Evcil Hayvanlara Mikroçipte Merak Edilenler
12.12.202231 Aralık’a kadar kedi, köpek ve gelincik gibi evcil hayvanlarına mikroçip taktırmayanlar ...
Patilerinde kibir, miyavında gramer, görkemli kuyruğunda ben-sevgisi eriyor. Cam mavisi gözleri ortak yazgımızı açığa çıkarmaya yönelik bir çağrı gibi. Maviş benim öznel duygularımın doyurulmasını sağlamıyor. Maviş etik bir sınama gibi. Diğer şeylerin hüzünlü sessizliğini bozup, varlıklarını açığa çıkaracakları özgürlük alanını açma sorumluluğunu yüklenmem gerektiğini anımsatıyor.
Başlık garip gelebilir. Süslü görünüyor. Bu süslü başlıklı yazıda bir körleşme deneyimini anlatacağım. Başlık, bu anlatımdan sonra uygunluğunu kendiliğinden gösterir.
Körleşme, dünyanın efendisi olmanın bedelidir. Düşünce tarihinde bu efendilik, insanın akıllı hayvan (animal rationale), metafizik hayvan (animal metaphysicum) olarak gururla ilan edilmesiyle felsefi olarak tescillendi. Bu gurur boşuna değildi. Her şeyi gerçekleştirme yetisine sahip sınırsız ve koşulsuz bir akıl, insanı en yüksek değere dönüştürmüştü. Kalan diğer şeyler ise Tanrı’nın imgesinden doğmuş olan insanın hizmetine sunulmuştu. Başka bir ifadeyle, diğer şeylerin değerinin insana sağladıkları yarar ile belirlenmesi pratiğinin metafizik savunusu hazırlanmıştı.
Artık insanın tek değer olmaması için düşünsel ve ahlaki tüm engellerin ortadan kaldırılmasının yolu açılmıştı. Öyle de oldu. Başka şeylerin değeri ve ne oldukları, sağladıkları pratik yararla tanımlanmaya başladı. Bu, kuşku duyulacak en küçük tutarsızlığı bile barındırmıyordu. Sonunda her şeyin insan için olması gerekliliği, elimizdeki tek yüce değer olarak kaldı. İnsanların kullanımına sunulan bu kaynak, zenginlik son noktasına kadar kullanılmalıydı. Daha doğrusu, sınırsız ve tükenmeyecek gibi görünüyordu. Şeyler, kullanım değeri ile ölçülen nesnelere, nesneler de bu değer bağlamında bir kullanım zincirine dönüştü. Aklın her şeyi gerçekleştirebilme gücü, her şeyi insan için dönüştürme gücü olarak algılandı. Zaten başka biçimde algılanması da söz konusu olamazdı. Geriye insan ve kullanacağı sonsuz bir kaynak algısı kaldı. Etkin ve her şeye muktedir olan insan ve karşısında ölü, sömürüye ve kullanıma hazır doğa ya da dış dünya! Ne yazık ki, öykü bununla bitmiyor. Şeylerin kullanım değerine göre tanımlanması insanın kendisine de uygulanmaya başlandı: Yaşlı, emekli, kadın, çocuk, taşralı diye sınıflandırıldı insan. Alıştığımız ve yaşamın ta kendisi sandığımız böyle bir dünya “yaşanası” bir dünya olabilir mi? Sömürdüğümüz, bitesiye kullandığımız şeyler, onlarla “birlikte” olduğumuz bir dünya yaratabilir mi? Elbette hayır! Her şeyin kullanım değeri ölçüsüyle, uzamsal olarak yakın, zamansal olarak uzak bir düzene sahip olduğu bu dünyadan; şeylerle birlikte olduğumuz, şeylerin gizemini ve ne ise o olma özgürlüğünü yitirmediği bir dünyaya nasıl uyanırız? Zor. İnsanın bu zorba efendiliğini terk edip, şeylerle birlikte olacağı ortak bir yazgıyı kabullenmesi zor görünüyor.
