Rosie 32 Yaşında!
09.06.2023İngiltere’nin Norwich şehrinde yaşayan Rosie, somondan yapılmış pastasıyla 32.yaşını ...
Genel Yayın Müdürümüz Veteriner Hekim Dr. Tarkan Özçetin, Kedici dergisinin Türkiye’deki okurları için tüm dünyada kedilerin yaşam süresini iki katına çıkaracağı ifade edilen AIM proteinini bulan Prof. Dr. Toru Miyazaki ile Japonya’daki laboratuvarında bir araya gelerek AIM proteinini ve kedilerin yaşam süresine yapabileceği katkıları konuştu.
İkinci bölümde Prof. Dr. Toru Miyazaki, AIM proteinini keşfetme hikâyesini anlatıyor: “AIM’in yalnızca bağışıklık sistemi üzerinde değil, aynı zamanda damar sertliği, obezite, yağlı karaciğer gibi çeşitli sağlık sorunlarında da etkili olduğunu fark ettim. Ancak en büyük buluşum, kedilerin doğal olarak AIM’i etkili şekilde kullanamadığını ve bu yüzden böbrek hastalıklarına yatkın olduklarını keşfetmemle başladı. Bu noktada AIM'in kedilerde böbrek sağlığını koruyacak bir tedavi olarak kullanılabileceğini fark ettim. Kedilerin yaşam kalitesini ve ömrünü uzatma fikri beni bu konuda daha da derinlemesine çalışmaya teşvik etti.Bu yolculukta, bilimsel merakım ve araştırmalarımın peşinden gitme azmim sayesinde AIM’i keşfettim.”
Sayın profesör, peki AIM proteininin hikayesi nasıl başladı?
Nasıl keşfettiniz?
AIM proteiniyle yolculuğum, araştırma sürecinde
karşılaştığım pek çok tesadüf ve sürprizle şekillendi. İsviçre’de Basel
İmmünoloji Enstitüsü'nde çalıştığım yıllarda, bağışıklık sisteminin işleyişini
anlamak amacıyla birçok farklı molekülü inceliyordum. Özellikle T hücrelerinin
seçilme ve olgunlaşma süreci üzerinde yoğunlaşıyordum. Bu süreçte, vücutta
bağışıklık sistemi dışında kalan bazı proteinlerin işlevlerini araştırmak için
büyük bir gayret gösteriyordum.
Yaklaşık yarım yıl süren araştırmalar sonucunda HLA-DM adı
verilen molekülle benzer özelliklere sahip birkaç molekül buldum. Ancak
bunların arasından biri diğerlerinden belirgin bir şekilde farklıydı; kanda
yüksek miktarda bulunuyordu ve tamamen farklı bir fonksiyona sahipti. Bu
molekülün ne olduğunu merak ettim ve ayrıntılı analizler yapmaya başladım.
Derinlemesine araştırmalar sonunda, bu proteinin makrofajların yaşam süresini
uzattığını keşfettim. Vücutta atıkları temizlemekle görevli makrofajların uzun ömürlü
olması, dokulardaki zararlı maddelerin birikmesini önlemekte önemli bir rol
oynuyordu. Bu özellikleri nedeniyle ona "Apoptosis Inhibitor of
Macrophage" yani kısaca "AIM" adını verdim.
Bu keşif, benim için adeta bir dönüm noktasıydı. AIM’in
yalnızca bağışıklık sistemi üzerinde değil, aynı zamanda damar sertliği,
obezite, yağlı karaciğer gibi çeşitli sağlık sorunlarında da etkili olduğunu
fark ettim. Ancak en büyük buluşum, kedilerin doğal olarak AIM’i etkili şekilde
kullanamadığını ve bu yüzden böbrek hastalıklarına yatkın olduklarını
keşfetmemle başladı. Bu noktada AIM'in kedilerde böbrek sağlığını koruyacak bir
tedavi olarak kullanılabileceğini fark ettim. Kedilerin yaşam kalitesini ve ömrünü
uzatma fikri beni bu konuda daha da derinlemesine çalışmaya teşvik etti.
Bu yolculukta, bilimsel merakım ve araştırmalarımın peşinden
gitme azmim sayesinde AIM’i keşfettim. Bugün, AIM’i hem kedilerde hem de
insanlarda daha sağlıklı ve uzun bir yaşam için nasıl kullanabileceğimizi
araştırmaya devam ediyorum.
