Kedicileri Kızdıran Çalışma: Kediler Uyku Kalitesini Düşürüyor
28.03.2023Yeni bir araştırma, kediyle yatmanın uykuyu kalitesizleştirip bireylerin daha ...
Rumların yeni oyunu: AFRODİT kedisi.
Baklava, kahve derken şimdi de kedimizi de çaldılar…
Değerli Basın Mensubu,
Ankara Kedisi Derneği Başkanı Veteriner Hekim Dr.S.Tarkan Özçetin ülkemizin doğal hazinesi kedilerimizi daha iyi tanımanın, başkalarına fırsat vermeden ve değerlerini yok olmadan önce farkına varmamızın gerekliliğini vurguladı.
Şimdiye kadar Aphrodite’s Giants “Dev Afrodit” adlı bir kedi ırkı duydunuz mu? Bu kedi Kıbrıs Rum Kesimi’nin 2006 yılında başlattıkları çalışmalarla Rumların milli kedisi olarak tanıtıldı ve 2012 yılında Dünya Kedi Federasyonu WCF (World Cat Federation) tarafından yeni bir safkan ırk olarak kabul edildi. Peki bu kedi nerden çıktı, nereden geldi? Cevabı tereddütsüz, politikaya alet edilen bizim Anadolu-Ankara Kedimizin ta kendisi. Artık daha fazla sessiz kalamazdık. Çünkü o Kıbrıslı Rum değil, Anadolu’dan gelmiş bir Türk…
Afrodit yalanının ortaya çıkışı:
Afrodit propagandasının arkasına aldığı en büyük itici güçlerden biri, Kıbrıs’ta 10.000 yıllık mezarda bulunan kedi iskeletidir. Bu durum üreticiler ve Rumlar için bulunmaz bir fırsat ve iyi bir reklam malzemesi olmuştur. Çıkarılan kedi iskeleti Afrodit’in atası olarak gösterilmiştir. Bu kedinin adaya anakara olan Anadolu’dan gelebileceği ihtimali dürüst arkeologlar tarafından inkar edilememiştir. Kıbrıs’a en yakın kara parçasının Anadolu olduğu ve bu toprakların1571’den itibaren Osmanlı hakimiyetine geçmesi de unutulmamalıdır. Kıbrıs adası Anadolu’nun asırlar boyu bir parçası olmuştur. Ada, Galapagos örneği gibi farklı bir çeşitliliğe de sahip değildir.
Diğer önemli bir etken ve güç ise; Amerika’da UC DAVIS Üniversitesi’nde, kedi ırkları üzerine genetik araştırmalar yapan ve kedi federasyonlarınca otorite olarak kabul edilen Leslie Lyons’tur. Rumlar kendisine Afrodit’i farklı bir ırk olarak göstermesi ve DNA testleri için örnekler göndermiştir. Leslie bu örneklerle ülkemizdeki asılları yerine Türkiye dışından gelen, özelliklerini kaybetmiş, genetiği tamamen değişmiş Ankara ve Van Kedileri örneklerini karşılaştırmış ve bunların Afrodit ile benzerlik göstermemesi yüzünden, Afrodit’i son araştırmasında farklı bir ırk olarak göstermiştir ve sonrasında WCF bu kediyi yeni bir doğal ırk olarak kabul etmiştir. Tüm bunlar tam bir danışıklı dövüştür. Ankara Kedisi Derneği Genel Sekreteri Batu AKSOY’un katkılarıyla Leslie’ye yurtdışındaki Ankara ve Van kedilerinin, bizim gerçek kedilerimizden çok farklı olduğunu, sonuçların gerçeği yansıtmadığını anlatmamıza ve tüm çabalarımıza rağmen bize ciddi bir cevap vermemiştir. Ankara Hayvanat Bahçesi’nden gelen bir örneği bile Afrodit olarak tanımlamıştır. Bu durum bilimsel tarafsız bir araştırmadan çok, üreticilerin ve kedi federasyonlarının istekleri ve memnuniyetine göre şekillenen bir çalışma olmuştur.
Tüm bunlar yaşanırken, Kıbrıs sadece Rum adası, diğer tarafta Türkler ne yazık ki işgalci olarak gösterilmiştir.
Diğer bir propaganda ise Kıbrıs Kedi Derneği - Cypriot Feline Society başkanı Rita Sjekloca tarafından; Türkler bizim kedimizi çalıyor, onu üretiyor ve Türkleştirmeye çalışıyor diye uluslararası medyaya açıklamalarda bulunmuştur.
Tartışmalara, Kıbrıs Başpiskoposu 2. Hrisostomos, “Bu kedi türleri ülkemizin tarihine ve geleneklerine ait olduğuna göre Kilise yapılan tüm çabaları destekleyecektir” açıklamasıyla katılmıştır.
