Birgün gelir, O KEDİ gider, yeniden şekillenir hayatın, aklın, kalbin…

Birgün gelir, O KEDİ gider, yeniden şekillenir hayatın, aklın, kalbin…

Diye yazdım facebook’a! Keşke yazmaz olaydım. Hepsi birbirinden duygu yüklü 198 yorum. Etkilenmemek, üzülmemek, düşünmemek imkansız. Ne zor bir duyguymuş? Hayatını paylaştığın biricik kedinin bir sonu olduğunu, her canlının ölümlü olduğunu kabullendiğin anda belki üstesinden gelinebilecek bir his ama sorunda burada başlıyor zaten; KABULLENMEK.

Tam da her şey yolunda giderken başladı. Başta dedim ya nereden yazdım diye! Aslında sebebi var. Yakın zamanda benim kedimin kardeşini kaybettik, o zaman aklıma düştü. Sonra o yorumlar, sonrası karabasan gibi. Belki birçok kez kaybetmeye yaklaşmışımdır ama bir gün ölebileceğine, bir gün onun da bizi terk edebileceğine ihtimal vermemiştim. Kaybetmekten daha kötüymüş kaybetme duygusu. Durduk yerde sıradan bir şey yaparken ağlıyor olarak bulabilirsiniz kendinizi. Ona dokunurken bile bu korku kaplayabilir içinizi. Kocaman bir boşluk. Tam 10 yıldır beraberiz acı tatlı ne anılar var. Herkesin vardır. Belki sevgiyi anlamlı kılan, değer verdiklerini kaybetme korkusudur. Ama çocuk değil, eş değil, ana değil, baba değil, kardeş değil, kedi sadece. Kedi de değil Kedi Sevgisi. Çok yoğun bir duygu yaşamak, hissetmek gerekir. Anlamaz, deli derler başka insanlar. Desinler kimin umurunda.

Kaybetmek basit ama korkusu çok ağır. Bir gün giderse, gerçekten giderse…

İşte siz Kedicilerin yorumları…

-Bir kedi tarafından terk edilmek çok çok acı. Zira kedinin ardında bıraktığı boşluk cüssesinden kat be kat fazladır:(

-15 yıllık kedimi kaybettim. Tüm çocukluğum, ailecek tüm anılarımızda O vardı. Ev bomboş kaldı ve tadımız tuzumuzda kaçtı. Hiç unutulmuyor bu acı bambaşka, ailemden birisiydi ve dilerim Allah tüm yaşayan o bebeklerimize uzun ömür versin.

-Kediler her ne kadar insana muhtaçmış gibi görünseler de hayatında oldukları insanın hayatına alışkanlıklarını yavaş yavaş sızarlar. Ve o insanın fark etmeden hayatını ele geçirirler. Gerek patileri, gerek mırıltıları ile… Üzücüdür o hayatı bırakıp gitmesi ama gitmeye karar verdiyse; hiç bir güç onu durduramaz. Kedi karakter sahibidir.

-Bir akşam aniden telefonum çaldı, açtım: babanı kaybettik sözünü duydum. Yığıldım kaldım koltuğun bir köşesine şaşkınlık ve hıçkırıklar birbirine karışmışken dizime biri dokundu bu benim kedim Fuzuli’ydi. Bana doğru uzandı gözyaşlarımı burnumu kokladı ve uzun bir süre yanımdan ayrılmadı. Ben ne yapsam ona duyduğum sevgiyi gösteremem. Sadece bazen uzun uzun göz göze gelip izliyoruz birbirimizi, sessizce. işte o anlarda dua ediyorum, sadece Allah’ın duyabildiği, Fuzuli’nin hissedebildiği ve adım gibi biliyorum 3 ocakta doğacak olan bebeğime de bana duyguyu sevgiyi duyacak, o sıcaklıkla dokunacak. 🙁

-Hayatta bazen tek eksik seni seven bir kedinin olmamasıdır.

-Babamı ilk kez ağlarken görmüştüm… Nasıl olurdu… O ağlamazdı… Sanırım aileden biri olduklarını gözle görmek bu olsa gerek…

-Düşünmek bile akıl sınırlarımı üzüyor. diyecem gitmeler zor ama alışılıyor maalesef yerini başka bişey doldurur mu asla ( ellerimin arasından kayan çok yıldızım var onlar gittiklerinde mutlu biliyorum ben gittiğimde ise hepsini teker teker koklayıp öpücem can dostlarımın, onların beni bu dünyada kötü olan şeylerden koruduğunu biliyorummm

-Ölümünü sil baştan hatırladığım her an, dünyamın bütün sesleri kesiliyor, sanki ben de giriyorum Converse’imin mezarına… Çok zor, hele erken bir ölümse daha da zor…

-Evimde büyüttüğüm iki kızımı farklı zamanlarda trafik kazasında, oğlumu ormana kaçtığı için kaybettim:(( eşim onların ardından döktüğüm göz yaşlarını görünce (günlerce sürdü) allah göstermesin, kendisi ölürse de üzüleceğimi anladığını söylemişti. garip bir kıyaslama tabii.

-Ne kadar zaman geçse de acısı hafiflemez, unutulmaz. Bir yakınınızı kaybetmek gibi. Bir fotoğraf, bir anı… boğazınıza düğümlenir. Sonsuz gibi hissedilen bir büyük özlem. Her kedide O’nu aramak, her kedide farklı BİR’ini bulmak… Hiç biri diğerine benzemiyor, her birinin gittiğinde bıraktığı boşluk farklı, her gidişle yeni boşluklar açılıyor. Her biri farklı bir renk katıyor hayata ve ve gittiğinde her şey allak bullak.

-Veteriner her an hatta eve gidene kadar kaybedebileceğimizi söyledi. Başında sabahladık hepimiz, o kahrolası Pazar annem yine mamasını verdi, birden çırpınmaya başladı. O muhteşem güzellikte bal gözler dönmeye başladı. Biz çığlıklar atarken, o çırpındı çırpındı. Ve gitti…. Bir an içim , evimiz her şeyin ısısı düştü, donduk katılaştık yandık kavrulduk. Sonrasının tarifine imkan yok.

-11 yıldır birlikte yaşıyorum. zaman zaman aklıma geliyor da gözyaşlarıma hakim olamıyorum. Ben onsuz ne yaparım..

Kedici sevgi ve saygılarımla…

Dr. S. Tarkan Özçetin

Veteriner Hekim

starkan@kedici.com.tr

İlk yorum yapan siz olun

cevaplayın

Posta adresiniz yayınlanmayacak


*