“İçimdeki çocuk çok mutlu, sürekli kedilerle oynuyor…”

Kedili bir kapı ziline basıp, kedili paspasa ayağımızı siliyoruz. Evin birbirinden güzel kedileri ve Berna Türemen karşılıyor bizi. Aralanan kapıdan içeri girdiğimizde, girişteki “Selam Kedisi (Japon)” ve kedili anahtarlıklardan oluşan “welcome” kediler koleksiyonuna takılıp kalıyor gözlerimiz. Kedici bu sayıda Kedili resimleri, yaşamında yer alan kedileri ve eşiz “kedi aksesuarları koleksiyonuyla” tanınan ressam Berna Türemen’e konuk oluyor.İstanbul’da Berna Türemen’in evatölyesindeyiz. Prag’dan elişi ahşap kukla kediler, Noel kedileri, kedi toplar, kumbaralar, sabunlar, kolonya şişeleri, yastıklar, örtüler, perdeler, tabak, bıçak, kürdanlar, takvimler, pullar, düğmeler, kek kalıpları, mumlar, kalemler, anahtarlıklar, kartpostallar, kitaplar. Dünyadaki en küçük kedili Rus rozetinden en küçük porselen ve Murano cam kedisine kadar yüzlerce kedi… Ve evin canlı kedileri arasında başlıyoruz sorularımızı sormaya…

 

 

 

 

 

 

Sizi tanıyabilir miyiz?

Berna Türemen: 1945 yılında İstanbul’da doğdum. Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’ndan mezun oldum. Bugüne kadar 43 sergi açtım. Resimlerim yurtiçi ve yurtdışında birçok yerde sergilendi. Eserlerim yurtiçi ve yurtdışına özel koleksiyonlara, Ürün-AmmanMüzesi’ne, Lizbon Büyükelçiliği’nde, Bulgaristan Gabrova Müzesi’nde, İzmir DYO Müzesi’nde bulunuyor.

Neden kedi? Kediler hayatınıza ne zaman dahil oldu?

B.T: Kediler yaşamımda hep vardı. Benimle olmasalar da düşlerimdeydiler. Kedilerle yaşamak, onlara dokunmak, oynamak yaşama sevincimi diri tutuyor. Bu nedenle içimdeki çocuk çok mutlu, sürekli kedilerle oynuyor. Bize hayatı güzel gösterdikleri ve kendileri gibi yumuşacık tuttukları için; gülüp içimizi ısıtan, okşamayı, dokunmayı ve paylaşmayı öğreten bu güzel yaratıklara bence çok büyük teşekkür borçluyuz.

Fırçanıza takılan kediler kadar “kedi aksesuarları koleksiyonunuz” da oldukça önemli… Kedi merakınız ne zaman başladı, ne zamandan beri kedili objeler topluyorsunuz?

B.T: Küçükken kaybolan “Benli” isimli kedim nedeniyle kedilerebir süre hasret kaldım. Apartman çocuğu olduğum için, uzun süre kedim olmadı. Bahçeli evde o hasreti gidermeye çalışıyorum. Kedi koleksiyonum 1973 yılında eşim Ali İsmail Türemen’in hediyesi olan Kütahya işi antika kedi biblosuyla başladı, onu Cihat Burak’ın seramik kedileri ve diğerleri takip etti… Yaklaşık 40 yıllık bu birikimi “sanatçı yapımı” orijinal parçalarla sürdürmeye çalıştım ama dostlarımın dünyanın her tarafından getirdikleri hediyelerle bu koleksiyon “kedili her şeye” dönüştü…  Koleksiyonum evin her tarafına dağılmış durumda, dolaplarda kapalı, kilitli değil. Koleksiyondaki parçaların çoğunu günlük hayatta kullanıyorum. Örneğin mutfağımdaki çaydanlığım, bardaklarım, tabaklarım…  Soframda, mutfağımda, bahçemde, banyomda, takılarımda her yerde kediler var. Bana her gelenin kedili bir şey getirmesi sebebiyle bu koleksiyon gittikçe büyüyor. Çevremdeki çocuklar bile ya evde yapıpya da atölyemde kedi resmi yapıp bana verirler. Koleksiyonumdaki parçalar resimlerime de girdi. Kütahyalar, Mısır Kedileri, porselen biblolar… Hepsi de resimlerime malzeme olmuştur. Tabii bir de resimlerime yansıyan ben çalışırken beni seyreden canlı kedilerim var.

Gelelim evdeki canlı kedilerinize?

B.T: Dokuz yıl önce ölen, evimin canlı kedisi “Kızım” ın acısı hala sürüyor. Şimdilerde evde iki kedi var: “Oğulcan” ve “Kaplan Kız”. Bahçedeyse en az 15 kedi…

 

 

 

 

 

 

Berna Türemen bir kedi olsaydı nasıl bir kedi olurdu?

B.T: Anası benim gibi olan bir kedi olmak isterdim. Evdeki kedili dünya içinde kral ve kraliçe gibi yaşayan iki canlı kedim var. Karnım tok, kedili yastıklarda yuvarlanan, yan gelip yatan, evin her yerinin bana ait olduğu ve beni her halimle çizen, boyayan özel ressama yani “köle” ye (!) sahip bir kedi olmak isterdim.

Yakın zamanda yeni bir proje, sergi hazırlığı var mı?

B.T: İki yıldır üzerinde çalıştığım kedi kadınlar, kedi mankenler “Çakma Melekler” ismiyle, Aralık ayında İstanbul Sanat Fuarı’nda Selvin Galerisi’nde sergilenecek. Eğitime katkıda bulunmak için kişisel bir sergi açacağım. Ayrıca gelecek yıl da ölen kedim “Kızım” anısına geliri hayvanlar yararına kullanılmak üzere kişisel bir sergim olacak.

Son olarak Kedici okurlarıyla paylaşmak istediğiniz bir mesajınız var mı?

B.T: Derginin devamını sürdürebilmek için destek olmalarını dilerim. Kedici dergisinde kediye gönül vermiş sanatçıları ve onların yapıtlarını görmek isterim. Bu konuda ben her türlü desteğe varım.

Çok teşekkür ediyoruz…

Röportaj: Yeşim Özcan

yesimcim@yahoo.com 

Fotoğraflar: Pınar Tuncer

www.pinartuncer.com

İlk yorum yapan siz olun

cevaplayın

Posta adresiniz yayınlanmayacak


*