Kedilerde Hipertiroidizm- Süleyman Seringen
Bilindiği üzere tiroid, kedilerin boyun bölgesinde, soluk borusunun sağında ve solunda bulunan bezsel bir çift organdır. Vücuttaki en büyük iç salgı bezlerden biri olan tiroid bezi, genellikle T4 ve T3 olarak adlandırılan iki adet hormon salgılar. Bu hormonlar vücut metabolizma hızını artırmada önemli rol oynarlar. Tiroid bezi salgısının tam yokluğu, genellikle bazal metabolizma (vücudun dinlenim esnasındaki metabolik faaliyetleri) hızının normalin yüzde 40-50’si kadar düşmesine ve tiroid salgısının aşırı fazlalığı bazal metabolizma hızının normalin yüzde 60-100’ü kadar artmasına yol açar. Bunların yanı sıra bu bezin kalsiyum metabolizmasında önemli etkileri mevcuttur.
Bu organın aşırı faaliyeti, kedilerde hipertiroidizm adını verdiğimiz metabolik bir hastalığı karşımıza çıkarmaktadır. Hipertiroidizm ise kedilerde en sık karşılaştığımız hormonal bozukluktur. Özellikle yaşlı kedilerde karşılaşılan bu hastalık, 10 yaşını geçmiş her 10 kediden 9’unda görülmektedir. Gerek görülme sıklığı gerekse kedilerimizde oluşturduğu ciddi rahatsızlıklar göz önüne alındığı takdirde hastalığın da önemi gözler önüne serilmiş olur. Gelin bu hastalığı daha yakından tanıyalım.
"Hipertiroidizm yoksa bir tiroid kanseri formu mu?"
Hasta sahiplerimizin bu soruyu sorduklarını duyar gibiyim. Aslına bakılırsa böyle bir olasılık mevcut fakat bugüne kadar yapılmış çalışmalar göstermiştir ki karşılaşılan hipertiroidizm vakalarının yalnızca %2’sinde kötü huylu tümörlere rastlanılmıştır. Geriye kalan %98’lik kısmı ise biz veteriner hekimlerin ‘’fonksiyonel tiroid adenomatozus hiperplazisi’’ olarak adlandırdığı diğer bir deyişle tüm tiroid bezinin ya da bir kısmının aşırı hormon üretmesi durumudur.
"Hangi belirtiler kedimin Hipertiroid hastası olduğunu gösterir?"
Kedinizin tiroid bezinin aşırı fonksiyon göstermesi, vücudundaki tüm organlarını etkilemektedir. Böbrek, karaciğer, kas dokusu, kalp, sinir ve sindirim sistemi organları en çok etkilenen dokular arasında yer almaktadır. Tiroid bezinin hiperfonksiyonu organizmada birçok fiziksel değişikliğe varan sonuçlar doğurabilmektedir. Bu sonuçlar hastalığın erken evrelerinde her ne kadar yavaş ilerlese de zaman geçtikçe kedilerimize ciddi rahatsızlıklar doğurabilmektedir.
Kilo kaybı, en sık karşılaşılan şikayettir. Artmış metabolizma hızının organizmada oluşturabileceği gözle görünür etkilerin başında gelir. Bu kediler adeta ‘pembe panter’i andırır. Hastalığın ilerleyen evrelerinde kedilerimiz cılız bir görünüm alırlar. İştahın normal hatta artmış olmasına rağmen yaşanılan bu durumun hipertiroid hastalığı yönüyle değerlendirilmesi gerekmektedir. Artan iştah ve aktivite diğer dikkat çeken belirtilerdir. Çoğu hipertiroid hastası kedi, çevre uyarıcılarına karşı gergin bir tavır sergilerler. Hatta bu tavır kimi zaman huysuz ve agresif bir hal alabilir. Bu durumun uyku düzenlerini bozması da söz konusudur. Bu hastalığa yakalanmış kedilerimizin tüy kalitesi de değişir. Birçoğu kötü tüylere sahiptir. Kimisi kendi tüy bakımını yapmazken kimisi de kendi temizliği ile aşırı ilgilenerek tüylerini ince ve dağınık hale getirmektedir.
Artan tiroid aktivitesi sonucu sisteme katılan hormon miktarı, kedilerimizin su içme davranışını da uyarır. Buna bağlı olarak da idrar üretiminde artış karşımıza çıkmaktadır. Tam olarak bilinmemekle beraber hipertiroidli kedilerimizde zaman zaman kusmalar görülebilmektedir.İshal, kalp atım hızında artış, solunum güçlüğü, tiroid bezi etrafında elle hissedilebilen nodüller ve hastalığın son evresinde halsizlik ve güçsüzlük ise sıklıkla karşımıza çıkan diğer önemli belirtilerdir.
