Tarkan Özvardar Röportajı - Seda Tuncel
07.11.2021Bu hafta pazar röportajımızın konuğu Tarkan Özvardar. Veteriner hekim aynı zamanda da köpek ...
Bazen bir toplumun vicdanı, çıkardığı büyük yasalardan değil; kapısına astığı küçük tabelalardan anlaşılır.
Kapıda "Evcil hayvan giremez." yazıyorsa mesele sadece bir kedi ya da köpek değildir.
Mesele, birlikte yaşamayı ne kadar becerebildiğimizdir.
Şimdi gündemde olan yasa taslağına göre, gıda tüketilen alanların tamamında; sadece kapalı mekânlarda değil, açık teraslarda ve bahçelerde bile evcil hayvanların bulunması yasaklanabilecek.
Eğer bu düzenleme bu haliyle yasalaşırsa, yıllardır "pet friendly" anlayışıyla hizmet veren işletmelerin kendi inisiyatifi de ortadan kalkacak.
Bana göre asıl sorun tam da burada başlıyor.
Çünkü devletin görevi bütün işletmeleri aynı kalıba sokmak değil, bilimsel kuralları belirleyip denetlemektir.
Bugün dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde hijyen kuralları son derece sıkıdır. Buna rağmen binlerce kafe ve restoran belirli şartları sağlayarak evcil hayvan kabul edebilmektedir.
Demek ki sorun hayvanlar değil.
Sorun, kuralların doğru uygulanıp uygulanmamasıdır.
Hijyen elbette tartışılmaz.
Ancak hijyen; bir canlının varlığıyla değil, işletmenin temizliğiyle sağlanır.
İyi yönetilen bir işletmede, tasmalı, kontrol altında bulunan, masaya çıkmayan bir köpek ya da taşıma çantasındaki bir kedinin oluşturduğu risk; denetlenmeyen onlarca başka hijyen probleminden çok daha düşük olabilir.
Kaldı ki bugün sokakta, parkta, toplu taşımada ve hatta havaalanlarında bile insanlarla hayvanların bir arada yaşayabildiğini görüyoruz.
O halde neden açık hava bir kafenin bahçesinde bu birliktelik yasak olsun?
Daha da önemlisi...
Bu yasa sadece hayvanları dışarıda bırakmayacak.
Milyonlarca hayvanseveri de dışarıda bırakacak.
Çünkü evinde yaşlı köpeği bulunan, engelli hayvanıyla yaşayan, ayrılık kaygısı nedeniyle hayvanını yalnız bırakamayan insanlar için bu sadece bir kahve içme meselesi değildir.
Bu, sosyal hayata katılabilme hakkıdır.
İşletme sahiplerini de anlamak gerekir.
Kimi işletme evcil hayvan kabul etmek istemez; buna saygı duyulur.
Kimi işletme ise hayvan dostu olmak ister; buna da saygı duyulmalıdır.
Özgürlük tam da budur.
Tek tip yasaklar değil, seçenekler...
Bu düzenlemenin gözden kaçan bir başka boyutu ise Türkiye'nin dünyadaki imajıdır.
Dünyanın birçok ülkesinde Türkiye denildiğinde akla gelen ilk görüntülerden biri, insanlarla iç içe yaşayan kedilerimizdir. İstanbul'un kedileri hakkında çekilen belgeseller milyonlarca kişi tarafından izlendi; sosyal medyada her gün binlerce yabancı turist bu ülkenin hayvanlarla kurduğu ilişkiye hayranlığını paylaşıyor.
İnsanlar artık sadece tarihi eserleri görmek için seyahat etmiyor.
Bir ülkenin ruhunu, sokaklarını ve canlılarla kurduğu ilişkiyi de görmek istiyor.
Türkiye'nin en güçlü turizm değerlerinden biri de tam olarak budur.
Yüzyıllardır kedileriyle birlikte yaşayan şehirlerimiz...
Camilerimizin avlularındaki su kapları...
Esnafın dükkânında uyuyan kediler...
Vapur iskelelerinde yolcuları karşılayan dostlarımız...
Bunlar sadece güzel fotoğraflar değildir.
Bunlar, Türkiye'nin dünyaya anlattığı hikâyenin bir parçasıdır.
Biz yıllardır farkında olmadan çok değerli bir kültürel miras ve uluslararası marka değeri oluşturduk.
Şimdi ise bu ruhu yasak tabelalarıyla gölgelemek üzereyiz.
Beni en çok düşündüren ise şu:
Biz son yıllarda sürekli yasakları konuşuyoruz.
Oysa gelişmiş toplumlar birlikte yaşamayı konuşuyor.
Çocuklara hayvan sevgisini nasıl öğreteceğimizi, şehirleri nasıl daha yaşanabilir hâle getireceğimizi, insanların ve hayvanların ortak yaşam alanlarını nasıl artıracağımızı tartışmamız gerekirken; biz kapılara yeni yasak tabelaları asmayı tartışıyoruz.
Ben veteriner hekimim.
Otuz yılı aşkın meslek hayatım boyunca binlerce kediye, köpeğe ve onların ailelerine tanıklık ettim.
