YENİLER >

Hayatın Ritmi-II - Ferhan Yüksel

Bir insana, bir kediye, bir ağaca, bir mevsime baktığımız zaman onun, vata mı yani hareketli, pitta mı yani ateşli, kapha mı yapılı olup olmadığını anlarız. Bu bakış açısında da, potansiyel hastalıklarını, hoşlanıp hoşlanmadığı ortamları, yiyecekleri ve olası kaderini tahmin edebiliriz. ... Ferhan Yüksel, “Hayatın Ritmi” ni paylaşmaya devam ediyor.

...Nabız okuma konusunda kararlı ve sabırlı olun,  demiştik ve devam  ediyoruz.

Sabahları uyandığınızda, kediniz yanınızdadır zaten, parmaklarınızı onun arka kasığına koyarsanız nabız atışlarını alacaksınız, parmaklarınızı bastırmadan nabzını tutun, işaret parmağınızın altında nabız sürünür ve düzensizdir, orta parmağınızın altında aldığınız izlenim çok güçlü bir atıştır, yüzük parmağınızı biraz bastırırsanız nabzın süzüldüğünü ve sakin attığını hissedeceksiniz.

Eğer algılarınız bu tarifin dışında ise hayvanınızın organlarında bir sıkıntı başlamış olabilir.  İşaret  parmağının altında çok güçlü yada belli belirsiz bir ritim var ise  kedinizin akciğerlerinde, kalbinde yada kolonunda problemler başlamış demektir. Orta parmağınızın altından düzensiz (bir var bir yok) ritim alıyorsanız zaten kediniz huzursuz ve sinirlidir, problem karaciğer ve dalak meridyenlerindedir. Yüzük parmağının altından aldığınız nabız zıplar gibi atıyorsa eğer, kedinizde dolaşım, böbrek mesane sorunları olabilir. Her üç parmaktan da aynı ritmi aldıysanız sorun ciddileşmeye başlamıştır vakit geçirmeden doktorunuza başvurmalısınız. Bu tür gözlemler hastalığı çok erken evrede yakalayacağı için dostunuz çok fazla hırpalanmadan sağlığına kavuşacaktır.

Hayatın ritmi sadece nabız ile algılanmaz, dilden, gözlerden, ciltten, tırnaklardan, idrar ve dışkıdan da gözlemlenebilir. Tüm bunlar ayurvedanın teşhis alanlarından birkaçıdır.

DİL OKUMA:

Dil hem ifade organı hem de duyu organıdır. “Dil”i okuyabilen tüm bedeni anlayabilir.

Sabah uykudan kalkar kalkmaz kedinizin diline bakarsanız (tabi ki kendi dilinize de bakınız) bir pas tabakası ile kaplı olduğunu görürsünüz. Buna ayurveda “ama” der. Toksinlerin bedenin hangi bölgesinde toplanmış olduğunu gösterir.

Örneğin: Dildeki pas çok yoğun, gri renkte ve dilin gerisinde ise kolonda fazla toksin birikmiştir. Pasın rengi sarımsı-yeşilimsi ve dilin merkezinde yoğunlaşmışsa ince barsak ve karaciğer zararlı madde biriktirmiştir. Eğer pas beyaz bir tabaka olarak tüm dili kaplamış ise solunum sistemi ve mide zehirli atıklardan nasibini almış demektir. Dilin pütürlü yapısı net ve temiz, rengi pembeyse kediniz sağlıklıdır.

Ayrıca dilin renginin farklılaşması hastalıklar konusunda ipuçları verir. Örneğin: aşırı soluk→anemi Sarı dil→karaciğer kaynaklı sıkıntı Yeşilimsi dil→safra problemleri Mavimsi-morumsu dil→kalp, dolaşım problemleri Siyahımsı dil→parazitler ve bağırsak solucanlarının varlığını gösterirler.

Dilin orta hattı omurgadaki tüm değişimler hakkında fikir verir. Hayvanın stres altında olup olmadığı bu hattaki kıvrımlardan ve paralel çizgilerden anlaşılabilir.

SES:

Ses çıkartarak kendini ifade etmek de dil ile çok yakından ilişkilidir.

Ses telleri, dil, damak, dudaklar ve karın kasları konuşarak ifade sırasında işin içindedirler.

Sesine dikkat ederseniz kedinizin sizinle konuştuğunu fark edersiniz. Hayvanlar ve insanlar ses ile kendilerini ifade ederken, aslında bilinçlerini farklı seviyelerden yansıtırlar.

İlk olarak kedinizin nefes alış verişini dinleyin, eğer nefesin sesini duyuyorsanız  bu bir stres belirtisidir, ses karın bölgesinde titreşiyordur.

Nefesinin sesi duyulmuyorsa mutludur.

Bilirsiniz kediler “MIRILDAR.” Bu durumda ses kalpte titreşiyordur. Kalbin dili ile konuşuyordur ve sizi mest eder, sevgi patlaması yaşarsınız, çünkü “kalpten kalbe yol vardır.”

Sesin titreşimi boğaz bölgesinde, genizde hırıltı şeklinde ise, ifade edemediği duyguları içsel sese dönüşmüştür, söyleniyordur aslında.

Ve miyavlama!..

Titreşim ağızdan dökülür, dış sese dönüşür ve sizin bilincinizde ifade bulur

-acıktım ben,

-dışarı çıkmak istiyorum,

-canım acıyor, diyordur.

Ses çıkartmak saf farkındalığın genişleme halidir. Kendini ifade eden bilinç her kim olursa olsun onun hangi seviyeden konuştuğunun önemi yoktur. Her kimi dinliyorsak kalpten dinlemek, hem bizi hem ifade edeni aynı bilinç seviyesinde buluşturur. Hoşnutluk ve mutluluk her birimiz için gerçek olur.

İlerki kedici’lerde farklı ritimlerde görüşmek üzere

Hoşça kalın.

Bilirsiniz kediler “MIRILDAR.”  Bu durumda ses kalpte titreşiyordur. Kalbin dili ile konuşuyordur ve sizi mest eder, sevgi patlaması yaşarsınız, çünkü “kalpten kalbe yol vardır”