YENİLER >

Ankara Kent Konseyi Hayvan Hakları Çalışma Grubu Sözcüsü Rabia Erentuğ Röportajı- S. Tarkan Özçetin

Ankara Kent Konseyi Hayvan Hakları Çalışma Grubu Sözcüsü Rabia Erentuğ Röportajı- S. Tarkan Özçetin

‘’Hedefimiz öncelikle hem hayvan hem de insan refahını gözeterek sokak hayvanları konusunda akılcı ve öncü projeler üretmek ve hayata geçirmek.’’

Ankara Kent Konseyi Hayvan Hakları Çalışma Grubu Sözcüsü Rabia Erentuğ bu haftaki röportaj konuğumuz. 6 kedi annesi olan Rabia Erentuğ, gerçek bir hayvansever olup bir çok sosyal sorumluluk projelerinde yer almıştır. Sokakta yaşayan canlar için büyük emek harcayan, doğanın sadece insana ait olmadığını savunan Rabia Erentuğ’u yakından tanıyalım.

Rabia Erentuğ kimdir? Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Başkent Üniversitesi Dış Ticaret ve Anadolu Üniversitesi Medya ve İletişim bölümleri mezunuyum. Özel sektörde kendime ait bir şirketim var. Uzun yıllar medya sektöründe çalıştım, aynı zamanda sosyal sorumluluk projelerinde, insani yardım derneklerinde, hayvan hakları ve çevre derneklerinde sorumluluk aldım. Halen EMPATİ-DOHAYSA (Empati-Doğa ve Hayvan Savunucuları) derneği başkanı olarak ve Ankara Kent Konseyi Hayvan Hakları Çalışma Grubu Sözcüsü olarak devam etmekteyim. 6 kedi annesiyim ve birçok cana geçici ev olarak, yuvalandırılmalarına katkı sağlamaya çalışıyorum.

Ankara Kent Konseyi Hayvan Hakları Çalışma Grubu olarak ne gibi faaliyetler yürütüyorsunuz?

2020 Şubat ayında çalışma grubumuzu resmen kurduk ve faaliyetlere başladık. Fakat ne yazık ki 2020 Mart ayında tüm Dünya'yı sarsan pandemi ortamından vakasından dolayı faaliyetlerimizi istediğimiz şekilde ve hızda devam ettiremedik. Tam kapanmalar ve yaşanan ekonomik buhran nedeniyle toplanmakta ve hayvanların o dönem büyük sorunu olan besleme faaliyetlerini yapmakta zorlandık. Büyükşehir Belediyesinin‘de desteği ile özellikle kış aylarında büyük besleme çalışmaları organize ettik. Bu organizasyonda bize Ankara'da birçok dernek, Kent Konseyi Çalışma Grubu bileşeni destek oldu ve eşlik etti. Yine Ankara'da büyük sorun teşkil eden sokak hayvan popülasyonu fazlalığı, kontrol edilemez hale gelmiş olması hem halk sağlığı açısından hem de hayvan refahı açısından acilen müdahale edilmesi gereken büyük bir sorun. Beraber çalıştığımız dernekler ve gönüllüler ile yaptığımız toplantılarda popülasyonun kontrol altına alınmasının birinci öncelik olduğuna karar verip bu isteğimizin ve yapılacak kısırlaştırmalar konusunda izlenecek yol ile ilgili Büyükşehir Belediyesi ile yaptığımız görüşmeler neticesinde bir kısırlaştırma ve aşılama merkezinin açılması konusunda beraber çalıştık. Büyükşehir Belediyesinin, Gölbaşı’nda açtığı KISAMER (Kısırlaştırma ve Aşılama Merkezi) ile bu konudaki ilk adımımızı atmış olduk. KISAMER’in, şehrin farklı lokasyonlarında devamları açılacak. Kısırlaştırma faaliyetleriyle alakalı çalışmalarımız dernekler, gönüllüler ve belediyeler işbirliğiyle hâlen devam ediyor. Bir yıldan fazladır üzerinde çalıştığımız hayvan mezarlığı projemizde Büyükşehir Belediyesi’nde sona yaklaştı. 2022 yılında tüm prosedürler tamamlandıktan sonra faaliyete geçeceğini umuyoruz. Ankara gibi evcil hayvan sahibi olma konusunda iyi bir potansiyele sahip bir şehrin yıllardır büyük bir eksiği olduğunu bildiğimiz için bunun üzerinde çalışmak istedik. Site bahçesi yada park gibi kamuya açık alanlara evcil hayvan gömemiyorsunuz. Bu kanunen yasak ve halk sağlığı açısından da uygun değil. Evcil hayvan deyince sadece kedi yada kuş gibi küçük boyutta hayvanlar akla gelmemeli. Büyük ırk köpek sahipleri oldukça fazla. Takdir edersiniz ki onlar sadece evcil hayvan değil o evin bir ferdi, evladı gibi oluyor. Kimse evladı öldüğünde onu tıbbi atık olarak veterinerde bırakmaya, çöpe atmaya yada dağ başında herhangi bir yere götürüp gömmek istemez. Yıllarınızı beraber geçirdiğiniz bir can nihayetinde. Bu sebeple ailesi olarak vicdanen de rahat edebileceğimiz bir şekilde yasal ve yeri belli bir yere defnetmek isteriz. Biz bu vicdani amaçla yola çıkıp böyle bir proje hazırlamak istedik. Büyükşehir belediyesi de bu konuya olumlu baktı ve sona yaklaştık.

Ankara’da bir ilk olan kedi bakım ve rehabilitasyon merkezi bu ayın başında Sincan’da açıldı. Burada sokaktaki sahipsiz canlar için ne gibi işlemler uygulanıyor?

