Kediler İçin Toksik Ev Bitkileri
07.10.2023Kedi dostlarımızın zaman zaman oldukça oyuncu bir hale geldiğini, girilmemesi gereken yerlere ...
Patilerinde kibir, miyavında gramer, görkemli kuyruğunda ben-sevgisi eriyor. Cam mavisi gözleri ortak yazgımızı açığa çıkarmaya yönelik bir çağrı gibi. Maviş benim öznel duygularımın doyurulmasını sağlamıyor. Maviş etik bir sınama gibi. Diğer şeylerin hüzünlü sessizliğini bozup, varlıklarını açığa çıkaracakları özgürlük alanını açma sorumluluğunu yüklenmem gerektiğini anımsatıyor.
Başlık garip gelebilir. Süslü görünüyor. Bu süslü başlıklı yazıda bir körleşme deneyimini anlatacağım. Başlık, bu anlatımdan sonra uygunluğunu kendiliğinden gösterir.
Körleşme, dünyanın efendisi olmanın bedelidir. Düşünce tarihinde bu efendilik, insanın akıllı hayvan (animal rationale), metafizik hayvan (animal metaphysicum) olarak gururla ilan edilmesiyle felsefi olarak tescillendi. Bu gurur boşuna değildi. Her şeyi gerçekleştirme yetisine sahip sınırsız ve koşulsuz bir akıl, insanı en yüksek değere dönüştürmüştü. Kalan diğer şeyler ise Tanrı’nın imgesinden doğmuş olan insanın hizmetine sunulmuştu. Başka bir ifadeyle, diğer şeylerin değerinin insana sağladıkları yarar ile belirlenmesi pratiğinin metafizik savunusu hazırlanmıştı.
Artık insanın tek değer olmaması için düşünsel ve ahlaki tüm engellerin ortadan kaldırılmasının yolu açılmıştı. Öyle de oldu. Başka şeylerin değeri ve ne oldukları, sağladıkları pratik yararla tanımlanmaya başladı. Bu, kuşku duyulacak en küçük tutarsızlığı bile barındırmıyordu. Sonunda her şeyin insan için olması gerekliliği, elimizdeki tek yüce değer olarak kaldı. İnsanların kullanımına sunulan bu kaynak, zenginlik son noktasına kadar kullanılmalıydı. Daha doğrusu, sınırsız ve tükenmeyecek gibi görünüyordu. Şeyler, kullanım değeri ile ölçülen nesnelere, nesneler de bu değer bağlamında bir kullanım zincirine dönüştü. Aklın her şeyi gerçekleştirebilme gücü, her şeyi insan için dönüştürme gücü olarak algılandı. Zaten başka biçimde algılanması da söz konusu olamazdı. Geriye insan ve kullanacağı sonsuz bir kaynak algısı kaldı. Etkin ve her şeye muktedir olan insan ve karşısında ölü, sömürüye ve kullanıma hazır doğa ya da dış dünya! Ne yazık ki, öykü bununla bitmiyor. Şeylerin kullanım değerine göre tanımlanması insanın kendisine de uygulanmaya başlandı: Yaşlı, emekli, kadın, çocuk, taşralı diye sınıflandırıldı insan. Alıştığımız ve yaşamın ta kendisi sandığımız böyle bir dünya “yaşanası” bir dünya olabilir mi? Sömürdüğümüz, bitesiye kullandığımız şeyler, onlarla “birlikte” olduğumuz bir dünya yaratabilir mi? Elbette hayır! Her şeyin kullanım değeri ölçüsüyle, uzamsal olarak yakın, zamansal olarak uzak bir düzene sahip olduğu bu dünyadan; şeylerle birlikte olduğumuz, şeylerin gizemini ve ne ise o olma özgürlüğünü yitirmediği bir dünyaya nasıl uyanırız? Zor. İnsanın bu zorba efendiliğini terk edip, şeylerle birlikte olacağı ortak bir yazgıyı kabullenmesi zor görünüyor.
