YENİLER >

Çukur'un Ayşe Koçovalı'sı İrem Altuğ ve Pati Çetesi - Seda Tuncel

Çukur'un Ayşe Koçovalı'sı İrem Altuğ ve Pati Çetesi - Seda Tuncel

Birçok insan onu Çukur dizisinin Ayşe Koçovalı'sı, ünlü bir oyuncu ve yazar olarak tanıyor. İrem Altuğ yetenekli bir oyuncu. Ama biz bu sefer onun başka bir meziyetini konuşmak için bir araya geldik. İrem Altuğ ve sokaktaki canlar için kurduğu 'Bir Pati Çetesi Derneği'

Birçok insan sizi Çukur dizisinin Ayşe Koçovalı’sı aynı zamanda da başarılı bir oyuncu olarak tanıyor. Peki kimdir İrem Altuğ? Gerçek bir kedi bağımlısı diyebilir miyiz? :)

Çocuk yaşlardan beri oyunculuk yapıyorum. Hem Türkiye’de hem de yurtdışında oyunculuk eğitimi aldım ve sahneden çok kamera önünde mesleğimi icra ettim. On senedir oyunculuk eğitimi veriyorum, arada çeviri yapıyorum ve çeşitli öyküler ve senaryolar yazıyorum. Mona Yayınlarından, ilk kitabım çıktı, San Francisco Kafası. Çok meraklı ve öğrenmekten aşırı zevk alan biriyim. Araştırmayı ve yeni bilgiler edinmeyi çok seviyorum. Yeni bir dil öğrenmek, dans etmek, davul çalmak ve tabi ki kitaplar ve filmler bana çok keyif veriyor. Bunların dışında, her gün bir tüylü minnoş sevmezsem, ısırmazsam ve sarılıp sıkıştırmazsam kendime gelemiyorum. Kedi köpek fark etmiyor benim için tüm hayvanlara inanılmaz bir sevgi besliyorum.

Hayvan sevginizin temeli çocukluğunuzdan mı geliyor?

Evet, ailem sağ olsun. Civcivlerimiz, kuşlarımız, kaplumbağalarımız, balıklarımız oldu ben küçükken, bir de arada bahçeden eve getirip baktığım kediler. Sonra orta okula başlarken benim ısrarlarıma dayanamayan babam bir köpek getirdi. Onu kaybettikten sonra, lise son gibi arkadaşlarım bir köpek buldular ve bakamayınca biz sahiplendik. Haliyle yıllar içinde onu da kaybettik. Derken, 2010’da ilk kedim hediye olarak geldi, Kuzu adını koydum, maalesef onu genç yaşta kaybettim. Zor tabi bir aile ferdi gibi gördüğün bu dostların gidişi. Çok üzülüyor insan, çok büyük bir boşluk oluşuyor, bir de kendini suçluyor acaba ben mi yanlış yaptım diye. Kuzudan sonra, hamile bir kedi buldum parkta ve eve getirdim, çok zor bir doğum geçirdi, daha doğrusu bir yavru doğurup kalanları yaşı çok genç olduğu için suni sancı yardımıyla veterinerde doğurdu. Veterinerin bana söylediği bu hamile kedi sokakta kalsaydı, tek başına doğum yapamayacağı için yavrularıyla birlikte öleceği oldu. O zaman bir aydınlanma yaşadım diyebilirim, kuzu gitmişti belki ama onun gidişi bu anne ve yavruların hayatta kalmalarına vesile oldu.

Şimdi yaşamınızı paylaştığınız kaç evcil dostunuz var?

Az önce bahsettiğim, Minnoş ve oğlanları Pembe ve Panter var. Bir de derneği kurduktan sonra geçici yuva olarak baktığım, sokaktan kurtarılan Loliş adlı bir köpeğim var.

Peki gelelim “Bir Pati Çetesi Derneği” konusuna.. Nasıl doğdu bu derneği kurma fikri? Yaptığınız faaliyetleri de ayrıca merak ediyoruz.

Neredeyse tüm arkadaşlarımın birden çok sokaktan kurtardıkları kedi ve köpekleri var. Minnoş bu anlamda benim kurtardığım ilk kedi oldu. Daha sonra başka hamile kedileri eve alıp, doğurttum ve sahiplendirdim. Farklı dernekleri olan arkadaşlarıma her türlü maddi ve manevi desteği veriyordum, geçici yuvalık yaptım ve hala yapıyorum. Arada beslemelere katıldım, tedavilere destek çıktım. Ama açıkçası benden daha çok sahada çalışan çok sevdiğim dostlarım var. Onların bu emeklerine hayranlık duyuyorum. Derken, geçtiğimiz yaz bir arada geçirirken, bu çalışmaları bir platformdan daha kurumsal bir yapıya taşımaya karar verdik.