Maviş (süslü-bilimsel adıyla felis cattus) bu zorluğun sınırına getirdi beni. Onunla ortak bir dünyada olmadığımın farkındalığını yaşattı ve yaşatıyor bana. Her şey bir şokla başladı. Bize armağan edilen bebek yüzlü, İranlı Puşkin ve kız kardeşi Fıstık bir ay arayla öldü. Kaybetmenin acısı ağlattı. Ama neyi kaybetmenin? İnsani duygular diye genel ve donuk olarak nitelendirilen o sözde asil duyguların nesnesi olarak kopup gitti Puşkin ve Fıstık. İnsani ya da narsist duyguların oluşturduğu çevremdeki huzurlu ruh hâlimizi sarsmıştı bu kayıp. Bu ben-sevgisinin kırılması, Maviş hüzünlü bir ortamda (Vet Hospital’da) kucağıma iliştirildiğinde başladı. Bu bir yüzleşme, karşılaşmaydı. Yeni bir alan açılıyordu. Bu kolay olmadı doğal olarak. Bir şeye sahip olduğumu düşünerek birlikte olma sorumluluğunu atlayıp, “kedi” denen şeyin ne olduğu, nasıl tüketileceğini öğrenmek için internete sarıldım. Birlikte olmanın açımladığı alanı anlamak yerine, teknik-bilimsel bilginin sözde yakınlığını seçtim. Bu görkemli bilgi ile kediyi kendi mekanik evrenimdeki yerine oturtacaktım. Bu çaba kocaman bir düş kırıklığı ile bitti. Maviş bu bilgilerden fazla bir şeydi. Bu düş kırıklığı aslında daha derin bir karşıtlığı açığa çıkarıyordu. Batı kültüründe bilgi, ait olduğu süreçten soyutlanabilir, o süreçten bağımsız olarak ele alınabilir. Bilim ve teknolojinin gelişimi de buna dayanır. Ancak Amerikan yerlileri ve Doğu felsefesinde bilgi, ait olduğu sürecin içinde değerli ve anlamlıdır. Maviş birlikte olduğumuz zaman mekân aralığında ona ait olanı görmemi sağladı ve sağlamaya devam ediyor. İşler benim istencime göre yürümüyor. Ortaklaşa olmak, özgürlüğüme sınırlama getiriyor. Bu olumlu bir sınırlama tabii. Maviş, Maviş olarak kendini tanımlıyor. Bense bu sürecin başlamasının alanını tanımlıyor ve buna tanıklık ediyorum. Tanıklığıma dayalı her deneyim damlası, Maviş’in gizemini bitirmediği gibi, ortaklaşa yaşamımızın kökensel bir parçası olduğunu gösteriyor. İstencimin ve ben sevgimin böylesine kırılması, yerini “Bırak Maviş ne ise o olarak kendini göstersin”e dönüşüyor.
Fransız Ozan Francis Ponge’nin “Şeylerin Sesi” olarak İngilizceye çevrilen yapıtındaki gibi anlatmak isterim Maviş’i. Ponge, bir taş parçasını sayfalarca anlatır. O anlatımda despotik yapıdaki gramer çözülür. Özne ve yüklemden oluşan tek anlamlar, tek tanımlar, yerini tüketilemeyen bir yoruma ve tanım zenginliğine bırakır. Bir taş parçası birden bire yaşam sevincinin ve deneyiminin ayrılmaz parçası olarak açığa çıkar.
Maviş yüz yüze geldiğim sonsuzluk gibi. Geçmiş ve gelecek Maviş’in varlığında bir araya geliyor. Patilerinde kibir, miyavında gramer, görkemli kuyruğunda ben-sevgisi eriyor. Cam mavisi gözleri ortak yazgımızı açığa çıkarmaya yönelik bir çağrı gibi. Maviş benim öznel duygularımın doyurulmasını sağlamıyor. Maviş etik bir sınama gibi. Diğer şeylerin hüzünlü sessizliğini bozup, varlıklarını açığa çıkaracakları özgürlük alanını açma sorumluluğunu yüklenmem gerektiğini anımsatıyor. “Maviş güzel bir kedi” diyor görenler. Güzellik ürkünçtür. Güzel olanla karşılaşmak acı verir. Çünkü güzel olan karşısında insan, en az bencil olan duygularını açığa çıkarmaya çalışır. İnsan bencil değerlerden kurtarıldığında (acıma duygusu dâhil) başka şeylere karşı olan tutumu bir sevgi alanı yaratır. O alanda şeyler, artık kendi varlıklarının açığa çıktığı güvenli bir alana, tümüyle onların olan bir alana kavuşur. Ben, eşim ve Maviş böyle bir alanın peşindeyiz. Tabii Maviş’in katkılarını bekliyoruz. Eğer sinek avlamaya ara verirse…
31 Aralık’a kadar kedi, köpek ve gelincik gibi evcil hayvanlarına mikroçip taktırmayanlar ...
Türkiye sokak hayvanlarıyla ilgili yasa taslağını tartışırken AKP Ankara Milletvekili ...