‘’Kedim nasıl hipertiroid hastası oldu?’’
Bu sorunun cevabı tam olarak bilinmemekle beraber bugüne kadar yapılmış çalışmalar ışığında bilim insanları, olası bazı sebepleri ortaya koymayı başarmışlardır. Çeşitli beslenme alışkanlıklarının ve bazı çevre kirleticilerine maruziyetin, hastalığın gelişiminde önemli rol oynayabileceği düşünülmektedir. Mamalarındaki çok yüksek ya da düşük orandaki iyot miktarının tiroid bezi fonksiyonlarını olumsuz etkileyebileceği bilinmektedir. Bunun yanı sıra etçil olan bu arkadaşlarımızın protein ihtiyacını hayvansal kaynaklardan değil, bitkisel kaynaklardan karşılaması, böylelikle de aşırı soya tüketimine maruz kalmaları, tiroid bezi fonksiyonunu olumsuz etkilediği bilinen elimizdeki bir başka veridir.
‘’Veteriner hekimim hastalığın teşhisini koyarken hangi testleri uygulayacak?’’
Bahsedilen klinik semptomlar ve beraberinde seyretmesi olası bağırsak hastalıkları, kronik böbrek rahatsızlığı veya şeker hastalığının varlığı, veteriner hekimlere bu hastalığı çağrıştırsa da kan serumunda bulunan tiroid hormon konsantrasyonlarının belirlendiği ölçümler hastalığın kesin teşhisinin konulmasında büyük fayda sağlayacaktır.
Bunun yanı sıra tiroid sintigrafisinin çekilmesi diğer önemli bir metod olarak veteriner hekimlerce kullanılabilmektedir. Her iki testin avantajları ve dezajavantajları düşünülmesi gereken diğer bir önemli noktadır. Serumdaki hormon konsantrasyonunun belirlenmesi, anesteziye gerek duyulmaması ve diğer yönteme oranla daha uygun maliyetli oluşu açısından tercih edilen bir yöntemdir. Ayrıca, glisemik kontrolü sağlamak, paratiroid hormon faaliyetleri ve karaciğer fonksiyonlarından haberdar olmak için çeşitli parametrelerin ölçümleri veteriner hekimlerin başvurabileceği diğer yardımcı laboratuvar-teşhis yöntemleridir.
Kedimi nasıl bir tedavi süreci bekliyor?
Kedilerdeki hipertiroidizmin tedavisinde 3 farklı sağaltım seçeneği bulunmaktadır. Bunlar operasyon, ilaç tedavisi ve radyoaktif iyot uygulamasıdır. Karşılaştığımız lezyonların iyi ya da kötü huylu oluşu tedavi seçeneğimizi etkileyen önemli bir unsurdur.
Operatif yöntemlerle uzaklaştırılmış dokunun miktarı çok önemlidir. Yanlış verilen karar, hipertiroidizmin devamına, daha da kötüsü ömür boyu ilaç tedavisi gerektiren hipotiroidizmin doğmasına sebep olabilmektedir. Bunun yanı sıra operasyon esnasında kalsiyum metabolizmasında etkili kısmının hasar alması, ömür boyu ilaç tedavisi gerektiren bir diğer önemli durumdur.
İlaç tedavisi ise daha çok hasta kedimizi operasyona hazırlamakta kullandığımız bir yöntemdir. Asıl amaç operasyon öncesi dönemde genel durumu iyileştirmek ve operasyon esnasında oluşabilecek komplikasyonları en aza indirmektir. Bu yöntemde hedeflenen, dolaşımdaki hormon konsantrasyonunu normal seviyeye çekmektir.
Radyoaktif ilaç uygulaması, tiroid karsinomasında diğer bir ifadeyle kötü huylu tiroid vakalarında kullandığımız bir yöntemdir. Metastazların varlığı, operasyon ile uzaklaştırmayı komplike hale getirebilmekte ve yüksek doz radyoaktif iyot uygulamasını gerektirebilmektedir.
Başta Amerika ve Avrupa olmak üzere geniş kullanıma sahip bu yöntem hastanemizde de hipertiroid hastası olan kedilerimize uygulamakta olduğumuz tedavi seçeneğidir. 2006’da yapılmış bir çalışma, bu yöntemin ilaçla tedavi yöntemine oranla daha başarılı olduğunu ortaya koymuş ve kedilerimizin iki kat daha uzun yaşadığını kanıtlamıştır. Bu yöntemde, tedavi süresince radyoaktif materyallerin kullanımı her ne kadar kulağa tehlikeli gibi gelse de özelleşmiş veteriner sağlık merkezlerinde uygulandığı müddetçe güvenli bir tedavi seçeneği olarak karşımıza çıkmaktır. Hastanemizde gayet başarılı sonuçlarla karşılaşmaktayız. Hastalarımızın büyük çoğunluğunda, 1-2 hafta içerisinde, istenilen tiroid hormon seviyelerine ulaşabilmektedir. Bunu yanı sıra terapi sonrasında genellikle herhangi bir ilaç tedavisinin gerekmemesi ve anestezi-operasyona başvurulmaması ise diğer bir sevindirici gelişmedir.(Tedavi görmüş kedilerin sadece %5’inde düzenli-destekleyici ilaç kullanımı gerekebilmektedir.)
