YENİLER >

Miyav Dili Ve Kedi Selamı

Miyav Dili Ve Kedi Selamı

University of Geeorgia’dan hayvan davranışları konusunda uzman olan Sharon Crowell-Davis, kedilerin de en az köpekler kadar ifadeli hayvanlar olduklarını belirtiyor. Bu konudaki yanılgının nedeni, kedilerin davranışlarını yanlış anlamamız ya da iletişim kurma çabalarını gözden kaçırmamız.

Crowell-Davis, köpeklerinkiler ile karşılaştırıldıklarında, çoğu kedi davranışının sahipleri tarafından yanlış yorumlandığını ve bu konudaki araştırmaların daha çok köpekler üzerine yapıldığını belirtiyor. University of California’da köpek davranışları üzerine doktora yapmakta olan Mikel Delgado, zamanla kedilerin o kadar da gizemli olmadıklarının anlaşılacağını belirtiyor.

Kedilerin nasıl iletişim kurduklarını bildiğimizi zannetmemiz, bizi bazı yanlışlara sürüklüyor. Bunun bir örneği de, kedinin mutlu olduğu zamanlarda mırlaması üzerine yaptığımız genelleme. Kedimiz, elbette mutlu olduğu zamanlarda mırlıyor. Ancak bu davranış, her zaman mutlu olduğu zamanlarda gerçekleşmiyor. Çünkü kediler sakatlandıklarında ya da hasta olduklarında da mırlıyorlar.

Bacaklarına dolanıyorsa

Kapıdan girer girmez bacaklarımıza dolanıyor ve sürtünmeye başlıyor ve biz de hemen kedimizin bir talebi olduğunu düşünüyoruz. Bu, belki doğru olabilir; ama tam olarak kedinin iletişime geçmeye çalıştığı anlamına gelmeyebilir. Cromwell-Davis, bu iddiasını, gruplar halinde yaşayan yabani kediler üzerine yaptığı incelemelere dayanarak söylüyor (Genel inanış her ne kadar kedilerin yalnız yaşamayı seçtikleri yönünde olsa da, ona göre kediler aslında gruplar ya da familyalar halinde birbirlerine kenetlenme eğilimindeler).

Kediler de selamlaşır

Kediler avlanmadan döndükleri zaman, yabani ortamda gözlemlenen şey, kedilerin bir süre birbirlerine aşağı yukarı doğrultuda hareketler ile birbirlerine sürtünmeleridir. İnsan sarılmasına benzer şekilde, kediler kuyruklarını birbirlerinin sırtına dolarlar. Bu davranış, birbirlerinden uzak kalma süreçleri bittikten sonra yeniden birleşme hareketi olarak icra edilir. Davranışın anlamı, insanlarla olan iletişimleri için de geçerlidir. Biz kediciler işten ya da okuldan döndüğümüz zaman kedinin sırtını ya da kuyruğunu bize sürtmesi, kendi cinslerine karşı sergilediği dostça tutum gibi algılanmalıdır. Bu davranış, onun kendi türünden aşırıp insanlarla olan iletişimine adapte ettiği bir şeydir. Anlamı ise ” Geri döndün! Seni özledim!” olarak tercüme edilebilir.

Kedilerin yüz ifadeleri olmadığı inanışı yanlış

Çoğu insan kedilerin yüz ifadelerine yeterli önemi vermez. Çünkü kedilerin yüz ifadelerinin olduğuna bile inanmazlar. Ancak Crowell-Davis’e göre bu durum hiç de doğru değil. Bu savını ise, davranış bozukluğu olan kediler üzerine gerçekleştirdiği çalışmalara bağlıyor. Ona göre, eğer kedilerin yüz ifadelerine dikkat etmeye başlarsanız, stresli ya da üzüntülü oldukları zamanlarda yüz kaslarının gerildiğini; benzer şekilde mutlu ya da rahatlamış oldukları zamanlarda da bu kasların gevşediğini gözlemleyebilirsiniz.

Yavaşça gözlerini kısması

Kedilerin yavaşça gözlerini kısmaları ise bir onaylama işaretidir. Bu davranışı, sizinleyken tamamen konforlu hissettikleri zaman yaparlar. Göz kısma hareketini sadece insanlara değil; diğer kedilere de uygularlar. Bu durumlarda kedinin stres hormonu olan kortizol de düşer.

Dikkat çekmek için miyavlıyorlar

Kediler birbirleriyle iletişim kurmak için miyavlamazlar. Yabani koşullarda, tek bir kedi miyavlaması duyabilmek için yüzlerce saat beklemek zorunda kalınabilir. Kediler oldukça sessizdirler. Evcil kedilerde ise gün boyunca bol miyavlama sesi işitilir. İnsanlar miyavlamanın kedilerin klasik bir davranışı olduklarını düşünseler de, aslında miyavlamak, dikkat çekmek adına öğrendikleri bir yöntem. Kediler miyavlamayı insanlarla iletişime geçmek için hayatlarına adapte etmişlerdir.

Sahipleriyle özel bir 'miyav' dili inşa ediyorlar

Söz konusu miyavlama olduğunda, evrensel bir kedi dilinden söz etmek mümkün değil. Aslında miyavlama denilen eylem, kedinin sahibi ile kendi arasında inşa ettiği ve gizli kodlar barındıran, kendine özgü bir sistem. 2003’te araştırmacılar 12 ayrı kedinin 5 ayrı senaryodaki miyavlamalarını kaydettiler ve bu miyavlamaları kedilerin sahiplerine dinlettiler. Sonuçta, bu miyavlamaların ne anlama geldiğinin sadece sahipleri tarafından çözümlenebildiği ortaya çıktı. “Bana mama ver, sıkıldım ya da her neyse”. Her miyavlama öğrenilmiş, dikkat çekmeye yönelik ve keyfi anlamlar taşıyor.

Kaynak: Posta

KEDİCİ AŞKINA ARA

EN YENİLER

TÜRKİYE'NİN KEDİ HASTANESİ

KEDİCİ FACEBOOK

KEDİCİ TWITTER