Beş Yıl Önce Kaybolan Kedi Kuzey Denizi'nde Ortaya Çıktı
25.04.2022İskoçya’da 5 yıl önce kaybolan tek gözlü kedi Dexter, açık deniz petrol platformunda ...
Yaklaşık
500 evcil kediden alınan tümör örnekleri üzerinde yapılan dünyanın en kapsamlı
genetik araştırmalarından biri, insan ve kedi kanserlerinin düşündüğümüzden çok
daha fazla ortak noktaya sahip olduğunu ortaya koydu.
Bilim
ilerledikçe insan ile diğer canlılar arasındaki sınırlar da yeniden çiziliyor.
Bir zamanlar yalnızca insanların hastalığı olarak görülen pek çok sağlık
sorununun, aslında birlikte yaşadığımız canlılarda da benzer biyolojik
mekanizmalarla geliştiği artık çok daha iyi anlaşılıyor. Kanser de bunlardan
biri.
Kediler
uzun yıllardır veteriner hekimliğinin en önemli hastalarından biri olmanın
yanında, son yıllarda biyomedikal araştırmaların da dikkatini çekmeye başladı.
Bunun
nedeni yalnızca kansere yakalanmaları değil; bizimle aynı evlerde yaşamaları,
aynı havayı solumaları, benzer çevresel etkenlere maruz kalmaları ve
hastalıklarının doğal süreç içinde gelişmesi.
İşte
bu nedenle Science dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, yalnızca veteriner
onkolojisi açısından değil, insan kanserlerinin geleceği açısından da büyük
ilgi uyandırdı.
Kediler
laboratuvarlarda oluşturulan yapay modeller değil, insanlarla aynı çevreyi
paylaşırken doğal olarak kansere yakalanan canlılar.
İşte
onları bilim için bu kadar değerli yapan da bu.
Araştırmada
beş farklı ülkeden toplanan 493 evcil kediye ait tümör örnekleri, aynı
kedilerden alınan sağlıklı dokularla karşılaştırıldı. Meme, akciğer, kemik,
deri, sindirim sistemi, kan ve merkezi sinir sistemi tümörleri dâhil olmak
üzere 13 farklı kanser türü incelendi. Bilim insanları, insan kanserleriyle
ilişkili olduğu bilinen yaklaşık bin genin kedilerdeki karşılıklarını
araştırarak tümör gelişiminde rol oynayan 31 önemli sürücü gen belirledi.
Araştırmanın
en dikkat çekici bulgularından biri TP53 geninde ortaya çıktı. Hücrelerin
kontrolsüz çoğalmasını engelleyen bu gen, insan kanserlerinde de en sık bozulan
tümör baskılayıcı genlerden biri olarak kabul ediliyor. Aynı genin kedilerde de
en sık değişime uğrayan gen olması, iki tür arasında kanser gelişiminin ortak
biyolojik yollar izlediğini düşündürüyor.
Bunun
yanında PTEN ve FAS genlerindeki kayıplar ile MYC genindeki artış gibi insan
onkolojisinin uzun yıllardır bildiği genetik değişiklikler de kedilerde tespit
edildi. Başka bir deyişle kanser, farklı türlerde ortaya çıksa da aynı genetik
dili konuşuyor olabilir.
Kanser
farklı bedenlerde gelişse de, kullandığı genetik mekanizmaların önemli bir
bölümü ortak olabilir.
Bu
benzerlik, elbette kedilerde kullanılan bir tedavinin doğrudan insanlarda da
işe yarayacağı anlamına gelmiyor. Ancak hangi genlerin hastalığın gelişiminde
rol oynadığını bilmek, gelecekte geliştirilecek tam hedefe yönelik tedavilerin
planlanmasında son derece önemli bir yol haritası oluşturuyor.
Araştırmada
özellikle kedi meme tümörleri dikkat çekti. Veteriner hekimlerin de yakından
bildiği gibi kedilerde meme kanseri çoğu zaman oldukça saldırgan seyrediyor.
İncelenen tümörlerin yarısından fazlasında FBXW7 adlı gende değişiklik
saptandı. Aynı gen, insan meme kanserlerinde de daha kötü hastalık seyriyle
ilişkilendiriliyor.
