YENİLER >

Kedilerde Sosyal Yaşam - Dr. Tarkan Özçetin

Kedilerde Sosyal Yaşam - Dr. Tarkan Özçetin

Bir kediyi diğer evcil hayvanlardan farklı kılan en önemli davranış özelliği, bağımsızlığını korumuş olmasıdır. Evcilleştirilmesinden bugüne kadar geçen binlerce yıla rağmen kedilerin çok sosyal hayvanlar olduklarını söylemek oldukça güçtür. Tüm bu söylediklerimize rağmen komün hayatı yaşayan kedi grupları da vardır. Bu çelişkili durum kedilerin evcilleştirilme süreçlerinin hala devam ettiğinin kanıtıdır.

Kedilerde sosyal hayatın başlayabilmesi için birinci şart, yeteri kadar gıdanın bulunabilir olmasıdır. İkinci önemli faktör ise cinselliktir. Evlerde beslenen kedilerin çoğunun kısır olduğu ve gıda için mücadele vermedikleri varsayılırsa, sosyalleşmelerinin önünde hiçbir engel kalmadığı düşünülebilir. Ancak gerçekte sosyal düzen bu kadar kolay kurulmaz. Evde bile olsa kedilerin sosyalleşmelerinin birinci koşulu kan bağıdır. Küçük yaşlarda aynı anda eve alınan ve kısırlaştırılan, akraba olmayan kediler arasında da oldukça sıcak ilişkiler kurulabilir. Yetişkin bir kedinin yanına yeni yavru kedi getirilmesi veya iki yetişkin kedinin aynı anda eve gelmesi çok iyi sonuçlar vermeyebilir. Tüm bunların, her kedide farklı olduğu düşünülen mizaçla da ilgisi vardır.

Doğada ve özellikle sokakta kedilerin sosyalleşmeleri anaerkil düzende olur. Bu sosyal gruplar içinde doğan erkek yavrular büyüyüp cinsel olgunluğa geldiklerinde başta anneanneleri, kız kardeşleri, teyzeleri tarafından sürüden dışlanırlar. Bu gruplarda hiyerarşinin en üst basamağında en yaşlı dişi kedi bulunur. Erkek kediler arasında böyle bir sosyalleşme görülmez. Londra sokaklarında kedi gruplarını inceleyen Laxton, tüm kedilerin bir dişi kediye öncelik tanıdıklarını gözlemlemiş. Tüm grup üyelerinden daha yaşlı ve zayıf olan bu kedi, tüm önceliklere sahip olarak, grubun lideri konumundaydı. Diğer hiçbir kediye karşı saldırgan tutum izlemeyen bu kedi, büyük olasılıkla gruptaki kedilerle kan bağı taşıyordu.

Daha az görülmekle beraber, güce dayalı erkek grupları da gözlemlenmiştir. Bu gruplarda dişi pek yoktur. Gruba yeni bir erkek katıldığında önce grubun lideri ile tanışır. Grupta belli bir yer edinmesi için grubun diğer erkekleriyle kavga etmesi gerekir. Bu kavgalar birkaç gece boyunca sürebilir. Kavgaların başlangıcı hırlama ve tükürükleşme ile olur. Darbeler genellikle baş ve sırt kısmına vurulur. Bu kavgalar sonucu çoğu kedi gözünü kaybedebilir ve özellikle kulaklarda açılan çentikler tipiktir. Benzer kavgalar dişiler için rekabette de olur. Ancak kavgayı kazanan, dişinin ilgisini çekmeyebilir.

Küçük bir alanda ve şartların zor olduğu ortamlarda oluşan gruplarda hiyerarşik düzenin kuralları daha katı olur. Lider kedi, beslenmede ve uyumada hep önceliklidir. Aslında kedilerin yaşamında köpeklerinki kadar katı kurallar yoktur. Duruma göre üst konumdaki kedi daha alttaki kedinini kısa süreli de olsa egemenliğine ses çıkarmaz. Kedilerin anatomik olarak birbirlerine yakın yapıda ve güçte olmaları bu görüşü desteklemektedir. Üstünlük sıralamasında değişiklikler olabilir ve en alt konumdaki kedinin lider olma şansı her zaman vardır.

Sosyal yaşamla ilgili tüm bu anlatılanların birbiriyle çeliştiği düşünülürse, kedilerin düzenli bir sosyal hayatı olmadığı sonucu çıkarılabilir. Bir de kedileri doğal veya sokak ortamında gözlemlemenin güçlüğü göz önünde bulundurulursa, sonuçlar her zaman tartışmaya açıktır.

KEDİCİ AŞKINA ARA

EN YENİLER

TÜRKİYE'NİN KEDİ HASTANESİ

KEDİCİ FACEBOOK

KEDİCİ TWITTER