YENİLER >

Şeytan Mı? İlah Mı? - İ. Ethem Polat

Şeytan Mı? İlah Mı? - İ. Ethem Polat

İnsanoğlu tarihin değişik dönemlerinde farklı inanışları ve ritüelleri benimsemiş, bunlara hayatında büyük önem atfetmiştir. Bu ritüellerin ve inanışların bazıları günümüze kadar farklı şekillerde ulaşmış, gerek batıl bir inanış veya hurafe olarak gerek bir deyim veya söyleyiş olarak milletlerin hayatında bir yönüyle yerini korumuştur. Bu tür inanışların bir örneği olarak hem ilah hem de şeytan olarak görülen yegane hayvan kedi olmuştur.

Eski Mısır’da ve İskandinavyalılarda kedi güzellik tanrıçasının temsili olmuştur. Muhtemelen eski Mısır’dan geçme bir adet olarak İslam öncesi Araplar’ın altından yapılmış bir kediye taptıkları da rivayet edilmişti.

Eski Mısır’da İsis’in kızı, kedi tanrıça Bast veya Bastet olarak adlandırılan kediye taparlardı. Bastet neşenin, müziğin ve kıvrak dansların da temsilcisiydi. İnanışa göre, kedi miyavladıkça evin içi tanrıçanın insanlara hediyesi sayılan neşeyle dolardı. Tüm bu nedenlerle kedi öldüren birinin cezası kazayla öldürmüş olsa bile ölümdü. Kedilerin doğruluğu arayan güçleri olduğuna ve yaşam sonrasını görebildiklerine inanılırdı. Bu yüzden Bast bazen doğruluk ihalesi diye isimlendirilmiştir.

Eski Mısır’da başta olmak üzere kediler böylesine kutsanırken, zaman içerisinde kedilerin konumu adeta altüst olmuş, insan algısında tanrıçalıktan şeytana dönüştürülmüştür. Kediler, cehaletin ve batıl itikatların hatta insanların kötü ahlaklarının kurban olmuşlardır. Özellikle siyah tüyleri olan kediler karanlık ile ilişkilendirilmiş, insan zihninde kötü ve şeytani olanla bağlantısı kurgulanmıştır.

Eski Cermen kavimlerinde ise kedi, fuhuş ve serbestinin sembolü olmuştur. Kafkasya’dan Fransa’ya gelen ilk Vandallar serbestliği temsil için kediyi sembol olarak kabul etmişlerdir. Çünkü inanışa göre; kedi ne terbiye edilebilir, ne de itaat altına alınabilirdi.

XVII. Asrın ortalarına kadar Metz şehrinde ve Paris’te Saint Jeane bayramında Greve Meydanı’nda her sene yüzlerce kedi diri diri ateşlerde yakılırdı. Bu merasimde hükümet ve kilise erkanı resmi üniformalarını giyer, ayin yerine gelirlerdi; orada büyük bir yığın odun yakılırdı. III. Henry dünyada tanınmış en büyük kedi düşmanı idi. Kedi gördüğü zaman sara nöbetleri geçirirdi.

Orta Çağda Papa Üçüncü Innocent’in müşavirlerinden Saint-Dominique ise şeytanı siyah kedi şeklinde tasvir etmiş ve kediyi uğursuzluk ve musibet sembolü saymıştır.

O tarihten itibaren bu batıl itikat bütün dünyaya yayılmıştır. İnsanlar arasında siyah kedi dostluğu bozan bir hayvan gibi sayılmış ve iki kişinin arasın bozulduğu zaman “Aramızdan kara kedi mi geçti” deyişinin ortaya çıkmasına sebep olmuştur.

Kedilerin böylesine mağrur yürüyüşleri bile zamanlar ilah olduklarını aksettirdiği gibi, kimi zaman hırçınlıkları da insanoğlunun bir zamanlar onları diri diri ateşe atışlarını hatırladıklarını akla getiriyor.

Bir masum miyavlamadan başka terennümlerinin olmayışına ve verebilecek cevapları olmadığını bilmemize güvenerek başımıza gelen uğursuzlukları onlara mal etmemiz, binlerce yıldır devam eden dostluğumuza ihanettir. Buna rağmen hala bizimle bir arada yaşamaya devam ediyorlarsa, kediler hakkında bilmemiz gereken en önemli şey şüphesiz ki şudur: Kediler dünyanın en sabırlı ve anlayışlı hayvanlarıdır.

Keditörün Önerisi

Kediyle Tilkinin Dostluğu

10.07.2021

Suriye’deki Ernesto Barınağı’nda farklı tür hayvanların bir aradaki uyumu dikkat çekti. ...

Maskotun adı: Bascat

05.05.2020

Maskotun Özellikleri Atik, Çevik, Atletik, Enerjik ve Hınzır 2010 FIBA Dünya ...

Kediler Alemi

Kediler ve Gerçekler

22.04.2021

Bir kere kedici olduysanız, bu tutkunuzdan asla vazgeçemezsiniz! Bu bilgileri öğrenince onlara ...

'Arthur' Annesine Kavuştu

09.11.2020

İzmir depreminde zarar gören Egemen Apartmanı’nın ilk iki katı enkaz haline gelmişti. ...

KEDİCİ AŞKINA ARA

EN YENİLER

TÜRKİYE'NİN KEDİ HASTANESİ

KEDİCİ FACEBOOK

KEDİCİ TWITTER