Bir
diğer önemli bulgu ise PIK3CA geninde ortaya çıktı. Bu genetik değişiklik,
incelenen kedi meme tümörlerinin yaklaşık yarısında görüldü. İnsan tıbbında
geliştirilen bazı hedefe yönelik ilaçlar da bu gen üzerine odaklanıyor.
Araştırmacılar laboratuvar ortamında büyüttükleri tümör hücrelerinde yaptıkları
deneylerde, bazı genetik değişiklikleri taşıyan hücrelerin belirli kemoterapi
ilaçlarına daha duyarlı olabileceğini gösterdi.
Ancak
burada önemli bir ayrıntının altını çizmek gerekiyor. Bu deneyler canlı kediler
üzerinde yapılmadı. Araştırmacılar yalnızca laboratuvar ortamında çoğaltılan
tümör hücrelerini inceledi. Dolayısıyla bugün için ne kediler ne de insanlar
adına yeni bir tedavi geliştirilmiş değil. Çalışma, gelecekte hangi ilaçların
araştırılması gerektiğini gösteren önemli bir bilimsel başlangıç niteliği
taşıyor.
Son
yıllarda giderek daha fazla kabul gören "One Medicine" yani "Tek
Tıp" yaklaşımı da bu araştırmayla birlikte yeniden gündeme geldi. Bu
anlayışa göre insan ve veteriner hekimliği birbirinden tamamen bağımsız alanlar
değil; aynı biyolojik problemlere farklı pencerelerden bakan iki bilim dalı
olarak değerlendiriliyor. Bir türde elde edilen bilgiler, diğer türün
hastalıklarının anlaşılmasına da katkı sağlayabiliyor.
Kediler
bu açıdan oldukça özel bir konuma sahip. Çünkü fare gibi deney amacıyla
oluşturulan modellerin aksine, gerçek yaşamın içinde, doğal koşullarda kansere
yakalanıyorlar. Aynı çevrede yaşıyor, benzer beslenme alışkanlıklarından
etkileniyor, hava kirliliğine, ev kimyasallarına ve hatta pasif sigara dumanına
maruz kalabiliyorlar. Bu nedenle kedilerde görülen kanserler yalnızca genetik
açıdan değil, çevresel risk faktörlerinin anlaşılması bakımından da büyük önem
taşıyor.
Belki
de geleceğin kanser tedavileri, insan ve veteriner hekimlerinin aynı soruya
birlikte cevap aramasıyla geliştirilecek.
Araştırmanın
etik yönü de dikkat çekici. Çalışmada hiçbir sağlıklı kediye kanser
oluşturulmadı ve yalnızca araştırma amacıyla yeni tümör örnekleri alınmadı.
İncelenen tüm dokular, daha önce tanı veya tedavi amacıyla ameliyat edilen
kedilerden, sahiplerinin onayı alınarak elde edilmiş örneklerden oluşuyordu.
Laboratuvar deneyleri ise canlı kediler üzerinde değil, bu dokulardan
oluşturulan hücre kültürlerinde gerçekleştirildi.
Veteriner
onkolojisi uzun yıllar boyunca insan tıbbının gerisinde kalan bir alan olarak
değerlendirildi. Ancak genom teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte bu durum
hızla değişmeye başladı. Bugün artık kedilerde de tümörlerin genetik yapısını
ayrıntılı biçimde inceleyebiliyor, hangi genlerin hastalığı yönlendirdiğini
anlayabiliyoruz. Bu bilgi birikimi, gelecekte kediler için daha
kişiselleştirilmiş tedavilerin geliştirilmesine olanak sağlayabilir.
Henüz
elimizde yeni bir kanser ilacı yok. Ancak elimizde çok daha değerli bir şey
var: Kanserin genetik haritasını anlamaya başlayan güçlü bir bilimsel altyapı.
Belki de bundan yıllar sonra geliştirilecek bazı tedavilerin ilk ipuçları,
bugün sessizce yanımızda uyuyan bir kedinin genomunda saklıydı diyeceğiz.
Kaynak:
Francis BA, Ludwig L, ve ark. *The oncogenome of the domestic cat. “Science.”
