Kedili Şeyler…

 

 

 

 

 

 

 

 

Atölye Beyaz’la tanışmam bir arkadaşımın evinde gördüğüm şahane bir ekmek kutusu sayesinde oldu. O kadar güzeldi ki tam istediğim gibi  beyaz, cicili bicili. Nereden aldığını sordum ‘’kendim yaptım’’ dedi. Sonra bana kursa gittiğini orada bunları hocalarla birlikte yaptıklarını söyledi.

Ben de istiyorum böyle bir ekmeklik… Tamam da  hiç kabiliyetli değilimdir ki, resim falan da yapamam. Resimlerim ilkokul 3. sınıfa giden oğlumunkiler gibi…’’Yok yok gerek yok… iyi resim yapmasan da olur’’dedi. İstersem beni atölyeye götürebileceğini söyledi. Ertesi gün birlikte atölyeye gittik. Kapıdan içeri girince arı gibi çalışan kadınlarla karşılaştım, herkesin elinde birbirinden güzel işler, duvarlarda raflarda inanılmaz objeler, hepsi çok zevkli. Bir de bahçedeki kediler, bir anne ve yavruları… Çok tatlılar. Kocaman bir mama kovası var üzerinde “cat food” yazıyor (sonradan ben de aldım bir tane) Bahçedeki boşalan mama kapları buradan dolduruluyor. Şimdi atölyeyi daha da çok sevdim onlar da bizim gibi kedici! Bu arada bir öğrencinin elinde yapmakta olduğu tepsiye bayıldım, çok güzel bir tepsi olduğunu söyledim… “Ben bugün başladım, bu ilk işim” demez mi? İşte o zaman karar verdim “tamam ben de başlıyorum.”

Kurstaki ilk günüme başlarken biraz heyecanlı, biraz meraklıydım.Yasemin ve Mehtap Hocalarla ve Çağla ile o gün tanıştım. Ne yapmak istediğimi sordular… Tabii ki  tepsi!!! Galiba en kolayı o, baksanıza yeni başlayan biri bile yapabiliyor. Sonra malzemeleri toplamaya başladık, her şey atölyede var, ahşap tepsi, boyalar, fırçalar ve resimler. “Ne resmi istiyorsan önce onu seçmelisin” dediler. Önüme dosyalar koydular,baktım baktım. Sonunda harika bir resim buldum, uzun süre önce internet ortamında gördüğüm fakat sonra izini kaybettiğim tabii ki kedili bir resim. Resimdeki kediyi o kadar sevdim ki aylar sonra aynı ona benzeyen bir kedimiz oldu. (Evrene nasıl bir enerji gönderdiysem) Belki aynı tepsiden siz de yapmak istersiniz diye nasıl yaptığımı anlatmak istiyorum:

Mdf tepsiyi alıp kiremit rengi su bazlı boya ile her kat arasında düzgün zımpara yaparak 3 kat boyadım. Zımparalama işlemi çok önemli, yüzey kaygan hale gelene kadar iyice zımparalamalısınız. Kıl bir fırça ile burnt amber rengi yağlı boya ile fırça izi ve kıl kalmayacak şekilde eskittim. Bu işlemlerden sonra 2 gün beklemek gerekiyor çünkü yağlı boya çok zor kuruyor. Tepsinin boyutuna göre resim hazırlanıyor. (bu işi Çağla süper yapıyor sağolsun) Printer çıktıları uygun olmuyor söyleyeyim. Resmin kenarlarını  ölçüye göre dikkatlice kestim. Tepsinin içine dekupaj tutkalı sürerek resim ile tepsi arasında hiç hava kabarcığı kalmayacak şekilde yapıştırdım. Yumuşak bir bez yardımıyla ovarak yapışmasını sağladım, iyice yapıştığından emin olduktan sonra aynı dekupaj tutkalından üzerine 2 kat sürdüm. (katlar arasında kuruması için zaman bırakarak)

Artık neredeyse bitti sayılır… Daha sonra üzerine 6-7 kat su bazlı vernik sürdüm. Vernik kuruyup sertleştikten sonra tepsinin içine gerçekten çok özel bir malzeme olan ‘yüz kat vernik’ denilen bir karışım döktüm ki bu tepsinin içini sanki cammış gibi gösteriyor. İki ayrı sıvının karıştırılmasıyla elde ediliyor ve çok dikkatli hazırlanıp, tozsuz ve eğimsiz bir masada tepsinin içine dökülmesi gerekiyor. Döktükten sonra da 24 saat süreyle yine tozsuz ve yüksek bir yerde (içine bir şey düşmemesi gerekiyor) kurumaya bırakılıyor.

İşte kedili tepsiniz hazır! Teşekkürler Atölye Beyaz, bana harika bir beceri ve hobi kazandırdınız.

Hazırlayan:  Aynil Furtun

İlginizi çekerse:atölyebeyaz.blogspot.com

İlk yorum yapan siz olun

cevaplayın

Posta adresiniz yayınlanmayacak


*