Radyoaktif iyot terapisi, uzun süreçte diğer tedavi seçenekleri ile maliyet açısından karşılaştırıldığında benzer sonuçlar doğurmaktadır. Ayrıca başarı şansının diğer seçeneklere oranla yüksek oluşu, terapinin önemli avantajları olarak karşımıza çıkmaktadır.
“İlaç uygulamasının dezavantajları nelerdir?”
Yalnızca ilaçla tedavi yoluna gidilirse, kedilerimiz ömür boyu ilaç kullanmak zorunda kalacaklardır. Ayrıca kötü huylu vakalarda ilaç yöntemi yetersizdir. Kusma, iştah kaybı gibi durumlara da hazır olmak gerekir. Bunun yanı sıra yüksek maliyetli oluşu unutulmamalıdır.
“Artık kedimi nasıl beslemeliyim?”
Maalesef kediniz ciddi bir kas kütlesi kaybedecektir. Kaybedilen kütlenin korunması amacıyla yüksek protein içeren mamaların tercih edilmesi gerekir. Bilindiği üzere çoğu vakada hipertroidin, şeker hastalığı ile beraber seyri söz konusu olduğu için düşük karbonhidrat içeren mamalar kullanılmalı ve kedimizin şeker metabolizması kontrol altında tutulmalıdır. Düzenli sağlık kontrollerinin yapılmasının önemini hatırlatmak isterim.
Her anımızda yanımızda olan bu küçük dostlarımıza gereken medikal ilgiyi sağlamaktan büyük mutluluk duymaktayım. Herkese kedileriyle beraber sağlıklı günler dilerim.
Keditörün Önerisi
Böylesi Görülmedi ’Bir Mektup Ve Bir Kedi’
20.10.2021Bugüne kadar görülmemiş bir olay Kocaeli’nde yaşandı. Bir mektup ve bir kedi veteriner ...
Palyaço Balığı
12.09.2021Kayıp Balık Nemo'dan tanıdığımız Palyaço balıklarının şaşırtan özellikleri olduğunu ...
KEDİCİKLERLE EV ARKADAŞI OLMANIN FAYDALARI
17.08.2023Evde bir kedinin olması, KEDİCİ olmak harika bir deneyim. Fakat her kedi ırkının farklı ...
Türkiye'de Bir İlk: Cat Hospital Hayvan Hastanesi Türkiye'nin İlk Kedi Dostu Kliniği Oldu
12.08.2020Cat Hospital Hayvan Hastanesi, Uluslararası Kedi Tıp Derneği (ISFM) tarafından Türkiye’de ...
Ankaralı Kedi Ressamı Serap Selçuk Atabaş: Bütün Kadınlar Kedi Ruhludur
04.05.2020Ankaralı Kedi Ressamı Serap Selçuk Atabaş: Bütün Kadınlar Kedi Ruhludur Kedilere olan ...
Mucizenin Adı Elif, Soyadı Ares - Seda Tuncel
03.11.2020İzmir’deki depremin etkileri hala devam ediyor. Sabah saatlerinde yürütülen arama-kurtarma ...
Belediye başkanından örnek davranış: Yavru köpeklere elleriyle su içirdi
27.07.2024Sakarya’da Akyazı Belediye Başkanı Bilal Soykan, sıcaktan bitap düşen ve anneleri olmayan ...
Kedinize Asla Vermemeniz Gereken Yiyecekler
28.10.2021İnsanların çok sevdiğimiz bazı yiyecekler onlar için faydalı olmadığı gibi aksine ...
Kediler Alemi
Hareketsiz Kediniz İçin Tavsiyeler
31.03.2023Kediler karakterleri birbirlerinden farklı canlılardır. Kiminin hiç bitmeyen bir enerjisi ...
Kedilerde Yaşlılık Belirtileri
25.05.2023Her canlının ortalama bir yaşam süresi vardır. Evcil dostlarımız kedilerin de ortalama 16 ...
Hak savunucuları sokak hayvanları yasasına karşı Ankara'ya yola çıktı
22.07.2024İzmir’den Ankara’ya doğru yola çıkan hak savunucuları, “Meydanlardan geri ...
Kaybolan Kedisini Telefondaki Sesinden Tanıdı
28.04.2023İngiltere'den Rachel Lawrence adlı bir kadın 8 aydır kayıp olan kedisi Barnaby’i tesadüfen ...