Sevgili Günlük; Sen gerçekten benim günlüğüm olacaksan benim kim olduğumu, ne zaman ...
Birçoğumuz kısmen de olsa dizi ve film platformlarının çoğuna bağımlıyız. Artık evcil ...
Yuri Dmitriyeviç Kuklaçev, Sovyet Rus RCFBR ulusal sanatçısıdır. Kedilerle sirkte çalışan ...
Kedilerin işitme kabiliyetleri insanlardan ve köpeklerden daha iyidir. İnsan kulağı 20 Hz ...
The Independent'ın haberine göre, kedi videoları izlemenin insanlarda olumlu duyguları ...
Türk Hava Yolları’nın Bodrum-İstanbul seferini yapan uçakta bulunan İbrahim Tatlıses’in ...
Kediler özgür, bağımsız canlılardır. Eğitime köpekler kadar yatkın değillerdir. Yavru ...
200 kadar keşfedilmiş türü bulunan dünyanın en zehirli hayvanı; Ok ...
Ah yine sıkıntılı bir sabah. Duvar dibinden ağır ağır patilerimi sürüyerek yürümeye ...
CHP Genel Merkezi’nde doğan ve yıllar içinde partinin ayrılmaz bir parçası haline gelen ...
Ülkemizin pek çok kentinin sokaklarında kedi ve köpekler bolca bulunur. İnsana yakın bu ...
Kediler özgür, bağımsız canlılardır. Eğitime köpekler kadar yatkın değillerdir. Yavru ...
Yapılan araştırmalar, 7-9 yaş arası çocuklarda görülen alerjik hastalıkların ...
Gebe kediniz yavrulamayı bekliyorsa, sizin için hazırladığımız içeriği okuyarak kedinizin ...
Ben Yaren Çiçek. 18 yaşındayım ve Marmara Üniversitesi'nde öğrenim görüyorum. Evimizde ...
Kadim zamanlarda bilgeler, değişik hayvanların değişik özelliklerini incelemişler ve ...
Denizli'nin Tavas ilçesi Kayaca Mahallesi'nde yapılan kazılarda, 9 milyon yıl öncesine ait ...
İran evcil hayvan beslemeyi ve köpek gezdirmeyi suç sayan bir yasa çıkarmak için harekete ...
"Kedim geceleri çok miyavlıyor" diyorsanız kesinlikle yalnız olmadığınızı söyleyebiliriz. ...
Minik dostlarımız istisnalar dışında suyu pek sevmezler. Onları stres ve korkuya sürükler. ...
2021 yılında The Swiftest tarafından düzenlenen Hayvan Hakları Endeksi’ne göre, hayvan ...
Singapur’da yürütülen bir araştırmada bilim insanları, evcil hayvan mamalarında nesli ...
Kediler, Mikrobiyom ve Çocuk Sağlığına Yeniden Bakmak.. Yıllarca insanlara şunu ...
Kediler kimi insanlara çok gizemli gelmişlerdir. Hatta birçok kültürde çok enteresan batıl ...
İzmir’deki depremin etkileri hala devam ediyor. Sabah saatlerinde yürütülen arama-kurtarma ...
Araştırmacılar, küresel ısınmayla mücadeleye kedi kumunun yardımcı olabileceğini ortaya ...
İnsanlarla kedileri arasındaki bağ olağanüstü bir şeydir. Onlar kaotik hayatlarımızda ...
Meclis komisyonunda onaylanan hayvan haklarına dair kanun teklifine hayvanseverlerin tepkisi ...
Amerika’nın Florida eyaletinin Jacksonville şehrinden bir aile, 11 yıl önce kaybolan ...
İnsanlar derilerinin, hatta saçlarının rengi nedeniyle nasıl önyargıyla karşılaşıyorsa ...
Araştırmacılar ay döngüsüne göre köpek ve kedi acil durum ziyaretlerinin sıklığını ...