Petical Hayvan Hastanesi Başhekimi Veteriner Hekim ‘Orhan Özbaba’ Röportajı- Seda Tuncel
14.11.2021‘’İş konusunda, hatayı kabul etmeyen bir yanım var’’ Meslekte 40 yılını ...
Çanakkale Onsekiz Mart
Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nde Öğretim Üyesi olan Göksel Sazcı, 30 yıldır
yaptığı kazı çalışmalarında hiç kedilerle karşılaşmadı ancak bir gün bahçesinde
beslediği üç yavru kedinin yakın bir arazide gömülü halde buldu. Göksel Sazcı
ile, gömülü bulunan yavrulardan biri olan Kedi Mokali’nin hayatına nasıl
mutluluk kattığını ve kedilerin ondaki yerini konuştuk.
Kedi Mokali ile nasıl karşılaştınız?
Çanakkale’deki evimin bahçesinde eski köpeğimizin
kulübesi vardı. Bu kulübeye küçükken bahçemize gelen, eşim, kızım ve benim
tarafından mama ve su verilen kedilerden bir tanesi yavrulamıştı. Yavrular üç
taneydi. Her gün dışarı çıktığımızda uzaktan eşim, kızım ve ben yavruları
uzaktan gözlemliyorduk. Komşumuz bir gün bizim dışarıda olduğumuz bir zamanda
yavrulardan iki tanesini alıp eve götürmüş, çocukları ile oynamış ve daha sonra
bu iki yavruyu tekrar kulübeye bırakmış. Anne kedi de bu iki yavruyu alıp
götürmüş. Eve geldiğimizde yavruları göremeyince site bekçimize sorduk. O da
anne kedinin yavruları boş bir araziye doğru götürdüğünü söyledi. Eşimle
birlikte site bekçimizin tarif ettiği alana gittik ve anne kedinin yavruları
gömdüğünü fark ettik. Muhtemelen anne kedi yavruların üzerine insan kokusu
sindiği için onların hastalandığını düşünmüştü. Gömülü alan geldiğimizde bir
yavru için geç kalmıştık ve maalesef ölmüştü. Mokali’nin ise arka bacakları
dışarıda, belden ön kısmı toprağa gömülüydü. Bacaklarından tutup dışarıya
çektiğimizde hala hayatta olduğunu fark ettik. Hemen veterinere götürdük. Veteriner
sağlığının yerinde olduğunu en az iki ay anne sütü (kedi) ile beslenmesi
gerektiğini söyledi. Bakımını ben üstlendim ve kısa sürede sağlığına kavuştu.
Kazı sezonu geldiğinde onu da beraberimizde oturduğumuz yere çok yakın olan
kazımıza götürdük ve şimdi kazımızın vazgeçilmez elemanı oldu.
Hayatınızda her zaman hayvanlar var
mıydı?
Elbette her zaman. Zaten Mokali geldiğinde köpeğimiz
de vardı.
Kedi
Mokali’den önce de hayatınızda kediler var mıydı, kedilerle tanışıklığınız ne
zaman başladı?
Kedi sevgisini bana
aşılayan annem olmuştu. Bu yüzden ailenin hayvan sevgisi aşılamada çok önemli
olduğunu düşünüyorum. Annemin her zaman en az bir tane kedisi olurdu. En son
beraber yaşadığı kedisi ölünce çok üzüldüğünü artık bir daha o acıyı yaşamamak
için kedi edinmeyeceğini söyledi. Ancak kedi sevgisinden hiç uzaklaşamadı. Bu
kez oturduğu mahalledeki bütün kedileri evinin önünde beslemeye devam etti. Onu
ziyarete gittiğimde beraberimde her zaman kedi maması getirmemi isterdi.
Kedi
Mokali ile yaşadığınız durum haricinde bir kediyle yaşadığınız ve
unutamadığınız bir an var mı?
Evet var. Bir akşam eşimle
yine annemi ziyarete giderken yolda çok kötü durumda bir kedi yavrusu gördük.