Afrodit kısa zamanda, başta Almanya’da düzenlenen kedi yarışmalarında başarılı sonuçlar almıştır. Afrodit yetiştiricisi Teresa Litherland ve kocası, Kıbrıs Ulusal Kedi Federasyonu’nu kurmuşlardır. Kedi yarışmalarında görevli hakem arkadaşları Andreas Moebius’un katkılarıyla WCF’de tanınmış ve standartları oluşturulmuştur.
Anadolu Kedileri Gerçeği
Asırlardır bu topraklarda bir bütün olarak doğal olarak var olmuş Anadolu Kedilerimiz, önce 1955’te İngilizlerin “Turkish Van” adı altında, Laura Lushington’un ortaya attığı, yüzen kedi olarak süsleyip pazarladığı, sonrasında bu Anadolu Kedimizi, kediden ziyade farklı bir kimliği öne çıkararak Ermeni kültürünün bir parçası olarak tanıtan zihniyet, daha sonrasında asırlardır varolmuş, tüm uzun tüylü kedilerin atası olarak kabul edilen Ankara Kedimizi, yurtdışında farklı ırkta kedilerle çiftleştirerek, doğallığını kaybetmesine yol açmış ve çok farklı bir şekilde tanıtılmasını sağlamıştır. Hatta bir ara British Angora ismini bile denemişlerdir. Daha sonrasındaYunanlıların “Aegean Cat” Ege Kedisi altında kendilerine değer biçmeleri ve son olarak yukarıda tanıttığımız Dev Afrodit adı altında yine kedilerimizi farklı bir politika ve ad altında kullanarak piyasaya çıkarmışlardır.Biz bu durumda dünyada olan bitenden habersiz, milli hazinemiz olan kedilerimizi sadece sokak kedisi olarak görüp, değer biçemeden, başkalarının istediği şekilde paylaşmasına seyirci kalmışız. Sadece beyaz tüylü olan kedilerimizi, 2 isim altında 2 ayrı ırk olarak gösterip, hatta bazen ülkemizde buTürk-Kürt kavgası gibi Ankara-Van kavgasına bile dönüştürülmeye çalışılmıştır. Genetik olarak aynı olan renkli tüylü kedilerimizi ise kabul etmeyerek ırkçılık yapmaya devam etmişiz. Halbuki bu toprakların kedisi her rengi ve tüy uzunluğu ile Anadolu Kedisidir, şehirlerin veya siyasetin değil, bir bütün olarak Anadolu’nun bir değeri, hazinesidir. Bilim dışı tartışmalara izin vermeden, uzun tüylü olanlarını “Angora”, kısa tüylü olanlarını ise “Anadolu Kedisi – KısaTüylü” olarak adlandırıp önce ülkemize sonra Dünyaya doğru şekilde tanıtmamız, bütün bu mantık dışı adlandırmalar ve politik oyunlar karşısında geçerli olacaktır.
Anadolu’da Kedilerin Kökeni:
Kedilerin Mısır’dan geldiği ve orada evcilleştiğine inanılıyordu. Fakat, “Shillourokambos” Kıbrıs’taki bir kazıda, arkeologların bulduğu 10.000 yaşındaki gömülü insan ve kedi iskeleti, araştırmacıları kedilerin evcilleşmesi hakkında tekrar düşünmelerini sağladı.
Anadolu’da Hacılar, Çatalhöyük’te bulunan eski yerleşim yerleri, Mezopotamya’da Sümerler tarafından başladığı düşünülen ilk toplu yerleşim ve beraberinde tarımın başlamısındaki süreç doğrultusunda, ortak amaçlar sonucu kedilerin evcilleştiğini, daha önceden Dr. S. Tarkan Özçetin doktora çalışmasında belirtmişti. Burada kedilerin Mısır’da değil, aksine yerleşik
hayat ve tarımın daha önceden başladığı Anadolu-Mezopotamya topraklarında gerçekleştiği fikri desteklenmekteydi.
Son bir kaç yıl içersinde, günümüz Şanlıurfa şehrindeki kazılarda, insanlık tarihi adına şimdiye kadar bildiğimiz tüm bilgileri tekrar gözden geçirmemize sebep olan “Göbeklitepe”günümüzden tam 12.000 yıl önce inşa edilmiş. Burada yerleşik hayata dair şaşırtıcı, büyük çaplı buluntular çıkarıldı, halen de çıkarılmaya devam ediyor. Bu son kazılar beraberinde, kedilerin bu topraklarda çok daha eskiden evcilleştiği fikrini daha da kuvvetlendirmiştir.
Bilindiği gibi yerleşik hayata geçilmesi ve tarımın başlamasıyla kedilerin evcilleşmesi aynı doğrultuda gelişmiştir.Evcil kedilerin atası F.S. Lybica tekir renkteyken, zaman içinde evcillleşmenin bir sonucu olarak kedilerde renk çeşitliliği de bu doğrultuda ilerlemiştir.Doğada normal koşullarda adapte olamayıp ölmesi gereken beyaz renkteki kediler, insanların yardımıyla hayatta kalmıştır. İlk olarak beyaz renk mutasyonu Anadolu’da meydana geldiği gibi, uzun tüy mutasyonu da burada gelişmiştir. Anadolu Kedileri günümüzde bile değişime uğramadan doğal haliyle soylarını devam ettirmektedir.
