YENİLER >

Kedime Neden ve Nasıl Aşı Yaptırmalıyım? - Dr. Tarkan Özçetin

“Bilim ve barışın, cahillik ve savaşı sonlandıracağından hiç şüphem yok. Milletlerin yıkmak ve yok etmek için değil, hayatı yüceltmek adına birleşeceğine ve geleceğimizi bu uğurda mücadele eden kişilere borçlu olacağımızı düşünüyorum.” – Louis Pasteur

Yapılan çalışmalar günümüzden 1000 yıl önce aşıyı ilk olarak Çinlilerin bulduğunu gösteriyor. İlk aşı insanlarda çiçek hastalığına karşı geliştiriliyor. Bu dönemde Çinliler, çiçek hastalığını hafif geçiren çocukların burnundan aldıkları mikroplu sıvıyı kurutup sağlıklı çocukların burunlarına toz olarak vermişler ve onları çiçek hastalığına karşı daha dirençli, bağışık olmalarını sağlamışlardır.

Bu aşılama yöntemi günümüz için ilkel olsa da zamanın şartlarında oldukça işe yaramıştır. Günümüze doğru gelecek olursak 19. Yüzyılda Fransız bilim adamı Louis Pasteur mikropları kullanarak yine mikropları yenebileceğini düşündü ve hastalık yapma gücü azaltılmış mikropların tedavide kullanılabileceğini görmüştür. Aynı zamanda kendi adını verdiği “pastörizasyon” yöntemini bulan Pastör, 1885 yılında geliştirdiği Kuduz aşısını uyguladığı çocuğun hayatta kalmasını sağlamıştır. Pastör ve daha birçok bilim insanının bulduğu aşılar sayesinde, insanlar ve hayvanlar için kuduz ve benzeri yüzlerce çaresi olmayan öldürücü hastalık önlenebilmiş, sayısız insan ve hayvanın hayatta kalmasını sağlamışlardır. Tabii ki aşısını yaptıranlar için...

Tüm bunları neden anlatıyorum? Çünkü günümüzden bin yıl önce bulunan ve son 150 yıllık bilimsel birikime rağmen aşıların yararsız, gereksiz hatta ölümcül olduğu söylentilerinin olması! Bunları yayanların içinde çok küçük bir oranda da olsa hekimlerin bile (insan, veteriner) olması, olayın korkunçluğunu  daha da arttırmaktadır. Günümüzdeki iletişim araçları sayesinde çok kısa sürelerde kitlelere ulaşabilen bu gibi kirli bilgilerin verdikleri zararların inanılmaz boyutlara ulaştığını üzülerek görüyorum.

Biliyorum ki bir çoğunuzun yukarıdaki kirli bilgilerle bir şekilde karşılaştınız. İçinize şüphe düştü, hatta bazılarınız inandınız...

Aşı dediğimiz o küçücük şişenin içindeki sıvıda Antijen vardır. Antijen yani zayıflatılmış hastalık etkeninin uygulanması ile vücudu hastalıklara karşı koruyan ve direncini arttıran Antikor üretilir. Bu şekilde tedavisi olmayan veya çok zor olan birçok hastalığa karşı bağışıklık oluşturulur. Aşıların bu hayat kurtaran özelliklerinin tartışmaya açık hiçbir yanı yoktur. Aksine söyleyenlerin de iyi niyetli olmaları düşünülemez...

Ancak bu olumlu etkinin oluşabilmesi için uyulması gerekli çok çok önemli kurallar vardır. Aksi takdirde aşılar fayda vermediği gibi zarar da verebilir.

Kedilerde Aşı Uygulamalarında Genel Kurallar

Öncelikle aşılar uygun sıcaklıklarda muhafaza edilmelidir. Biyolojik madde olan aşılar kolaylıkla bozulabilir. Aşının üretildiği fabrikadan, uygulandığı kliniğe olan yolculuğunda ve orada muhafaza edilme şartlarına kadar soğuk zincirinin kırılmaması gerekir. Aşı uygulanan kedi mutlaka ve mutlaka sağlıklı olmalıdır. Hasta ve zayıf bünyelere yapılan aşı fayda yerine zarar verecektir.

Aşı uygulaması uygun yaşlarda yapılmalıdır. 2 aylıktan küçük minnaklara aşı kesinlikle uygulanmamalıdır (kuduz aşısı için bu süre 3 aydır).

1 kilogram altındaki ve bağışıklık sistemi zayıf minnaklara aşı yapılmamalıdır. 1 haftadan kısa sürede antibiyotik, kortizon ve benzeri ilaçlar almış kedilere aşı yapılmamalıdır.

Aşılama öncesi ve sonrasında kediler yıkanmamalı ve sokağa çıkarılmamalıdır.

Aşılama sonrası kediler 3 güne kadar seyehat etmemeli ve yorucu aktivitelerden uzak tutulmalıdır.

Aşı uygulaması tek kullanımlık steril enjektör ile uygun bölgeye, asepsi antisepi kurallarına uygun olarak yapılmalıdır.

Uygulama öncesi buzdolabından çıkarılan aşının oda sıcaklığına gelmesi beklenmelidir.

Aşının en üst seviyede olumlu etki gösterebilmesi için “Aşı Takvimine” harfiyen uyulmalıdır (bir önceki sayımızda detayları ile anlatılmıştır). 21 gün öncesinden 2. Tekrar kesinlikle yapılmamalıdır.

Aşılama öncesi kedimizin iç ve dış parazitlerinden tamamen arındırıldığından emin olunmalıdır.

Son olarak kedinize aşı yapacak veteriner hekim ve kliniğin yukarıdaki kuralları uygulayabilecek  bilgi birikimine ve donanıma sahip olduğundan emin olunmalıdır. Ne kadar ucuz olursa olsun “Klinisyen Veteriner Hekim” olmayan kişilere ve ruhsatsız yerlerde kedinize aşı yaptırmayın.

Sonuçta aşı sadece yapmış olmak için yapılmamalı, yaptırılmamalıdır...

Kedici sevgi ve saygılarımla

Dr. Tarkan Özçetin