YENİLER >

Kediler Neden Bu Kadar Meraklı? - Emek Ekşi

Kediler Neden Bu Kadar Meraklı? - Emek Ekşi

Bir kediyle aynı evi paylaşıyorsanız o mükemmel meraklı halleri dikkatinizden kaçmamıştır. Bir kedinin merak etmeden durabileceğini hiç sanmam! Bazen bizi görmezden gelmeleri, evde onu her yerde telaşla arıyor olmamıza rağmen bu telaşla hiç ilgilenmemeleri, onların olaylara rastlantı olarak tepki verdikleri anlamına gelmez. Bu aslında şu demek oluyordur: “Seni biliyorum, şu an ilgimi çekecek bir farklılık yapmıyorsun ki! Neden rahatımı bozayım?”

Evet, tam anlamıyla onlar ancak kendileri için ilgi çekici yeni olayların ardından koşmaya vakit harcarlar. Bir bilge gibi enerjilerini nereye harcayacaklarını çok iyi biliyorlar.

Ve ben bir kedinin cesaretine de her zaman hayran kalmışımdır. Merak, korkudan üstündür onlar için. Kalp atışları hızlansa da ve göz bebekleri korkudan simsiyah kara deliklere dönüşse de adım adım yaklaşırlar. Yay gibi gerilmiş bir vücutla o “tanımlanamayan cisime” doğru temkinli adımlar atarlar. Gözler en ufak bir hareketi kaçırmamak için hedefe kilitlenmiştir (hatta bu hedefe kilitlenen gözleri siz de fark etmişsinizdir; önünden geçtiğinizde sinirli bir şekilde başını hedefine yeniden odaklar). Ve bir kedi, merak ettiği şeye ulaşana kadar asla pes etmez. Yenilgiler yılmaları için bir sebep değildir. Yaptığı “yaramazlıklardan” da bunu rahat bir şekilde fark ederiz.

Kitaplıkta kendi kendine masumca duran ve kimseye bir kabahati olmayan heykelciğin kocaman bir pati tokadıyla yere inmesi veya kapısı kapalı tutulan odaya her türlü casusluk becerileriyle girişlerin yapılması bu yaramazlıklara örnek verilebilir. Fakat gerçekten de bunlar yaramazlık mıdır? Hepsi kedinin varoluş amacıdır aslında. Meraklı bir avcıdır o.

O; meraklı, heyecanlı ve enerjisini nereye harcayacağını çok iyi bilen bir filozoftur. Aynı zamanda bu davranışlar, onun sağlıklı olduğunu gösteren çok önemli bir kanıttır da.

Kedimiz çevresine ilgisini tamamen kestiği zaman, vücudundaki rahatsızlıkların onu, çevresindeki olaylardan daha fazla ilgilendirdiğini aklımıza getirmeliyiz. Ve aynı zamanda her türlü sesten, hareketten ürken, oyun oynamaya yanaşmayan hayvanlarımızın da kaygı problemleri olduğundan şüphelenebiliriz. Bütün gün kanepeden kalkmayan (uyku zamanları hariç; kediler günde yaklaşık 18 saatlerini uyuyarak geçirirler), sevdiği oyuncağa veya mamaya tepki vermeyen kedimizin davranışlarını normal değildir. Sağlık kontrolünden geçmesinde oldukça yarar vardır. Kaygılı bir hayvanda da davranış terapileri uygulanabileceği gibi feromonlar da stres-kaygı tedavilerinde oldukça yarar sağlamaktadır.

Şunu hiç unutmamalıyız ki bizler evlerimizi zevklerimize ve ihtiyaçlarımıza yönelik dizayn edebilirken minik dostlarımız bu düzene ayak uydurmak mecburiyetinde kalıyor. Doğaları gereği çevrelerini kontrol etmeyi seven ve kişisel alana ihtiyaç duyan kedilerimiz, karakterlerine zıt binalarımızda kolayca strese girebilir ve hastalanmaları daha kolay hale gelebilir. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki hem insan hem de hayvan sağlığında stres, sağlığı ciddi boyutlarda etkileyen önemli bir faktördür. Kalp-damar sağlığından, hormon mekanizmalarına değin uzanan; vücudun her bir parçasını etkileme özelliğinde olan stres faktörlerini azaltmak etmek can dostumuzun ömrünü uzatacaktır.

Bu sebeple minik dostumuzun davranışlarını anlamamız bize büyük bir yarar sağlayacak. Ve yaramazlıklarını, hiç sonu gelmeyen meraklarını büyük bir keyifle seyredeceğiz!

KEDİCİ AŞKINA ARA

EN YENİLER

TÜRKİYE'NİN KEDİ HASTANESİ

KEDİCİ FACEBOOK

KEDİCİ TWITTER