YENİLER >

Bir Dosta Veda - Emek Ekşi

Bir Dosta Veda - Emek Ekşi

Sevgi, canlılara sunulmuş muazzam bir hediyedir. Amansız bir yaşam savaşının döndüğü bu dünyada ayağa kalkmamızı sağlayan, devam etme gücü veren yegâne bir duygudur. Sevgi varlıkları değiştirir, onları bir araya getirir, farklılıkları anlamaya ve kabul etmeye davet eder…

Fakat sevgi duymaya ve bu bağı kurmaya karar verdiğimizde, ondan ayrılma vaktinin geleceğini de kabul etmiş oluruz…

Bu görünmeyen sözleşme, ne yazık ki bir miktar keder de barındırır. Sevdiklerimizi bir daha hiç göremeyeceğimiz gerçeği ile yüzleşmek, sözleşmenin, “kalan” için yerine getirilmesi gereken bir yükümlülüğüdür.

Kalan, bilmeden ve farkına varmadan bu belgeyi imzalar…

Ayrılık geldiğinde öyle canımız yanar ki, hiç hissetmemeyi, duygularımızın olmamasını dileriz. Taş gibi sağlam bir yürek, hiç ıslanmayan gözler olsaydı ve ah, o içi kavuran hüzün! O hüzün olmasaydı ne olurdu sanki? Ya da giden kimse olmasa, herkes kalsa… Bu bağ hiç bozulmasa…

Bozulduğunu kim söyledi ki bize? Ya da bu sözleşmenin bittiğini? Bizi asıl üzen olay belki de, anılarımızdır. Biriken anılar, paylaşılan her bir saniye... Bir daha yeni anıların oluşmayacağını bilmektir canımızı yakan…

Karmini, aramızdan erken ayrılan minik bir kedi dostumdu. Aileme giren ilk kedi… Ayrılık hikayesi anlatmayacağım, hayır. Ben onunla tanışmamızdan ve bizimle geçirdiği güzel günlerden bahsedeceğim sizlere.

Ankara kedisi kırması olan güzel Karmini, çok soğuk bir günde, her tarafın kar altında kaldığı bir akşamüstü karşımıza çıktı. Dışarıda tipi uğuldayarak camları dövüyordu. Minicik, 2 aylık, oldukça zayıf bir kedi, buz tutmuş merdivenlerin üstünde titreyerek gözlerini kırpıştırıyordu. Hayat zor başlamıştı onun için. O bir kış bebeğiydi ve şansına İstanbul, uzun zamandan sonra ilk defa böyle bir kar yağışı görüyordu. Merdivenlerden geçenlere kısılmış sesiyle sesleniyor, beni de sıcak yuvalarınıza alın, demeye çalışıyordu. Sonra bir mucize oldu, bir aile onu sahiplendi. Ailesinin bir bireyi yaptı. Böylece onun karla kaplı bir gecede bulunmasının üzerine adı, minik vücuduyla uyumlu olacak şekilde “Kar-mini” konuldu. Yemyeşil gözleri ve sadece kafasının bir kısmında ve kuyruğunda bulunan siyah tüyleriyle bu bembeyaz kedi göz kamaştırıcı bir zarafete sahipti. Teyzemlerin 3. çocukları olan Karmini, yeni sıcak yuvasında çok güzel 2,5 yıl geçirdi. O bilgiç bakışlarıyla geleni geçeni süzer, sanki içinde gizli bir bilge saklanıyormuş gibi anlamlı anlamlı bakardı pencereden… Küçücük ponpon toplarıyla oynamayı çok sever, oyun sırasında kraliyet ailesi asilliğini bir tarafa bırakır, bu minik topların peşinden çılgıncasına koşardı.

Sonra, gitti…

Bir Mart akşamı, ilkbaharın o kuvvetli esen rüzgârları usulca Karmini’yi de alıp beraberinde götürdü…

Bir dostu kaybetmek, onunla paylaşılacak anları kaybetmekti…

Hüzünlü bir Eylül ayı gibi, yağmurlu bitse de her hikayenin sonu, değmez mi birlikte geçirilen zamanlara? Paylaşılan dakikalara, kahkahalara, mutluluklara? Bir kedinin hayatını değiştirmeye değmez mi?

Hüzün, bir yağmur gibi yağsın içimizdeki toprağa, gözlerimizden gerçekliğe düşsün. Ama keder olmasın yüreklerimizde. Keder yıkar, parçalar, içine girdiği varlığı kurutur. Oysaki gözyaşlarımız yuvarlanıp düşmeli zamanında, bir dostun hatırası üzerine… Sevgiyle, ona olan minnettarlığımızla, bize ayırdığı vakte teşekkür ederek…

Veda etmeli, yüreğinde ağırlık taşımadan.

Sevgidir canımızın yanmasına sebep olan. Ve bu gururla taşınılacak mükemmel bir yaradır. Ruhun gözyaşlarıyla sulanması gerekiyorsa, o halde ağlamak kötü değildir.

Hayatın en büyük hazinesi olan sevgiyi kaybetmeyiz asla, yüreğimizde bizimle birliktedir her daim, hatıralarımızda…

Yaşam büyük bir yolculuk. Yolculuklar tamamlandığında, artık macera da bitmiş oluyor. İsmini hatırlayan insanlar arasında, yaşamaya devam edecek minik dostlarımız… Sevgileri öyle güçlü ki hepimizi değiştirecekler, eğitecekler bizi…

Mutlu olmayı, yaşamayı, yağmurları sevmeyi… Hüznü, sevgi için kabullenmeyi öğretecekler bize…

Varlıklarıyla ve yokluklarıyla bize yol gösteren tüm minik dostlarımızın anısına, en derin sevgi ve minnettarlığımla,

İyi ki varsınız ve iyi ki vardınız…

KEDİCİ AŞKINA ARA

EN YENİLER

TÜRKİYE'NİN KEDİ HASTANESİ

KEDİCİ FACEBOOK

KEDİCİ TWITTER