Soğuk Kış Günlerinde Sokak Kedilerine Sıcak Yuva
05.02.2022Osmaniye'de soğuk kış günlerinde sokak kedilerinin sıcak yuvada barınabilmeleri amacıyla ...
Kedici Dergisi ‘Pisi Pisikoloji’ Yazarı Veteriner Hekim Gökhan Durukan Röportajı- Işın Selin
01.08.2021Vet. Terapist Gökhan Durukan : ’’Birlikte yaşadığı insanlardan birini trafik kazasında ...
Bakü’de Pişik Olmak - Yeşim Özcan
12.06.2022Balık sever misiniz? Peki ya güneş, azıcık rüzgar, merakla gezineceğiniz tarih kokan ...
New York’ta kedi ve köpek satışı yasaklandı
26.12.2024ABD’nin New York eyaletinde evcil hayvan mağazalarında köpek, kedi ve tavşan satışı ...
Kedilerin Yüz İfadeleri Ne Anlama Geliyor?
16.07.2022Çoğu insan kedilerin gizemli ve ifade gücü olmayan hayvanlar olduğunu ...
Türkiye’nin İlk Hayvan Hastaneleri Derneği Kuruldu
25.05.2021Yıllar içerisinde oluşan bilgi birikimini ve tecrübeyi daha ileri seviyelere taşıma ...
İzmir Canları Yalnız Kalmadı - Seda Tuncel
01.11.2020İzmir’de gerçekleşen 6.9 büyüklüğündeki depremin kayıpları hala yaşanıyor. Depremde ...
Anne Kedinin Yavrusuna Öğrettikleri
02.10.2021Kediler doğduktan sonra ortalama 3 ay annelerinin yanında kalırlar. 3 ay boyunca annelerinden ...
Kediler duydukları kelimeleri görüntülerle eşleştiriyor
21.10.2024Kedilerin herhangi bir ödül veya yönlendirme olmadan kelimelerle görüntüleri ...
Gölün ortasındaki bir buz parçası üzerinde mahsur kalan kör kedi kurtarıldı
18.12.2024Massachusetts'te gölün ortasında bir buz parçası üzerinde mahsur kalan 20 yaşındaki kör ...
Bir Kedinin Mutlu Olması İçin Neye İhtiyacı Vardır?
03.01.2023Bir kedinin mutlu olup olmadığını söylemek her zaman kolay değildir. Bazı kediler ...
Siyam Kedisi
24.03.2023Tayland olarak bildiğimiz Güneydoğu Asya ülkesinin eski adı Siyam’dı. Siyam kedisi de bu ...
Burgazadalı Susam - Emek Ekşi
06.05.2021Dünyayı ve çevremizi tamamıyla çıplak bir objektiflikle seyredemeyiz. Işıklar, renkler o ...
UMUT 12 YAŞINDA!
03.06.2026Cat Hospital’ın uzun süredir sağlık takibini sürdürdüğü Umut, 12 yaşına girdi. Ön ...
Kediler kendilerinden hoşlanmayan insanları tercih ediyor
07.10.2024Bilim insanları tarafından yapılan bir çalışma, her zaman doğru olduğunu ...
Evcil Dostunuzun Sağlık İçin 5 Faydası
28.04.2023Evcil dostlarımız harika egzersiz partnerleridir; yaslanıp ağlanabilecek bir omuzdur, yeri ...
Kıskanç Bir Kedi İle Nasıl Yaşanır?
26.06.2023Kediler bağımsız ve esrarengiz doğalarıyla tanınırlar, ancak tıpkı insanlar gibi ...
Bin Yıllık Kedi Mumyası
29.03.2022Tarihi kültürel zenginlikleriyle Kapadokya'ya açılan kapı olan ve Orta Anadolu ve ...
Evcilleştirmek Kedilerin Beyinlerini Önemli Ölçüde Küçülttü
07.04.2023Evcilleştirmenin memeliler üzerindeki etkilerini daha fazla aydınlatan yeni bir araştırmaya ...
Kedilerin Kusma Sebepleri
02.12.2022Kediler, vücutları ve ruhları kadar naif ve hassas bir sindirim sistemine sahiptirler. Sık sık ...
KEDİCİ AŞKINA ARA
EN YENİLER
30 yıl boyunca kimse onu görmedi.
06.06.2026Kediler Neden “Kafaya Atar”?
05.06.2026KEDİNİZ SİZİ ALDATIYOR OLABİLİR
04.06.2026Kediler İçin Tasarlanmış İlk Yemek Masası
03.06.2026
TÜRKİYE'NİN KEDİ HASTANESİ
KEDİCİ FACEBOOK
KEDİCİ TWITTER
Tweets by kedicidergisi