2026;391(6787):793-799.
DOI:
10.1126/science.ady6651.
Merthan
Bürkek
Veteriner
Hekim
İskoçya’da 5 yıl önce kaybolan tek gözlü kedi Dexter, açık deniz petrol platformunda ...
Henüz resmi olarak 20 yıllık bir geçmişe sahip olan Honey Bear kedileri için tam bir oyuncu ...
Kediciler iyi bilir ki kediler sıradan canlılar değildir. Onlarla kurulan kuvvetli bağ ile ...
Türkiye İşçi Partisi Milletvekili Sera Kadıgil sosyal medya hesabından sokak hayvanları ile ...
Arjantin'de bir kadın, evlat edindiği yavru kedinin aslında vahşi bir puma olduğunu ...
Adana Veteriner Hekimler Odası Başkanı Nihat Köse, sokak hayvanlarının popülasyonunun ...
17 yıl önce Hannah Ramswick-Fuller ve ailesi, komşularını yeni yavru kedileriyle oynamak ...
Kedilerin sudan nefret ettiğini hepimiz duymuşuzdur. Peki bu gerçekten nefret mi, yoksa ...
Japonya’da Sokaklarda Kedi Yok… Kedi Kafeleri Var. Japonya’ya gittiğimde gözüme ilk ...
Kanada’da soğuktan donmak üzere olan kedi bir evin camını tırmalayarak yardım istedi. ...
TVHB Merkez Konseyi kararı ile Antalya Veteriner Hekimleri Odası Başkanlığımız tarafından, ...
Ayasofya’da Dede Kılıç Yerine Torun Seymen Atandı! "Uzun tüylü kedilerin atası" olarak ...
Evimizin neşesi, biricik dostlarımız kediler tıpkı bizim gibi mevsim değişikliklerinden ...
Bazı kediler vardır ki sadece görünüşleriyle değil, karakterleriyle de akılda kalır. Van ...
Kedilerin bazı hareketlerine ve ani davranış değişikliklerine alışmak biraz zordur. ...
Norveç Oslo Üniversitesi ve İngiltere York Üniversitesi'nin ortaklaşa yürüttüğü ...
İzmir'de yaşayan hayvansever Hamide Kutlu, yaşadığı iş kazasından sonra tekerlekli ...
Hani kedili kadınlardan şöyle bir bahsettim ya... Bir de “kedisi olan adamlar” demiştim, ...
“E benim güzel hemcinsim, sana böyle mi öğretildi? Senin o kedi dediğin, o evin sahibi, sen ...
Kediler davranışlarıyla bazen bizleri şaşırtır. Bu kadarı da normal mi diye ...
Amasya Fatih İlkokulu öğrencileri, okulun bahçesinde bulup besledikleri yavru kediye Karamel ...
Kahramanmaraş merkezli iki büyük depreme Hatay'da yakalanan Azize Akın, sarsıntıdan önce ...
Bir kedici olarak, kediniz hakkında birçok garip şey fark etmişsinizdir ve muhtemelen onları ...
Kedilerin yaptığı birçok davranış içgüdüseldir. Milattan önce insanlar ile bağ ...
Antalya DokumaPark'ta, kediler için yapılan 3 katlı, 64 odalı "kedi apartman"ında sokak ...
Tüm Türkiye, İzmir depreminde enkaz altında kalanlardan gelecek güzel haberleri bekliyor, umut ...
Eskişehir’de hayvanseverler tarafından kedi güzellik yarışması düzenlendi. Özel bir ...
Current Biology dergisinde yayınlanan yakın tarihli bir araştırma, bazı köpeklerin ...
Pika sendromu bir çeşit yeme bozukluğudur. Bu sendrom sadece kedilerde değil, ...
Çadır kentte yaşayan ve 'Mucize' adı verilen kedi, 3 yavru dünyaya getirdi. Kedinin ...
Veteriner hekimlik hayatım boyunca binlerce kediyle tanıştım. Kimisi sevimli, bir yavruydu, ...
Son günlerde sosyal medyada tüm hayvanseverleri endişelendiren bir haber ...
Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinde görevli Ufuk Akman (27), 6 Şubat depremlerinde ...