Kedilerle ve kedicilerle yolunuz nasıl kesişti? Ayrıca
Japonya'daki Kedicilerin çalışmalarınıza destek olma hikayesini anlatır
mısınız?
Kedilerle yolum, araştırmalarım sırasında adeta
kendiliğinden kesişti. AIM proteini üzerine çalışırken farklı hayvan türlerinde
bu proteinin nasıl işlediğini merak ettim. Çeşitli hayvanlardan kan örnekleri
alarak araştırmamı genişlettim. Bu sırada kedilerde AIM proteininin etkisiz
olduğunu ve kedilerin AIM’i verimli şekilde kullanamadığını fark ettim. Bu,
benim için büyük bir buluş oldu. Kedilerin AIM eksikliği nedeniyle böbrek
hastalıklarına yatkın olduklarını anlamam, bu alanda araştırmalarımı derinleştirmeme
yol açtı.
Japonya’daki kedi severlerle olan bağım ise araştırmalarımın
duyulmasıyla başladı. 2020’de AIM’in kedilerde böbrek sağlığını iyileştirme
potansiyeli üzerine duyurular yapıldıktan sonra Japonya'daki kediciler
çalışmalarıma büyük bir ilgi gösterdiler. 2021 yılında AIM araştırmamın kedi
sağlığına nasıl fayda sağlayabileceği hakkında yayınlar yapılınca, sosyal medya
üzerinden büyük bir destek kampanyası başlatıldı. Kedi sahipleri ve kedi severler,
Tokyo Üniversitesi’nin araştırma fonuna bağışta bulundular. Bu, benim için hem
bir sürpriz hem de büyük bir motivasyon kaynağı oldu.
Sosyal medyada başlayan bu destek hareketi, sadece birkaç
hafta içinde yaklaşık 200 milyon yen gibi önemli bir bağış topladı ve Ocak
2022’de bu rakam 280 milyon yene ulaştı. Böyle bir destek görmek, kediler için
geliştirdiğimiz tedaviye olan inancımı güçlendirdi ve AIM’in kedi sağlığı
üzerindeki etkilerini daha hızlı bir şekilde klinik çalışmalara aktarmamı
sağladı. Bu süreçte Japonya’daki kediciler, çalışmalarımın görünürlüğünü
artırarak hem bana hem de ekibime destek oldular ve araştırmalarımızın ilerlemesine
katkıda bulundular.
Bağımsız bir enstitü kurma fikriniz nasıl doğdu?
Tokyo Üniversitesi’nde çalışırken, AIM proteininin kedilerde
ve insanlarda nasıl kullanılabileceğine dair araştırmalarımda oldukça ilerleme
kaydettik. Ancak akademik bir ortamda çalışmanın avantajları kadar, hızlı
sonuçlar elde etme baskısı gibi bazı sınırlamaları da vardı. Bu durum,
özellikle AIM’in kedi sağlığı üzerindeki olumlu etkilerinin keşfiyle daha
belirgin hale geldi. AIM’in, kedilerde böbrek hastalıklarını tedavi etme
potansiyeli üzerine yaptığımız araştırmalar, Japonya’daki kedicilerden büyük
bir ilgi ve destek gördü. Bu destekler, çalışmaları daha ileriye taşımam için
bana cesaret verdi.
Ancak bu projeyi daha esnek ve etkin bir şekilde yürütmek
için akademi dışına çıkmanın ve bağımsız bir enstitü kurmanın daha iyi bir yol
olacağını fark ettim. Tokyo Üniversitesi, temel araştırmalar için çok uygun bir
ortam sağlıyordu, ancak yeni bir ilaç geliştirme süreci, hızla sonuç almayı ve
daha fazla kaynağı gerektiriyordu. Kedi sağlığına yönelik bu tedavi geliştikçe,
AIM proteiniyle ilgili daha geniş kapsamlı araştırmaları da aynı hızla
yürütmenin önemi arttı.
