Hayvan Hakları Düzenlemesinde Yeniden Revizyon
14.05.202110 yıldır çalışmaları devam eden ancak bir türlü Meclis’e sunulamayan düzenlemede sokak ...
Geçtiğimiz günlerde dünyaca ünlü bir bilim dergisi olan Nature Scientific Reports dergisinde kediler hakkında ilginç bir araştırma makalesi yayınlandı. Bu araştırma, kedilerin insanlarla iletişim kurmaları sırasında gözlemlenen ilginç bir ayrıntı üzerine yapılmış. Birçok kedi sahibinin de bildiği ama şu zamana kadar bilimsel bir kanıtı gösterilememiş olan, kedilerin gözlerini çeşitli şekillerde kısarak, kırparak veya kapatarak iletişim kurma olayı büyük ses getireceğe benziyor. Biz insanlar çoğu zaman hayvan davranışlarını, insan bakış açısı ile yorumlarız. Hayvan bilincini ortaya koymak oldukça zor bir uğraştır. Hele de bunu bilimsel kanıtlara dayandırmak çok daha çetrefilli bir iştir.
Oldukça uzun bir süre boyunca hayvanların bilinci olmadığı düşünüldü ve buna göre davranıldı. Yapılan yeni araştırmalarla ve bu konunun üzerine gidilmesiyle hem hayvanların içsel dünyasını keşfetmemiz hem de kendimizi bu muazzam tür çeşitliliğinin içinde gerçek yerimizi bulmamız mümkün hale gelecektir.
Sussex Üniversitesi Psikoloji departmanından, memeli iletişimi ve bilinci üzerine çalışan araştırmacı grubun yapmış olduğu çalışmada, çeşitli yaş, ırk ve cinsiyette ev kedileri kullanıldı ve iki gruba ayrıldılar. Bunlardan birinci grup sahipleriyle 1 metre mesafede bulunacak şekilde karşı karşıya getirildi ve birbirleriyle konuşma ya da herhangi bir jest-mimik hareketi olmaksızın yalnızca göz kapaklarını yavaşça kısmaları veya kapatmaları sağlandı.
İlginçtir ki araştırma sonuçları şunu gösterdi; kediler sahipleriyle, göz kapaklarını yarı aralık kalacak şekilde yavaşça kısarak, göz kırparak veya tamamen kapatarak bir iletişim kuruyor, gözlerle gülümseme diyebileceğimiz bir olayı gerçekleştiriyorlardı.
Aynı deney bu sefer ikiye ayrılmış olan grubun diğer yarısına uygulandı bir tek farkla; bu sefer deneyde kullanılan kediciklerin karşılarında sahipleri değil, hiç tanımadıkları yabancılar(deneyi yapan araştırmacılar) bulunuyordu. Şaşırtıcı bir şekilde görüldü ki daha önce karşılaşmadıkları bu yabancılara karşı da eğer yabancı, gözlerini yavaşça kısıyorsa aynı tepkiyi gösterdiler. Hiç tanışmamış olsalar dahi bu yabancı gözleriyle bir iletişim başlatıyor ve bu kediciklerimize iyi hissettiriyordu. Bu işareti aldıkları an, karşıdaki kişiye güveniyorlar ve bir bağ kurulmasını sağlıyorlardı.
Kontrol grubu olarak, araştırmada kediler insansız bir ortamda da incelendi ve kameralar aracılığıyla göz kısma hareketleri kayıt altına alındı. Sonuç olarak şu görüldü; kediciklerimiz insan bulunan bir ortamda çok daha fazla göz kırpma-kısma hareketi yapıyorlardı.
Aynı zamanda araştırma, yaşlı kedilerin göz yummayı, genç kedilere göre daha sık yaptığını gösterdi.
Ne kadar muazzam bir bilgi değil mi! Zaten hepimizin hep farkında olduğu kediciklerimizle kurduğumuz bu özel iletişimin bilimsel bir araştırmayla tescillendirilmesi oldukça keyif verici ve insan-hayvan bağını güçlendirici bir olay.
Ben bunu yaşadığımız bu zor zamanlardaki halimize benzetiyorum. Hepimiz maskelerle dolaşıyor, evde unuttuğumuz an biraz öfkeyle biraz telaşla koşar adım geri dönüp işimize, yolumuza koyuluyoruz. Artık hayatlarımızın temel bir parçası haline geldi. Alışkanlığı kazandık, ama sanırım kulak kepçelerimizi acıtmak, burnumuzda lastik izleri bırakmak, ağzımızdan çıkan sıcak nefesimizle yüzümüzü pişirmek gibi olumsuz taraflarının yanı sıra bence çok önemli bir olayı gerçekleştirmemizi engelliyor:
Gülümsemeyi!
