Halep’te Umudun Adresi: Ernesto Barınağı
26.06.202111 yılı aşkın süredir Suriye’de yaşanan savaş insanları etkilediği kadar, hayvanların ...
Yaptığım panoların hepsinde mutlaka bir pati izi olur. Çalışmalarımız genelde büyük panolar üzerine. Ankara’daki köprü altına yapılan çalışmanın boyutları da çok büyüktü. Burada neşeli kedileri konu aldık. Bütün Ankara kedilerinin dökümanlarını çıkarttık, yalın ve sade hale getirdik. Bu kedili panolar çok sevildi.
Bize biraz kendinizden bahseder misin, kimdir Cahide Erel? Aslında Kavala’lıyız, ailemiz mübadeleyle gelmiş, İzmir Şirince Selçuk’a yerleşmişler. Selçuk’ta aile büyüklerine ait çiftlik evi varmış, orada yaşarlardı. Bütün çoluk çocuk orada toplanırdık. Bağlar bahçeler, zeytinlikler, yağhaneler, değirmenlerin olduğu inanılmaz güzel bir hayat yaşanırdı. Selçuk’taki çiftlik evinde atlar, keçiler, inanılmaz av köpekleri ve aklınıza gelen her türlü hayvan vardı. Aile zaten avcı bir aileydi.
Kedileriniz var mıydı?
Hayatımızda kediler hep vardı. Evin kedileri, bahçenin kedileri, sokağın kedileri şeklinde çeşit çeşittiler. Abimle uzun süre kedilerimiz oldu. Sonra yaşlandılar, öldüler. Ölümlerinden sonra aranızdaki öyle bir bağlılık ve üzüntü beliriyor ki, yerine yenisini koyamıyorsun. Yeni bir kedi, eskisine ihanet gibi geliyor. Bu sefer eve kedi almıyorsunuz, dışarıdakileri besliyorsunuz.
Arabamızın arkası her zaman kuru mama doludur. Sokakta muhakkak belirli noktalara su ve mama konulur. Bizim mahallemizde kediler de köpekler de çok şanslıdır. Sokak köpeklerinin bile kulübeleri vardı. Siyah bir kedimiz vardı sürekli severdim. Bir gün eve geldim apartmanın kapısında bekliyor. Kapıyı açar açmaz içeri girdi, gittim arkasından bir baktım yavrulamış. Sonra onu orada beslemeye başladık, yavrularını diğer kedilerden koruduk. Bayağı bir süre onlarla uğraştık. Şimdi büyüdüler kocaman oldular.
Atölyede de oluyor mu kediler?
Safinaz diye bir kedim vardı. Bu sene siyah bir kedi hediye ettiler bana. Üç ay yavruluğunu evde geçirdi. Ben seyahatlere gidiyorum, sürekli işteyim, çok yalnız kalıyor evde. Kıyamadım atölyeye getirdim. Tabii çevredeki bütün kedileri atölyeye toplayacağını düşünemedim. Atölyenin her yerinde pati izi vardır. Çünkü inanılmaz bir kedi ordusu var atölyede. Bizde de öyle ki bazı işleri yaparız açıkta bırakırız. Ama kedilerimizden dolayı asla açıkta iş bırakamıyoruz. Kediler mahveder diye. Hep böyle bir krizimiz var. Fener’de bir atölyemiz daha var. Bizim kedilerle olan sıcak temasımızı da biliyorlar. Bir gün kapıyı açtım bir kolinin içinde yeni doğmuş üç tane yavru kedi. İnanılmaz haldeler, ölecek durumdalar, annesini de bulamadık. O yavrular iki aylık oluncaya kadar annesini emmeliler. Veterinere gidip ana sütü yerine geçecek sütü bulduk biberonunu aldık. Ama hem sıcak tutacaksınız hem de iki saatte bir emzireceksiniz. Oradaki sahne çok değişik bir sahneydi. Bir kişi kedi sevebilir, bakabilir ama bu çok farklıydı. Atölyedeki herkes doğal olarak sıraya girdi. Yani cumartesi pazar, geceli gündüzlü, herkes sırayla besledi yavruları. Sonra ne yapacağız üç kediyle diye düşünmeye başladık. Çok büyük bir sorumluluktu. Fener’de büyüttüğümüz bu kedileri sonra Mimar Sinan’ın bahçesine götürdük. Bir bütçe oluşturduk kedi maması falan alındı. Orada bakıldılar, büyüdüler. Sokak kedilerine bakarken, bir zaman sonra salacaksanız sokağa. Sokak yaşantısına alıştırana kadar onu hazırlamanız lazım yoksa sokakta sorun yaşayacaktır. “Atölyede kediye hayır” sloganım vardır ama hiç de kedisiz olmadı atölyemiz. Sürekli bir devridaim vardır. Birisi gider birisi gelir kedilerin. Hiç kedisiz kalmamışsınız diyebiliriz…
