Kediler asla sadece kedi değildir…

Evinden onlarca kilometre hatta bir kaç yüz km. uzağa bırakılan kedilerin tekrar evlerine döndüğünü birçok kedici duymuştur. Aramızda bunu yaşayan veya tanık olan var mı bilmiyorum ama bu inanılması çok güç olan şehir efsanesi, bilim adamlarının da ilgisini çekmiş olmalı ki konuyla ilgili deneyler ve testler yapmışlar. Sonuçlar oldukça ilginç.

Araştırmalar basit olandan başlıyor. Kediler önce birkaç kilometre uzağa bırakılıyor ve kısa sürede evlerine döndükleri gözlemleniyor. Bu durum kedilerin zaten bilinen, biz insanlarda da bulunan görsel hafızalarını kullanarak evlerini buldukları şeklinde açıklanıyor. Ayrıca kedilerin kokularıyla birkaç km. alanı işaretledikleri ve bizden farklı olarak koku hafızalarının olduğu düşünülürse, evlerinin yolunu eliyle koymuş gibi bulmalarında şaşılacak bir şey olmadığını düşünebiliriz. Sonra bilim adamları “biraz daha mesafeleri uzatalım bakalım ne oluyor” demişler ve kedileri şehir dışına kadar götürüp orada bırakmışlar. Görsel ve koku hafızasının işe yarayamayacağı bu testten de kediler başarı ile çıkmış ve evlerine ulaşmışlar. Bunun açıklaması ise kedilerin gündüz güneşin gece de ay ve yıldızların konumuna bakarak yönlerini buldukları şeklinde olmuş.

Tabii bu durum da bilim adamlarının meraklarını gidermemiş ve Alman bilim adamları (bizim bilim adamlarımız da umarım bir gün merak ederler) testleri iyice zorlaştırmışlar. Sahiplerinden izin alınarak evlerinden alınan kediler gökyüzünü göremeyecekleri, üstü kapalı bir kamyonetle şehir dışına çıkarılmışlar. Yolculuk boyunca olabildiğince dolambaçlı yollardan geçerek kedilerin kafaları karıştırılmaya çalışılmış. Şehir dışında kedilerin getirildikleri yer de oldukça ilginç. Çünkü burası bir labirent. Labirentin küçük bir özelliği daha var. O da kediler gökyüzünden yön bilgisi alamasınlar diye üstü tamamen kapalı. Sonuç, tabii ki kediler galip ve arkadaşlar tekrar evlerinin yolunu buluyorlar. Bilim adamları bu durumu da, kedilerin araba ile seyahat ederlerken bilinmeyen özel yetenekleri ile bir harita çıkarttıkları ve bu haritayı kullandıkları yönünde olmuş.

Her şeyi abartmayı seven Amerikalılar, testlerde de son noktayı koymak istemişler ve bu sefer kedilerin evlerine dönmelerini engellemek için son kozlarını oynamışlar. Nedir bu koz? Seyahat boyunca kedilerin oluşturdukları varsayılan haritanın yapımını engellemek. Bunun içinde yapılacak tek şey var, kedilerin anesteziye alınması. Biz kedicilerin tahammül sınırlarını zorlayan bu testte Amerikalı bilim adamları, Almanların yaptığı zorlu labirent testine ek olarak kedileri uyuttuktan sonra evlerinden alıyorlar ve aynı testten geçiriyorlar. Yok, o kadar da diyeceksiniz ama sonuç bunda da değişmiyor kediler tekrar galip. Bu testin açıklaması da kedilerin sahip oldukları varsayılan enerji ve elektromanyetik alan sayesinde olmuş. Bu gücü bir nevi biyolojik bir pusula gibi kullandıkları ve yönlerini bu şekilde buldukları düşünülüyor.

Bilim adamlarıyla kedilerin mücadelesi burada da bitmiyor. Yenilen bilim adamı teste doymaz mantığı ile bir test daha yapılıyor. Madem kedilerin pusulası var diyen hain bilim adamı onu bozmanın en kolay yolunu bulmakta zorlanmıyor. Mıknatıs. Evet, vücutlarına mıknatıs bağlanan kedilerin artık yönlerini bulamadıkları ve yapılan çok daha kolay testleri geçemedikleri gözlemleniyor.

Zaman zaman bizi kızdıracak boyuttaki bu kedi ve bilim adamı mücadelesinden ortaya çok önemli bir sonuç çıkıyor. O da kedilerin sahip oldukları ve gerekli olduğunda kullandıkları enerji ve elektromanyetik alanın varlığının, artık şüphe götürmez bir gerçek olduğu.

Bu son araştırma sonucunda, varlığından haberdar olduğumuz kedilerdeki bu enerji ve onu alabilen insanlarda, oldukça önemli pozitif etkiler oluştuğunu söylemek artık bilimsel temellere dayanıyor. Son yıllarda yapılan birçok bilimsel çalışma kedilerin insanların fiziksel sağlığı üzerinde olumlu etkilerini olduğunu belirtiyor. Artık bununla ilgili haberler biz kedicilere ilginç bile gelmiyor. Kedilerin, sağlığımızı olumlu yönde etkilemeleri dışında zihinsel yeteneklerimizi geliştirdiği, ruhsal gelişimimize yardımcı olduğu, pozitif enerjileri çektiği ve sezgilerimizi güçlendirdiği gibi birçok faydası da olduğunu düşünüyorum (birçok başarılı sanatçı ve yazarın kedici olduğunu hatırlatırım).

Kedilerin iyi şansı da üzerinde topladığı bir gerçektir. Pozitif doğal enerjileri üzerinde taşıyan bir kedi, aynı şekilde pozitif enerjileri kendisine, daha doğrusu sadece kendisine değil, evine ve birlikte yaşadığı insanlara da çeker. Hatta iş yerlerini de bu guruba sokabiliriz. Kapısının önünde veya içinde kedi olan hiçbir kedici işletmenin kapandığına şahit olmadım (ayrıca Japonya’da hemen her dükkânda bereket getirmesi için Maneki Neko isimli kedi heykelleri bulunur).

Son cümlemde bahsettiğim kedilerin bu “olumlu etkileri”, bilimsel anlamda şimdilik ispat edilmemiş olsa da, çok sayıda kedicinin deneyimleri bunu desteklemektedir.

Kedici sevgi ve saygılarımla

Dr. S. Tarkan Özçetin

Veteriner Hekim

starkan@kedici.com.tr

İlk yorum yapan siz olun

cevaplayın

Posta adresiniz yayınlanmayacak


*