45.000 İnsan, Onlara Hayatlarını Geri Verebilmek İçin İstanbul’da Bir Arada…

 

 

 

 

 

30 Eylül 2012’de… saat 14’ü gösteriyor.

İstiklal  Caddesi Tünel’den Meydan’a kadar tıklım tıklım dolu. Aynı saatte, İzmir, Antalya, Bursa, Bodrum, Eskişehir, Giresun, Tekirdağ, Aydın, Adana… birçok şehirde meydanlar, dili olmayan hayatların dili olabilmek için dolup taşıyor…

Bu alışılagelmiş bir eylem, sıradan bir yürüyüş ya da basit bir tepki değildi aslında. Hayvansever olmaktan öte, kendisine ve kendi yaşam hakkına saygı duyan, hayatta yalnızca kendisinin yaşama hakkı olmadığı bilincine varmış olan herkesin katılması gereken bir hayat festivaliydi bu… Milyonların, 550 milletvekilinin vicdanına seslenişiydi… Çıkarsız ve karşılıksız bir dostluğun kurtarılma çabalarıydı. Kimi tüylü dostuyla beraber ordaydı, kimi yalnız…kiminin yaşı henüz yürüyemeyecek kadar ufaktı ama bilincindeydi bazı değerlerin… Kimi de yürürken zorlanacak kadar yaşlı… belki de o yaşa gelene dek onunla yaşamış tüylü dostunun, hayatını geri kazanmak için yavaş yavaş adımlıyordu İstiklal’i… Henüz saat 14’ü bile göstermeden ucunu göremediğimiz kalabalık, ilerleyen dakikalarda tüm Taksim’i boydan boya doldurdu… Eyleme Beşiktaş’ın taraftar grubu Çarşı iki pankartla katılarak destek verdi. Direnişin Ritmi adlı ritim grubu, Leman Sam, Nejat Yavaşoğulları, Leyla Somer, Ömür Gedik ve daha birçok ünlü isim de destek için eylemdeydi. Amaçları yürüyüşe katılmak için orda olmayan birçok kişi de yürüyüşe katılarak tepkilerini gösterdiler. Çevrede dükkanlarda çalışan insanlar, tüm esnaf yollara döküldü, alkışlarıyla destek verdiler. Veganvejetaryenler da ayrı bir kortej oluşturmuştu. Şeref Madalyaları ile aramızda yürüyen gaziler vardı. Kısacası 30 Eylül’de İstiklal Caddesinde 45,000 kişilik dev kalabalığın oluşturduğu tek bir kalp atıyordu.Hani “Anlatılmaz yaşanır…” derler ya… Orda olmak, her şeye rağmen yollara dökülüp tek bir amaçla meydanlara akın etmek… Kalbinde çıkarsız bir sevgi taşıyan insanlarla birlikte yürümek, birlikte nefes alıp vermek… bambaşkaydı. Ve bunca insanı bir araya toplayan gerçek güç “Karşılıksız sevgi” oldu…Sokaklarda kimi zaman görüp yalnızca başını okşadığımız, kimi zaman fark etmeden yanından geçip gittiğimiz, evimize alıp varlıklarıyla mutlu olduğumuz, hayatımızı,yastığımızı paylaştığımız canlılar içindi bu yürüyüş… Bu hayatların “yaşamasının gerekliliği” gerçeği ne kadar sürede anlaşılır bilinmez ama bizler tüm İstiklal’i 3,5 saate yürüdük. 45,000 İstanbul’lu aynı amaç için yürüdük!Yok edilmek istenen hayatların,yaşama ve aramıza dönebilmesi, 5199’un bir ÖLÜM yasası değil HAYAT yasası olabilmesi dileğiyle…

Yazı ve fotoğraflar: Pınar Tuncer

İlk yorum yapan siz olun

cevaplayın

Posta adresiniz yayınlanmayacak


*