Ben derim ki, her insanın muhakkak bir kere de olsa bir kedisinin olması lazım. Kedilerden öğrenilecek çok şey var. Kedinin öyle bir duruş şekli var ki, ne zaman ben istersem, ne zaman ben keyiflenirsem, ne zaman yemek yemek istersem o zaman yerim der. Yani “önce ben” duruşu vardır. İlk önce o isteyecek. Zeliş adında bir kedimiz vardı. Bir kedi bir aşkı ancak bu kadar anlatabilir. Zeliş, Ankara kedisi ile Van kedisi kırmasıydı. Babamın göğsüne yatardı. Babam da kedi rahatsız olmasın diye saatlerce öyle yatardı, yanağını okşar gene yatmaya devam ederdi. Zeliş’in Prens diye bir erkek arkadaşı vardı sadece onunla çiftleşirdi. Kesinlikle tek eşliydi Zeliş. Çiftleşecekleri zaman evde yalnız bırakılırdı. Kimse rahatsız etmezdi. Çiftleşecekleri zaman çok stresli olurdu, çiftleştikten sonra prensi döverdi. Sonra müthiş yavruları oldu. Zeliş’in yavrularından olan sıpa tam bir su hayranıydı, benimle duşa girer yıkanırdı. Babamı kaybettikten sonra Zeliş değişik huylar edindi. Zeliş babamı en son İzmir’e gittiği gün görmüştü. Daha sonra babam İzmir’den dönemedi. ilk zamanlar bunun farkına varamadı Zeliş. Daha sonra evdeki havadan olayın farkına vardı. O olaydan sonra ne zaman evde yalnız bıraksak bir yerlere gitsek, huzursuzlanıyor, agresifleşiyordu. Eve geldiğimizde eğer geç kalmışsak halıya tuvaletini yapıyordu ve daha önce hiç böyle bir davranışı yoktu. Sekiz yıldır bizimle Zeliş . Bir gün annemle kavga ettiler, hareketleri değişti, birden tuvalet düzeni bozuldu. Zeliş’in dışarıda dolaştığı bir bahçesi vardı ve çağırdığımızda eve gelirdi. Bir gün çıktı bir daha gelmedi. Çok aradık. Sonra bir veteriner artık aramayın çünkü kediler öleceğini hissettiği zaman, kendilerini sahiplerine göstermezler dedi.
Biraz işlerinizden bahseder misiniz, kedili işleriniz çok mudur?
Kedili panolar yapmıyorum ama yaptığım panoların hepsinde mutlaka bir pati izi olur. Çalışmalarımız genelde büyük panolar üzerine.
Ankara’daki işler ne zaman gündeme gelmişti?
Melih Gökçek bir sergimize gelmişti. Doğa konulu bir sergiydi, nilüfer çiçekleri ve devinimi anlatan bir panomuzu çok beğenmiş ve böyle bir teklif getirdi bize. Ankara’daki alt geçitlere panolar yapılmasını istedi. Gittik alt geçitleri dolaştık ve karar verdik. Bilkent köprüsünün altına tavşan konulu çalışmamızı yaptık. Hacettepe köprüsünün altına keçili panolar yaptık. Hepsi çok güzeldi ama kedili panolar çok daha sevildi. Çok telefon aldık bunun üzerin. Boyutları çok büyüktü. Neşeli kedileri konu aldık. Bütün Ankara kedilerinin dökümanlarını çıkarttık, yalın ve sade hale getirdik. Burada ekip çalışması yapıyoruz. Tasarım bölümünde 6 kişi çalışır, imalatta 25 kişiden fazla çalışanımız vardır ama herkes her yerde çalışır bir ekip çalışmasıdır bu. Panoyu çok kısa sürede yaptık ama otuz kişi yoğun bir şekilde çalıştı.
Atölyenizi ne zaman kurdunuz?
