YENİLER >

Trafikte 'Kedi' Olmak - Emek Ekşi

Trafikte 'Kedi' Olmak - Emek Ekşi

Zaman içerisinde buluşların ardı ardına yapılması ile insan da çevresini sürekli olarak yeniledi. Doğaya hükmederek ona istediği şekli vermeye başladı. Göçebe yaşam tarzından yerleşik hayata, ardından sanayileşen bir toplum düzenine kadar çok zaman geçti ve bu süreçte yabanıl hayat da olabildiğince küçüldü, daraldı. Sınırlı bir alanda sıkışıp kaldı…

Etrafa baktığımızda insanın toprağı asfaltla, gökyüzünü demirle kapladığını görürüz. Kaldırım taşlarının arasından özgürlüğüne ulaşmış birkaç tutam cılız çimen, insanın hala doğanın bir parçası olduğunu hatırlatır.

Bu değiştirdiğimiz dünyayı başka canlılarla da paylaştığımızı çoğu zaman unuturuz, ancak bir kaza haberi gelir ki fark ederiz aslında korkunç bir yaşam alanı yaratmışızdır onlar için…

Gümbürdeyen araba motorları, dumanı tüten egzoz boruları, göz kamaştıran ışıklar…

Gürültü, gürültü ve gürültü…

Bizim için bile bazen boğucu bir kalabalığa dönen bu şehir hayatı, kim bilir onları nasıl etkiliyordur?

Bu yazıyı yazmadan birkaç gün önce, asfaltla kaplı zeminimizde yürüyor ve dönel kavşağın karşısındaki bir sokağa geçmeye çalışıyordum. Yol epey karışıktı ama yine de çok arabanın geçtiği bir yer değildi. Buna rağmen, sağımı solumu iyice kollamaya gayret gösteriyordum çünkü birdenbire bir köşeden hızla bir otomobil çıkabiliyordu. O sırada dönel kavşağın içinde küçük tekir bir kedi gördüm. O da karşıya geçmeye çalışıyordu. Fakat öyle kafası karışmıştı ki aynı benim gibiydi. Bir ileri bir geri gidiyor, sağa sola dönüp tekrar kararsızlıkla dönel kavşağın içindeki çalılara giriyordu. Bu garip adadan kurtulup nispeten daha güvenli sayılabilecek sokaklara ulaşmak istiyordu. Tıpkı dev dalgaların üzerine yuvarlandığı ıssız bir adadaki bir deniz kazazedesi gibi…

Daha ben koşup onu alamadan ve güvenle karşıya geçmesini sağlayamadan bir anda kendini yola attı! Hiç düşünmeden, kararsızlıkla kafasını bir geriye bir öne çevirerek öylece koşmaya başladı bulunduğum sokağa doğru. “Yapma, bekle!” diye koca sokağın ortasında bağırıverdim. Çünkü tam o sırada, tam o dönel kavşağın etrafına, aniden bir otomobil girdi. Kafamda ‘nasıl olur, nasıl atar kendini birden?’ şeklinde sorular dönüyordu. Elim ayağım birbirine karışmış, dehşet bir şekilde az önce olanları sindirmeye çalışıyordum.

O kedicik sağ salim karşıya geçti fakat geçemeyen onlarcası var ne yazık ki…

Sürücü kursundayken bu sefer direksiyonun başındaki bendim. Ne olduğunu anlamadan siyah küçük bir karaltı arabanın birkaç metre ötesine atladı. Ben ne oluyoruz derken, kurs hocam çoktan frenlere asılmıştı. O an anladım. Bir kediyi az kalsın hayatından koparacaktım. Hocam beni sakinleştirmeye çalışırken ağzımdan tek bir cümle dökülüverdi: “Eğer ona bir şey olsaydı, asla kendimi affetmezdim…” Yaşlar gözümden boşalırken hocam beni çok önemli bir konuda uyardı, bunun sadece acemi şoförlerin başına gelmediğini, bilhassa kedilerin araba kazalarına çok daha fazla uğradığını söyledi.

O dönel kavşağın orada, kendi gözümle gördüm panikle yola atladığını. Bizden kat ve kat üstün duyuları onu her saniye uyarıyor, kafasını allak bullak ediyordu. Yaklaşan teker seslerinin hiç sonunun gelmediğini şaşkınlıkla fark edince, karşısındaki hedefe doğru öylece koşuveriyordu.

Kediler, yolun ortasına geldiklerinde geri çekilmiyor, hedefledikleri bölgeye yol almaya devam ediyorlar.

Bu olay bana, kediler konusunda daha hassas ve özverili davranmam gerektiğini öğretti. Bir kedi çıktıysa arabanın önüne, frenleri körükle. Gözlerini dört aç; bir çalılığın içinden, ya da ıssız bir yol kenarından aniden çıkabilirler.

Oluşturduğumuz bu düzen onları çok yoruyor. Hatta hayatlarının sonlanmasına sebep olabiliyor…

Yolda giderken aklımızın bir köşesinde asılı dursun, kedilerimiz için bir kat daha fazla dikkatli sürüş yapmalıyız. Türümüz bu dünyayı, rahat olamayacakları şekilde sürekli daraltırken, gösterilecek bireysel özveri, en azından hiçbir şey yapmamaktan çok daha iyidir…

Dikkatli, özverili sürüşlerle kurtarılacak onlarca can; azımsanmayacak bir başarıdır…

KEDİCİ AŞKINA ARA

EN YENİLER

TÜRKİYE'NİN KEDİ HASTANESİ

KEDİCİ FACEBOOK

KEDİCİ TWITTER