Bu nedenle, kedilerde böbrek sağlığını iyileştirmeye yönelik
ilaç çalışmalarımızı hızlandırmak ve AIM’in insan sağlığı üzerindeki etkilerini
de daha detaylı araştırmak amacıyla AIM Tıbbi Araştırma Enstitüsü’nü kurmaya
karar verdim. Tokyo Üniversitesi’ndeki tüm ekibim de bu kararı destekledi ve
benimle birlikte yeni enstitüye geçti. Kendi enstitümde çalışmak,
araştırmalarımı daha özgürce yönlendirebilmemi ve kediler için başlattığım bu
projeyi, insan sağlığına yönelik tedavilere genişletebilmemi sağladı. Bu karar,
beni bilimde daha bağımsız ve hedef odaklı bir yolculuğa çıkardı.
İngiltere’nin Norwich şehrinde yaşayan Rosie, somondan yapılmış pastasıyla 32.yaşını ...
İstanbul’da 10’uncu “Petzoo Eurasia – Evcil Hayvan Ürün Malzeme ve Aksesuar Fuarı” 9 ...
Kediniz için hangi kumu kullanıyorsunuz? Peki ya kullandığınız kumun özellikleri, çevreye ...
Millet İttifakı'nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu, 18 yıl önce CHP Genel Merkezi'nde doğan ve ...
Bir fincan kahvenin peşine takılıp kaç ülke gezebilirsiniz? Peki ya “en sevdiğim renk ...
Seni biz çağırmadık. Geldin evimize, oturdun başköşeye. Misafirin başımızın ...
Hepimiz, kedilerimize mutlu ve güvenli bir yuva sağlamak amacıyla sarıldık bu işe; Kedici ...
Bazı kediler başta insana alışma konusunda zorlansa da daha sonrasında kolaylıkla sizinle ...
Kulak uyuzu Otodectes Cynotis adı verilen, derinin alt kısımlarına yerleşerek kaşıntılı ve ...
Kedilerle yaşamak tarifi olmayan eşsiz bir deneyimdir. Bir kediyle hayatı paylaşmaya ...
Animal Cognition’da yayınlanan bir araştırma, kedinizin söylediklerinizi dinlediğine dair ...
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ...
Bir fincan kahvenin peşine takılıp kaç ülke gezebilirsiniz? Peki ya “en sevdiğim renk ...
Sokaklarda en sık karşılaştığımız kediler arasında üç renkli olanların tekir kedilerden ...
Evinizi bir kediyle paylaşıyorsanız bu soru mutlaka aklınızdan geçmiştir. Eve biraz geç ...
Küçük Bey Çin, Shanghai’daki öğrencilik hayatımda evlat edindiğim Küçük Bey’in ...
Türkiye'de nesli tehlike altındaki türlerden olan saz kedileri üzerine yapılan araştırmalar ...
SemtPati Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı İpek Kıraç, milletvekillerine çağrıda bulunarak, ...
Mamak Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin, ‘kısırlaştırma ve yaşatma’ projesi ...
Doğada toprak da kum da bol miktarda var. Hiç evdeki gibi kıyıda köşede plastik bir ...
Pika sendromu bir çeşit yeme bozukluğudur. Bu sendrom sadece kedilerde değil, köpeklerde ...
Kediler bazen anlam veremediğimiz davranışlar sergileyebilir. Çoğunluğu içgüdüsel olarak ...
Kediler kimi insanlara çok gizemli gelmişlerdir. Hatta birçok kültürde çok enteresan batıl ...
2015 yılında, Merlin adlı 13 yaşındaki bir kurtarma kedisi, Guinness Dünya Rekorları ...
Kedileri diğer hayvanlardan ayıran en önemli özelliklerden biri de bedensel yapılarıdır. Bu ...
Japonya'da kedilerini yaygın görülen böbrek hastalıkları nedeniyle kaybetmek istemeyen ...
Muhammet Mustafa Yılmaz, Suriye’de İdlib kırsalında görev yapan bir askeri ...
Veteriner Hekimlik, Tek Sağlığın Temeli, Tek Geleceğin Güvencesidir.Bugün 3 Kasım Dünya ...
Özellikle yaz mevsiminin gelmesi ve sıcakların artmasıyla birlikte güneşin etkisinin ...
Journal of the American Medical dergisinde yer alan bir araştırmaya göre, yaşamın ilk ...
Kediler bazen ısırma eğilimi gösterebilir. Kediciler iyi bildiği gibi bir anda koşup ...
Eski Mısır’dan bu yana sanatçılara hep ilham kaynağı olan kediler, edebiyatta da bir ...
Doğa, birçok hayvana ev sahipliği yapmaktadır. Hayvanlar birbirinden farklı çene yapılarına ...