1985 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nden mezun oldum. 1986 master çıkışlıyım. Hayatımdaki en büyük hedef duvarlar ve panolardı. 1985’in sonunda atölyemi kurdum. 15 yıldır hiç durmadan çalışıyorum. Hayatım boyunca gördüğüm bütün boş duvarlarda seramiği hayal etmişimdir. Bu nasıl bir kodlamaysa beynimde artık. İlk atölyemi Kadıköy İbrahimağa’da açtım. Daha sonra sırasıyla Pendik, Bayrampaşa oradan da TünelBeyoğlu’na taşıdım. Orası zaten bugüne kadar devam etti ama o varken Fener’de bir atölye daha açtım. Bir yandan da burayı (Topkapı) açtım. Fener atölyesi artık galeri haline gelecek. Burası zaten bize yeterli oluyor.
28/01/2020
11 yılı aşkın süredir Suriye’de yaşanan savaş insanları etkilediği kadar, hayvanların ...
Bilim insanlarının yüzyıllardır şüphelendikleri şey nihayet doğrulandı: Kediler, ...
Kediler dünyada ve ülkemizde en çok beslenen evcil hayvanlar arasında yerini alır. Peki, ...
Kahramanmaraş merkezli, 6 Şubat'taki depremlerden etkilenen Hatay'ın Antakya ilçesinde arama ...
Kuveyt’te doğa fotoğrafçısı Talal Al Rabah tarafından görüntülenen çöl kedisi ailesi, ...
Memur çift, sahiplendikleri 9 köpek ve 3 kedinin daha iyi şartlarda yaşaması için bahçeli ...
Günümüzde birçok araştırmanın hayvan sevgisinin insana iyi geldiğini ortaya koyduğunu ...
Kedi besleyen ve kedileri yakından tanıyan herkes bilir ki kediler en temiz canlıların ...
Depremlerin ardından sahipleri ile birlikte kurtulan 5'i yavru 9 Van kedisi, Van Yüzüncü Yıl ...
Türkiye'de bir süredir gündemde olan sokak hayvanları ile ilgili kanun teklifinin ...
Ünlü ses sanatçısı Leman Sam Ankara’da Cat Hospital Kedi Hastanesi’ni ziyaret ...
Kediler sütü çok sever fakat kendilerine zarar verdiğini bilmezler. Nasıl çocuğunuz şekeri, ...
Bizim gibi elleri, ayakları, iç organları, beyinleri, kulakları, burunları, gözleri, ...
Bir kediyi diğer evcil hayvanlardan farklı kılan en önemli davranış özelliği, ...
Bir evcil hayvanla hayatı paylaşmak kolay değildir. Sizinle kelimelerle iletişim kuramayan, ...
Bir kadın, arabasını çizen kedisini parka bırakan nişanlısının "affedilemez" davranışı ...
Çoğu memeli canlılar gibi insanlar ve kediler temelde aynı organlara sahiptir. Ancak elbette ...
Siyasetin içinde bile vicdanın ve merhametin kendine bir yer bulabildiğini görmek insana umut ...
Yüksekten düștüklerinde kedilere bir şey olmayacağı düşüncesi bir şehir efsanesi mi? ...
Yataktayken güzel bir sevgi topu size doğru yaklaştığında nasıl ...
ABD’nin Arizona eyaletinde yer alan Mesa şehri, kedi kısırlaştırma programı başlatmak ...
Kedi bakıcısı olmaya ikna oldunuz. Daha sonra anlatacağımız gibi bir kedi sizi sahiplenmez ...
Bursa’da 2 fabrikayı küle çeviren yangında söndürme çalışmaları devam ederken, ...
Sağlıklı sokak köpeklerine de “ötanazi” yapılmasının yani onların öldürülmesinin ...
Yaz iyiden iyiye gösterdi kendini. Mahalledeki arkadaşlarımın çoğu deniz kıyılarındaki ...
Kediciler iyi bilir ki kediler sıradan canlılar değildir. Onlarla kurulan kuvvetli bağ ile ...
Köpekler gözlerinden, kuyruklarına kadar tüm vücut hareketleriyle iletişim kurarlar. Göz ...
1983 yılında Eskişehir’de doğdum. Lisans eğitimimi İstanbul Teknik Üniversitesinde, ...
Yeni bir kedi evlat edinme kararı verirken pek çok insan öncelikle yavru kedi sahiplenmeyi ...
Snowshoe, masmavi gözleri ve asil görünümü ile çekici bir kedi türüdür. Hareketli ...
ABD'nin California eyaletinde yapılan bir araştırmada köpeklerin kıskançlık duygusuna sahip ...
Kinkalow kedisi, enerjik ve oyuncu kişiliği ile bilinen nadir bir kedi cinsidir. Kinkalow ...