YENİLER >

Yavru Kediciler İçin Rehber-6 - S. Tarkan Özçetin

Kedimizin Sağlıklı ve Uzun Yaşaması İçin Altın Kurallar

Kedimizin iyi bir hayat sürmesinde en belirleyici faktör biz kedicileriz. Bizim ona sunduğumuz olanaklar çerçevesinde kedimiz sağlıklı, kaliteli ve uzun yaşam sürebilir. Maalesef onların bu konuda seçim yapma gibi bir şansları yok. O yüzden ileride pişmanlık duymamak için aşağıda anlatmaya çalışacağım kurallara

mümkün olduğunca uyunuz. Kedimizin iyi hayatı için dengeli beslenme, sağlıklı su tüketimi, güvenli ve temiz ev ortamı, oyun, uyku, sevgi ve ilgi en önemli belirleyicilerdir. Biz insanlarda olduğu gibi genetik faktörler de kaliteli yaşam için çok etkili (ırk seçimine dikkat) Ve tabiî ki sağlık. Yıllık aşıları, paraziter uygulamalar, rutin kontroller, operasyonlar ve bunları yapacak olan veteriner hekim ve

kliniğin seçimi, belki her şeyden daha önemli olabiliyor. Son olarak,  bazı olası problemlerin erken teşhis edilmesi. Burada siz kedicilere büyük iş düşüyor. Ona en yakın siz olduğunuz için bir şeylerin yolunda gitmediğini ilk siz fark edeceksiniz. Problemi ne kadar erken tespit ederseniz çözümü o kadar kolay, kısa ve ucuz olur. Bu sayıda öncelikle bu son anlattığım konuyu ele alacağım. Diğer konular ise önümüzde sayılara kalıyor.

Evde kedimizi nasıl muayene edeceğiz?

Öncelikle şunu bilmemiz gerekiyor. Kediler doğadaki yaşamlarından gelen alışkanlıkla hastalıklarını

saklama eğilimindedirler. Onun için çok iyi gözlemci olmamız gerekiyor. Bu işi hasta olduğunu

şüphelenmeden haftada en az birkaç kez rutin olarak yapmalıyız. Evde muayeneyi önce gözlerimizle sonra ellerimizle yapacağız. Bir problem olduğu bilebilmek için kedimizin normal halini de bilmemiz gerekir. Bunu başarabilmeniz için kedinizin size güveniyor ve kendini sevdiriyor olması gerekir. Onu öncelikle bu tür temaslara alıştırmanız gerekecektir. Aşağıda saydığımız kontrol işlemlerini hepsini de aynı anda yapmaya çalışmayın. Biliyorsunuz kedilerde kesinlikle zorlama yok. Temel Ölçümler : Vücut sıcaklığının ölçülmesi: Eczanelerde satılan basit civalı termometreler bu iş için en uygunudur. Ucuna kayganlaştırıcı bir krem sürerek (yakıcı olabilecek kremlerden uzak durunuz) poposundan ölçüm yapabilirsiniz. Çok gerekli olmadıkça bu yöntemi kullanmanızı tavsiye etmiyorum. onun size olan güvenini sarsabilirsiniz. En kolay yöntem parmağınızla burun ucuna dokunmaktır. Eğer hafif nemli ve soğuksa ise ateşi normal demektir. Çok kuru ve sıcaksa ateşi yükselmiş olabilir. Gün içinde kedilerin ateşleri şartlara bağlı olarak zaman zaman artıp düşebilir bu normaldir. Kedilerin normal vücut sıcaklıkları 37.5 ile 39 arasındadır. Bunun altı ve üstü bir probleme işaret olabilir. Ağırlık kontrolü: Ayda en az bir kez kedimizi tartmalıyız ve bunu kayıt etmeliyiz. Yöntem çok basit. Önce basküle kucağımızda beraber çıkıyoruz sonra tek tartılıyoruz. Aradaki fark, kedimizin kilosu. Bir kiloluk artış veya kayıp bize önemsiz gelebilir ama 3-4 kiloluk kedimiz için çok önemli bir problemin habercisi olabilir. Nabzın ölçülmesi: Kedinizin sol ön veya arka bacağından nabzını alabilirsiniz. Parmağınızla dokunarak en iyi kalp atışlarını aldığınız bölgeden 15 saniye sayım yapınız ve bunu 4 ile çarpınız. Yetişkin kedilerde nabız dakikada 110-140 yavrularda ise 180-220 dir. Nabzın düzensiz,  normal değerlerin altında ve üstünde olması problem olabilir. Solunum sayısının ölçülmesi: Bunun için en pratik yöntem kedimizin nefes alıp verirken karın hareketlerinin sayılmasıdır. 30 saniye süresince sayıp 2 ile çarpınız. Normal solunum sayısı dakikada 10-25 dir. Kedimiz heyecanlandığında ve sıcakta solunum sayısı artar. Uyurken ise azalır. Bu ölçümlerin hepsini tarihi de not düşerek kayıt etmenizde büyük fayda

