu topraktan çekip aldılar. Hayvanlar dağıldı, dört bir yana koştular. Demir makinalar toprağı ve sunduğu canlılığı ezip geçti. Yuva darmadağın edilmişti. Çıt çıkmıyordu şimdi. Ormanın çığlığı kısa ama tok bir gürültüyle sona ermişti. Daha konuşacak ne kalmıştı ki şimdi?

Görüntüler kızıl alevlerle değişti. Şimdi duyduğum çığlık çok daha yüksek ve yoğundu. Bitmiyordu. Ağaçlar, hayvanlar aynı anda ağlıyor, gökyüzüne yakarıyorlardı.

Yanmışım gibi bir irkiltiyle elime aniden çektim. Elimi çekmemle birlikte görüntüler de kayboldu. Gözlerimde yaşların biriktiğini hissettim, ağlıyordum. Ağlamama eşlik eden hüzünlü bir ses geldi yakınlarımdan. Bir baktım ki koca çınar, benimle birlikte ağıt yakıyor. Kendi dilinde, yapraklarını bir o yana bir bu yana sallayarak, canlılar için özellikle insan için söylüyor. Ah insan, diyor. "İnsan, kendi ailesini yok eden tek canlıdır. Hala, hepimizin büyük bir bütünün parçaları olduğunu fark edememiş zavallı insan!"

31/07/2021

Keditörün Önerisi

Kedim Neden Mama Yemiyor?

31.03.2023

Kedilerde birçok hastalığın ve sağlık probleminin en önemli belirtilerinden birisi ...

Kediler Alemi

Habeş Kedisi

11.05.2023

Habeş kedisi, ince yapılı, orta boylu, sivri ve nispeten büyük kulakları olan bir kedidir. ...

Yeni Yazarımız Emek Ekşi

16.10.2020

1997, İstanbul doğumluyum. İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nden bu temmuz ayında ...

Kedici Rutini

21.07.2021

Kediciler gün içinde kedisine nasıl vakit ayırmalı, neler yapmalı, bir gününü minik ...

Kedilerde Kan Grubu

25.04.2023

Kedilerde tespit edilmiş üç ayrı kan grubu var. Tıpkı insanlarda olduğu gibi A, B, AB, ...