YENİLER >

Kedisiz Dünya - Alp Akoğlu

Kedisiz Dünya - Alp Akoğlu

Tanınmış Amerikalı bilim yazarı Alan Weismann’ın, “The World Without Us” (Bizsiz Dünya) adlı bir kitabı 2007 yılında yayımlandığında büyük ilgi çekmişti. Weismann bu kitabında, insanlar yeryüzünden birden bire yok olsa bunu izleyen süreçte neler olabileceğini anlatıyor. Weismann’ın öngörüsüne göre değişimler hemen başlıyor ve binlerce yıl sürüyor. İnsanın gezegenin üzerindeki izlerinin hemen hemen tümüyle silinmesiyse yaklaşık 100 bin yıl alıyor.

Hiç eksik olmasınlar; ama kediler olmasaydı ya da yukarıdaki senaryoda olduğu gibi birden bire ortadan kaybolsaydı neler olurdu, hiç düşündünüz mü? Birçoğumuz kedilerin yaşamlarını sürdürebilmeleri için insanlara ihtiyacı olduğunu düşünürüz. Ya sıcacık evlerimizde yaşarlar ya da sokakta perişan halde çöpleri karıştırırlar. Görünen bu olsa da kediler aslında usta birer avcıdır. Üstelik insanlarla birlikte yaşadıkları binlerce yıllık sürece karşın bu özelliklerini hemen hiç kaybetmemişler. Sıcak evlerde yaşamak ya da çöpleri karıştırmak avlanmaya göre besine ulaşmanın daha kolay bir yolu, o kadar.


ABD’deki Purdue Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’nden Alan Beck, kedilerin her türlü koşula uyum sağlayabilen usta birer avcı olduklarını söylüyor. Bu sayede av az olduğunda sayıları azalsa da, doğada hemen her koşulda varlıklarını sürdürebildiklerine değiniyor.

Kedilerin evcilleşmesi, insanların tarım yapmaya başlamalarıyla birlikte yerleşik yaşama geçtiği zamanlara denk geliyor. Bu bir tesadüf değil. Tarım ürünlerinin yetiştirildiği ve depolandığı yerler küçük kemirgenlerin ve böceklerin de beslendiği ve hızla çoğaldığı yerler oldu. Kedilerin varlığı, ürünlere zarar veren bu hayvanların kontrolü için çok önemliydi. Yani bir şekilde kediler ve insanlar birlikte yaşayarak bu birliktelikten kazançlı çıkmışlar. Kediler karnını doyururken insanlar da ekinlerini onlar sayesinde korumuşlar. Kedilerin ilk evcilleşen hayvanlar olmalarına şaşırmamalı!

Kediler birden bire yok olsa, bu durumun yaşamımıza, hatta tüm ekosisteme birtakım etkileri olurdu. Bu konuda yapılmış araştırma sayısı sınırlı. Bunlardan biri Hindistan’da yapılmış. Bu araştırmada, Hindistan’da kedilerin ekin depolardaki ekinlerin başlıca koruyucusu olduğu ortaya çıkmış. Kediler olmasa fare ve sıçan gibi kemirgenler büyük olasılıkla bu ekinlerin çoğunun kullanılmaz hale gelmesine ve insanların aç kalmasına neden olacaktı.

1997 yılında İngiltere’de yapılan bir araştırmaysa, ortalama bir ev kedisinin altı aylık bir dönemde 11 kadar ölü hayvan getirdiğini göstermiş. Bu, İngiltere’deki toplam 9 milyon kedinin yılda en azından 200 milyon kadar yabani hayvanı öldürüp eve götürdüğü anlamına geliyor. Üstelik kedilerin sahiplerine sunmadığı hayvan sayısının bundan çok daha yüksek olduğu düşünülüyor.

Bu konuda çok daha önceleri, 1979 yılında Yeni Zelanda’da ilginç bir araştırma yapılmış. Küçük bir adadaki kediler tümüyle uzaklaştırıldığında, adadaki sıçanların sayısının kısa süre içinde öncekinin dört katına çıktığı görülmüş. Yine buna bağlı olarak da deniz kuşlarının sayısı belirgin biçimde azalmış. Çünkü bu sıçanlar onların yumurtalarını yiyormuş. Biliminsanları, kedilerin yok olmasıyla, tüm Dünya’daki deniz kuşlarının sayısının azalacağını düşünüyor.

Elbette kediler bundan binlerce yıl önce bugün olduğu gibi tüm Dünya’ya yayılmış durumda değildi. Doğanın o zaman da bir dengesi vardı. Yani kediler bir gün yok olursa doğada yine bir denge oluşacak. Hatta kediler yüzünden türü tehlike altında olan birçok canlı yaşama şansı bulacak. Kediler bir gün ortadan kaybolursa bundan olumsuz anlamda en çok etkilenecek canlı türü kuşkusuz insan olacak..

KEDİCİ AŞKINA ARA

EN YENİLER

TÜRKİYE'NİN KEDİ HASTANESİ

KEDİCİ FACEBOOK

KEDİCİ TWITTER