vardır. Kedinizin aşı karnesinden farklı olarak, bu tür notları alabileceğiniz bir defteri de olmalıdır. Organların Muayene Edilmesi: Gözler: Parlak olmalıdır. Göz akı beyaz sadece birkaç damar

hafif görülüyor olmalıdır. Akıntı, kızarıklık ve donukluk olmamalıdır. Göz bebekleri her iki gözde de aynı büyüklükte olmalıdır. Işıkta küçülmeli karanlıkta büyümelidir. Bunu elinizle gözünü kapayarak test edebilirsiniz. Eğer tepki vermiyorsa problem var demektir. Göz kapakları şişkin, sarkık ve kızarık olmamalıdır. Kulaklar: Temiz, kuru ve kokusuz olmalıdır. Koyu bir akıntı ve pullanmaya kaşıntı eşlik ediyorsa bu kulak uyuzuna işarettir. Kulak kepçesi pürüzsüz ve kabuksuz olmalı. Burun: Hiçbir akıntı olamamalı. Hafif nemli ve temiz olmalıdır. Kuruluk, çatlaklar ve kabuklanmalar problem işaretidir. Ağız: Dişler beyaz, diş etleri pembe olmalıdır. Ağızda koku olmamalıdır. Diş taşları ve bazı hastalıklar diş etlerinde kızarıklık ve kanamalara sebep verebilir. Deri ve Tüyler: Temiz ve parlak olmalıdır. Tüyler aşırı dökülmemeli, deride kepeklenme ve kabuklar olmamalı. Derisi görünmemelidir. Tüyler kedimizin vücuduna yatık olmalıdır. Dikleşmiş tüyler problem işaretidir. Deri esnek olmalıdır. İki kürek kemiği arasından hafifçe yukarı kaldırdığınızda hemen eski haline dönmelidir. Eğer çok sıvı kaybı söz konusu ise deri öylece kalır. Bir kedinin fiziksel olarak iyi olup olmadığının en önemli kanıtlarından ve kontrolü en kolay olan deri ve tüylerdir. Parlak ve esnek ise birçok şey yolunda demektir.

Karın: Bu bölge elle yapacağınız kontrolde her hangi bir şişkinlik ve kitle hissetmemelisiniz. Genelde kediler bu bölgenin ellenmesinden hoşlanmasalar da biz kontrol ederken ağrı duymaması gerekir. Bazı şişkinlikler yemek sonrasında, çişini yapmadı ise veya gaza bağlı olabilir. Şüphelendiğiniz oluşumu birkaç gün üst üste takip ediniz. İskelet sistemi: Kedimiz ayağını, bacağını, patilerini ve kuyruğunu rahatça hareket ettirebilmelidir. Dokunduğumuz zaman hiçbir acı belirtisi vermemelidir. Tırnakları uzun olmamalıdır. Patilerin tabanın yumuşak ve pürüzsüz olması gerekir. Çatlak, kesik, kabuklaşmış pati tabanları problem işaretidir. Cinsel organlar: Bu bölgelerde koyu, kokulu akıntı her zaman tehlike habercisidir. Dişi kedilerde kızgınlıkta görülen saydam kokusuz sıvı normaldir. Kaka ve Çiş Kontrolü: Kedimizin sağlık problemlerini erken teşhis etmede en kıymetli bilgileri kakasından ve çişinden öğreniriz. Bunlardaki değişiklikleri iyi gözlemler ve erken müdahale ederseniz onun hayatını kurtarabilirsiniz. Öncelikle

gözlemlemeniz gereken, kakasını ve çişini yaparken acı duyuyor mu? Acı varsa problemde var demektir. Sonrasında kontrol etmemiz gereken şey, her zaman yaptığından daha mı sık veya daha mı nadir yaptığıdır. Dışkının kokusu, rengi, kıvamı, miktarı ve üzerinde normal olmayan oluşumların (kan, sümüksü yapı, erişte veya pirinç şeklindeki parazitler) bulunması tehlike işaretidir. Normalde kakası temiz, kokusuz (şaka hafif kokulu olabilir tabiî ki :) , sert ve kahverenginde olmalıdır.  İdrarda aynı şekilde açık sarıdan rengi koyulaşmaya başlarsa idrar yolu problemi habercisi olabilir. Tam tersi rengi iyice açılır su gibi olur ve yapma sıklığı da artarsa şeker hastalığı kapımızı çalıyor demektir.  Yukarıdaki yöntemleri kullanarak kedimizde olası problemlerin erken teşhisini sağlayabilir ve onun hayatını bile kurtarabilirsiniz. Ancak yanlış anlaşılmasın onun hayatını kurtaracak olan işinin uzmanı Veteriner Hekiminizdir. Sakın hekiminize danışmadan ilaç ya da benzeri şeyleri kullanmayın. Bu sefer de ne kadar iyi niyetli olursanız olun, kedinizin ölümüne sebebiyet verebilirsiniz.