Kedimin Özgürlüğü mü? Güvenliği mi?

Kedimin Özgürlüğü mü? Güvenliği mi?

Evet, özgürlükten yanayız ve kedimizin dışarı çıkmasına izin vereceğiz. Ama bu durum onun güvenliğini hiçe saymamızı gerektirmiyor.Gerçekten içinde çıkılması zor bir karar. Gerçi kediler kendileri ile ilgili kararlarda bize pek danışmazlar ama yine de yönlendirmelerimizden etkilenirler. Eğer kediniz sokağa çıkmayı kafasına taktıysa ne yapar eder bir yolunu bulur ve gider. Üstelik siz de kedinizin özgürlüğünden yana tavır aldıysanız, kedinizin ısrarlarına dayanamıyorsanız ve yaşadığınız ortam da kedinizin dışarı çıkmasına imkan veriyorsa gitmesin diye zorlamanın anlamı yok. Ama gider de döner mi? Başına bir şey gelir mi? İşte bu yazıda bu soruların cevaplarını ve olası tehlikelere karşı alınacak tedbirleri anlatmaya çalışacağım.

İlk Adım:

Evet, özgürlükten yanayız ve kedimizin dışarı çıkmasına izin vereceğiz. Ama bu durum onun güvenliğini hiçe saymamızı gerektirmiyor. Kediler her ne kadar kendi güvenliklerini sağlayabilecek yetenekte ve güçte olsalar da bu, bizim onlara yardımcı olmamıza engel olmamalıdır. Kedimizin dışarıya çıkacağı ortamda, önce bizim bir keşif gezisi yapmamızda fayda vardır. Atlayıp düşebileceği yükseklikler, sivri keskin objeler, komşuların saldırgan olma ihtimali olan köpekleri, bölgenin trafik yoğunluğu, kedilerden aşırı korkan komşular gibi konularda ön bilgi sahibi olunmalıdır. Bunlara karşı alınabilecek tedbirleri kedimizi dışarı bırakmadan önce sağlamalıyız. Yine sizin gibi kedici bir komşuyla yapılacak kısa bir sohbetten de umulmadık faydalar sağlayabilirsiniz.

Kedinizin ilk sokak tecrübesinde mutlaka yanında olunuz. Hava durumunu kontrol ediniz. Kapalı, rüzgarlı havalar ve karanlık geç saatler ilk tecrübe için kesinlikle uygun olmayacaktır. En önemli risklerden birisi de kedinizin gezeceği alanın, daha önce başka bir kedi veya kediler tarafından sahiplenilmiş olmasıdır. Hiçbir kedi sahiplendiği alanı kolayca başka bir kediye terk etmez. Bunlar bir de sokak kedisi ise kedinizin hemcinslerinden esaslı bir dayak yemesi kaçınılmaz olacaktır. Bu durumda ona destek olmanız hayati öneme sahiptir. Olası kavgaların önüne geçmenin veya ayırmanın en pratik yolu yanınızda bir su tabancası (şimdilerde su tüfekleri de var piyasada ama fazla abartmanıza gerek yok:) bulundurmaktır. Başka kedilerin saldırganlığını önlemede en etkin ve insancıl yol sudur.

Kedinizin ilk sokak alıştırmalarında önemli bir ayrıntı da, onu dışarı bırakırken mamasını yememiş olmasına dikkat etmektir. Karnı açken dışarı çıkan kediniz kısa bir süre sonra mamasını yemek için eve dönecektir. Böylece onun çok iyi tanımadığı çevrede uzun süre kalmasının önüne geçilecektir.

Dışarı çıkmasına izin verdiğiniz kedinizin mutlaka kendisinin de bildiği kolay söylenebilir bir isme sahip olası gerekir. İsmi ile çağırdığınızda hemen yanınıza gelmesini beklemiyoruz ama en azından durup bir bakması bile şimdilik yeterli olacaktır. Zamanla onu çağırdığınızda gelmesini sağlayacak eğitimi de vermelisiniz. Kedi eğitiminde sihirli iki şey vardır: sabır ve ödül. Bir de kesinlikle ısrar ve zorlama olmayacak, yoksa kaybedersiniz.

İsmimiz hazır artık bunu yazacak bir tasmaya ihtiyacımız olacak. Tasma fikri hele sizin gibi özgürlükçü kedicilere itici gelebilir ama tasma süs değil gerçekten gerekli. Tasmanın ağaç dallarına takılma riski, kedimizi rahatsız etme gibi olumsuz etkileri olsa da  inanın buna değer. Bir kere tasmalı kedi, sahipli kedi demektir. Sokaktaki kedi düşmanlarını ve yaptıklarını burada anlatıp siz kedicilerin sinirini bozmak istemiyorum ama her kesimden, yaştan, cinsiyetten insanın kedimize sırf kedi olduğu için zarar verme ihtimali vardır. İşte tasma bu tür sapıklara karşı önemli bir caydırıcılık etkisine sahip. Sokağa çıkan kedimizin boynuna onu sıkmayacak ama kolayca da çıkmayacak ve dikkat çeken bir renkte (kedimizin tüy rengi ile kontrast yapacak şekilde), geceleri de çıkacaksa fosforlu bir tasma takmalıyız. Tasmanın ucuna kedimizin ismi, bizim de iletişim bilgilerimizin olduğu bir isimlik ve/veya künye mutlaka olmalıdır. Künyedeki bilgiler kedimiz kaybolursa (ki bu çok mümkün değil) veya başına bir şey gelirse ona tekrar kavuşmamız için en gerekli şey olacaktır. Ancak tasmanın da bir handikabı var. Düşmesi ve kaybolması. O zaman ne yapacağız? Cevap mikroçip.

