YENİLER >

Mükemmele Ulaşmak - Emek Ekşi

Mükemmele Ulaşmak - Emek Ekşi

Uzun yaşam yolculuğunda seçimlerimizi gizliden gizliye takip eden, ön yargılarımızın mimarı algımız, acaba gerçekten doğru kararlar almamızı sağlıyor mu?

Salgın bir şekilde etkilendiğimiz hastalık dışında zihinlerimiz uzun bir süredir çok daha vahşi bir bozuklukla savaşıyor ve içten içe kaybediyor… Birbirimizi beğenmiyoruz, komşumuzu, sokaktan geçen herhangi bir insanı burnu yüzünden, boyunun kısalığından, gözünün üstünde kaşı olmasından yakıştırmıyoruz, normale sığdıramıyoruz…

Normal mi? Normal nedir ki bu kadar kolayca değerlendirebiliyoruz? Varlıkları kendi oluşturduğumuz sınırlar içinde incelemeye çalışmak da neyin nesi? Hemen gözümün önüne Vincent van Gogh’un tablolarından birkaçı geliyor; fırça darbeleri arasında gerçekliğe kavuşmuş doğa, insan resimleri… Her şey ne kadar ‘doğal’ ne kadar gerçekçi… Bir kalıbın izleri değil, farklılığın ve çeşitliliğin güzelliği dolduruyor çerçeveleri…

İnsan o resimlere baktıkça doğanın vahşi özgüvenine hayran kalıyor. O ağaçlar, hayvanlar özgürce var oluyor ve nasıl göründüklerini asla umursamıyorlar. Var olmanın zarafetini taşıdıklarının farkındalar ve bu onlar için yeterli.

Biz, kendi bireylerimizi ve hatta en sonunda kendi benliğimizi değersizleştirdikten sonra tabiatı da yargılamaya başladık.

Öyle acınacak sahneler yarattık ki hayata, varlığın saf güzelliğine olan saygımızın hiç kalmadığı açık bir şekilde görülüyor. Öyle ki bir veteriner hekim olarak kliniklerde bu sahnelere neredeyse her gün tanıklık edebiliyoruz. Körlük, sağırlık gibi hayatlarını zorlaştıran engellere sahip hayvanlarımızın terk edildiğini, evlat edinilecekler sırasında en sonlarda beklediklerini görmek; tercih edilmediklerini görmek oldukça üzücü… Oysaki o minik kalplerin içindeki sevgi diğer canlılarınkinden hiç de az değil. Mükemmeli arayan gözlerimiz, asıl güzelliğin sevgi olduğunu ne zaman anlayacak acaba? Kusurların ardındaki varlığın ta kendisidir asıl harika olan…

Farkındalığa ihtiyacımız var… Engeller, sadece algımızda. Var olmanın güzelliği bedenin kusurları arasında kaybolmamalı… Sevgi, kusursuz olan tek şeydir. Sevgi iyileştirir, anlayışı getirir ve anlamak o acılara sebep olan algısal körlüğü ortadan kaldırır.

Bizler, kedi dostları, evlerimizde kendimizden farklı olan bir türle hayatı paylaşıyoruz. Yani o kocaman farklılığa rağmen kusursuzluğa ulaşıyoruz.

Bir kedi ve insan, bunca farklılığa göğüs gererek sevgiye ulaşıp onu kurabilmişse, gözümüze ulaşan engeller, sadece bir illüzyondan ibaret olmaz mı?

KEDİCİ AŞKINA ARA

EN YENİLER

TÜRKİYE'NİN KEDİ HASTANESİ

KEDİCİ FACEBOOK

KEDİCİ TWITTER