Gözleri enfeksiyondan kapalıydı. Üzeri de aşırı kirliydi. Hemen alıp anneme
götürdük. Annemde kediler için veteriner gibi ilaçlar vardı. Annem kedi
yavrusunu sahiplendi. Üzerindeki gri renk yüzünden ismini Duman koyduk. Ancak
annemi bir sonraki ziyaretimizde, evde kartopu gibi beyaz bir kedi yavrusu
olduğunu görünce annemin bir başka kedi yavrusunu daha sahiplendiğini düşündük.
Anneme sorduğumuzda bu kedinin bize Duman olduğunu söyledi. Üzerindeki kirler
temizlendiğinde altından bembeyaz bir kedi çıkmıştı. Ama kedinin ismi bembeyaz
olmasına rağmen Duman olarak kaldı.
Bir
arkeolog olarak kedilerin tarihteki yerini nasıl görüyorsunuz, birçok
mitolojide çok değer verilen kediler, yaptığınız kazılarda ya da araştırma
yaptığınız bölgelerde karşınıza çıktı mı?
Yaklaşık 30 yıldır arkeoloji
kazı yapıyorum ancak benim kazı yaptığım yerlerde (Troia, Boğazköy, Maydos)
kedi ile ilgili bir kalıntı tespit edemedik. Ancak başka yerlerde, örneğin
Mısırda kedilerin çok önemli olduğunu biliyoruz. O dönemlerde tahıl depolamak
kışı rahat geçirmek için çok önemliydi. Ayrıca yine vergiler tahıl üzerinden,
yevmiyeler de tahıl ile verilmekteydi. Tahılın en büyük düşmanı ise fareler
gibi kemirgenlerdi. Bu yüzden Eski Orta Doğu’nun tahıl deposu olan Mısır da kedilere
tüm Ön Asya’dan daha fazla önem verilmiştir.
Hayatınıza
Kedi Mokali girdikten sonra bir şeylerin değiştiğini gözlemlediniz mi?
Elbette. Onunla eğlenceli
vakitler geçiriyorum. Ancak en önemli değişim, daha mutlu oldum. Vücudum
Mokali'yi görünce daha fazla mutluluk hormonu salgılıyor. Takdir edersiniz ki
mutlu olabilmek günümüz koşullarında çok ta kolay hissedilebilen bir duygu
değil.
Kedi
Mokali nasıl bir kedi, bize ondan bahseder misiniz?
Mokali'yi kelimelerle
anlatmak çok zor. Asla petshoptan alınan bir ev kedisi gibi değil. Özgür ruhlu
bir kedi. Dilediği zaman eve girmek ister, istediği zaman da onu evde
tutamazsınız. Sabahları kazıda benden önce uyanmış olur ve kapımın önünde beni
bekler. Biz genelde kazıda 05:30 gibi yani oldukça erken uyanırız. Benimle
birlikte çalışma odama gelir. Çünkü maması orada ve sabah kahvaltısını yapar.
Sonra benimle birlikte kazı evine yaklaşık 50 m uzaklıkta olan kazı alanına
gelir. Ben görev dağılımı yaptıktan sonra kazı evine geri dönerim ama o orada
diğer kazı çalışanları ile birlikte vakit geçirmeyi sever. Bir müddet sonra o
da kazı evine geri döner. Sonra da kazı evindeki çalışanlarla oynar. Öğlene
doğru ise uzun bir uyku çeker. Kazı evinde uyumak için seçtiği bazı özel
yerleri vardır. Akşam üzeri tekrar mamasını yedikten sonra biz yatana kadar
genelde yine uzanır. Biz uyuduktan sonra o geceleyin tekrar araziye çıkar ve
orada avlanır. Rutini bu şekildedir.
Son
olarak Kedici Dergisi okurlarına söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Evet belki çok klişe bir
söz ama ben doğruluğuna kesin inananlardanım; Mutlu olmak istiyorsanız, doğanın
bir parçası olan hayvanları da mutlaka sevin ve bu sevginizi de onlara bir
şekilde gösterin.
Bizimle röportaj yaptığınız için teşekkürler
24/09/2020
‘’İş konusunda, hatayı kabul etmeyen bir yanım var’’ Meslekte 40 yılını ...