Mikroçipi kedimizin deri altına yerleştirilen pirinç tanesi büyüklüğünde elektronik bir kimlik olarak tanımlayabiliriz. Mikroçipin bünyesine dünyada sadece o çipe ait olan 15 haneli bir numara bulunmaktadır. Bu aynısı olmayan numara uluslararası veritabanına girilmekte, kediniz ve sizinle ile ilgili tüm tanımlayıcı kimlik bilgileri burada kayıt altına alınmaktadır. Mikroçipi veteriner hekiminiz bir enjektör yardımı ile kedinize uygulayacaktır ve uluslararası veri tabanına sizin ve kedinizin bilgilerinizi kaydedecektir. Uygulama sonrasında hiçbir yan etki görülmez ve oldukça güvenilirdir. Mikroçip sayesinde kediniz kalıcı bir kimliğe sahip olacak ve tam anlamı ile nüfusunuza geçecektir. Ancak mikroçipin de bir kusuru var. O da tek başına bir anlam taşımamasıdır. Çipin üzerindeki rakamın okunabilmesi için bir çip okuyucusuna ihtiyaç vardır. Yani kediniz kaybolduğunda veya başına bir şey geldiğinde onu bulan kişinin, kurumun veya götürüldüğü veteriner kliniğinin sizin bilgilerinize ulaşabilmesi için çip bir okuyucusuna sahip olması gerekir. Maalesef çip okuyucuları ülkemizde çok yaygın değildir ve bazı çiplerle okuyucular arasında uyum sorunu vardır. Peki sonuç?  kedinize mikroçip taktırın ama ek olarak ta kesinlikle tasmasız dışarıya bırakmayın derim.

Kedi Kapısı

Eğer eviniz buna uygunsa, kedinizin dayanılmaz ev sokak trafiğine katlanmamak için böyle bir kapı kullanın derim. Dışarıya çıkan kediler evdeyken dışarı çıkmak, dışarıdayken de eve girmek isterler. Bazı şüpheci kediler (ki çoğunluğu öyle) sizden yarım saatlik bir süreçte kapıyı on kez açıp kapamanızı isteyebilir. Kediler hem evlerinin hem de dışarıdaki bahçelerinin kendi denetimlerinde olmasını isterler. Her iki ortamı da aynı anda kontrol edemedikleri için hem kendilerini hem de bizi huzursuz ederler. En iyi çare kedimizin bize bağlı olmadan istediği zaman eve girip çıkma imkanı sağlayacak bir kedi kapısı kullanmak olacaktır. Ancak bu kapıların da küçük bir sakıncası var o da diğer kedilerin davet edilmeden evinizi ziyaret etmelerine olanak sağlamasıdır. Gerçi son zamanlarda kedinizin boynundaki tasmanın vericisinden tanıyan ve sadece ona açılan kapılar geliştirilse de çok kullanışlı olduğunu söyleyemeyiz.

Sağlık ve Aşılar

Kedimizin dışarı çıkmasına izin vererek bir çok sağlık probleminin olabileceğini peşinen kabul etmiş de oluyoruz. Dışarı çıkan kedilerin evden çıkmayanlara göre çok daha fazla bulaşıcı hastalığa ve yaralanmalara maruz kaldığını söylemek için hekim olmaya gerek yok.  Burada ilk dikkat etmemiz gereken nokta onu hastalıklara karşı koruyacak tüm aşılarının zamanında yapılmasıdır. Veteriner hekiminize kedinizin dışarıya da çıktığını hatırlatırsanız yapılması gereken olan tüm aşıları ve antiparaziter uygulamaları belli bir program ve tekrar içinde size söyleyecektir. Olası acil yaralanmalar için sizin de evinizde kediniz için ilk yardım çantası bulundurmanız ve kediler için temel ilk yardım bilgilere sahip olmanızın hayati önemi vardır. Son olarak kedinizin çıktığı alanlarda haşereler için ilaçlama yapılıyorsa aynı gün kesinlikle çıkmasına engel olunuz.

Kedici sevgi ve saygılarımla.

“Kediler hem evlerinin hem de dışarıdaki bahçelerinin kendi denetimlerinde olmasını isterler.”

Dr. S. Tarkan Özçetin Veteriner Hekim

İlk yorum yapan siz olun

cevaplayın

Posta adresiniz yayınlanmayacak


*