Şunu çok iyi biliyorum:
Bir toplumun merhameti, en güçsüz olana gösterdiği saygıyla ölçülür.
Kapısından sessizce geçen bir kediden ya da sahibinin ayağının dibinde usulca yatan bir köpekten korkan bir toplum değil; birlikte yaşamayı öğrenmiş bir toplum güçlüdür.
Ve unutmayalım...
Türkiye'nin dünyaya ihraç ettiği en güzel değerlerden biri sadece tarihi, mutfağı ya da denizi değildir.
Kedileriyle, köpekleriyle ve tüm canlılarla kurduğu merhamet kültürüdür.
Bu kültürü kaybetmek, sadece hayvanseverleri üzmez.
Türkiye'nin dünyadaki sıcak, vicdanlı ve misafirperver ülke imajına da zarar verir.
Belki de sormamız gereken soru şudur:
Gerçek tehdit, yanımızdaki hayvan mı?
Yoksa her sorunu yasaklarla çözmeye çalışan anlayış mı?
Dr. Tarkan Özçetin
Veteriner Hekim
23/07/2026
Bu hafta pazar röportajımızın konuğu Tarkan Özvardar. Veteriner hekim aynı zamanda da köpek ...
Yapılan bir araştırmaya göre, sürekli tüy topakları kusan ve yemeyi reddeden kediler ...
İngiltere’deki Leicester Üniversitesi’ndeki araştırmacılar kedi tüylerinden elde edilen ...
Bir kenara sinmiş, acıdan gözlerindeki ışık sönmüş daha altı aylık bir kediydi ...
Eski Mısır’dan bu yana sanatçılara hep ilham kaynağı olan kediler, edebiyatta da bir ...
Etolojistlerin, yani hayvan davranışları uzmanlarının açıklamakta güçlük çektikleri ...
Muğla, Bodrum, Marmaris, Datça, Kütahya, Emet, Osmaniye, Antalya, Manavgat, Akseki, Kayseri, ...
Bartın’da başından vurulduktan sonra hayvansever Seda Kaya tarafından Zonguldak’ta ...
Dergimize açıklamada bulunan OHHAD Başkanı Dr.Özçetin " Biz veteriner hekimlerin temel işi ...
Nesli koruma altında bulunan Van kedileri için Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi bünyesinde ...
İstanbul 30. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde daha önce görülmemiş bir dava gerçekleşti. ...
Ünlü ses sanatçısı Leman Sam Ankara’da Cat Hospital Kedi Hastanesi’ni ziyaret ...
Kedinizin fotoğrafları, videolarıyla dolu bir galeriniz var biliyoruz! Kediciler, onun her ...
Bir kediciğin kafasının içinde neler döndüğünü Kedici’lere kim söyler? Fazla uzağa ...
Kedici Dergisi gönüllü yazarlarımızdan Müjde Dural’ın kitabı ‘Begonvilli Ev’ ...
Manx Kedisi’nin anavatanı Man Adası’dır. Man Adası; İngiltere ile İrlanda arasındaki ...
Peru'daki Nazca bölgesinde inceleme yapan arkeologlar iki bin yıl öncesine tarihlenen bir kedi ...
Temmuz ayında Meclis'te kabul edilerek yürürlüğe giren hayvan haklarıyla ilgili yasa ...
Evinin bahçesindeki 3 yavru kediyi sopayla vurarak katleden sanık, 3 yıl 9 ay hapis cezasına ...
Kudüs'teki Sion Dağı'ndan çıkarılan kazı malzemelerini inceleyen arkeologlar, Abbasi ...
Kediciler, belki size şaşırtıcı gelecek ama ne kedilerdeki ne de zebra gibi çizgili desenleri ...
Yavru kediler oyun oynamayı çok severler. Meraklı oluşları ve içerisinde yer aldıkları ...
Aynı ev ortamında yaşayan kediler arasında saldırganlık, sahipleri için oldukça karmaşa ...
Sevgili Kediciler,Geçen paylaştığım “Hijyenik Zehirler” makalemde sağlığımızı bu ...
Kedilerin hepsi güvende olduklarını bilmek ister. Eğer güven sorunu yaşanırsa ...
Kedi besledikleri için komşusu tarafından göğsünden vurularak öldürülen Yasin ...
Hem evimizdeki minik dostumuz, hem sokaktaki dostlarımız için yaz aylarının gelmesi, ...
TVHB'den yapılan açıklamaya göre, depremin ardından hızla örgütlenen ve afet bölgesinde ...
Düzce Belediyesi, tüm tedavileri ve aşılarının yapılması noktasında önemli bir misyon ...
Türk bilim insanlarının yaptıkları bir araştırmaya göre (hep İsveçli bilim insanları ...
-Merhaba öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? - Merhaba, ismim Funda Küçük. 1979 Aydın ...
Bir minik dostla yaşamaya karar verdiniz, ilk günlerde size temkinli ve çekingen yaklaşabilir. ...
Tırmık’ın anısına… Luang Prabang, Laos’un süsü olarak nitelendiribilecek ender ...