Evde yaşamış daha sonra sokağa terk edilmiş bir Ankara kedisinden bahsedeceğim.. ...
İngiltere’de yapılan yeni bir araştırmaya göre, sarman kedilerin bu kadar cesur olmasının ...
"Benim Kedim, Benim Dünyam" etkinliği ziyaretçilerini bekliyorİstanbul'un ...
Japanese Bobtail, Japonya’nın en eski ve en karakteristik kedi ırklarından biridir. ...
"Tüm hayatım burada, köpeklerimin mezarlarında." Alain Delon, bu sözlerle patili dostlarına ...
Tarsus Belediyesi Kültür ve Sosyal işleri Müdürlüğü tarafından Dr. Turgut Erkutlu Bilim ...
Kedicilerin zaten bildikleri bu gerçek, bilimsel bir çalışma ile de kanıtlandı. Toplumda ...
Eskişehir-Tepebaşı Belediyesi, Can Dostum Projesi kapsamında Atilla Karikatürlü Ev’in ...
"SEVGİ İYİLEŞTİRİR" Amerika’da her yıl hayvan barınaklarına yaklaşık 3,2 milyon kedi ...
Anayasa Mahkemesi, sahipsiz hayvanlarla ilgili yasal düzenlemeler içeren 7527 sayılı ...
Alanında uzman veteriner hekimleri, geniş ekip kadrosu ve güncel teknolojilerle can dostlarına ...
İçişleri Bakanlığı tarafından geliştirilen “Haydi” uygulaması hayvanlara, çevreye ve ...
Kedilere seslenirken ‘pisi pisi’ deriz ve onlarında bize dönüp baktığını görürüz. ...
ABD'nin Michigan eyaletinde yaşayan 'Fenrir' adlı kedi, 47.83 santimetrelik boyuyla Guinness ...
Mars Petcare ve Royal Canin sevgi dolu bir yuvaya erişemeyen kedi ve köpeklerin sayısını ...
Fatih Beyazıt Meydanı'nda yaşayan 17 sokak kedisinin geçtiğimiz günlerde ...
Yataktayken güzel kediniz size doğru yaklaştığında nasıl hissediyorsunuz ? Eminim her ...
Veteriner Hekim Dr. Umut Fikret Korkmaz, veteriner hekimliğinde kullanılan alternatif ve ...
Bartın’da bir banka ATM’si içerisinde mahsur kalan yavru kedi için hayvanseverler, seferber ...
Tam hatırlamıyorum ama onu gördüğümde on yedi yașlarındaydım. Yağmurlu bir günde ...
Kedilerin herhangi bir ödül veya yönlendirme olmadan kelimelerle görüntüleri ...
Kediniz sabah erken alarm görevi ile sizi uyandırdı, biraz kendini sevdirdi ve mama istiyor! ...
Japonya'da yeni bir araştırma yapıldı. Araştırmaya göre kediler, kedicilerini görmeden ...
Oriental Longhair kedileri, kendilerine özgün yeşil gözleri ile tanınmaktadır. Çok fazla ...
Kediler güçlü, dayanıklı ve daima dört ayakları üzerine düşen canlılar olarak bilinseler ...
İspanya ve Portekiz'de yaşayan ancak 1960'lardan beri nüfusu giderek azalan İber vaşağı, ...
Farklı göz renkleri, bembeyaz tüyleriyle ünü ülke sınırlarını aşan Van kedilerine, ...
Almanya'nın Rhein-Neckar bölgesinde Walldorf kentinin güneyinde kedilere sokağa çıkma ...
Avrupa uzun yıllardır “köpek kültürü” ile anıldı. Özellikle Batı Avrupa ülkelerinde ...
“Başkentte her can değerlidir” anlayışı ile sokak hayvanlarının yanında olmaya devam ...
İlber Ortaylı’nın vefat haberini büyük bir üzüntüyle öğrendim. Bu toprakların ...
Duyarlı bir vatandaş, bir arkadaşının evinin inşaatı sırasında karşılaştığı yavru ...