Biraz daha farklı bir dernek işleyişi ve anlayışı getirmeye karar verdik. Önceliğimiz insanları sevgiye davet etmek. Hayvanları sevmeyen, hayvan sevgisini tatmamış insanlara bunu öğretmek. Pozitif ve yapıcı mesajlarla, biraz da matrak bir dille iletişim kurmak. Sadece bağış ve mama desteği ile değil, projeler geliştirerek ve hayvan sever firmalar ve şirketlerle ortaklık kurarak ilerlemek. Dernek bünyesine kattığımız arkadaşlarımızın ortak özelliği herkesin genç, dinamik ve aşırı istekli ve heyecanlı olmaları. Onun dışında herkesin kendi profesyonel uzmanlık alanları ve farklı meslekleri var. Bu çeşitlilik de farklı mecralara ulaşmamızı sağlıyor. Bu anlamda ben de oyuncu olarak kendi bulunduğum çevreyi ve bağlantılarımı derneğimizin yararı adına kullanıyorum.

Tedavi, kısırlaştırma, sahiplendirme ve daha birçok yardım.. Peki şimdiye kadar kaç hayvana ulaştınız?


Tam bir sayı vermek imkansız, derneği kurduğumuz dostlarım on küsür senedir sahadalar, ben de son beş senedir aktif olarak onlara destek veriyorum. Ama dernek kuruluşu bu sene başına tekâmül ediyor. Yani dernek kuruluşundan itibaren yaptığımız raporlara göre 70’in üzerinde köpek ve 200’e yakın kedi var sanırım.

Tabi bir de hala çıkmayan bir Hayvan Hakları Yasası var… Hayvanlara şiddet, tecavüz ve cinayetlerle ilgili hukuki yaptırımların yetersizliği hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yasanın bir an önce çıkmasını ve en ağır cezaiyi yaptırımları içerecek şekilde çıkmasını talep ediyoruz. Hayvana şiddet yapan bir insan, yarın bunu insana da yapacaktır. Bu bilinen ve kanıtlanmış bir şey. Bir çok zanlının geçmişinde bu var. Hiçbir insanın doğuştan şiddete eğilimi olamaz, sevgisizlik ve öğretilmiş şiddetin kurbanları olduklarını düşünüyorum. Bu yüzden bu insanların tedavi edilmeleri gerekiyor. Ve çocukların sevgi ile büyütülmeleri ve okullarda hayvan sevgisini aşılamak çok önemli.

Hayvanlar konusunda toplum bilinci yaratacak bir projede film ya da dizi rol almak ister miydiniz?

Kesinlikle. Bu konuda da kendi hazırladığımız projelerimiz var. Yakın zamanda bunların görüşmelerini yapmayı umuyoruz.

Hayvanseverliğin yanında ülkenin en çok izlenen dizilerinden birinde rol alıyorsunuz. Çukur dizisi ekibi ne düşünüyor çalışmalarınız hakkında?

Çukur dizisinde oynayan oyuncuların ve ekibin neredeyse yarısından fazlasının hayvanı var. Hatta diziye başladığımızdan bu yana, sürekli herkes kedisini ve köpeğini konuştuğu için, bu sayı daha da arttı. Sağ olsunlar, rol arkadaşlarımın çoğu Pazar günleri yaptığım, Pati Çetesi Sohbetleri yayınımıza katılıp derneğimize destek verdiler. Hatta geçen haftalarda, derneğimizin bir duvar yazısı da dizide yer aldı. Ekip arkadaşlarımdan biri de derneğimizin üyesi, gidilen mekanlarda besleme yapıyor.

Kedici Dergisi okurları derneğinize nasıl ulaşabilir veya destekte bulunabilir?

www.birpaticetesi.com ve https://linktr.ee/birpaticetesi

Derneğimizin kurumsal banka hesabı var, bize maddi destekte bulunurlarsa çok seviniriz. Bu hesaba BAĞIŞ açıklaması yaparak destek olabilirler.

Bunun dışında https://www.ormanamama.com/bir-pati-cetesi mama desteği verebilirler. Ve tabi ki MİSKA olarak adlandırdığımız MİSAFİR KANKA, yani geçici yuva olarak destek verebilirler. Tedavisi bitene kadar ya da yuvalanana kadar geçici olarak bir dostumuza evlerini açabilirler. Ya da SANKA olabilirler, sanal kanka yani bir yavrumuzun uzaktan tedavilerini üstlenebilirler. Kalıcı yuva, KANKA olabilirler. Bunlar dışında, bizi takip ederek paylaşımlarımızın daha çok insana ulaşmasında yardımcı olabilirler.

Kedici Dergisi okurlarına bir mesajınız var mı?

Cins hayvan yoktur, cins insan vardır! Onların da canları var, pati atıyorlarsa bir nedeni var!

İrem Altuğ'a Kedici Dergisi olarak bize zaman ayırdığı için teşekkür ederiz.

KEDİCİ AŞKINA ARA

EN YENİLER

TÜRKİYE'NİN KEDİ HASTANESİ

KEDİCİ FACEBOOK

KEDİCİ TWITTER