YENİLER >

Kedinin Dilinden Anlamak - Alp Akoğlu

Kedinin Dilinden Anlamak - Alp Akoğlu

"İnsanlar konuşa konuşa, hayvanlar koklaşa koklaşa anlaşır” demişler. Oysa koklaşmanın yanı sıra onlar da konuşur. Elbette kendilerince. Çoğu kedici bunu zaten bilir. Bu dili ne kadar iyi bilirsek onlarla o kadar iyi anlaşabiliriz.

“Kedilerin konuşması” bilimsel bir araştırmaya konu olmaz diye düşünmeyin. Bu konuda birçok araştırma yapılmış. Bunlardan biri, dünyanın en saygın üniversitelerinden biri olan Cornell Üniversitesi’nde gerçekleştirilmiş. 12 kedi ile yapılan araştırmada kedilerin çeşitli durumlarda kullandığı miyavlamalar kaydedilmiş.

Kedilerin normal beslenme saati öncesi miyavlamaları bunlardan ilki. Diğeri kızgın olduğu durumda çıkardığı sesler. Kediler kızdırılmak için arada hepimizin yaptığı gibi biraz haşince “sevilmiş”. Bir diğeri kedinin katılımcı yani sahibinden ilgi ya da oyun beklediği zamanlarda çıkardığı sesler. Dışarı çıkmak istediklerinde ve stresli oldukları durumlarda çıkardıkları seslerse son ikisi.

Araştırmacılara göre kediler her durumda mesajlarını gayet açık ve net olarak iletebiliyorlar. Ama insanların onları anlamak konusunda aynı beceriyi gösterdikleri söylenemez. Deneylerde kedilerin durumundan (açlık, kızgınlık, ilgi isteği, dışarı çıkma isteği ve stresli olma) haberi olmayan ve kediyi görmeyen kedi sahiplerinin seslerin anlamını bulmaları istenmiş. Ne var ki en deneyimli kedi sahiplerinin bile kedilerin anlatmak istediklerini yeterince iyi ayırt edemedikleri gözlenmiş.

Anlaşılmadığı sürece kedilerin konuşuyor olmalarının ne anlamı var diyebilirsiniz. Georgia Üniversitesi’nden Sharon L. Crowell Davis insanların genellikle görsel uyarılara daha fazla itibar ettiği için kedi dilini öğrenmede yeterince başarılı olmadığı üzerinde duruyor ve o da kedi dilinin anlaşılmaz olduğuna katılmıyor. Ama miyavlamalar görsel uyarılarla birleşince daha anlamlı oluyor.

Bir başka deneyde insanlardan kedilerin seslerini “kulağa hoş gelen” ve “itici gelen” sesler olmak üzere iki kategoriye ayırmaları istenmiş. Bunun sonucunda kedinin çağrısı ne kadar aceleci ve ısrarcıysa insanlara o kadar itici geldiği ortaya çıkmış. Kalın perdeli ve daha uzun süreli sesler insanlara itici geliyor.

Bu iki çalışma birlikte ele alındığında kedi miyavlamalarının kelimeler gibi kesin anlamları olduğunu söylemek zor. Ama kedilerin sesin perdesinde (frekansında) yaptığı değişiklikler insanlar üzerinde ekili oluyor. Çünkü insanlar sesin perdesindeki değişimlere çok duyarlı. Kedilerse sesin perdesindeki değişimleri o kadar iyi ayırt edemiyor. Yani kediler birbirleriyle iletişim için değil, sanki insanlarla iletişim için ses perdesini bu kadar etkin biçimde ayarlayabiliyor.

Bir olası açıklama, insanlar çağrıya karşılık vermedikçe kedilerin sonunda bir yanıt alana kadar seslerinin tonuyla oynadığı şekilde. Kedilerin kendi aralarındaki iletişimde bu kadar çeşitli sesler kullanmayışı onların insanlarla birlikte yaşamaya uyum sağlayacak şekilde evrimleştiğini düşündürüyor.

Uzmanlar, kedilerin dilinden daha iyi anlayabilmek için davranışlarını ve gereksinimlerini de gözlemlemek gerektiğini vurguluyor. Çünkü kediler tüm dertlerini birkaç kelimeyle bize anlatmaya çalışıyor. Yine uzmanlar kedilerin hangi durumlarda kendilerine karşılık verildiğini öğrendiklerini belirtiyor. Bazı uzmanlarsa insanlar hangi durumlarda kedilere karşılık verecekleri konusunda kararlı olurlarsa onların istenmeyen zamanlarda miyavlamalarının önlenebileceğini belirtiyorlar. Ama biz kediciler biliyoruz ki kediler insanlara bir şeyleri öğretme konusunda her zaman daha sabırlı ve kararlıdır.

KEDİCİ AŞKINA ARA

EN YENİLER

TÜRKİYE'NİN KEDİ HASTANESİ

KEDİCİ FACEBOOK

KEDİCİ TWITTER