Kedi Dili ve Yapay Seçilim

İnsanlarla kediler en azından 5 bin yıldır birlikte yaşıyor. Biz her ne kadar kedilerin sözcük dağarcığının bir “miyav”dan ibaret olduğunu düşünsek de onlar bu sözcüğü değişik şekillerde kullanarak bize istediklerini anlatmayı beceriyor. Bu konuda yapılan araştırmalardan birinde evcil kedilerin ve onun atası olan Afrika yaban kedisinin çeşitli ses tonlamaları incelenmiş. Bunun için birçok kedinin toplam 100 kadar farklı ses tonlaması kaydedilmiş. Bu seslerin gönüllü insanlar tarafından değerlendirilmesi istenmiş. Değerlendirmede seslerin kulağa ne derece hoş geldiğinin ve acil çağrı niteliğinde olup olmadığının derecelendirilmesi istenmiş.

Çalışmada, acil çağrı niteliği taşıyan seslerin kulağı tırmaladığı ortaya çıkmış. Hoşa gitmeyen ve acil çağrı içeren bu seslerin de “mauuuuv” şeklinde normalden daha düşük frekanslı, yani daha pes ve daha uzun süreli olduğu belirlenmiş. Buna karşılık kulağa hoş gelen miyavlamaların “miyav” şeklinde daha kısa ve tiz ve pes seslerin karışımından oluştuğu ortaya çıkmış. Kediler, bizden örneğin mama kaplarının doldurulmasını istediklerinde yüksek sesli, pes tonlu ve uzun sesler çıkarırlar. Bu rahatsız edici miyavlamanın tam anlamıyla “mamanın içinde durduğu kabı al, kapağını aç ve bir an önce mama kabıma doldur!” anlamına geldiğini çok iyi biliriz ve ister istemez en kısa sürede kedinin isteğini gerçekleştiririz. Yani kediler bize istediklerini bu yolla yaptırabilirler.

Görünen o ki, kediler istediklerini yaptırmak için yalnızca rahatsız edici sesleri kullanmıyor. Barınaklarda sahiplenilmeyi bekleyen kedilerde bu durumun tersi görülmüş. Ne de olsa çoğu insan rahatsız edici sesler çıkaran bir kediyi sahiplenmek istemez. Barınaklardaki kedilerin birçoğunun yumuşak kalpli insanların duymazdan gelemeyeceği şekilde hoş bir sesle miyavladıkları görülmüş.  ABD’deki Cornell Üniversitesi’nde yürütülen bir çalışmayı yürüten araştırmacılar kedilerin insanlarla birlikte yaşamasının bir tür “yapay seçilime” yol açtığını belirtiyor. Doğal seçilim nasıl doğal koşullara uyum sağlayan bireylerin yaşamını sürdürme becerilerinin daha yüksek olduğunu söylüyorsa, yapay seçilime göre de yapay koşullara uyum sağlayan bireylerin yaşamını sürdürmesi daha olası.

Koşulların yapay olması, bu koşulların insanlar tarafından yaratıldığı anlamına geliyor. Buna göre insanların kedilerle birlikte yaşadığı geçmiş 5 bin yıl içinde kedilerin insanlarla yaşamaya uyum sağlayabilen bireyleri yaşamlarını sürdürmüş olmalı. İnsanların sesleri kulağa hoş gelen kedileri seçme eğiliminin olması, diğer kedilerin yapay seçilimle en azından insanların arasına kabul edilmemiş olduğu anlamına geliyor. Evcil kedilerin atası olan Afrika yaban kedisinin sesini inceleyen araştırmacılar, bu kedinin sesinin kulağa hiç de hoş gelmediğini, hatta oldukça kızgın bir ses tonu olduğunu belirtiyorlar. Bu da evcil kedilerin bir şekilde bizi memnun ederek yaşamlarını sürdürmeyi “öğrendikleri” anlamına geliyor. Elbette öğrenme derken, bunun bir yapay seçilim süreci olduğunu da tekrar vurgulayalım.

Alp Akoğlu

İlk yorum yapan siz olun

cevaplayın

Posta adresiniz yayınlanmayacak


*