Maviş (süslü-bilimsel adıyla felis cattus) bu zorluğun sınırına getirdi beni. Onunla ortak bir dünyada olmadığımın farkındalığını yaşattı ve yaşatıyor bana. Her şey bir şokla başladı. Bize armağan edilen bebek yüzlü, İranlı Puşkin ve kız kardeşi Fıstık bir ay arayla öldü. Kaybetmenin acısı ağlattı. Ama neyi kaybetmenin? İnsani duygular diye genel ve donuk olarak nitelendirilen o sözde asil duyguların nesnesi olarak kopup gitti Puşkin ve Fıstık. İnsani ya da narsist duyguların oluşturduğu çevremdeki huzurlu ruh hâlimizi sarsmıştı bu kayıp. Bu ben-sevgisinin kırılması, Maviş hüzünlü bir ortamda (Vet Hospital’da) kucağıma iliştirildiğinde başladı. Bu bir yüzleşme, karşılaşmaydı. Yeni bir alan açılıyordu. Bu kolay olmadı doğal olarak. Bir şeye sahip olduğumu düşünerek birlikte olma sorumluluğunu atlayıp, “kedi” denen şeyin ne olduğu, nasıl tüketileceğini öğrenmek için internete sarıldım. Birlikte olmanın açımladığı alanı anlamak yerine, teknik-bilimsel bilginin sözde yakınlığını seçtim. Bu görkemli bilgi ile kediyi kendi mekanik evrenimdeki yerine oturtacaktım. Bu çaba kocaman bir düş kırıklığı ile bitti. Maviş bu bilgilerden fazla bir şeydi. Bu düş kırıklığı aslında daha derin bir karşıtlığı açığa çıkarıyordu. Batı kültüründe bilgi, ait olduğu süreçten soyutlanabilir, o süreçten bağımsız olarak ele alınabilir. Bilim ve teknolojinin gelişimi de buna dayanır. Ancak Amerikan yerlileri ve Doğu felsefesinde bilgi, ait olduğu sürecin içinde değerli ve anlamlıdır. Maviş birlikte olduğumuz zaman mekân aralığında ona ait olanı görmemi sağladı ve sağlamaya devam ediyor. İşler benim istencime göre yürümüyor. Ortaklaşa olmak, özgürlüğüme sınırlama getiriyor. Bu olumlu bir sınırlama tabii. Maviş, Maviş olarak kendini tanımlıyor. Bense bu sürecin başlamasının alanını tanımlıyor ve buna tanıklık ediyorum. Tanıklığıma dayalı her deneyim damlası, Maviş’in gizemini bitirmediği gibi, ortaklaşa yaşamımızın kökensel bir parçası olduğunu gösteriyor. İstencimin ve ben sevgimin böylesine kırılması, yerini “Bırak Maviş ne ise o olarak kendini göstersin”e dönüşüyor.
Fransız Ozan Francis Ponge’nin “Şeylerin Sesi” olarak İngilizceye çevrilen yapıtındaki gibi anlatmak isterim Maviş’i. Ponge, bir taş parçasını sayfalarca anlatır. O anlatımda despotik yapıdaki gramer çözülür. Özne ve yüklemden oluşan tek anlamlar, tek tanımlar, yerini tüketilemeyen bir yoruma ve tanım zenginliğine bırakır. Bir taş parçası birden bire yaşam sevincinin ve deneyiminin ayrılmaz parçası olarak açığa çıkar.
Maviş yüz yüze geldiğim sonsuzluk gibi. Geçmiş ve gelecek Maviş’in varlığında bir araya geliyor. Patilerinde kibir, miyavında gramer, görkemli kuyruğunda ben-sevgisi eriyor. Cam mavisi gözleri ortak yazgımızı açığa çıkarmaya yönelik bir çağrı gibi. Maviş benim öznel duygularımın doyurulmasını sağlamıyor. Maviş etik bir sınama gibi. Diğer şeylerin hüzünlü sessizliğini bozup, varlıklarını açığa çıkaracakları özgürlük alanını açma sorumluluğunu yüklenmem gerektiğini anımsatıyor. “Maviş güzel bir kedi” diyor görenler. Güzellik ürkünçtür. Güzel olanla karşılaşmak acı verir. Çünkü güzel olan karşısında insan, en az bencil olan duygularını açığa çıkarmaya çalışır. İnsan bencil değerlerden kurtarıldığında (acıma duygusu dâhil) başka şeylere karşı olan tutumu bir sevgi alanı yaratır. O alanda şeyler, artık kendi varlıklarının açığa çıktığı güvenli bir alana, tümüyle onların olan bir alana kavuşur. Ben, eşim ve Maviş böyle bir alanın peşindeyiz. Tabii Maviş’in katkılarını bekliyoruz. Eğer sinek avlamaya ara verirse…
Kedi dostlarımızın zaman zaman oldukça oyuncu bir hale geldiğini, girilmemesi gereken yerlere ...
Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesinde bir depoda yapılan aramada yasa dışı yollarla ...
Birçok kedici, kedilerin şifa güçlerine sahip olduğuna inanır ve bilimsel araştırmalar da ...
Ailenize yeni bir yavru kedi eklediniz! Ailenizin bu yeni üyesinin sizi baştan çıkartacak ...
Ben kedileri severim. Kedileri sevenleri de severim. Hatta onları diğerlerinden daha çok ...
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yeni yolcu gemilerinden Soma 301, ilginç bir olaya ev ...
Evcil hayvanlar bulabildikleri tüm besini depolamak üzere programlandıklarından gereğinden ...
Patili can dostlarımız bizlerin en büyük destekçisi denilebilir. İyileştirici yanları, ...
Bir kenara sinmiş, acıdan gözlerindeki ışık sönmüş daha altı aylık bir kediydi ...
Kediciler her daim kedilerinin sağlıklı, mutlu ve uzun ömürlü olmalarını isterler. Onlar, ...
İzmit Belediyesi Halkla İlişkiler Müdürlüğü bünyesindeki Çınar Halk Masa personeli, ...
Doğumun bitmesinden birkaç saat sonra yavrular annelerini emmeye başlarlar. Annenin yavru ...
Köpeklerin en bilinen özelliklerinden birisi ırkından bağımsız olarak sahiplerine karşı ...
Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ender Yarsan, veteriner hekimlik ...
Hayvan sahiplenmek söz konusu olduğu zaman, onların eşya değil bir 'can' olduklarını asla ...
Kesin olan bir şey var kediler, kendi kurallarını koymayı seven ilginç ...
Kedimizin sağlığı açısından iyi bir beslenme ve barınma koşullarının sağlanmasının ne ...
Elazığ’da 11 yıl önce bir anne ve 3 yavru kediyle başlayan 65 yaşındaki Nuriye Yucasu, 11 ...
Manavgat yangın felaketine seyirci kalamayan Animallia Hayvan Hastanesi ekipleri bölgeye yardım ...
Kedinizin oyun oynamadığını ve uzun saatler uyuduğunu fark ettiniz. Elbette bu ...
Bazı hayvanlar yorulmadan günlerce çalışabilir, önemli miktarda ağırlık kaldırabilir, ...
Evde kedisiyle yaşayan herkesin bildiği küçük bir rekabet vardır. Kedi kimin kucağına daha ...
Kediniz sizinle "at-getir" oyununu oynuyor mu? Cevap evetse yalnız değilsiniz. Yeni bir ...
Bazı kediler evlerimize girer ve hayatımızın sessiz tanıkları olur.Bazıları sokaklarda ...
Kedilerin uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmeleri için yiyeceğe, suya ve sevgiye ihtiyacı ...
Kedilerin sevimli olduğunu inkar etmek mümkün değil. Yumuşak, sevimli, enerji doludurlar. ...
Moldova’da yaşayan Daniela Ermolaeva’nın 13 kiloluk Maine Coon cinsi kedisi Zeus, sosyal ...
Kabullenemediğim çok şey var. İnsanlar tarafından asla ama asla kabul görülmeyenler var bir ...
ABD’deki Carrol Üniversitesi’nin yaptığı araştırmaya göre kediciler köpek severlere ...
Birçok evcil hayvan sahibi, özellikle yemek söz konusu olduğunda, evcil dostları için en ...
Kediler ödül mamalarına bayılırlar. Onların iştahla yediği ödül mamasını görünce siz ...
Pencere önü; kapı ardı, yatak altı veya çekmece köşesinden farklı olarak, göz önünde ...
Kıvrılan kuyruğu, meraklı bakışı, usulca yaklaşıp sizi koklaması… Ah o birden ...