SONUÇ:
Anadolu Kedilerimiz en eski kedi ırkı olup, Ankara Kedimiz diğer bütün uzun tüylü kedilerin atası olarak bilinmektedir. Kedilerimiz bizler için tarihi ve kültürel mirastır. Nasıl tarihi ve antik kalıntıları, bir taş parçası olarak görmüyorsak, kedilerimizi de sıradan bir sokak kedisi olarak görmemeliyiz. Onlara medeniyetler beşiği Anadolu’nun en eski ve doğal bir parçası olarak sahip çıkmalıyız. Çıkmazsak, nasıl kendi tarihimizi yabancılardan öğrenemeyeğimiz gibi, meydanı boş bırakarak, gerek Rum’a veya başkalarına politik malzeme bırakır, Dünya’ya yanlış tanıtılmasına izleyici kalır, gerekse de kedilerimizi başkalarından yalan yanlış öğrenmek zorunda kalırız. Kendi doğal kedilerimizi daha iyi tanıyalım, başkalarına fırsat vermeden ve değerlerini yok olmadan önce farkına varalım.
Ankara Kedisi Derneği
Yeni bir araştırma, kediyle yatmanın uykuyu kalitesizleştirip bireylerin daha ...
Bu hafta pazar röportajımızın konuğu Tarkan Özvardar. Veteriner hekim aynı zamanda da köpek ...
Kediler genel anlamda sağlıklı, hareketli ve dinç canlılardır. Ancak zaman zaman onların da ...
Çok sayıda binanın yıkıldığı Nurdağı'nda arama kurtarma çalışması yürüten Mardin ...
Kedicilerin merakla bekleyip, takipçisi olduğu ‘Hayvanları Koruma Kanunu’ teklifi bugün ...
Eski Mısır’dan bu yana sanatçılara hep ilham kaynağı olan kediler, edebiyatta da bir ...
Kediler tüm yıl boyunca tüy dökeceklerdir, ancak yaz ve sonbaharda daha fazla tüy kaybetme ...
Manx kedileri kuyruksuz kediler olarak bilinir ayrıca avlanma becerileri oldukça yüksektir. ...
Evcil hayvanların sağlık ve yaşam koşullarını takip edebilmek ve sokağa bırakılmasını ...
Kediler kimi insanlara çok gizemli gelmişlerdir. Hatta birçok kültürde çok enteresan batıl ...
Bu yazımızda, hayatımızı ve evimizi paylaştığımız kedimizle ilgili olası davranış ...
Sertab Erener, Meslis'te kabul edilen ve "katliam yasası" olarak da anılan yasa değişikliğine ...
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nde Öğretim Üyesi olan Göksel ...
Kedilerin, avladıkları hayvanı sahibine sunması sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Bu ...
Kedilerin garip davranışlarına kediciler alışmış olsa da bazen öyle bir şey yaparlar ki ne ...
Sokakta gördüğümüz kediler ve köpeklerin hepsinin bizim yardımlarımıza ihtiyacı var. ...
AKP milletvekillerin imzasını taşıyan Hayvanları Koruma Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına ...
Hem evimizdeki minik dostumuz, hem sokaktaki dostlarımız için yaz aylarının gelmesi, ...
Uzmanlar, bebek sesiyle konuşmanın kedinizin sizi anlamasına yardımcı olabileceğini öne ...
Türk Edebiyatından Kedi Metinleri alt başlıklı Geçmiş Zaman Kedileri kitabı ...
İngiltere’de yapılan bilimsel bir araştırmada, kedilerin insanları kendilerinden büyük bir ...
Kedilerde ağız bakımı, diş sağlığı açısından fırçalama oldukça önemlidir. Veteriner ...
Ukrayna’nın başkenti Kiev’de Ocak ayında itfaiye personeli Arthur Morkotenko tarafından ...
Evinizde kedilerinizin başına gelebilecek, olası ev kazalarını önlemek için birkaç ...
Cat Gallery, Ukrayna'daki savaşın kötü etkilerine maruz kalan kediler için dört gün içinde ...
Bazı kediler ayna ile ilk karşı karşıya geldiklerinde agresif davranışlar sergileyebilirler. ...
Evcil dostunuz bir arı tarafından sokulduysa neler yapmanız gerektiğini biliyor musunuz? ...
İçişleri Bakanlığı tarafından geliştirilen “Haydi” uygulaması hayvanlara, çevreye ve ...
Patilerinde kibir, miyavında gramer, görkemli kuyruğunda ben-sevgisi eriyor. Cam mavisi gözleri ...
Kediler genel anlamda sağlıklı, hareketli ve dinç canlılardır. Ancak zaman zaman onların da ...
Kediler ve diğer hayvanların depremden birkaç saat ile birkaç gün arasında değişen ...
Kedici’nin daha önceki yazılarında kedilerin “tatlı” tatları algılayamadığından söz ...