Ankara’da bir ilk olan Sincan Kedi Evi ve Rehabilitasyon Merkezi, 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’nde açıldı. Açılışında Kent Konseyi Hayvan Hakları Çalışma Grubu olarak bizde vardık. Açılışını bizzat Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Daire Başkanı Seyfettin Aslan ile beraber yaptım. Ankara için güzel bir proje olduğuna inanıyorum çünkü sadece kedilere yönelik bir rehabilitasyon ve tedavi merkezi yoktu. Kediler, yüzde 90 köpeklerin barındığı rehabilitasyon merkezlerinde tedavi olup barınmak zorundaydı. Bu da kedilerin stres yüzünden iyileşme süreçlerini olumsuz etkiliyordu. Ankara’da ilk olan bu projenin diğer belediyelere ve tüm Türkiye’ye örnek olmasını ve çoğalmasını amaçlıyoruz. Zaten hayvan sağlığı açısından da kedilerin ve köpeklerin aynı ortamda bulunmaları sakıncalı bir durum. Sokak kedileri için her türlü teşhis, tedavi, ameliyat, yoğun bakım, kısırlaştırma, aşılama işlemleri ve ayrıca sokakta hayatını idame edemeyecek durumda olanların da barınma ve bakım ihtiyacını karşılayan bir tesis.

Pandemi döneminde özellikle kış aylarında Kent Konseyi olarak besleme etkinlikleri yapıldı. Bununla ilgili neler söylemek istersiniz?

Birçok dernek ve gönüllünün de katılımı ile güzel bir etkinlik oldu. Yeterli olma konusunda tabi ki asla yeterli değil ama en azından kamuoyunda bir algı ve farkındalık oluşturabildiğimize inanıyorum. Pandemi döneminde restoran ve iş yerlerinin kapanması ile hayvanların beslenme odakları önemli ölçüde azalmış oldu. Buna birde popülasyon fazlalığını eklersek aslında durum çok vahimdi. Bu konuda hayvanseverler ve hak savunucuları olarak hepimiz yetersiz kaldık ama en azından bir daha böyle bir durumla karşılaşırsak nasıl organize olup neler yapmamız gerektiği konusunda tecrübe sahibi olduk.

Ankara Kent Konseyi olarak hedefiniz nedir? İleriki dönemler için ne gibi projeleriniz var?

Hedefimiz öncelikle hem hayvan hem de insan refahını gözeterek sokak hayvanları konusunda akılcı ve öncü projeler üretmek ve hayata geçirmek. Farkındalık ve sorumluluk oluşturmak istiyoruz ve bunun da öncelikle bilinçlenme ve eğitimden geçtiğini savunuyoruz. Birçok insan sokak hayvanlarına karşı ön yargılı, ne yapması ve yapmaması konusunda bilinçsiz. Örneğin; sokağında havlayan hayvanı, belediyeyi aradığında oradan alıp götüreceklerini ve bunu yapmaları gerektiğini zannediyor. Oysaki hiçbir belediye kanunen böyle bir hakka sahip değildir. Aradığınızda gelir hayvanı alır kısırlaştırır aşılar ve aldığı bölgeye geri bırakır. Biz bu tarz hem kanunen hemde şehir efsanesi gibi doğru bilinen yanlışlar konusunda bir şeyler de yapmak istiyoruz.

Son olarak Kedici Dergisi ve tüm hayvan severlere vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

Tüm insanlara söylemek istediğim bir şey var. ‘’ Doğa ile savaş halindeyiz ve kazanırsak kaybedeceğiz.’’ Artık öyle bir dönemde yaşıyoruz ki; trafikten, makine gürültüsünden dumandan, isten, sokaklara ve doğaya atılan çöplerden, hırsızlıktan her gün okuyup artık kanıksadığımız felaketlerden rahatsız olmuyoruz. Ama gece mahallenizi koruyan köpeğin sesinden rahatsız olup barınağa yolluyoruz ya da parkta bankta kendi halinde güneşlenen kediyi pis olduğunu düşünüp kovalıyoruz. Kuşları öldürüyoruz ağaçları kesiyoruz, gözümüzün şenliği çiçekleri bile koparıp geçiyoruz. Bu dünya sadece insanlara ait değil. Doğa da yaşayan bir canlı. Çiçeğiyle böceğiyle, kedisiyle kuşuyla, akan deresi ormanıyla bir bütün. Bunları birbirinden hele ki insanoğlundan ayıramazsınız. O zaman zaten yaşam döngüsü bozulur ve her şey yok olur. Doğadan üstün tuttuğunuz arabanız, milyonluk evleriniz, emek emek yaptığınız kariyeriniz. Doğaya ve hayvanlara saygı göstermek ve beraberce barış içinde yaşamak tüm insanlık adına en büyük temennim. Teşekkür ederim.

Keditörün Önerisi

Kedili Seyahat

13.08.2021

Evcil dostlarımız seyahat etmekten hiç hoşlanmazlar. Genel olarak değişikliği ...

'Arthur' Annesine Kavuştu

09.11.2020

İzmir depreminde zarar gören Egemen Apartmanı’nın ilk iki katı enkaz haline gelmişti. ...

Kediler Alemi

Kedilerde Utangaçlık

26.10.2021

Kedinizin yabancılara karşı neden utangaç olduğunu merak ediyorsanız veya korkmuş bir ...

Kedi Zekası - Alp Akoğlu

21.01.2021

Eğer zekayı “bilgi alma, hatırlama ve sorunlara çözüm bulma” şeklinde tanımlarsak, ...

KEDİCİ AŞKINA ARA

EN YENİLER

TÜRKİYE'NİN KEDİ HASTANESİ

KEDİCİ FACEBOOK

KEDİCİ TWITTER