KEDİ MAMALARI DOSYASI / 3 KEDİ MAMALARINDA AĞIR METALLER: PEKİ BÖBREKLER?

KEDİ MAMALARI DOSYASI / 3
KEDİ MAMALARINDA AĞIR METALLER: PEKİ BÖBREKLER?

Kurşun ve kadmiyumun böbrek üzerindeki etkileri biliniyor. Peki yıllarca süren düşük doz maruziyet?

Clean Label Project'in ABD'de 100 kedi maması üzerinde yaptığı incelemede beni bir veteriner hekim olarak en fazla düşündüren bölüm doğal olarak böbrekler oldu.

Çünkü test edilen ürünlerin %99’unda kurşun, %96’sında kadmiyum ve %94’ünde arsenik saptandı.

Kurşun ve kadmiyum gibi ağır metallerin kronik maruziyetinin böbrek üzerindeki etkileri toksikolojide uzun zamandır araştırılıyor.

Fakat tam burada çok önemli bir çizgi çekmek zorundayız.

Bu araştırma:

“Kedi mamalarındaki ağır metaller kronik böbrek hastalığına neden oluyor.”

demiyor.

Bunu gösterecek şekilde tasarlanmış bir çalışma da değil.

Dolayısıyla bugün elimizdeki bu verilerden yola çıkarak kedi mamalarında saptanan kontaminantları kedilerde kronik böbrek hastalığının nedeni olarak göstermek bilimsel olarak doğru olmaz.

Ama bu noktada konuyu kapatmak da bana doğru gelmiyor.

Tam tersine, burada çok ciddi bir araştırma sorusu ortaya çıkıyor.

Kediler bugün uzun yaşayan canlılar.

Yıllarca benzer beslenme düzenini sürdürebiliyorlar.

Ve kronik böbrek hastalığı özellikle ileri yaş kedilerde veteriner hekimlerin çok sık karşılaştığı hastalıklardan biri.

Şimdi bu üç gerçeğin yanına dördüncüsünü koyuyoruz:

Bazı çevresel kontaminantlara çok düşük düzeylerde de olsa yıllarca maruz kalma ihtimali.

Benim sormak istediğim soru tam olarak burada başlıyor:

Yaşam boyu düşük doz çevresel kontaminant maruziyetinin kedilerin böbrek sağlığı üzerindeki etkisini yeterince araştırdık mı?

Bence hayır.

Ve özellikle kedi nefrolojisi açısından bunun üzerinde çok daha ciddi durulması gerektiğini düşünüyorum.

Çünkü mesele akut zehirlenme değil.

Kimse bir öğün mama yiyen kedinin ertesi gün ağır metal zehirlenmesi geçireceğini söylemiyor.

Mesele çok daha sessiz olabilir:

Her gün çok az.
Her ay çok az.
Her yıl çok az.
Ve bunu 10–15 yıl boyunca tekrarlamak...

Bunun klinik karşılığının ne olduğunu bilmiyorsak bunu açıkça söylemeliyiz:

Bilmiyoruz.

Ama bilimde “bilmiyoruz” cevabı bir konunun önemsiz olduğunu göstermez.

Tam tersine, bazen araştırılması gereken en önemli sorular tam da orada başlar.

Bu nedenle düşük doz çevresel kontaminantlara yaşam boyu maruziyet ile kedilerin böbrek sağlığı arasındaki ilişkinin uzun dönemli ve doğrudan kediler üzerinde tasarlanmış çalışmalarla araştırılması gerektiğini düşünüyorum.

Ve burada sorumluluk yalnızca bilim insanlarının değil.

Mama üreticilerinin de cevaplaması gereken sorular var.

Çünkü bir mamanın paketinde protein oranını, yağ oranını, mineral içeriğini yazmak yetmiyor.

Peki pakette yazmayanlar?

Dosyanın son bölümünde biraz da bunu konuşacağız.

Ve belki sektör açısından dosyanın en rahatsız edici sorusunu soracağız:

Paketin üzerinde “Premium” yazması gerçekten neyin garantisi?

Dr. Tarkan Özçetin
Veteriner Hekim

08/10/2026

Keditörün Önerisi

Kediler Alemi