Gülümsemeyi bir maskenin altına sıkıştırıp, gizlemek zorunda kalıyoruz artık. Kimse anlayamıyor, mutlu muyuz, espriye güldük mü? Görülen sadece, soğuk bir çift farklı renklerde göz ve bir çift farklı şekillerde kaş! Pe ki anlam nerede? Kaybettiğimizi düşündük. Fakat gözlerimizin çevresindeki kaz ayaklarımızı ortaya çıkaran o muazzam gülümseyiş, işte oradaymış! Ve meğer maskelerin altından da üstünden de gülümseyebiliyormuşuz. Tabi eğer istiyorsak!
Hakiki bir gülümseyiş göz kenarlarını kırıştırır, aynen kedilerimizin yıllardan beri bu şekilde gülümsüyor olmaları gibi. Şimdi biz de onlar gibi gülümseyebileceğimizi ve buna maskelerin engel olamayacağını öğrenmiş bulunuyoruz. Kedi dostlarımızdan kim bilir daha ne kadar çok şey öğreneceğiz! Daha yeni başlıyoruz…
10 yıldır çalışmaları devam eden ancak bir türlü Meclis’e sunulamayan düzenlemede sokak ...
Hayvanlarla ilgili yayın yapan bir belgesel kanalında iki program izliyorum. ...
6 - 8 Ekim’de yapılan Kedi Hekimliği Kongresinde Radyo Programı sunucusu olan Fahir ...
Sevgili Neslihan. Hemen konuya girelim: Tomris Uyar’dan Bilge Karasu’ya, Hemingway’den ...
Bazı kediler doğuştan, bazıları ise sonradan bir kaza veya travma sonucu meydana gelen ...
Ankara Esenboğa Havalimanı’nda araç içerisinde sahibi tarafından kilitli bırakılan kedi, ...
Kediniz için hangi kumu kullanıyorsunuz? Peki ya kullandığınız kumun özellikleri, çevreye ...
Kediler insanlık tarihi boyunca ya tanrılar gibi tapılan ya da şeytan olarak görülüp eziyet ...
Bir dişi kediniz varsa, en merak edilenlerin başında kedilerin regl olup olmadığı gelir.Peki, ...
Yerinde duramayan, oyun oynamaktan sıkılmayan çok hareketli bir kediniz mi var? Akşamları tv ...
Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi, 12 kişilik bir ekip ile tam donanımlı Gezici Klinik ...
Evinin bahçesindeki 3 yavru kediyi sopayla vurarak katleden sanık, 3 yıl 9 ay hapis cezasına ...
Kedvet başkanı Dr. Tarkan Özçetin canlı yayında Empati Derneği başkanı Cem Arslan’nın ...
İstanbul’un yağmurlu bir Çengelköy akşamında müdavimlerinin çok iyi bildiği, bol kedili ...
Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde yaşananlar, mesleğin etik sınırlarını ...
Evinden onlarca kilometre hatta birkaç yüz kilometre uzağa bırakılan kedilerin tekrar evlerine ...
Geçtiğimiz hafta Türkiye’deki tüm hayvan hastanelerinin katılımı ile kurulan “Özel ...
Kediler, hayatınızı daha keyifli hale getiren harika varlıklardır. Onlara bakmak ve ...
Sol tarafta asfaltın üstü 46 derece. Beton duvarlar fırın gibi. Ağaç yok. Gölge yok. Nefes ...
Kedilerle yaşamak tarifi olmayan eşsiz bir deneyimdir. Bir kediyle hayatı paylaşmaya ...
Tırnak makasını gördüğü an sizden kaçan bir kediniz mi var? Kedinizin tırnaklarını ...
Kediler kimi insanlara çok gizemli gelmişlerdir. Hatta birçok kültürde çok enteresan batıl ...
Çünkü çikolata, kediler için öldürücü olan 2 bileşen içerir: küçük miktarlarda bile ...
Avustralya’da birçok kent, yerel vahşi yaşamı korumak adına kedilere 7 gün 24 saat sokağa ...
Birçok kişi için 6 Ocak sıradan bir kış günü.. Bu yazıyla karşılaşıncaya kadar belki ...
Daha önce kedi ile yaşamış ve kedisi olanların bu soruya cevapları tabi ki kedi olacaktır. ...
Anja Meulenbelt Parantez Yayınları Kedi severlerin göz bebeği olmuş ve olmaya devam edecek ...
Etobur olan kedileri ot yerken gördüğünüzde biraz şaşırmış olabilirsiniz. Peki, kedilerin ...
Hepsi Kore'de bulunan Seul Ulusal Üniversitesi Nanopartikül Araştırma Merkezi, Gwangju Bilim ...
Yapılan araştırmalara göre birçok kedici, kedisinin su kabını ayda sadece 1 defa temizliyor! ...
Sağlık çalışanı olmak; sorumluluktur, özveridir, sabırdır, emektir, gece gündüz demeden ...
Kedilerimiz her ne kadar etobur olsalar da onların da zaman zaman ot yemeye ihtiyaçları vardır. ...
Köpeklerin toprağı kazması ve zaman zaman bir şeyleri oraya gömmesi merak edilen, ...